FANDOM


Tahrim Suresi/8-12-Tahrim Suresi/Elmalı/8-12 Mülk Suresi/1-14 Mülk Suresi/15-30-Mülk Suresi/Elmalı/15-30
Önemli!!! düzenlenen sayfalar ayn harfli fasılalara kadar yapılması gerekmektedir. Elmalı Tefsiri (Orjinal)
Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali (Orijinali)
İngilizce Meali (M. Pickthall )
Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şey'e kadîrdir
Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter.
Blessed is He in Whose hand is the Sovereignty, and He is Able to do all things.
O ki ölümü ve dirimi kadir edip yarattı, sizi imtihana çekip şunu bildirmek içinki hanginiz amelce daha güzel, hem o öyle azîz öyle gafur
O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.
Who hath created life and death that He may try you, which of you is best in conduct; and He is the Mighty, Forgiving,
[[الَّذِي خَلَقَ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا ۖ مَا تَرَىٰ فِي خَلْقِ الرَّحْمَٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍ ۖ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِنْ فُطُورٍ ]]
o ki yedi sema yaratmış birbiriyle mutabık, göremezsin o rahmânın yarattığında hiç bir nizamsızlık, haydi çevir gözü görebilirmisin hiç bir çatlak, bir kusur?
O, yedi göğü, birbiri üzerine yarattı. Rahmân'ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin. Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?
Who hath created seven heavens in harmony. Thou (Muhammad) canst see no fault in the Beneficent One's creation; then look again: Canst thou see any rifts?
Sonra yine çevir gözü, tekrar tekrar, sana döner ö göz hîtab olarak zelîl-ü hakîr
Sonra gözünü tekrar tekrar döndür (bak). Göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.
Then look again and yet again, thy sight will return unto thee weakened and made dim.
[[وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاطِينِ ۖ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّعِيرِ ]]
Celâlim hakkı için biz o Dünya Semayi takım takım kandillerle donattık ve onları Şeytanlar için (rucum) atmalar yaptık, hem onlar için o çılğın ateş azâbını hazırladık (ki azâbı Seıyr)
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.
And verily We have beatified the world's heaven with lamps, and We have made them missiles for the devils, and for them We have prepared the doom of flame.
kendilerinin rabbına küfredenler için de Cehennem azâbı vardır, ona gidiş de ne fena akibettir
Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü gidilecek yerdir o!
And for those who disbelieve in their Lord there is the doom of hell, a hapless journey's end!
İçine atıldıkları vakıt onun öyle bir hıçkırışını işidirlerki feveran ediyordur
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
When they are flung therein they hear its roaring as it boileth up,
Hemen hemen öfkeden patlıyacak gibi bir hale gelir, içine bir alay atıldıkça her def'asında onlara onun bekçileri «size kocundurucu bir Peygamber (bir nezîr) gelmedimi?» Diye sorarlar
Az daha öfkeden çatlayacak. Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: "Size korkutucu birpeygamber gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
As it would burst with rage. Whenever a (fresh) host flung therein the wardens thereof ask them: Came there unto you no warner?
Evet, doğrusu bize kocundurucu bir Peygamber (bir nezîr) geldi, fakat biz ona inanmadık ve Allah, hiç bir şey indirmedi, siz büyük bir dalâl içindesiniz diye tekzib ettik derler
Derler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz." dedik.
They say: Yea, verily, a warner came unto us; but we denied and said: Allah hath naught revealed; ye are in ought but a great error.
Ve biz işidir veya akl eder olsaydık bu Seıyr eshabı içinde bulunmazdık, derler
Ve derler ki: "Eğer biz dinleseydik, yahut düşünüp anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!"
And they say: Had we been wont to listen or have sense, we had not been among the dwellers in the flames.
İşte günahlarını i'tiraf ettiler, kahrolsun o halde eshabı Seıyr
Böylece günahlarını itiraf ederler. (Artık) o çılgın ateş halkı (Allah'ın rahmetinden) uzak olsunlar!
So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Çünkü o rablarına gıyabda saygı besliyenler yokmu, muhakkak ki mağfiret ve büyük bir ecir onlar içindir
Fakat daha görmeden Rablerinden korkanlar var ya, işte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Lo! those who fear their Lord in secret, theirs will be forgiveness and a great reward.
Sözümüzü ister sir tutun ister açığa vurun, çünkü o bütün sînelerin künhünü bilir
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki, O, göğüslerin özünü bilir.
And keep your opinion secret or proclaim it, lo! He is Knower of all that is in the breasts (of men).
Bilmezmi o yaradan ki o öyle latîf öyle habîr
Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
Should He not know what He created? And He is the Subtile, the Aware.
Disambig Bakınız: MülkSuresi, MülkSuresi/MEALMülkSuresi/VİDEO, MülkSuresi/TEFSİR, MülkSuresi/TEZHİB, MülkSuresi/HAT, MülkSuresi/FAZİLETİ, MülkSuresi/HİKMETLERİ, MülkSuresi/, MülkSuresi/KERAMETLERİ, MülkSuresi/AUDİO, MülkSuresi/HADİSLER, MülkSuresi/NAKİLLER, MülkSuresi/EL YAZMALARI, MülkSuresi/VP
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


"https://yenisehir.fandom.com/tr/wiki/M%C3%BClk_Suresi/1-14?oldid=110830" adresinden alındı.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.