FANDOM


Bakınız

D . Müdafi. مدافع Müdafi tayini . Dava vekili. Avukat. Müdafiye. Def. Def'. دفع. Def' etme . Defetme. Müdafa. Müdafaa . مدافع. Müdafa hakkı. Savunma. Savunma hakkı. başlıkları[gizle] 1 Müdafiye tanınan yetkiler 2 5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNU ve “MÜDAFİ” 3 Müdafi Olabilmenin Şartları 4 b Dava Vekilleri: 5 2) Müdafiinin Yetkileri ve Ödevleri: 5.1 a) Müdafiinin Yetkileri: 5.1.1 aa) Dosya İnceleme Yetkisi: 5.1.2 bb) İşlemlerin Bildirilmesini İsteme Yetkisi: 5.1.3 cc) Hazır Bulunma Yetkisi: 5.1.4 dd) Şüpheli Veya Sanıkla Görüşme Ve Hukuki Yardımda Bulunma Yetkisi: 5.1.5 ee) Tanık Ve Bilirkişilere Soru Sorma Yetkisi: 5.1.6 ff) Görevi özgürlük içinde yapma yetkisi 5.1.7 cc) Sır Saklama Ödevi: 5.2 3) Müdafiden Yararlanmada Sistemler: 5.2.1 a) Zorunlu Müdafilik: 5.2.2 b) İhtiyari Müdafilik: 5.2.3 c) Ülkemizdeki Durum: 5.2.4 4) Müdafi Sayısı: 5.3 SONUÇ 5.4 KAYNAKÇA 5.5 Müddei yetkileri

Screenshot 2019-09-03-14-35-40-637 com.ufukali.aofplus
Bakınız

D Portal:Savunma Savunma Müdafaa Müdafa Defence Savunma/Emile Zola Allah kendisine alenen diklenen şeytana dahi teenni ile dinlemiş ve ona bile savunma hakkı vermiş ve "Adalet" nedir kullarına göstermiştir. Peki bugün


Savunma taktikleri Savunma teknikleri İlmi sarf yönetmiyle savunma Amm hüküm mü has hüküm mü? Mecelle/Savunma
RNK savunmaları Bediüzzaman'ın idamla yargılandığı Divan-ı Harbi Umumi deki yargılanması gibi] Nurculuk savunmaları Eskişehir müdafaası 20 s235 250 Umumi bela gelir oğlunu satan baba, hakim ve padişah hikayesi ve İİB dan korkuyorlar ve slmıyorlar Eskişehir müdafaası Savunma/Bediüzzaman Said Nursi Savunma/Sait Nursi http://www.savunmahakki.com/sorusturmanin-usulsuzlugu-iddiasi/ savunma hakkı sitesi Savunma/Mehmet Kayalar İşaret-ül İ'caz tefsiri arkasına konulmuştur. [[Said Nursi/Divanı Harbi Örfi]]Müdafa/Cumhuriyet gazetesi Nurculuk müdafaaları Savunma/Bediüzzaman Said Nursi Savunma hattı yoktur, savunma sathı vardır
ESK savunmaları Savunma/ESK ESK/Savunma ESK/Dava/Okul iddiasına savunma Savunma/ESK/Okul Savunma/Bylock Savunma/İDB Raporu Savunma/KOSDB Raporu Savunma/Meriç soruşturması Savunma/Beşikdüzü soruşturması Savunma/Twitter Savunma/HasanNAmlı ve Kukul ifadeleri Savunma/Usul veçhesiİddianame/Ayetler/Haksız deli saçması sözlerden oluşan iddianame Şablon:ESK/Dava/KM Taşları Savunma/Delillerin numaralandırılması Mahkemenin hangilerini delil saydığı ESK/Deliller Şablon:ESK/Dava Şablon:ESK/AYM
FETÖ Savunmaları FETÖ davalarının mecelle açısından değelendirilmesi Savunma/Fetöcü haa /Yılmaz Özdil Sokrates ve Eflatun savunmaları Savunma/EflatunApology İstiğfar Apology/Sokrates ing
Savunma/Dreyfus
Savunma/ErkanıDelil Deliller Kitabı ESK/Deliller
Kavramlar: Def Def' Def'et Def'ol Dafi' Müdafi Avukat Advocate Lawyer Savunucu Karşılıklı savunucu Defedici Karşılıklı defedici Müdafi Müdafii Vekil Müdafii türleri Müdafii görevleri Müdafii hakları Müdafii görüşme hakkı
Hakk-ı müdafaa (Savunma hakkı) Savunma özgürlüğü
Örgüt savunması= Kanuni bir hakkı kullanmak suretiyle terör örğütü üyesi olmak iddiası Savunma/Okula öğrenci vermek suretiyle terör örgütü üyeliği iddiası Savunma/Bylock iddiası Savunma/Kimse yok mu ya Van depremi için yardım sms i göndermek suretiyle terör örgütü üyesi olmak iddiası Savunma/Bankasya iddiası Savunma/Turksat aboneliğini iptal ettirme suretiyle terör örğütü üyeliği iddiası
Tahliye savunması eşi de dilekçe verebilir Apology/Sokrates İngilizce Dreyfus --- FETÖ/PDY müdafaaları Savcı Mütealasina Karşı Savunma Dilekçesi Tutuklular İçin
PKK savunmaları
Adnan Oktar müdafaası Savunma/Kuytul terör davası
Müdafii/CMK Müdafii/CGTİK Müdafii/Anayasa Müdafii/AİHS Meşru müdafaa

1580643509735172708305

Eflatun yani Platonun hocası olan insanlığın ilk muallimi denilen Sokrates'in savunması ya da Sokrates'in apologysi kitabının adı. Aslında savunma değil aslı apology yani istiğfar demek, yani özür dilemek demek. Aslında özür dileme, edebiyatta tezat sanatının en güzel kullanımıdır. Apology/Sokrates Apology

SAVE 20200403 150611

Sokrates'in savunmasında kendini mahkum eden hakimler e ile Berat ettiren hakimlere hitabı

Müdafiye tanınan yetkilerEdit

  • Doğrudan soru sorma yetkisi

5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNU ve “MÜDAFİ”Edit

Türk Hukuku’nda savunma hakkını genel olarak Anayasanın 36. Maddesi düzenlemektedir. Maddenin birinci fıkrasına göre,

“Herkes meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”. Savunma hakkının Anayasa’da yer almış bulunması, bu hakkın değerini ve önemini vurgulayan bir düzenlemedir. Ayrıca anayasanın üstünlüğü ilkesi ve zor değiştirilebilir nitelikte olması savunma hakkı için bir güvencedir. Savunma Hakkı Anayasa’da yer aldığı gibi Türkiye’nin de taraf olduğu birtakım uluslararası sözleşmelerde de yer almıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin 6. Maddesinin 3.fıkrasının (c) bendine göre; sanık, kendi kendisini savunmak veya seçeceği bir avukatın yardımından yararlanmak ve eğer avukat tutmak için mali imkânlardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece tayin edilecek bir avukatın ücretsiz yardımından yararlanabilmek hakkına sahiptir.

Bu hüküm, ceza yargısının temel ilkesi olan adil yargılanma hakkının doğal bir sonucudur. Buna göre sanık, kendisini bizzat veya tutacağı bir avukat aracılığıyla savunmak gibi mutlak bir hakka sahiptir. Ceza muhakemesinde savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmesi için müdafiin faaliyetine ihtiyaç vardır. Bu çalışmamızda müdafiin tanımı yapılarak yetkileri, ödevleri, sayısı ve müdafiden yararlanılan sistemler, zorunlu müdafilik 6.12.2006 yıl 5560 sayılı Kanun değişikliği göz önüne alınarak incelenecektir.

1.Genel Olarak

a) Kavram

CMK madde 2’de tanımlar başlığı altında müdafi tanımı yapılmıştır.

CMK madde 2/1-c müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı. Suç işlediği sanılan kişinin, ona yüklenen suçu işlemediğini veya iddia edildiğinden daha az cezayı hak ettiğini yahut fiilin hukuka aykırı olmadığı ya da bazı kanuni nedenlerle cezalandırılmaması gerektiğini yetkili merciler önünde ileri sürmek şeklinde tanımlanabilecek savunma faaliyetini hukuk kurallarını bilen bir kişi olan yürüten şahsa müdafi denilmektedir.

Müdafi, ceza muhakemesinde sanığa savunması yönünde hukuki yardımda bulunan ve bu amaçla müdafilik makamını işgal eden kişidir.

Müdafilik makamını işgal ettiğinden, müdafi de makam itibariyle süjedir.

CMK md 149’a göre; şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin hukuki yardımından yararlanabilir; kanuni temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

Müdafiin şüpheli ya da sanığın yardımcısı mı, yoksa temsilcisi mi olduğu konusunda yasada bir açıklık yoktur.

Ancak hükümde ”müdafiin yardımından yararlanabilir” dendiğine göre (CMK m.149/1) müdafiin şüpheli veya sanığın yardımcısı olduğu söylenebilir.

Nitekim CMK m.2 de vekil tanımı da yapılmakta ve

” katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı”

şeklinde tanımlamaktadır. Görüldüğü üzere müdafi yardımcılık ilişkisini, avukat ise temsilcilik ilişkisini ifade etmektedir.

Buradaki yardım savunma yardımıdır.

Savunma hem şüpheli/sanık hem de toplum yararınadır.

Müdafi Olabilmenin Şartları Edit

  • Avukat Olma
Avukat Olabilmenin Şartları
Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için varlığı gereken şartların neler olduğu avukatlık kanununun 3. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;
aaa) T.C Vatandaşı olmak.
Vbbb) Hukuk fakültesi mezunu olmak ya da yabancı bir hukuk fakültesini bitirip Türk hukuk fakülteleri müfredatından eksik kalan derslerden de başarılı olmak.
ccc) Avukatlık stajını tamamlayarak staj

bitim belgesi almış olmak.

ddd) Yapılacak olan avukatlık sınavını

başarı ile vermiş olmak.

eee) Levhasına yazılmak istenen baro

bölgesinde ikamet etmek.

fff) Avukatlık kanununa göre avukatlığa

engel bir hali bulunmamak.

Avukatlık Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilen kişilerin de avukatlık stajı yapmaktan muaf tutulacakları belirtilmiştir.

Bu kişiler; adli, idari ve askeri yargı hâkimlik ve savcılıklarında, Anayasa Mahkemesi raportörlüklerinde, Danıştay üyeliklerinde, kuruluşlarında avukat bulunduran bakanlıklar ve katma bütçe ile yönetilen genel müdürlükler hukuk müşavirliği görevlerinde 10 yıl veya üniversiteye bağlı fakülteler hukuk ilmi dersleri profesörlük, doçentlik, yardımcı doçentlik veya doktor araştırma görevliliğinde en az dört yıl süreyle hizmet etmiş olanlardır.

bb) Yasaklılık bulunmaması

Müdafi olabilmenin şartlarından avukat olma şartını taşıyan her avukat her iş için müdafilik yapamaz. Bunun için bazı yasaklar bulunmaktadır. Bu yasaklar Avukatlık Kanunu’nda belirtilmiştir.

aaa) Avukatın bir yargıç ya da savcının eşi ya da yakın hısımı olması halinde, o yargıç ya da savcının bakacağı işlerde avukatlık yapamaz. (Avukatlık kanunu madde 13) Kanuna göre bu yakın ilişkilerin varlığı tarafsızlığı bozduğu yönündedir. Bu yakınlık, sebep ve nesep yönünden usul veya füru veya 2. dereceye kadar olan yakınlık olarak görmüştür.

bbb) Belirli kamu görevi yapanlar, belirli tüzel kişiler aleyhine iş alamazlar. (Örneğin Milletvekilleri, belediye meclis üyeleri) (Avukatlık kanunu m.12, TBMM üyeliği ile bağdaşmayan işler hakkında 84 -3069 numaralı kanun madde 3)

ccc) Emeklilik ya da istifa gibi nedenlerle görevden ayrılan yargıç ya da savcılar, son beş yıl içinde hizmet gördükleri mahkemelerde ve dairelerde, ayrıldıkları tarihten başlayarak iki yıl süreyle avukatlık yapamazlar. (Avukatlık kanunu madde 14) Sıkıyönetim mahkemesi bakımından bu süre 3 yıldır. (Avukatlık kanunu “81-2442” 14/3)

b Dava Vekilleri:Edit

Tarihsel geçmişi son derece eski olan bir kurumdur. Hukuk fakültesi mezunu olmayan kişilerin yargılamada savunma görevini yapmalarıdır. 1.12.1939 tarihinden önce dava vekilliği ruhsatnamesi almış kişiler bu hakkı kullanabilir. Şimdi ise bu ruhsatname verilmemektedir.

Bir yerde beş avukat bulunmuyorsa görev yapabilirler. Avukatların sayısı beşi aştığında görev yapmamaları gerekir. Daha sonra avukat sayısının beşi aşmasına rağmen bunların hakları saklı tutulmuştur. (Avukatlık kanunu geçici madde 13)

Dava vekillerinin görev yapabilmeleri için bulundukları yerin barosunca listeye kayıtlı olmaları gerekir. (Avukatlık kanunu geçici madde 13/2)

c) Aynı İşte Önceden Yargıç, Savcı, Hâkim Olarak Görev Yapmamış Olma:

Avukatlık kanunu bu durumda bulunan avukatların müdafilik görevini yapmasını yasaklamış ve kendilerine yapılan önerileri red etmeleri gerektiğini belirtmiştir. (Avukatlık kanunu madde 38/c)

d) Aynı İşte Tanık Olmama:

Tanık yargılamada delil süresi olarak gerçeğin ortaya konulmasında önemli bir kişidir. Bu yüzden tanık tarafların içerisinde değildir. Müdafi ise savunma tarafında bulunduğundan tanıklık yapmamalıdır. Müdafi tanıklık yaparsa delillerin kaybolmasına sebep olacaktır. Müdafi de savunduğu sanığın lehine tanıklık yapmamalıdır. Tanıklık yaparsa hâkim buna inanmayacaktır. Çünkü müdafi bundan para almaktadır. Müdafi bunu gördüyse müdafi olarak değil tanık olarak belirtmelidir.

2) Müdafiinin Yetkileri ve Ödevleri:Edit

a) Müdafiinin Yetkileri:Edit

aa) Dosya İnceleme Yetkisi:Edit

Müdafi temsil ettiği sanığı layıkıyla savunmak zorundadır. Görülen dava ve sanıkla ilgili her türlü bilgiyi bilmek ve ayrıntısıyla ulaşmak zorundadır. Vekil de aynı şekilde müdahil sıfatı ile davaya katıldığı zaman her türlü bilgi ve belgeye sahip olmalıdır.

“ Müdafiin dosya inceleme ve dosya dan örnek alma yetkisi de esas itibariyle CMUK madde 143’e paralel bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak bu noktada, CMUK madde 143/ f.1’ den farklı olarak, müdafiin bu yetkilerinin kısıtlanabileceği evre ile herhangi kısıtlamanın olmadığı evre birbirinden ayrılarak, değişik fıkralarda düzenleme yapılmıştır.” Müdafiinin dosya inceleme yetkisi CMK madde 153’te belirtilmektedir.

Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. (CMK madde 153/1)

Bu maddeden müdafiin kolluktaki veya savcılıktaki soruşturma evrakını inceleyebilmesi sonucu çıkmaktadır.

Kural bu olmakla beraber müdafiin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilmesi ve belgelerden örnek alması CMK md 153/2 çerçevesinde kısıtlanmıştır.

Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hâkiminin kararı ile bu yetkisi kısıtlanabilir. (CMK madde 153/2)

Ancak birtakım belgelerin incelenmesi soruşturma amacını tehlikeye düşürse bile bu yetkisi kısıtlanamaz. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. (CMK madde 153/3)

Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. (CMK madde 153/3)

Savunma hakkının gereği gibi yerine getirilebilmesi için bu tutanak ve raporlarının incelenmesi büyük önem taşıdığından, bu belgeler hiçbir şekilde sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır.

Müdafiin bu belgeleri incelemesi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürüyor gerekçesiyle sulh ceza hâkimi tarafından sınırlandırılamaz. Eğer savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, müdafiin dosya inceleme yetkisini sınırlandırmışsa, sözü geçen belgeler dosya dan çıkarılarak, bu belgelerin müdafi tarafından incelemesi sağlanmalıdır.

Soruşturmanın amacına zarar vereceği düşüncesiyle müdafiin bu husustaki talebi reddolunamaz.

Müdafi iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. (CMK madde 153/4)

Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır. (CMK 153/5)

Normalde müdafi soruşturma evresinde bu soruşturma evresinin başından sonuna kadar dosyayı inceleme hakkına sahiptir.

Ancak 25.5.2005 tarihinde 5353 sayılı kanunla bir değişiklik getirilmiştir. Bu değişiklik iddianamenin mahkemeye verildiği ibaresi yerine iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren olarak değiştirilmiştir.

Bu değişikliğin sebebi ise soruşturma evresinin iddianamenin kabulüne kadar sürmesidir. Soruşturma ve kovuşturma evresinin ne zaman başlayacağı CMK madde 2 tanımlar başlığında düzenlenmektedir.

Soruşturma; kanuna göre yetkili mercilerce şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,

Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşinceye kadar geçen evreyi, belirtmektedir.

Yani iddianame mahkemeye verildiği anda halen soruşturma evresi devam etmektedir. Ve kural olarak on beş gün süreyle soruşturma evresinden söz edilmektedir. Bu süre içinde veya sonunda iddianame iade edilirse, halen soruşturma evresi devam etmektedir. Buna karşılık süre sonunda iddianame iade edilmezse artık kabul edilmiş sayılacak ve kovuşturma evresine geçilmiş olacaktır. (CMK madde 153 gerekçe) CMK madde 174/3; En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda (on beş gün) iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.

1992 yılına kadar müdafi sanıkla ilgili ne işlem yapıldığını bilmiyordu. 1992 yılındaki değişiklikle müdafii soruşturmada yetkiler tanındı.

Önceden gerektiği hallerde savcının dosyayı müdafiinin incelemesini önleyecek hükümler vardı. (CMUK’ta) Ama şimdiki kanun sistematiğimizde bunlar kalktı.

Ayrıca zaten müdafi gizlilik olduğu iddiası ile dosyayı göremezse savunma hakkının kullanılmasından mahrum bırakılacaktır. Müdafiinin dosyayı inceleyememesi eşitlik prensibine, adil yargılanma hakkına ve de hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir.

Yalnız dosyanın müdafiinin incelemesinde sınırsız olması birtakım sorunlara yol açacaktır. Bunlar; delillerin kaybolması, delillerin çalınması, yargılamanın gidişini olumsuz yol açacaktır. Bu yüzden de maddi gerçeğin bulunmasında problem olacaktır.

Bunun önüne geçebilmek için de CMK madde 153/2 de önlem alınmıştır. Müdafiinin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkiminin kararı ile bu yetkisi kısıtlanabilir. Müdafiinin dosyanın tamamını incelemesi iddianamenin kabulünden sonra mutlak bir nitelik kazanmaktadır.

Kovuşturma evresinde müdafiin dosyayı inceleme konusunda herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. “CMK’da müdafiinin dosya inceleme yetkisine sahip olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, şüphelinin veya sanığın böyle bir yetkiye sahip olup olmadığı konusunda kanunda bir açıklılık bulunmamaktadır.

CMK madde 153 ile CMUK madde 143’ten farklı bir şekilde suçtan zarar gören vekiline de soruşturma ve kovuşturma evresinde müdafi gibi dosya inceleme yetkisi verilmiştir.

Bu düzenleme suçtan zarar gören şahsın haklarını koruma adına önemli bir adımı oluşturmaktadır. Bu zamanki düzenlemelere kadar hep sanık hakları koruma altına alınmıştır. Suçtan zarar görenin haklarına dikkat edilmemişti. Ancak burada suçtan zarar gören kişi psikolojisi sarsılmış, korku ve panik içerisinde kalmış kişidir. Dolayısıyla haklarını nasıl koruyacağını bilmemektedir.

Müdafiinin dosyayı nasıl inceleyeceği avukatlık kanununda düzenlenmektedir. Müdafi, dosyayı ancak mahkeme kaleminde inceleyebilir; vekâletname göstermesi zorunlu değildir. Ancak vekâletname göstermeden müdafiye dosya daki belgelerin sureti verilmez. (Avukatlık kanunu madde 46)

bb) İşlemlerin Bildirilmesini İsteme Yetkisi:Edit

Ceza yargılamasında müdafii, müdafilik makamını işgal ettiğinden dolayı yargılamada sanıkla ilgili bütün işlemleri öğrenme hakkına sahiptir.

Ayrıca vekille takip edilen işlerde de işlemlerin vekile bildirilmesi zorunludur. Her türlü tebligat, mahkeme kararları, müzekkereler müdafiye de vekile de bildirilmesi gerekmektedir.

Aslında hem sanığa hem de müdafie bildirilmelidir.

Uygulamada sadece vekile yapılmaktadır.

Sanığa veya müdafiye ayrı bildirimle yapıldığında sürenin başlangıcı Almanya da 1965 yılında yapılan bir değişiklikle kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre sürenin başlangıcı en son bildirim kime yapılmış ise o zaman başlamaktadır. Ancak bu sistem Türk uygulamasında biraz farklılık arz etmektedir.

Türk uygulamasında sanığa ve müdafie ayrı bildirim yapılmışsa sürenin başlangıcı yapılan bildirimden itibaren başlamaktadır.

cc) Hazır Bulunma Yetkisi:Edit

Müdafi, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ifade ve sorguya çekme de dâhil bütün muhakeme işlemlerinde hazır bulunabilir. Müdafiin hazır bulunması, sanığın hazır bulunması ile ilgili değildir. Sanık gaip olsa veya hazır bulunmasa dahi müdafii hazır bulunabilir. (CMUK madde 227, 273) hazır olan müdafiin sanığa hukuki yardım da bulunma hakkı engellenemez, hatta kısıtlanamaz. (CMUK madde 136/3)

‘’1973 yılında yasanın 227. maddesinde değişiklik yapılıncaya kadar 227. maddenin yalnızca, sanık hazır olmaksızın duruşma yapılabilen 225. ve 226. maddelerin uygulandığı durumlarda işleyebileceği bu tür yargılamalarda müdafilerin hazır bulunabileceği düşünülmüştür.

Bunun sonucu olarak sanığın duruşmada hazır bulunmadığı bir yargılamaya müdafiler alınmamıştır.

Oysa 227. maddenin amacı, sanığın hazır bulunmadığı bütün yargılanmalarda müdafiin hazır bulunmasını sağlamaktır. Bunun anlamı, müdafiin ceza yargılamasında sanıktan ayrı bir süreliliğe sahip olduğunu da perçinlemek isteğidir.’’

1992 senesine kadar sanık yoksa müdafii de içeri alınmamaktaydı. Bu yetki Ceza Muhakemesi Kanunu md. 197’ de düzenlenmiştir.

Sanık hazır bulunmasa da müdafi bütün oturumlarda da hazır bulunmak yetkisine sahiptir.

dd) Şüpheli Veya Sanıkla Görüşme Ve Hukuki Yardımda Bulunma Yetkisi:Edit

Müdafii soruşturmanın her aşamasında, kolluk tarafından yapılan soruşturma da dâhil olmak üzere, yakalanan kişi yâ da sanıkla görüşme, ifade alma ve sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkına sahiptir. Bu hak engellenemez ve kısıtlanamaz. (CMUK madde 136/3) Ayrıca müdafii yakalanan kişi yâ da sanıkla her zaman görüşebilir. Bunun için müdafiden vekâletname istenmez ayrıca böyle bir görüşmenin konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda cereyan etmesi şarttır. (CMUK madde 144) Yakalan veya tutuklu bulunan kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz. (CMUK madde 144)

Şüpheli veya sanıkla görüşme ve hukuki yardımda bulunma yetkisi CMK madde 149 da düzenlenmiştir. CMK madde 149/3: Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

ee) Tanık Ve Bilirkişilere Soru Sorma Yetkisi:Edit

Karşılıklı soru sorma yönteminin uygulandığı durumlarda müdafi, tanık ve bilirkişilere soru sorma yetkisine sahiptir. (CMUK madde 232)Kanun, sanığa tanımadığı bu yetkiyi müdafie tanımıştır. Bu yetki CMK’ da doğrudan soru yöneltme başlığında 201. maddede düzenlenmiştir.

CMK madde 201: (1) Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disipline uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.

(2) Heyet halinde görev yapan mahkemelerde heyeti oluşturan hâkimler birinci fıkrada belirtilen kişilere soru sorabilir.

CMK madde 201 doğrudan soru yönetme hakkıyla avukatların uygulamadaki durumunu düzetmekle kalmamış maddi gerçeğin bulunmasında da önemli bir rol oynamıştır.

Ancak uygulamada bu maddenin uygulandığı pek söylenemez. Çünkü hâkim ve savcılarımız hatta bazı avukatlarımız bu maddeye pek olumlu bakmamaktadır. Hâkim ve savcılar iş yoğunluğundan şikâyet etmektedirler. Bu yüzde de bu maddeyi ve dolayısıyla bu yetkiyi pek kullandırmak istememektedirler. Bazı avukatlar bile halen eski sistemi devam ettirmeye çalışmaktadırlar.

Dilekçede yazdıklarını tekrarlamaktan öteye gidememektedirler. Bu yüzden de bu madde pek uygulama alanı bulamamaktadır. Maddi gerçeğe ulaşmada da sorunla karşılaşılmaktadır.

ff) Görevi özgürlük içinde yapma yetkisi Edit

müdafi görevini yaparken savunmanın yeterli ve etkili şekilde olması için her türlü baskıdan uzak olmalıdır:

Yani müdafi bu görevi yerine getirirken hür olmalıdır. Müdafiin özgürlüğü şu hallerde söz konusu olmaktadır. Bunlar;

aaa) Müdafi yürütme, yargılama ve iddia makamına karşı hür olmalıdır. Müdafi yargılama makamına uyuşmazlığın çözümünde yardımcı olur, yargılama makamı da onun görevini yerine getirmesinde kendisine yardımcı olmalıdır. (Avukatlık kanunu madde 2) Müdafiin görevi savunma olduğu için iddia makamının iddialarını da çürütmesi gerekmektedir. Bu durumda da müdafi ile iddia makamı ile arasında sürtüşme olacaktır. Böyle olunca da her zaman iddia makamının en ufak uyuşmazlıkta bile müdafii aleyhine dava açması söz konusu olacaktır. Müdafi de savunma görevini gereği gibi yerine getiremeyecektir. Müdafiinin böyle bir etki altında kalmaması için Avukatlık kanunda düzenleme bulunmaktadır. Avukatların görevlerden doğan veya görev esnasında işledikleri suçlamadan dolayı haklarında kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine tabi tutulmuştur. (Avukatlık kanunu madde 58/1)

bbb) Müdafiinin sanığa karşı da görevi- ni özgürce yapması gerekmektedir. Müdafi savunmasını yaparken, sanığın emri altında değildir.

ccc) Müdafi üçüncü kişilere karşı da özgür olmalıdır. Müdafi görevini üçüncü kişilerin baskılarına da maruz kalmadan yapabilmektedir. Nitekim duruşma sırasında disiplini bozanları başkanın dışarıya çıkarabilmesi (CMUK madde 378) dinleyicilerin duruşma sırasında müdafi üzerinde baskı yapmalarını da önleyecektir.

ddd) Müdafi baroya karşı da özgür olmalıdır. Baro müdafii ye savunmayı nasıl yapacağı yönde emir ve talimat veremez.

eee) Müdafi savunmada söylediği sözler- de de özgür olmalıdır. Savunma yaparken bu dokunulmazlıktan faydalanır. Yargı organlarına verdiği dilekçede ya da savunmasında belirttiği sözlerde hakaret içermesi halinde bile müdafiinin cezalandırılması söz konusu olamaz.

gg) Kanun yoluna başvurma yetkisi:

CMK m.261’e göre, avukat, müdafiliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir. Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, bu yetki sanığın iradesine bağlı olan bir yetkidir.”Kendi adına kanun yoluna başvuramamasının sonucu olarak, müdafi için ayrı bir başvurma süresi işlemez ve bu süre, sanığınkiyle aynıdır”

b. Müdafiinin Ödevleri aa) İşi dürüstlükle ve kuralına uygun yapma ödevi:

Müdafi teklif olunan işi kabule mecbur değildir. Fakat kabul edilince dürüstlükle yapmaya mecburdur. Müdafinin görevi, muhakemede diyalektiği sağlamak, iddianın tezine müdafaanın karşı-tezini ileri sürüp hâkimin karar verme yetkisini kolaylaştırmaktır. Avukatlık kanunundaki (madde 2) adalet hizmeti tabiri bu manada anlamak lazımdır. Bu dürüstlük mecburiyeti dolayısı ile müdafiin kendisine karşı bağımsızlığının da bir sınırı vardır. Eğer müdafi sanık aleyhinde sonuç verecek şekilde ilmi kanaatlerine bağlı kalırsa, görevini dürüstlükle yapmamış olur. Müdafilik ve hukuk müşavirliği başka şeylerdir.

Müdafiliğin kötüye kullanılması ise suçtur.

==bb) Aldığı işi layıkıyla sonuna kadar yap- ma ödevi:===

Müdafiin görevi, şüpheli veya sanığı savunmaktır. Müdafi, kendisine önerilen savunma görevini kabul etmek zorunda değildir (Av.K. m.37/1).

Ancak, görevi kabul ettikten sonra müdafi, ister şüpheli, sanık veya temsilcisi tarafından seçilmiş, isterse soruşturma ve kovuşturma makamları aracılığıyla baro tarafından görevlendirilmiş olsun, kendisine verilen görevi kurallara uygun olarak ve dürüstlükle yerine getirmek zorundadır. Müdafi, kişisel inancı ne olursa olsun, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde davranamaz. Öte yandan müdafiliğin kötüye kullanılması suç sayılmıştır.

cc) Sır Saklama Ödevi:Edit

Müdafi sanığın savunmasını üstlendiğinden dolayı diğer ödevlerinin yanında sır saklama ödevi de yüklenmiştir. Bundan dolayı sanıktan görevi gereği öğrendiklerini açığa vurmaması gerekmektedir. Konu Av. Kanunu md.36/1 de düzenlenmektedir. Bu anlamda müdafi tanıklıktan çekinebilir(CMK md.46/1-

a)İlgilinin sırrın açıklanmasına izin vermiş olması durumunda da müdafiin tanıklıktan çekinmesi mümkündür. CMK md.46/2 md46/1’ e istisna getirmiştir. CMK md 46/1-a bendinde sayılan avukatlar ilgilinin rızası halinde bile tanıklıktan çekinebilirler.

3) Müdafiden Yararlanmada Sistemler: Edit

a) Zorunlu Müdafilik:Edit

Müdafisiz sanık olmaz (nullus reussine advocato) ilkesinin Latince bir adı da olmasına rağmen, onun bu kadar eski olduğunu söylemek doğru değildir; çünkü bu ilke savunmaya çok önem verilen en gelişmiş muhakeme düzenlerine özgüdür. Özellikle müdafiin meslekten olduğu zamanımızda, ancak çok sayıda müdafi bulunduğunda gerçekleşme imkânı bulur. Müdafi sayısının çokluğu da gelişmiş ülkelerde olabilmektedir. Bu ilkenin tam olarak gelişmesi zorlaşınca hiç olmazsa bazı durumlarda gerçekleşmesi için çalışılmıştır.

b) İhtiyari Müdafilik: Edit

Bu sistemde sanık kendine müdafi seçebilir. Bu mümkün olmadığında, devletin sanığın savunmasını yapması için ona müdafi ataması söz konusu değildir. Tabiidir ki bu durum hukuk devleti ve sosyal devlet ilkesi ile bağdaşır bir durum değildir. Devlet suç işleme şüphesi altında bulunan bireyine yardım elini uzatmamaktadır. Bu sistemin tam katı biçimde uygulanmasına artık modern ülkelerde pek rastlanmamaktadır. Bu bakımdan daha çok yumuşatılmış biçimdeki ihtiyarilik sisteminin yasalarda yer aldığı dikkati çekmektedir.

c) Ülkemizdeki Durum: Edit

Ülkemizde müdafilik birtakım istisnaları barındırarak ihtiyaridir. Kural ihtiyari müdafilik olmakla beraber istisnai durumlarda zorunlu müdafilik kabul edilmiştir. Müdafiin görevlendirilmesi 6.12.2006 yıl ve 5560 sayılı kanun değişikliğiyle CMK md.150’de düzenlenmiştir. CMK md.150/1: Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. CMK md 150/2,3,4 üncü fıkralarında ise zorunlu müdafilik düzenlenmiştir. CMK md.150/2 deki çocuk tabiri TCK md 6 çerçevesinde değiştirilmiştir.

4) Müdafi Sayısı: Edit

Müdafi sayısı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi kanunumuzda 149. maddede ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. CMK madde 149 -

1 şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanuni temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.

Bu madde Batı kanunlarından farklı olarak müdafi sayısına kovuşturma evresinde sınırlama getirmiyor. Ancak soruşturma evresinde bu sayı üçü geçmeyecektir. Kovuşturma evresinde müdafi sayısı konusunda herhangi bir sınırlama getirilmemesinde hakkın kötüye kullanılmaması çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

SONUÇEdit

Anayasada yer alan önemli haklardan olan savunma hakkına ceza yargılamasında da ihtiyaç duyulmaktadır. Ceza Yargılamasında hukuk bilgisi olan iddia makamı karşısında hukuk bilgisi olmayan şüpheli/sanığın kendisini savunması birtakım zorluklara neden olmaktadır. Ayrıca şüpheli/sanığın hukuk bilgisi olsa bile yargılamadaki tedirginliğinden dolayı kendisini yeterli düzeyde savunamamaktadır. Böyle bir durum da savunmanın önemini ortaya çıkarmaktadır. Ceza muhakemesinde adil ve objektif bir yargılama ve etkin bir savunma için müdafie ihtiyaç vardır.

KAYNAKÇA Edit

Alşahin, M.E.: Müdafiin Dosya İnceleme Yetkisi (LHD, 2006/ 4, sayı: 40, s: 1053- 1066) Bayıllıoğlu, U.: Savunma Hakkının Etkin Kullanımı Bakımından Müdafiin Önemi (Ankara Barosu Dergisi S. 2004/ 2, s. 39- 53) Centel, N./ Zafer, H.: Ceza Muhakemesi Hukuku,İstanbul,Beta Yayınları,2008 Demirbaş, T.: Soruşturma Evresinde Şüphelinin İfadesinin Alınması ve Müdafilik (LHD, 2005/ 3, sayı: 32, s: 2871- 2883) Dursun, S.: 5271 Sayılı CMK da Müdafi (HPD, 2005/ 3, s. 125- 130) Hakeri, H./ Ünver,Y.: Ceza Muhakemesi Hukuku(Temel Bilgiler),Ankara,Adalet Yayınları,2009 Kaşıkara, S.: AİHS.Çerçevesinde Adil Yargılanma Hakkı ve Türkiye,Ankara,Adalet Yayınevi,2009 Kunter, N./ Yenisey, F.: Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku,İstanbul,2002 Özbek, Ö.V./ Kanbur, N.M./ Bacaksız,P./ Doğan, K.: Ceza Muhakemesi Hukuku Bilgisi, Ankara, Seçkin Yayınevi,2007 Öztürk, B./ Erdem,R.M.: Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara, Seçkin Yayınevi, 2006 Şahin, C.: Ceza Muhakemesi Hukuku Gazi Şerhi, Ankara, Seçkin Yayınları, 2005 Toroslu, N.: Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara, Savaş Yayınevi, 2001 Tosun, Ö.: Türk Suç Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Acar Matbaacılık, 1984

Yurtcan, E.: Ceza Avukatının El

Kitabı,İstanbul,1999 Yurtcan, E.: Ceza Yargılaması Hukuku, Alfa Basım, 2002

Müddei yetkileriEdit

Şablon:Avukat{{}}{{}}{{}}{{}}
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.