FANDOM


Mubah (İbâhe. den) İşlenmesinde sevab ve günah olmayan şey.

Fık: Yapılması ve yapılmaması şer'an câiz bulunan şey. (Yemek, içmek, uyumak gibi.)

MUBÂH

Sözlükte "açıklanan, açığa konan, salıverilen, helal kılınan" gibi anlamlara gelen mubâh, dinî bir kavram olarak, dinen mükellefin yapıp yapmamakta serbest bırakıldığı fiillerdir. Mükellefin bu fiilleri yapması veya terk etmesi halinde, övgü veya kınamayı, sevap veya günahı gerektirmez. Yemek, içmek, uyumak böyle fiillerdendir. Helal, caiz gibi kavramlar da genelde aynı manayı ifade etmek için kullanılır. Bazı usulcüler, Şâri'in yapılmasına izin verdiği fiiller şeklinde tarif etmiştir.

Bir fiilin mubah olduğu, o şeyin mubah veya helâl olduğunun bildirilmesiyle (Bakara, 2/187; Mâide, 5/5), işlenmesi halinde bir günah ve bir sakınca bulunmadığının ifade edilmesiyle (Bakara, 2/173; Nur, 24/60, 61) veya herhangi bir yasaktan sonra gelen emirle (Cum'a, 62/10) anlaşılabilir. Ayrıca bir konuda hiçbir dini yasaklama ve kısıtlamanın bulunmaması da o şeyin mubahlığının delilidir. Fıkıhta, "eşyada aslolan ibahadır" küllî kaidesi bunu ifade etmektedir.

Mubahın işlenmesinde veya terk edilmesinde bir mükâfat veya ceza bulunmamakla birlikte, mubah olan şeylerin iyi niyetle ve ibadet kastıyla işlenmesi halinde işleyen ecir kazanır. Meselâ, ibadete hazırlanmak amacıyla yemek, içmek böyledir. Ayrıca tamamen terk etmek suretiyle, zarara sebebiyet vermesi halinde ise günah kazanır. Vücut zayıf düşünceye kadar yememek içmemek böyledir. (İ.P.)

MUBÂH

Mubahlar, iyi niyetle yapılınca tâat (Allahü teâlânın beğendiği şey) olur. Kötü niyetle yapılınca, günâh olur. İnsan, mubâh bir işe başlarken niyyetine dikkat etmelidir. Niyyeti iyi ise, o işi yapmalıdır. Niyyeti, yalnız Allahü teâlâ için olmazsa, yapmamalıdır. (Seyyid Abdülhakîm Efendi)

Allahü teâlânın mubah ettiği yâni izin verdiği şeyler pek çoktur.Haram ettiği, yasakladığı şeyler ise, pek azdır.Mubahlarda bulunan lezzet, harâmda bulunanlardan kat kat fazladır. Mubâh işleyenleri Allahü teâlâ sever. Haram işleyenleri sevmez. Aklı olan, doğru düşünebilen bir kimse, geçici bir zevk için, Allahü teâlânın râzı olmadığı, beğenmediği bir şeyi yapmaz. Zâten Allahü teâlâ, zararlı olan bir lezzeti haram edince, bu lezzette olan zararsız birçok başka şeyleri mubâh eylemiştir. (İmâm-ı Rabbânî)

Allahü teâlâ lutf ederek, kerem ederek, acıyarak, kullarına çok şeyleri mubâh etmiş, izin vermiştir. Rûhu hasta, kalbi bozuk olduğu için, mubâhlarla doymayıp, bitmez tükenmez mubahları bırakarak, İslâmiyet'in hududundan dışarı taşanlar, şüpheli ve haramlara uzananlar ne kadar bedbaht ve zavallıdır. (İmâm-ı Rabbânî)

Mubâhları, lâzım olduğu kadar kullanmalıdır. Bir insan, mubâh yâni İslâmiyet'in izin verdiği şeylerden, her istediğini yapar, taşkınca mubâh işlerse, şübheli şeyleri yapmaya başlar. Şüpheliler ise, haram olanlara yakındır. (İmâm-ı Rabbânî)

Edit

Lupa Sıfat Edit

Ico libri Anlamlar

[1] Yapılmasında sevap olmadığı gibi, terkinde de günah olmayan.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.