FANDOM


الشيخ مصطفى إسماعيل - سورة المدّثر ( مجوّد )-0

الشيخ مصطفى إسماعيل - سورة المدّثر ( مجوّد )-0

Bakınız

Şablon:Müddessirbakınız - d Müddessir - Müdessir - Müddesir. Al-Muddathir سورة المدثر - Muddəssir surəsi مدثر - Surah Al-Muddassir Әл-Муддәссир сүресі Surah Al-Muddathir nl:Soera De Ommantelde ru:Сура Аль-Муддассир sl:Pokriti (sura) sq:Suretu El Muddeththir


Muddessir Suresi Müdessir suresi Müddessir suresi Müddessir Suresi
Müddessir Suresi/1-31 Müddessir Suresi/32-52 Müddessir Suresi/53-56
Müddessir Süresi/VİDEO
Müddessir Suresi/Faziletleri :“Müddessir Sûresini her zaman okumayı alışkanlık hâline getiren kimseye Allahü teâlâ Mekke'de yaşıyan müminlerin sevâbı kadar sevâb ihsân eder.”

Tefsirler Muddessir Suresi/Elmalı Orijinal Muddessir Suresi/Elmalı
Müddessir Suresi/TEFSİR/Taberi [1] Taberi Tefsiri
Müddessir Suresi/Seyyid Kutup
Müddessir Suresi/İspanyolca Müddessir/Orijinal Elmalı Meali Qariler https://suratmp3.com/quran/surah/listen/74-2
Şablon:Müddessir

Surah 74 Surah Al-Muddathir (The One Enveloped)

Surah 74 Surah Al-Muddathir (The One Enveloped)

Surah 74: Surah Al-Muddathir (The One Enveloped)

Müddessir Suresi- Ebubekir Şatıri (MUTLAKA İZLEYİN!!!)

Müddessir Suresi- Ebubekir Şatıri (MUTLAKA İZLEYİN!!!)

Müddessir Suresi- Ebubekir Şatıri (MUTLAKA İZLEYİN!!!)

سورة المدثر - تجويد ..

سورة المدثر - تجويد ... من روائع الشيخ مصطفى إسماعيل رحمه الله

DUA - ELMALI HAMDi YAZIR-0

DUA - ELMALI HAMDi YAZIR-0

Bakınız

Şablon:HDKDbakınız - d {{HDKDbakınız}}


HDKD Hak Dini Kur'an Dili Şablonda tabloda yapılan ve yapılacak işlerin çetelesi ve Dünya dillerine çeviri yöntemi var.
Arapça font problemi HDKD nin Güncel Türkçeleştirilmesi Yapılacaklar: 1- iç linkler verilecek 2- alt başlıklar verilecek 3- Arabi ifadeler eklenecek; önce latin hurufu ile okunuşu sonra da Arabi aslı eklenecek Sadeleştirilmiş Elmalı Tefsiri HDKD/Sadeleştirilmiş HDKD/Güncel Türkçe HDKD/Sadeleştirilmiş/Fatiha HDKD/Fatiha HDKD/Fatiha/Sadeleştirilmiş Fatiha/HDKD/Sadeleştirilmiş Fatiha Suresi/HDKD/Sadeleştirilmiş Bakara Suresi/HDKD/Sadeleştirilmiş Hak Dini Kur'an Dili/Fatiha Suresi sadeleştirilmesi
HDKD tercümeleri çalışması HDKD/Arapça HDKD/İngilizce
Elmalı tefsiri Elmalı Tefsiri Elmalı Tefsir
Elmalı Tefsiri (Orjinal) Elmalılı Orjinal Tefsiri Elmalı Orjinal Tefsir PDF formatında
Elmalı Orjinal Meali Elmalı Mealini oluşturmak için düzenleme bilgileri
Elmalı'lı Muhammed Hamdi Yazır
Hak Dini Kur'an Dili/Mukaddime Hak Dini Kur'an Dili/Mukaddime taslağı
Tefsir çalışmalarında HDKD < Fatiha Tefsiri/Hak Dini Kur'an Dili
HDKD Mukayeseli çalışmalar Fatiha Suresi / Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri (Aslı ile güncel Türkçesinin mukayesesi) Hak Dini Kur'an Dili/Fatiha Suresi Hak Dini Kur'an Dili/Fatiha Suresi taslağı Hak Dini Kur'an Dili/Fatiha Suresi sadeleştirilmesi Hak Dini Kur'an Dili/Fatiha Suresi İngilizce Hak Dini Kur'an Dili/Fatiha Suresi mukayesesi Hak Dini Kur'an Dili/Nas Suresi Hak Dini Kur'an Dili/Nas Suresi İngilizce Hak Dini Kur'an Dili/Nas Suresi Arapça
HDKD/Sadeleştirilmiş HDKD/Fatiha HDKD/Bakara <
Şablon:Elmali Tefsir Şablon:Elmalı Tefsiri Tablolu HDKD çalışamaları çetelesi Şablon:Elmalıbakınız Şablon:Elmalı meali Şablon:HDKD Şablon:HDKD/Sadeleştirilmiş

Müddessir Sûresi

1: Ey bürünen (Müddessir)! يَٓا اَيُّهَا الْمُدَّثِّرُۙ ﴿١﴾ Yâ eyyuhâ-lmuddeśśir(u)

2: Kalk artık inzar et قُمْ فَاَنْذِرْۙ ﴿٢﴾ Kum fe-enżir

3: Ve rabbını artık büyükle وَرَبَّكَ فَكَبِّرْۙ ﴿٣﴾ Ve rabbeke fekebbir

4: Ve elbiseni artık temizle وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْۙ ﴿٤﴾ Ve śiyâbeke fetahhir

5: Ve o pislikleri artık def' eyle وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْۙ ﴿٥﴾ Ve-rrucze fehcur

Karşılaştır Müddessir Sûresi 

6: Hem çoksunarak menn etme وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ ﴿٦﴾ Velâ temnun testekśir(u)

7: Ve rabın için sabr eyle وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ ﴿٧﴾ Velirabbike fasbir

8: Çünkü o boru öttürüldü mü bir فَاِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِۙ ﴿٨﴾ Fe-iżâ nukira fî-nnâkûr(i)

9: O işte o gün pek zorlu gündür فَذٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَس۪يرٌۙ ﴿٩﴾ Feżâlike yevme-iżin yevmun ‘asîr(un)

10: Kâfirlere hiç kolay değildir عَلَى الْكَافِر۪ينَ غَيْرُ يَس۪يرٍ ﴿١٠﴾ ‘Alâ-lkâfirîne ġayru yesîr(in)

11: Bırak bana o herifi ki yarattım da tem tek ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يدًاۙ ﴿١١﴾ Żernî vemen ḣalaktu ve hîdâ(n)

12: Hem uzun boylu mal verdim وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًاۙ ﴿١٢﴾ Ve ce’altu lehu mâlen memdûdâ(n)

13: Hem goz önünde uğullar وَبَن۪ينَ شُهُودًاۙ ﴿١٣﴾ Ve benîne şuhûdâ(n)

14: Hem kendisine bir döşeyip döşedim وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْه۪يدًاۙ ﴿١٤﴾ Ve mehhedtu lehu temhîdâ(n)

15: Sonra da tama' eder ki daha artırayım ثُمَّ يَطْمَعُ اَنْ اَز۪يدَۙ ﴿١٥﴾ Śumme yatme’u en ezîd(e)

16: Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize bir anud kesildi كَلَّاۜ اِنَّهُ كَانَ لِاٰيَاتِنَا عَن۪يدًاۜ ﴿١٦﴾ Kellâ(s) innehu kâne li-âyâtinâ ‘anîdâ(n)

17: Ben onu dimdik sarpa sardıracağım سَاُرْهِقُهُ صَعُودًاۜ ﴿١٧﴾ Seurhikuhu sa’ûdâ(n)


18: Çünkü o bir düşündü, ölçtü biçti اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ ﴿١٨﴾ İnnehu fekkera ve kadder(a)

19: Kahrolası nasıl biçti فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ ﴿١٩﴾ Fekutile keyfe kadder(a)

20: Sonra kahr olası nasıl biçti ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ ﴿٢٠﴾ Śumme kutile keyfe kadder(a)

21: Sonra baktı ثُمَّ نَظَرَۙ ﴿٢١﴾ Śumme nezar(a)

22: Sonra kaşını çattı ve ekşiyerek surat astı ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ ﴿٢٢﴾ Śumme ‘abese ve beser(a)

23: Sonra ardına döndü ve büyüklük tasladı da ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ ﴿٢٣﴾ Śumme edbera vestekber(a)

24: Bu, dedi «başka değil, bir sihri müser فَقَالَ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُۙ ﴿٢٤﴾ Fekâle in hâżâ illâ sihrun yu/śer(u)

25: Başka değil kavli beşer» اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِۜ ﴿٢٥﴾ İn hâżâ illâ kavlu-lbeşer(i)


26: Yaslıyacağım onu Sekare سَاُصْل۪يهِ سَقَرَ ﴿٢٦﴾ Seuslîhi sekar(a)

27: Bilirmisin hem ne sekar وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سَقَرُۜ ﴿٢٧﴾ Vemâ edrâke mâ sekar(u)

28: Ne bakıyye kor ne bırakır لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ ﴿٢٨﴾ Lâ tubkî velâ teżer(u)

29: Beşere susamış bir susuz لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ ﴿٢٩﴾ Levvâhatun lilbeşer(i)

30: Üzerinde on dokuz عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَۜ ﴿٣٠﴾ ‘Aleyhâ tis’ate ‘aşer(a)

31: Hem biz o ateşin muhafızlarını hep Melâike yaptık, sayılarını da ancak küfr edenler için bir fitne kıldık ki kitab verilmiş olanlar yakîn edinsin ve iyman edenlere iyman artırsın, kitab verilenler ve mü'minler şübhelenmesin, kalblerinde bir maraz bulunanlarla kâfirler de desin: Allah bununla meselâ ne murad etmiş? İşte böyle Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir ve rabbının ordularını ancak kendisi bilir ve o ancak bir öğüttür düşünmek için beşer وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَانًا وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟ ﴿٣١﴾ Vemâ ce’alnâ ashâbe-nnâri illâ melâ-iketen(ﻻ) vemâ ce’alnâ ‘iddetehum illâ fitneten lilleżîne keferû liyesteykine-lleżîne ûtû-lkitâbe ve yezdâde-lleżîne âmenû îmânen(ﻻ) velâ yertâbe-lleżîne ûtû-lkitâbe velmu/minûne(ﻻ) veliyekûle-lleżîne fî kulûbihim meradun velkâfirûne mâżâ erâda(A)llâhu bihâżâ meśelâ(n)(c) keżâlike yudillu(A)llâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ(u)(c) vemâ ya’lemu cunûde rabbike illâ hu(ve)(c) vemâ hiye illâ żikrâ lilbeşer(i)

32: Hayır hayır o Kamere كَلَّا وَالْقَمَرِۙ ﴿٣٢﴾ Kellâ velkamer(i)

33: Ve döndüğü dem o geceye وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ ﴿٣٣﴾ Velleyli iż edber(a)

34: Ve açtığı sıra o sabaha Kesem olsun ki وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَۙ ﴿٣٤﴾ Ve-ssubhi iżâ esfer(a)

Karşılaştır Müddessir Sûresi 

35: her halde büyüklerin biridir o Sekar اِنَّهَا لَاِحْدَى الْكُبَرِۙ ﴿٣٥﴾ İnnehâ le-ihdâ-lkuber(i)

36: Kocundurmak içi beşeri نَذ۪يرًا لِلْبَشَرِۙ ﴿٣٦﴾ Neżîran lilbeşer(i)

37: İçinizden ileri gitmek veya geri kalmak istiyen kimseleri لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَتَقَدَّمَ اَوْ يَتَاَخَّرَۜ ﴿٣٧﴾ Limen şâe minkum en yetekaddeme ev yeteaḣḣar(a)

38: Her nefis kazancına bağlıdır كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَه۪ينَةٌۙ ﴿٣٨﴾ Kullu nefsin bimâ kesebet rahîne(tun)

39: Ancak ashabı yemîn اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ ﴿٣٩﴾ İllâ ashâbe-lyemîn(i)

40: Cennetlerdedir, soruşdururlar ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ ﴿٤٠﴾ Fî cennâtin yetesâelûn(e)

41: Mücrimlerden عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ﴿٤١﴾ ‘Ani-lmucrimîn(e)

42: Nedir, diye: sizi sekare sokan? مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ ﴿٤٢﴾ Mâ selekekum fî sekar(a)

43: Derler: biz namaz kılanlardan değildik قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤٣﴾ Kâlû lem neku mine-lmusallîn(e)

44: Ve fukaraya yemek yedirmezdik وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ ﴿٤٤﴾ Velem neku nut’imu-lmiskîn(e)

45: Batakçılarla dalar giderdik وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِض۪ينَۙ ﴿٤٥﴾ Ve kunnâ neḣûdu me’a-lḣâ-idîn(e)

46: Ve ceza gününe yalan derdik وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ ﴿٤٦﴾ Ve kunnâ nukeżżibu biyevmi-ddîn(i)

47: Tâ gelinciye kadar bize o yakîn حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ ﴿٤٧﴾ Hattâ etânâ-lyakîn(u)


48: Fakat fâide vermez o vakıt şefaati şefaatçilerin فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِع۪ينَۜ ﴿٤٨﴾ Femâ tenfe’uhum şefâ’atu-şşâfi’în(e)

49: Ya şimdi ne ma'ziretleri var o öğüdden yüz çevirirlerken فَمَا لَهُمْ عَنِ التَّذْكِرَةِ مُعْرِض۪ينَۙ ﴿٤٩﴾ Femâ lehum ‘ani-tteżkirati mu’ridîn(e)

50: Sanki ürkmüş yaban eşekleri كَاَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌۙ ﴿٥٠﴾ Ke-ennehum humurun mustenfira(tun)

51: Arslandan kaçmaktalar فَرَّتْ مِنْ قَسْوَرَةٍۜ ﴿٥١﴾ Ferrat min kasvera(tin)

52: Yok onlardan her kişi kendisine ayrı sahifelerle tezkireler dağıtılmasını istiyor بَلْ يُر۪يدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُؤْتٰى صُحُفًا مُنَشَّرَةًۙ ﴿٥٢﴾ Bel yurîdu kullu-mri-in minhum en yu/tâ suhufen muneşşera(ten)

53: Hayır, doğrusu Âhıretten korkmıyorlar كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ ﴿٥٣﴾ Kellâ(s) bel lâ yeḣâfûne-l-âḣira(te)

54: hayır hayır o muhakkak bir tezkire كَلَّٓا اِنَّهُ تَذْكِرَةٌۚ ﴿٥٤﴾ Kellâ innehu teżkira(tun)

55: Dileyen onu tezekkür ede فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۜ ﴿٥٥﴾ Femen şâe żekerah(u)

56: Maamafih Allah dilemeyince düşünmezler, koruyacak da odur, mağfiret edecek de وَمَا يَذْكُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ هُوَ اَهْلُ التَّقْوٰى وَاَهْلُ الْمَغْفِرَةِ ﴿٥٦﴾ Vemâ yeżkurûne illâ en yeşâa(A)llâh(u)(c) huve ehlu-ttakvâ ve ehlu-lmaġfira(ti)


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.