FANDOM


Bakınız

D Portal:Mecelle - Mecelle(Türkî) -Majalla (Eng) -Mecelle/English - Mejelle - המג'לה (İbranî) . MEDŽELLE (Bosnian) . Medjelle Meğelle Mecelle-'i Ahkâm-ı'Adlīye ,Majallah el-Ahkâm-ı-Adliya, مجلة الأحكام العدلية . Mecelle/Arabî - مجلةMecelle/Arabi- Mecelle/Fihrist - Mecelle/Fransızca Kodifikasyon hareketleri .MKK/Düz Metin linkli

Bakınız

D Şablon:Mecelle/Mukaddime . MKK. 1.Kitap:Büyu' . 2.Kitap: .3.Kitap:. 4.Kitap:.5.Kitap:. 6.Kitap:. 7.Kitap:.8.Kitap:. 9.Kitap:. 10.Kitap:Şirket 11.Kitap. 12.Kitap:. 13.Kitap:.14.Kitap:İbra 15.Kitap:Dava KBVT. 16.Kitap:Kaza Mecelle/Resimler

Bakınız

D . Son:Ahmet Cevdet Paşa...Son:MC/1 MC/2... MKK Mecellenin Külli Kaideleri.... KSVİ KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ/Düz Metin..... Kitab-ı İkrar.... Kitab-ı Dava Kitab-ı Dava/Düz metin..... KBVT Kitab-ı Beyyinat ve Tehalif Şablon:KBVT... Kitab-ı Dava Şablon:Kitab-ı Dava.... Kitab-ı İkrar Şablon:Kitab-ı İkrar.... KBVT.... Kitab-ı Kaza Şablon:Kitab-ı Kaza Kitab-ı Kaza/Günümüz Türkçesiyle... Şablon:Kitâbü'l- vekalet Kitâbü'l-Vekâle..... KİTAB-I VEDİA züfer görüşlerine 5. kitapta yer verip tepki çekmesi üzerine mecelle'nin 6. kitabının hazırlandığı komisyondan birtakım entrikalarla uzaklaştırılır ve mecelle'nin en kötü kitabı da bu 6. kitaptır. bakarlar ki o'nsuz ellerine yüzlerine bulaştıracaklar, kendisini geri çağırırlar ve o kötü hazırlanan 6. kitap (kitab'ül vedia) toplatılır. Mecelle/Eleştiriler Mecelle/Mütealalar Mecelle/Mutealalar/Ebul Ula Mardin Mecelle cemiyeti Mecelle/Eşi sözlük seçmeleri MECELLE’NİN TA’DİL EDİLEN MADDELERİNİN İSLAM HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ


Mecelle/Günümüz Türkçesiyle İzah güzel Yetkin de çıkmış
Mecelle/Vecizeler Mecelle/BİBLİYOGRAFYA Mecelle/Hazırlanışı Mecelle/Mutealalar/Ebul Ula Mardin
ESK/Mecelle ESK/Mecelle/1-100 ESK/Mecelle/1-100/Kelime İzahlı Mecelle’nin üslûbu bir kânun kitabi olarak sâheserdir. Fesâhet ve belâgatla yazilmistir. Bilhassa basindaki 99 fikih kâidesinin çogu, dilimize ezberlenmesi kolay cümleler hâlinde girmistir. Bunlarda Ahmed Cevdet Pasanin akici ve düzgün ifâdesi hissedilmektedir. Fakat o devrin Türkçesi hakkinda ve o konularda bilgisi olmayanlar Mecelle’yi kolayca anlayamazlar. Mecelle’nin basindaki küllî (genel) kâidelerin çoğu, Islâm fakihlerinden Ibn-i Nüceym’in Esbah ve’n-Nezâir adli eseriyle Mecâmi Serhi’nden alinmistir. --- Mecelle/Fransızca Mecelle/Arabî
Osmanlıca Mecelle Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca Osmanlıca PDF mecelle
مجلة احكام عدلى Arapçası

Mecelle Esbâb-ı Mûcibe Mazbatası
Mecelle/Sadaretin Arzı ve İrade-i Seniyye
Mecelle/Mukaddime Majalla/Introduction Majalla/Part I
Mecelle'den seçme hükümler güzel medeni kanun hükümleri
Mecelle/Fransızca Mecelle/Rumca Mecelle/Boşnakça Mecelle/Osmani Mecelle/Türki Mecelle/Farisi Mecelle/Arabî Mecelle/English
• İddianame için: mütevatirin aleyhine Beyyine kabul olunmaz. Madde 73.md Hatası zahir olan zanna itibar yoktur
ŞERHLER:Mecelle şerhi Mecelle/Şerhleri MM hocası Atıf Bey şerhi - Archive org Atif bey mecelle Şerhi
Mecelle/VP Mecelle/WP Mecelle/WP Arabi
Mecelle-i Ahkam-ı Adliye
Tafsili Mecelle İcmali Mecelle İzahlı Mecelle Mecelle Taramaları
Mecal Mecal-ı şahsi Mecellat Megillah [1] Ester Esther Aşir Aşur Aysu Esau Isaiah Book of Esther [2] Ester kitabı [3]) :Hz.Muhammed as hakkında haberler vardır. İbni Kesir Peygamber olduğunu söyler.

Bakınız

D . Mecelle/Şerhleri Ali Haydar Efendi , Dürerül-Hukkâm (Osmanlica) Haci Resid Pasa , Rûhul-Mecelle , Mes’ud Efendi (Kayseri Müftüsü ) Mir’atül-Mecelle (Arapça ) G. Snopian (Fransiz Yazar) , Code Civil Ottoman

Bakınız

D. Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe İngilizce Fransızca MKK/Düz Metin . MKK/Düz Metin linkli MKK. Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi... Mecellenin külli kaideleri... Mecelle'den seçme hükümler... Majalla/ PART II... Mecelle/İlk 100 MADDE ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Türkçe kelime izahlı... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli.... ESK/Mecelle/1-100.... ESK/Mecelle/1-100/Kelime İzahlı.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli... MKK.. Mecellenin Külli Kaideleri.... Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi MKK/1-25 MKK/26-50 MKK/51-75 MKK/75-100

Bakınız

D . MKK. MKK1 . MKK/1-25.MKK/1-30.MECELLE. MC/Mukaddime MAKALE-İ ÛLÂ; İLM-i FIKHIN TARİF VE TAKSİMİ HAKKINDADIR . Definition of Jurisprudence: MC/1 . MC/2 . MC/3 . MC/4 . MC/5 . MC/6 . MC/7 . MC/8 . MC/9 . MC/10 . MC/7 MC/8 MC/9 MC/10 MC/11 MC/12 MC/13 MC/14 MC/15 MC/16 MC/17 MC/18 MC/19 MC/20 MC/21 MC/22 MC/23 MC/24 MC/25
MAKALE-İ SANİYE; KAVÂİD-İ FIKHİYYE BEYÂNINDADIR MC/2 - Bir işden maksad ne ise hüküm ona göredir. Yani bir iş üzerine terettüb edecek hüküm ol işten maksat ne ise ona göre olur.MC. 170, 769, 1240.; TMK. 1, 2, 3, 84, 114, 125.; TBK. 18, 20, , 41, 43, 48, 82, 83.; ZGB. 2., 3.; BGB. 157, 242, 932.; TCK. 45 MC/3 - Ukûdda itibar makâsıt ve maâniyedir, elfâz ve mebâniye değildir.MC. MC/262, MC/389, MC/648.; TMK. ı, 2, 3.; TBK ı, 18,25, 26, 154, 165, 178, 505.; MH. 314, Madde 4 - Şek ile yakin zâil olmaz.MC. MC/5, MC/6, MC/7, MC/8, MC/9, MC/10, MC/11, MC/12. Madde 5 - Bir şeylin bulunduğu hal üzere kalması asıldır.MC. MC/6, MC/10, MC/1685, MC/1776, MC/1777.; TMK IS Madde 6 - Kâdim kıdemi üzere zikrolunur.MC. MC/166, MC/1224, MC/1197.; MH. 48; TBK. 125 - 140. Madde 7- Zarar kadim olmaz.MC. MC/6 , MC/166, MC/1166, MC/1224; MH. 48.; TBK. 125 - 140. Madde 8 - Berâ'et-i zimmet asıldır.MC. MC/9, MC/612. Madde 9Sıfât-ı ârizada asl olan ademdir.MC/8, MC/332 Madde 10Bir zamanda sabit olan şeylin hilâfina delil olmadıkça bekâsıyla hükmolunur. MC MC/5, MC/1621, MC/1592. Madde 11 - Bir emr-i hâdisin akreb-i evkâtına izâfeti asıldır. MC MC/10, MC/5, MC/8; HUMK 299. Madde 12 - Kelâmda asl olan manây-ı hakîkîdir.MC. MC/13, MC/60, MC/61.; TMK ı, 2; TBK18. Madde 13 - Tasrih mukâbelesinde delâlete i'tibar yokdur.MC. MC/12, MC/772.; TBK. ı. 2:, HUMK. 234, Madde 14 - Mevrid-i nassda ictihâda mesâğ yoktur.MC. MC/15, MC/16, MC/167.; TMK. ı, 2; TBK 18. Madde 15 - Alâ hilâfi'l-kıyâs sâbit olan şey sâire makîsün-aleyh olamaz.MC. MC/14, MC/16. MC/1659. Madde 16 - İctihâd ile ictihâd nakz olmaz.MC. MC/14, MC/15.; TMK. 1; TCK. 44 Madde 17 - Meşakkat tesyîri celbeder.MC. MC/18, MC/19, MC/20, MC/205, MC/223, MC/396, MC/799.; TMK. 2 Madde 18 - Bir iş zîk oldukda müttesi olur.MC. MC/17. Madde 19 - Zarar ve mukâbele bi'z-zarâr yokdur.MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, 28, MC/29.; TMK. 41, 61, vd; Madde 20 - Zarar izâle olunur.MC. MC/19, MC/21, MC/22, MC/25, MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/30, MC/32, MC/998, MC/1201.; TBK 41 vd. Madde 21 - Zarûretler memnû' olan şeyleri mübah kilâr. MC. MC/22, MC/96, MC/97, MC/1007.; TBK. 52; TCK 49-50, 516/4. Madde 22 - Zarûretler kendi mikdarlarınca takdir olunur.MC.MC/21, MC/23.; TBK. 52; TCK. 49-50, 516/4 Madde 23 - Bir özür için câiz olan şey ol özrün zevâliyle bâtıl olur.MC. MC/22, MC/517. Madde 24 - Mâni' zâil oldukda memnû' avdet eder.MC. MC/19, MC/335, MC/345, MC/347, MC/372, MC/869, MC/870, MC/1647, MC/1653, MC/1654. Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz.MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52

Bakınız

D MKK/25-50 Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz. MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52 Madde 26 - Zarar-ı âmmı def için zarar-ı has ihtiyâr olunur. MC. MC/20, MC/27, MC/28, MC/29, MC/1325. Madde 27 - Zarar-ı eşedd zarar-ı ehaf ile izâle olunur. MC. MC/25, MC/26, MC/20, MC/902, MC/906, MC/1044, MC/1224, MC/1440.; TMK. 656, 661 vd. Madde 28 - iki fesâd te'âruz etdikde ehaffí irtikâb ile a'zamının çaresine bakılır. MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, MC/29, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 29 - Ehven-i şerreyn ihtiyâr olunur. MC. MC/21, MC/22, MC/26, MC/27, MC/28, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 30 - Def'-i mefâsid celb-i menâfi'den evlâdır. Madde 31 -Zarar bi-kadari'l-imkân def olunur. MC. MC/28, MC/29, MC/30, MC/532, MC/533.; TMK. 656 ve 661. Bu maddede bahsedilen kıyas, İslâm Huküku'nun ana kaynaklarından birisidir. Bibliyografi Ali Haydar, Mecelle şerhi, 1/67, Ömer Nasuhi, Hukûk-l İslâmiye, 1/171, vd. Zeydan, age. sil. vd. Madde 32 - Hâcet umûmî olsun husûsî olsun zarûret menzilesine tenzîl olunur. Bey ' bili-vefânın tecvîzi bu kabîldendir ki Buhara ahâlîsinde borç tekessür etdikçe görülen ihtiyaç üzerine bu mu'âmele mer'iyyü'l-icrâ olmuştur. MC. MC/21, MC/118, MC/205, MC/213, MC/396, MC/420. Madde 33 - Iztırar gayrın hakkını ibtâl etmez. Binâen-alâ-zâlik bir adam aç kalıb da birinin ekmeğini yese ba'dehû kıymetini vermesi lazım gelir. MC. MC/400, MC/1007.; TCK: 49-50/4; TBK. 52 Madde 34 - Alması memnû' olan şeyin vermesi dahi memnû' olur. TCK 64 67 MC MC/35 tbk 50 Madde 35 - İşlenmesi memnû' olan şeyin istenmesi dahi memnû' olur. TCK 64-67.; TBK 50.; MC. MC/34, MC/1818. Madde 36 - Âdet muhakkemdir. Yani hükm-i şer'iyi isbât için örf ve âdet hakem kılınır. Gerek âmm olsun ve gerek hâs olsun. MC. MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/41, MC/42, MC/43, MC/44, 45, MC/230, MC/251, MC/291, MC/450, MC/460, MC/469, MC/574, MC/575, MC/576, MC/1340, MC/1790, MC/188, MC/354, MC/495, MC/555, MC/622, MC/829.; TMK. 1/1, 590/11, 592/281, 285, 420, 423. Madde 37 - Nâsın isti'mâli bir hüccetdir ki anınla amel vâcib olur. I'MK ı; MC. MC/36, MC/168, MC/389, MC/495. Madde 38 - Âdeten mümteni' olan şey hakîkaten mümteni' gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/39, MC/40, MC/1589, MC/1629. Madde 39 - Ezmanın tegayyürü ile ahkâm'ın tagayyürü inkâr olunamaz. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/40, MC/244, MC/326, MC/596, MC/1716. Madde 40 - Âdetin delâletiyle ma'ânîy-ı hakîkî terk olunur. MC. MC/12, MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/61, MC/82, MC/912, MC/1584.; TMK ı, 2.; TBK. 18 Madde 41- Âdet ancak muttarid yâhut galip oldukda mu'teber olur. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/42, MC/240.; TMK ı Madde 42 - İ'tibâr galib-i şâyi'adır, nâdire değildir. MC. MC/41, MC/987.; TMK ı; HUMK 238 Madde 43 - Örfe ma'rûf olan şey şart kılınmış gibidir. TMK 1; TTK ı; MC. MC/36, MC/37, MC/41, MC/42, MC/461, MC/563, MC/596, MC/871 Madde 44 - Beyne't-tüccâr ma'rûf olan şey beynlerinde meşrût gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/790, MC/1463.; TMK 1/1, 2; TBK 18 Madde 45 - Örf ile ta'yîn nass ile ta'yîn gibidir, MC. MC/43, MC/44, MC/527, MC/528, MC/816, MC/1498, MC/1499.; TMK ı Madde 46 - Mâni' ve muktazi teâruz etdikde mâni' takdîm olunur. Binâen-alâ-zâlik bir adam borçlusu yedinde merhûn olan malını âhara satamaz. MC. MC/337, MC/350, MC/397, MC/96-MC/1192, MC/590-MC/1725, MC/756-MC/1192-MC/747, MC/1192-MC/1197, MC/1598-MC/1601. Madde 47 - Vücudda bir şeye tâbi' olan hükümde dahi ana tâbi' olur. tılmış olur. MC. MC/48, MC/50, MC/236, MC/903.; TMK. 619-622 Madde 48 - Tâbi' olan şeye ayrıca hüküm verilmez. Meselâ bir hayvanın karnındaki yavrusu ayrıca satılamaz. MC. MC/47, MC/216, MC/224, MC/856.; TMK. 619-622 Madde 49 - Bir şeye mâlik olan kimse ol şeyin zarûriyyâtmdan olan şeye dahi mâlik olur. Meselâ, bir hâneyi satın alan kimse ana mûsil olan tarîka dahi mâlik olur. MC. MC/232, MC/1194 Madde 50 - Asıl sâkıt oldukda fer' dahi sâkıt olur. MC. MC/81, MC/661, MC/662, MC/1527, MC/1530

Bakınız

D MKK; MKK3 MKK/51-75

Bakınız

D. MKK/75-100. MKK/4

Adobe Post 20190711 080718

Majalla/English

Bakınız

D Şablon:Majalla bakınız .Portal:Mecelle. Majalla. Mecelle/English [4]
AL-MAJALLA AL AHKAM AL ADALIYYAH (The Ottoman Courts Manual (Hanafi)) The Journal of The Verdicts of The Justice Mecelle/Dictionary ENG word .Mecelle/İngilizce/Düz metin Majalla 1. Sale (BUYU' 101-403 ). 2.Majalla/Book II BOOK II:Hire 404-611 . BOOK III: GUARANTEE


INTRODUCTION Definition and Classification of Turkic Jurisprudence MAXIMS OF TURKIC JURISPRUDENCE BOOK I BOOK II BOOK III BOOK IV BOOK V BOOK VI BOOK VII BOOK VIII BOOK IX BOOK X BOOK XI BOOK XII BOOK XIII BOOK XIV BOOK XV BOOK XVI
Mecelle/Fransızca Mecelle/Arabî Mecelle/Osmani Anadoluda hukuk bilinci

Azerbaycan Cumhuriyetinin Mülk Mecellesi
C1ff688de36687d49d19f70c55f8c691
Motivasyon Etkinliği - Yazar Hayati İnanç ile "Mecelle ve Ahmet Cevdet Paşa"

Motivasyon Etkinliği - Yazar Hayati İnanç ile "Mecelle ve Ahmet Cevdet Paşa"

MECELLE-İ AHKÂM-I ADLİYE

Sûret-i Hatt-ı Hümâyûn

Mûcebince amel oluna.

MECELLE ESBÂB-I MUCİBE MAZBATASI ASLI

   
Cquote1.svg
Mecelle'nin tedvînine niçin ihtiyaç duyulduğunu, tedvininde nasıl bir yol takip edildiğini, o günlerde adliyenin ne durumda olduğunu, zamanın kanun ve mevzuatını bize kısaca hülâsa etmiş olması bakımından, 8 Zilhicce 1285 (29 Mart 1869)'da Meclis-i Vükelâ'ya sunulan Mecelle Cemiyeti'nin hazırladığı bu "Esbâb-ı Mûcibe Mazbatası”nın aslını ve sadeleştirilmiş metni verilmektedir.
   
Cquote2.svg
İrade-i Seniyye Tarihi: 8 Muharrem 1286 (20 Nisan 1869) 8 Zilhicce 1285 (Düstur, I. Tertip, Cilt. ı. Sahife, 30-38, 1289 Tabii).

Mecelle'nin mukaddimesi iki makaledir. Birinci makale hukûk ilminin tarifidir. İkinci makale ise "Kavâid-i Fıkhiyye” başlığı altında ziredilen 99 genel kâideyi havidir. (Mecelle'nin Esbâb-ı Mûcibe Mazbatası, Eşyâ ve Borçlar Hukûku Kısmı'nda zikredilmiştir. Zira mazbata, ilk yüz madde ve Kitâbü'l-Büyû', üçü beraber padişaha arzedilmiş ve hepsi de aynı anda kânûnlaşmıştır).

Mecelle Esbâb-ı mucibe mazbatası aslıEdit

"Muhat-ı ilm-i ali-i vekâlet-penahileri buyurulduğu üzere ilm-i fıkhın emr-i dünyaya taalluk eden ciheti münâkehât ve mu'âmelât ve ukûbât kısımlarına münkasim olduğu gibi milel-i mütemeddinenin kavanin-i esasiyesi dahi bu uç kısma taksim ve mu'âmelat kısmı kanun-ı medeni deyu tevsim olunur. Fakat bu asırlarda mu'âmelat-ı ticariyye pek ziyade tevessü' eylemiş olduğundan poliçe ve iflas gibi pek çok hususlarda kanun-ı asliden istisnâ' olunmuş ve bu mesâ'il-i istisnâ'iyeyi havi başkaca bir de Ticâret Kanunnamesi tanzim kılınmıştır ki, hususat-ı ticariyede mamulün bih olub cihat-ı sairede yine kanun-ı medeniye müracaat kılmur. Mesela bir mahkeme:i ticâretde ticâret kanunu hükmünce rü'yet olunan bir davanın rehin ve kefâlet ve vekâlet gibi bazı hususiyyat-ı müteferriasında kanun-ı asliye müracaat olunuyor. Ceraimden neş r et eden hukuk-ı âdîye davalarında dahi bu minval üzere mu'âmele ediliyor. Kanun-ı medenîye mukabil Devlet-i Aliyye'de kadîmen ve hadisen pek çok kavanin ve nizâmat yapılmıştır. Ve eğerçi bunlar kaffe-i mu'âmelatın fasl ve tesviyesine kafi değil ise de, ilm-i fıkhın mu'âmelat kısmı bu hususda olan ihtiyacata kafi ve vafidir. Ve deavinin şer' ve kanuna havâlesince bazı müşkilat görülmekde ise de Temyîz-i hukuk meclisleri hükkâmın taht-ı riyasetlerinde bulunarak umur-ı şer'iyeyi şer'an rü'yet ettikleri gibi mecâlis-i temyîzde nizâmen rü 'yet olunan maddeler dahi anların marifetiyle fasl ve bu misillü müşkiller hall olunmaktadır. Şu kadar ki, kava-

2 nin ve nizâmat-ı mülkiyenin asıl ve mercii, ilm-i fıkıh olarak nizâmen rü'yet olunan mevâddın dahi nice hususat-ı müteferriası mesâ'il-i fıkhıyeye tatbik ile fasl ü hasm oluna gelüb mecâlis-i temyîz azası ise mesâ'il-i fıkhıyeye müttali olmadıklarından guya hâkim efendiler kavanin ve nizâmat-ı mevzuanın haricinde olarak mürafaatı istedikleri kalıba döküyorlar nazarıyle bakıb bir takım süizanlara zehab ile güftuguya bais oluyorlar. Ve nüvvab efendiler içinde ma'lumat ve liyakat-ı kafiyesi olmamak hasebiyle ba'zan şer' ve kanunun haricinde iş görmeğe tasaddi edenler olduğundan, bu dahi o misillu kil ü kale kuvvet vererek ehil ve erbab olanları dahi avam-ı nasın su-i zannından kurtulamıyor. Devlet-i Aliyye'nin ticâret mahkemelerinde dahi Ticâret Kanunname-i Hümayünu düstur'ul-amel olub davanın ticârete taalluk etmeyen hususat-ı müteferriasında azim müşkilat çekilmektedir. Şöyle ki, Avrupa kanunlarına müracaat olunsa, çünkü bunlar ba irade-i seniyye mevzu' kavanin olmadığından mehâkim-i Devlet-i Aliyye'de medar-ı hükm olamaz. Şer’a havâle olundukda dahi mehâkim-i Şer'iyye o misillü hususat-ı müteferriada mürafaayı esasından tutmağa mecbur olur. Halbuki iki mahkemenin usul-i muhâkemesi esasen muhtelif olduğundan bittab' işde çatallık peydah olduğu cihetle bu misillü hususatda mehâkim-i ticâretten mehâkim-i Şer'iyyeye müracaat edilemiyor. Mehâkim-i ticâret azası kütüb-i fıkhıyeye müracaat etsün denilirse bu dahi kabil değildir. Zira fenn-i fikha intisab hususunda anlar dahi mecâlis-i temyîz azasıyle hem-haldir.

İlm-i fıkıh ise, bir bahr-i bî-payan olub bundan dürer-i mesâ'il-i lâzımeyi ıstınbat ile hall-i mes'ele edebilmek hayliden hayli maharet ve melekeye mevkufdur.

Alelhusus mezheb-i Hanefi üzere tabakat-ı mütefavitede pek çok müctehitler gelüb ihtilâfât-ı kesire vuku' bulmuş ve fıkh-ı Hanefi fıkh-ı Şafii gibi, tenkih edilemeyüb pek müteşaib ve müteşettit olmuştur. İşte bunca akvâl-i mütehâlife içinde kavl-i sahîhi temyîz ile havâdîisin ana tatbikinde azîm usret vardır. Kaldı ki, tebeddül-i a'sar ile örfü âdete mübteni olan mesâ'il-i fıkhıye dahi tebeddül eder. Mesela kudema-i fukaha indinde iştira olunacak hanenin bir odasını görmek kafidir. Ve müteahhirin indinde her odasını görmek lâzımdır. Bu ise an delilin bir ihtilâf olmayub belki inşaat hakkında örf ü âdetin ihtilâfından neşet etmiştir ki, mukaddema hanelerin her odası bir tarz üzere yapılageldiğinden bir odasını görmek sairîni görmekten muğni imiş. Muahharen hanelerin odaları muhtelif yapılmak âdet olduğundan her odasını görmek lâzım gelmiştir. Hakikat-ı halde lâzım olan keyfiyet ise, maksad-ı şiraya göre bir ilm-i kâfi hâsıl etmekten ibaret olmasıyla asıl kâide-i şer'iye tağayyür etmeyüb fakat bunun havadise emr-i tatbiki tebeddül-i ahval-i zaman ile tebeddül ediyor. Bu misillü ihtilâf-ı zaman ile ihtilâf-ı bürhan beynini fark ve temyîz etmek dahi hayli dikkate muhtaçtır. Mesâ'il-i fıkhıyeyi ihata ile gavrına ıttıla ise pek güçtür.

Ve bir aralık mesâ'il-i fıkh-ı Hanefiyi cem' ve ihata etmek üzere asrın fukaha ve füzelası cem' edilerek Tatarhaniye ve Fetâvây-ı Cihangiriyye gibi kitâblar telifine himmet olunmuş ise de, yine bil-cümle füru'-i fıkhıye ve ihtilâfât-ı mezhebiyye

3

hasr ve ihata edilememiştir.

Ve fil-vak' kütüb-i fetâvâ havadisin kavâid-i fıkhıyeyi tatbikine dair verilmiş olan fetvaları havi muellefat demek olup halbuki bunca asırlardan beri Sadat-i Hanefiyye tarafından verilmiş olan fetvanin Cem ve ihatasi ne kadar düş var olduğu muhtac-ı beyan değildir. Binaenaleyh İbn-i Nüceym bir takım kavâfid ve mesâ'il-i külliyeyi cem' ederek bunların tahtında füru-ı fıkhı ala vechil-ihata derc eylemek yolunda bir güzel çığır açmış ise de, andan sonraki asırların alim ve fakih yetiştirmek yolunda evvelki semehati görülemediğinden anın isrine iktîfâ ile açmış olduğu çığırı şehrah edebilecek zatlar zuhuru ile bu yolda bezl-i cehd eylemelerine müsait olmamıştır. Ve şimdi ise, her tarafta ulum-ı şer'iyede maharetli zevata nedret geldiğinden mehâkim-i Zizamiyede ledel-îcâb kütüb-i fıkhıyeye müracaatla hall-ı şüphe edebilecek aza bulundurmak şöyle dursun memâlik-i mahrûlsede kain bu kadar mehâkim-i Şer'iyyeye kuzat bulmak müşkil olmuştur.

Binaen ala zalik ihtilâfâttan arî ve yalnız akvâl-i muhtâreyi havî olmak üzere mu'âmelat-ı fıkha dair sehl'ül-me'haz bir kitâb yapılsa herkes kolaylıkla mütala'a ederek mu'âmelatını ana tatbik ve böyle mazbut bir kitâb olduğu halde naib efendilere azim faidesi olacağı gibi Mecâlis-i Nizâmiyye azasiyle emr-i idarede bulunan me'murîn dahi bil-mütala'a mesâ'il-i şer'iyeye intisabile ledel-îcâb işlerini vüs'leri mertebe şer'-i şerife tevfik ederler ve hem mehâkim-i Şer'iyyede mu'teber ve mer'i ve hem de Mecâlis-i Nizâmiyyede hukuk davaları içün kanun vaz'ından müstağnî olur mütala'asına mebni öyle bir eser-i celilin vücuda gelmesi hayl-i vakitden beri arzu olunur bir keyfiyet olub hatta bunun içün Meclis-i Tanzîmât dairesinde bir cemiyet-i ilmiye teşkil edilmiş ve haylice mesâ'il yazılmış iken hayyiz-i fi'ile gelemeyüb bu dahi الامور مرهونة بالوانها hükmünce tesisi ehem olan bir çok mevâdd-ı hayriye gibi mağbut-ı asar olan asr-ı mehasin-i hasr-ı hümayuna kalmışdır.

Muvaffakıyet-i celile-i hazret-i padişahî semere-i feyz-behresi olarak müşahed-i a'yün-i iftihar olan bunca asar-ı hasene sırasında bu dahî husule gelmek üzere ilm-i fıkıhdan asrm ihtiyacatına göre ruz-merre zuhura gelen mu'amelatın tatbikine kafi olabilecek öyle bir eser-i hayrın vücuda getirilmesi emr-i ehemm âcizlerine havale buyurulmuş olduğundan ber-mûceb-i irade-i Aliyye Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye dairesinde bil'ictima fıkhın mu'âmelat kısmından kesirül-vuku' ve mu'âmelat-ı asra göre bedihiyyül-lüzûm olan mevad hakkında sadat-ı Hanefiyenin akvâl-i mu'teberesi cem' edilerek müte'addid kitaplara taksim ve Ahkâm-ı Adliye ismiyle tevsim olunmak üzere bir Mecelle tertibine bil-ibtidar mukaddimesiyle kitâb-ı evveli hitam bularak bir nüshası zat-ı hakayık- ayat-ı hazret-i Fetva-penahiye verildiği gibi ilm-i fıkıhda maharet ve ma'lûmat-ı kafiyesi olan diğer bazı zevat-ı fihame dahi birer nüshası bil-'ita olunan ihtarat üzerine ta'di lat-ı lâzıme icra olundukdan sonra tebyîz ile huzur-ı hakayık-zuhur-ı vekâletpenahllerine arz olundu.


Bunun lisanı arabiye nakil ve tercemesi derdest olduğu gibi, diğer kitaplar dahi Cem ve telif olmak üzeredir. Bil mutela'a muhat ilmi ali buyurulur ki, mukaddimenin 2. Makalesi ibni nüceym ile onun mesleğine salik olan fukahanin cem' eyledikleri kavaidi fikhiyye olup hükkam i şer' bir nakl-i sarih bulmadikca yalnız bunlarla hükmedemez. Lakin mesaili fıkhiyenin inzibatına külli kaideleri olarak erbabı mütalaa mesaili edillesiyle zapt etmiş olurlar ve memurini saireye her hususta merci olabilir. ve bunlarla bir adam muamelatını mehma imkan şer'a tevfik ve takrib edebilir. Binaenaleyh kitap yahut bab ünvanı ile yazılmayıp mukaddemeye derc olunmuştur. Kütübü fikhiyede ekseriya mesâ'il ile mebadi mahlut olarak zikr olmuş ise de bu mecellede her kitaba müteallik olan ıstılahat ol kitabın mukaddimesi olmak üzere zikr olunarak mesaili sazice tertip üzere yapılip fakat bu mesaili esasiyeyi izah zımnında misal olarak kütübü fetva dan bir hayli mesail derc ve ilave olunmuştur.


Fî zamanina cereyan eden ahz ve i'ta ekseriya bazı şeraite merbut olub mezheb-i Hanefide ise, sulb-i akidde dermeyan olunan enva-i şeraitin ekseri beyli müfsid olduğu cihetle Kitâb'ül-Büyüun en mühim mebhası bey' biş-şart faslı olarak cemiyet-i acizanemizce pek çok bahs ve münazarayı mücib olduğundan mübâhasat-ı cariyenin hülasası bervech-i ati irad olunmak münasib gölülmüştür.

Bey'-i biş-şart hakkında ekser müçtehidîn akvâli yekdiğere muhalifdir. Mezhep-i Mâlikîde müddet-i cüz'iye içün ve mezheb-i•Hanbelîde alel-ıtlak bâyi' kendisi içün mebî'de menfeat-ı mahsusa şart edebilir. Lakin bâyi'de bu salahiyet olub da müşteri tarafında olmaması rey ve kıyasa muhalif görünür. imam-ı Azam rahmetullahi aleyh Hazretleri ile hem-asır olub da muahheren etbaı münkarız olan müçtehidlerden İbn-i Ebi Leyla ile İbn-i Şübrüme rahmetullahi aleyhima Hazreteyni dahi bu hususda yekdiğere zıdd-ı tam olarak birer rey'de bulunmuşlardır. Şöyl e ki, İbn-i Ebi Leyla indinde alel-umum bey' ve şart fâsid ve İbn-i Şübrüme indinde alelıtlak hem bey' hem de şart câ'izdir.

Mezheb-i İbn-i Ebi Leyla المسلمون عند شروطهم hadis-i şerifine mübâyin görünür. İbn-i Şübrüme mezhebi bu hadis-i Şerife tamamıyla vakfı kesede bayi' ve müşteri icrası caiz ve Kabil olmayan şartlar dermeyan edilebilub şarta riayet ise bi kaderil imkan olmak fukaha indinde müsellemattan olmasıyla şarta riayet meselesi tahsis ve istisna kabul eder bir kaidedir. Binaen ala zalik mezheb-i Hanefide bir tariki mutavassıt ittihaz olunarak Bey'in şeraiti caiz ve mürşid ve lağv diye üç kısma Taksim olmuştur. Şöyle ki , akti bey'in muktezasından olmayıp yahut muktezayı aktı bey'i teyid etmeyip de Ehad i tarafayne nafi olan şart müfsit ve ana muallak olan Bey' fâsid olur. Ve bir tarafa nefi olmayan şart ile Bey' sahih ve şart lağvdır. Zira bey' ve şira'dan maksat temlik ve Temellük hususu yani Bila mani ve muzahim müşterinin mebie ve bayi'in semene Malik olması keyfiyetidir. Halbuki bir tarafa Nafi olan şartın icrasını ol taraf talip ve tarafı aher ondan harib olarak münazaaya mebni olabilir. Bu surette ise akdi beyi' tamam olmamış demek olur.

5 Fakat örf ü âdet münazaayı katı' olduğundan alel-ıtlak şart-ı mütearef ile bey' tecviz olunmuşdur.

Mu'âmelat-ı ticariyye ber-vech-i meşrûh zaten müste'sna bir halde olub esnafın ekserisinde dahi birer mu'âmele-i mütearefe takarrur etdiğine ve örf-i tari dahi mu'teber olduğuna nazaran fesadı mevzu-ı bahs olacak yalnız bir takım müteferrik ve müteşettit alış veriş edenlerin hâric-ez-örf ve âdet etdikleri şartlar kalub bunların dahi çendan değeri ve bahs götürür yeri olmadığından mu'âmelat-ı asrın teysiri içün mezheb-i Hanefinin haricinde olarak İbn-i Şübrüme mezhebinin ihtiyârı münasib görülmeyüb sair fasıllarda olduğu gibi Bâb-ı evvelin dördüncü faslında dahi mezheb-i Hanefi üzre beyli müfsid olmayan şartların beyanıyla iktîfâ olunmuşdur.

Elhâsıl bu Mecelle'de mezheb-i Hanefinin haricine çıkılmayub mevâdd-ı mündericesinin ekseri el-haletü hâzihi fetvahânede mu'teber ve ma'mülün-bih olduğu cihetle bunlar hakkında bahsel üz û m görülmez. Fakat yine fukahây-ı Hanefiyeden bazı fühûl-i eimmenin akvâl-i mu'teberesi nasa erfak ve maslahat-ı asra evfak olmak hasebiyle ihtiyâr olunmuş idüğinden bunların me'haz-ı makbule ve Esbâb-ı mûcibesi ber vech-i ati beyan olunur. Yüz doksan yedinci ve ikiyüz beşinci maddeler mûcibince ma'dûmun bey'i sahîh değildir. Halbuki gül ve enginar gibi şukufe ve sebze ve meyve mahsulatı mütalahikul-vürûd olarak bazı efradı zuhur etmeden diğer bazı efradı husule gelüb geçer olduğu cihetle ekseriya bu misillülerin zuhur etmiş ve edecek olan mahsulatı toptan olarak satılmak örf ü âdet olmuştur. Ve bu misillü mahsulatda mevcuda teb'an ma'dûmun dahi beraber olarak toptan satılmasını İmâm Muhammed Bin Hasan Eş-Şeybani rahmetullahi aleyh Hazretleri istihsanen tecviz buyunmış ve İmâm Fazlî ve Şemsül-eimmetil-Hulvani ve Ebu Bekir Bin el-Fazl rahmetullahi aleyhim anın kavliyle ifta etmiş olduklarından ve nası bu misillü örf ve âdetlerinden geçürmek kabil olamayub, halbuki mu'âmelat-ı nası fesada nisbetden ise mehma-emken sıhhate hamletmek evlâ olduğundan bu Mecelle'de dahi kavl-i Muhammed bit-tercih ikiyüz yedinci madde ana muvafik olarak yazılmıştır.

Hakk-ı mürûr ile hakk-ı şirb'in arâzî ve kanevata teb'an satılmasında diyecek olmayub müstakillen satılmasında ihtilâf vardır. Fakat bu hususda dahi meşayih-i Belh kavli nasm mu'âmelatınca mûcib-i teysir olunduğundan bil-ihtiyâr müstakillen satılmalarının sıhhati sureti tercih ile ikiyüz on altıncı madde ana tevfik edilmiştir.

Subra mes'elesinde mesela kilesi şu kadar kuruşa olmak üzere bir yığın buğday satıldıkda İmâm-ı Azam rahmetullahi aleyh hazretlerinin indinde yalnız bir kilesi hakkında bey sahîh olur. Ve İmâmeyn rahmetullahi aleyhima indlerinde 01 yığın tamamen satılmış olarak kaç kile çıkarsa ana göre semeni verilmek lâzım gelüb mulâmelat-ı naşi teysir etmek hasebiyle sâhib-i Hidaye gibi nice fukaha dahi bu hususda anların kavlini ihtiyâr eylemiş olduklarından ikiyüz yiıminci madde ol minval üzere tahrir kılınmıştır. İmâm-l Azam hazretlerinin indinde hıyâr-ı şartlın müddeti üç günden fazla

6

olamayub İmâmeyn indinde ise her kaç gün mukavele olunursa câ'iz olduğuna ve bu hususda dahi anların kavli hal ve maslahata evfak görüldüğüne mebni ihtiyâr olunarak üçyüzüncü maddede müddet mutlak olarak derc olunımışdur.

Hıyâr-ı nakidide dahi bu ihtilâf cari olub bunda müddetin ıtlakl hususunda İmâm Muhammed aleyhir-rahmet'üs-samed Hazretleri münferit ise de masla hat-ı nasa evfak olmak hasebiyle anın kavli ihtiyâr olunarak üç yüz on üçüncü madde dahi filan vakte kadar deyu müddet ıtlakl üzre bırakılmıştır.

İmâm-ı Azam hazretlerinin indinde istisnâ'en mün'akid olan bey'den müstasni' rücu edebilür ise de İmâm Ebu Yusuf rahmetullahi aleyh hazretlerinin indinde masnû' tarife muvâfık olduğu halde rücu edemez. Şimdi ise alemde pek çok kârgahlar yapılarak bunca toplar ve tüfenkler ve vapurlar mukavele ve sipariş ile yaptırılagelüb istisnâ' keyfiyeti mesalih-i cesime-i cariyeden olmasıyla mustasni'in akd-i istisnâ'ı feshte muhayyer olması nice mesalih-i cesimeyi ihlal edeceğinden ve istisnâ' hususu hilaf-ı kıyas olarak örf-i nasa mebni istihsanen meşrû' olan seleme makis ve örfe müstenid bir keyfiyet olduğundan maslahat-ı asra nazaran İmâm Ebu Yusuf kavlinin ihtiyârınal üz û m görülerek üç yüz doksan ikinci madde ana muvafık olarak yazılmıştır.

Mesâ'il-i içtihadiyede İmâm'ül-müslimin Hazretleri herkangı kavl ile amel olunmak üzere emr ederse mûcebince amel olunmak vacib olduğundan ma'rûzat-l mebsuta nezd-i hakayık-vefd-i vekâlet-penahilerinde dahi karîn-i tasvib buyu rulduğu halde Mecelle-i melfûfenin balası hatt-ı hümayûn-ı hazret-i hilâfet-penahi ile tevşih buyurulmak babında emr ü ferman hazret-i men leh'ül-emr'indir.

8 Zilhicce 1285 ve 10 Mart 1285

Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırı Ahmed Cevdet Evkâf-ı Hümayun Müfettişi Seyyid Halil

Şura-yı Devlet azasından Seyfeddin

Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye azasından Seyyid Ahmed Hulûsi

Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye azasından Seyyid Ahmed Hilmi

Şura-yı Devlet azasından Mehmed emîn

Cemiyyet Azâsından İbn Âbidinzâde Alâeddin.

Şablon:Klasik Hukuk Metinleri

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.