FANDOM


Wikipedia-logo-tr
'den Maun Suresi/ Taberi Tefsiri ile ilgili bir şeyler var.
Maun suresi

Maun suresi

Bakınız

Şablon:Maunbakınız d


Maun Al-Ma'un
Maun Suresi Maun Ağacı
Maun Suresi/VP Maun Suresi/WP
Maun Suresi Hakkında Bilinmesi Gerekenler Maun Suresi/TEFSİR Maun Suresi/ Taberi Tefsiri Maun Suresinin Tefsiri / Ömer Nasuhi Bilmen Maun Suresinin Tefsiri / Cübbeli Ahmed Hoca Maun Suresi/HADİS Maun Suresi/KERAMETLERİ Maun Suresi/MEFATİHU´L GAYB Maun Suresi/HAT Maun Suresi/AUDİO Maun Suresi/VİDEO
Maun Suresi-KSGK Maun Suresi/1-7 Maun Suresi/Albanian Maun Suresi/Azerice Maun Suresi/Bulgarca Maun Suresi/Fransızca Maun Suresi/Bulgarian
107/1 107/2 107/3 107/4 107/5 107/6 107/7
Tefsirler Maun Suresi/1-7 Maun Suresi/HDKD HDKD/Maun suresi
Maun suresi böyle buyurdu
Şablon:Maun

Al-Ma'un Maun english arabi
Çocuk hafız sümeyye eddeb - maun suresi www.ashabilyemin

Çocuk hafız sümeyye eddeb - maun suresi www.ashabilyemin.com

Sümeyye Eddeb


Maun SuresiEdit

Maun suresi yedi âyettir. 1. 2. ve 3. âyetleri Mekke´de diğer âyetleri de Medine´de nazil olmuştur.1


Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla.

1- Gördün mü o dini yalanlayanıEdit

  • Ey Muhammed, Allahın sevap vereceğini ve cezalandıracağını yalanla­yan kişiyi gördün mü O kişi bu sebeple
  • Allahın emrini tutup yasağından kaçın­maz.

Âyette zikredilen "Din" kelimesinden maksat, Abdullah b. Abbas´a göre "Allahın hükmü" İbn-i Cüreyc´e göre ise "Hesaba çekilme" demektir.2

2-3- Yetimi itip kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen işte O´durEdit

Âyet-i kerimede, hesaba çekilmeye inanmayan kimsenin, kendisi bizzat hayır ve hasenat yapmadığı gibi başkalarım da bu hususta teşvik etmediği beyan edilmektedir.3


4- Vay o namaz kılanlarını halineEdit

5- Ki onlar, kıldıkları namazdan habersizdirlerEdit

"Onlar kıldıkları namazdan habersizdirler." şeklinde tercüme edilen âyet-i kerime, müfessirler tarafından çeşitli şekillerde izah edilmiştr.

Abdullah b. Abbas, Mesruk, Ebudduha, İbn-i Ebza, Sa´d b. Ebi Vakkas ve Müslim b. Sübeyh bu âyeti şöyle izah etmişlerdir: "Vay haline o namaz kı­lanların ki onlar namazlarını vaktinde kılmazlar. Onu, vaktini geçirdikten sonra kılarlar."

Abdullah b. Abbas ve Mücahid´den nakledilen başka bir görüşe göre on­lar bu âyet-i kerimeyi şöyle izah etmişlerdir: "Vay o namaz kılanların haline ki onlar devamlı namaz kılmazlar. İnsanların kendilerini gördüğü yerde gösteriş olsun diye namaz kılar, görmedikleri yerde namazı terkederler."

Mücahid, Katade ve İbn-i Zeyd´den nakledilen diğer bir görüşe göre âyetin manası şöyledir: "Vay o namaz kılanların haline ki onlar, namazlarına karşı gevşektirler ve namazlarından gafildirler."

Taberi, bu âyetlerin şu şekilde izah edimesinin daha doğru olacağını söy­lemiştir. "Vay haline o kimselerin ki. namazlarına karşı gaflet içindedirler. Baş­ka şeylerle meşgul olarak bazan namazı terkederler bazan da vaktini geçirirler." Taberi, âyetin böyle izah edildiği takdirde "Namazı terkedenler ve namazın vak­tini geçirenler" şeklindeki iki görüşü de kapsayacağını bildirmiştir.

Taberi, âyetin böyle izah edildiği takdirde "Namazı terkedenier ve namazın vaktini geçirenler" şeklindeki iki görüşü de kapsayacağını bildirmiştir. Taberi bu görüşü­ne dair iki hadis-i şerif zikretmişir. Bunlardan biri Sa´d b. Ebi Vakkas´tan rivayet edilmiştir. Sa´d diyor ki: "Ben Resulullahtan, namazlarına karşı gaflet içinde olanlardan sordum. Buyurdu ki: "Onlar namazlarının vakitlerini geçirenlerdir." hadisidir. Diğeri ise Ebu Berze el-Eslemi tarafından rivayet edilen şu hadis-i şe­riftir. Ebu Berze diyor ki: "Onlar o kimselerdir ki namazlarına karşı gafildirler."

Âyet-i kerimesi nazil olunca Resuluüah şöyle buyurdu: "Allahu ekber, bu namaz sizin için herbirinize bütün dünya kadar şeyler verilmesinden daha hayırlıdır. Namazına karşı gafil olan kimse kıldığı namazdan hayır ümid etmeyen ve kıl­mamaktan dolayı rabbinden korkmayan kimsedir."4


6- Onlar gösteriş yaparlarEdit

Onlar öyle kimselerdir ki, namaz kıldıkları zaman gösteriş yapmak için namaz kılarlar. Çünkü onlar, Allahin sevap vereceğini ümid ederek ve cezalan­dırmasından korkarak namaz kılmazlar. Sadece müminlerin, kendilerinin namaz kıldıklarını görüp mümin sanmaları ve böylece mallarını ve canlarını korusunlar diye namaz kılarlar.

Âyette zikredilen "İnsanlar"dan maksat, Resulullah döneminde kafirlik­lerini gizleyen münafıklardır.5

Mücahid, Dehhak ve Abdullah b. Abbas bu kişileri bu şekilde açıklama­lardır.


7- Onlar, başkasına en ufak yardmi esirgerlerEdit

Onlar, insanların, kendilerinde bulunan herhnagi bir şeyden faydalanma­larına engel olurlar.

Âyette zikredilen ve "En ufak yardım" şeklinde tercüme edilen "Mâûn" kelimesinden neyin kasdedildiği hakkında müfessirler çe­şitli izahlarda bulunmuşlardır:

Hz. Ali, Abdullah b. Ömer, Said b. Cübeyr, Katade, Hasan-ı Basri, Mu-hammed b. el-Hanefiyye, Dehhak ve İbn-i Zeyd, burada zikredilen "Mâûn" keli­mesinden maksadın, Allahın farz kıldığı zekat olduğunu söylemişlerdir.

Abdullah b. Mes´ud, Said b. Iyad, İbrahim en-Nehai, Said b. Cübeyr, Ebu Malik ve Abdullah b. Abbas´tan nakledilen diğer bir görüşe göre "Mâûn" keli-´ meşinden maksat, komşulukta bulunma ve emanet olarak eşya vermektir. Ab­dullah b Mes´ud bunların, balta, keser, kova gibi şeyler olduklarını söylemiştir.

Muhammed b. Ka´b el-Kurezi ise "Mâûn"un iyilikte bulunmak olduğunu söylemiş Said b. el-Müseyyeb ve Zühri ise Mâûn´un, mal demek olduğunu söy­lemişlerdir. Taberi, Mâûn´un, insanların faydalanacağı herşey şeklinde izah edil­mesinin, âyetin genel ifadesine daha uygun düştüğünü söylemiş böylece Mâûn´a engel olanların komşuluğa engel olanları da Allahın, mallarında farz khdiği ze­katı vermeyenleri de kapsayacağını söylemiştir.6



Dış linklerEdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.