FANDOM


Münezzeh:(Nezahet. den) Tenzih edilmiş, teberri edilmiş.

Pâk, kusur ve noksanlıklardan uzak. Hiç bir şeye muhtaç olmayan. Kötülükten, kusurdan ve noksanlık gibi şeylerden tenzih edilen.

MÜNEZZEH

Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

Allahü teâlânın ilâhlıkta şerîki, ortağı yoktur. Mülkü hiç yok olmayan bir meliktir. Noksanlık olan her şeyden münezzehtir. Ayıblardan ve kudretsizlikten uzaktır. Mü'minleri sonsuz azabdan emîn kılmıştır. Her şey üzerine hâkim ve hâfızdır. Hükmünde gâlibdir. [İnsanlar bir şey yapmak isteyince, O da irâde ederse, isterse o şeyi yaratır. Hâlık (yaratıcı) yalnız O'dur. O'ndan başka kimse hiçbir şey yaratamaz. O'ndan başka kimseye hâlık (yaratıcı) denilemez. İnsanların dünyâda ve âhirette râhat ve huzûr içinde yaşamalarını, sonsuz saâdete kavuşmalarını sağlayan kurtuluş yolunu göstermiş ve bu yolda yaşamalarını emretmiştir. Azamet (büyüklük) ve kibriyâ (yücelik) ancak O'na mahsustur.] Allahü teâlâ müşriklerin (puta tapanların) şirklerinden (ortak koşmalarından) ve iftirâlarından münezzehtir. (Haşr sûresi: 23)

Allahü teâlâ vardır ve birdir. Ortağı ve benzeri yoktur. Mekândan münezzehtir. Kemâl (noksanlık bulunmayan) sıfatları vardır. (Kutbüddîn İznikî)

Allah’ın zamandan münezzeh olması ne demektir?

Cevap:

Allah’ın hem zâtı ezelî, hem de sıfatları Bizim ise zâtımız ve sıfatlarımız sonradan yaratılmış Elbette biz onun ne zâtını, ne de sıfatlarını lâyıkıyla bilemeyiz, ezelî ve zamandan münezzeh oluşunu hakkıyla kavrayamayız Nasıl kavrayabiliriz ki, henüz zamanın ne olduğunu bile anlamış değiliz!

Zaman nedir? Nasıl bir şeydir? Aynı anda o nehir içinde her şey akıyor, ama niçin her birine farklı tesirleri oluyor? Çocukları gençliğe tırmandırırken, olgunları ihtiyarlığa, ihtiyarları da ölüme sürüklüyor Bu nehir aşağı doğru mu akıyor, yukarı doğru mu?

Şair, haklı olarak soruyor:

Nedir zaman nedir?

Bir su mu, bir kuş mu?

Nedir zaman, nedir?

İniş mi yokuş mu?

Biz zamanla kayıtlıyız Dünümüz var, yarınımız var Bunlar, ömür denilen hayat süresinin safhaları Lâkin, bu safhalar hep nispî, yâni birbirine göre bu isimleri alıyorlar Bu günümüz, yirmi-otuz saat kadar önce, “yarın” diye yâd ediliyordu Sabaha çıktığımızda ondan söz ederken, “dün” diyeceğiz Geçmiş ve gelecek zaman da dün ve yarından farklı değil Her gün, her saat, hatta her an ayrı bir âlem Belli bir anda kâinatta cereyan eden bütün hâdiseler, bir an öncesine ve bir an sonrasına göre farklı tablolar meydana getiriyorlar Öyleyse, her an bu âlemde ayrı bir levha sergileniyor

İşte zaman, sıra sıra dizilen bu tablolarda okunuyor, yahut, bu tablolar zamanın içinde dokunuyor Zaman hakkında çok şeyler söylenmiş Mâhiyeti ne olursa olsun, gerçek şu ki, varlıkların hareketleriyle, seyirleriyle, konup göçmeleriyle ilgili bir kavram olan zaman, bütün âlemlerin Rabbi ve Hâlıkı için söz konusu olamaz O, yaratılmış ve yaratılacak bütün eşyayı, ezelî ilmiyle bilir

Âyet-i Kerime’de ne güzel buyurulur: “Yaratan bilmez olur mu? O lâtiftir, her şeyden haberdardır” ( Mülk Sûresi, 14 )

Bir kitaba bakan insan düşünmeli ki, bu kitaptaki her kelime, her satır, her harf yazılmış O halde bunları yazan zât, yazı cinsinden olmayan, kelimeye, harfe benzemekten münezzeh birisi olmalı!

Şu dünyamız, şu bütün insanlar, hayvanlar, bitkiler zaman nehrinde durmadan akıyorlar Ölüme, kıyamete doğru yol alıyorlar Bu nehri akıtan zât, elbette zamandan münezzehtir Yâni, onunla bağlı ve kayıtlı değildir Ve bu nehirde akanların hiçbiri, zamandan münezzeh olmayı lâyıkıyla bilemez

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.