FANDOM


islam hukukunun genel kuralları [Kelime anlamlı, açıklamalı, örnekli ve tasnifli] Emrah Çelik [Kokkedal,!Danimarka] 03/01/2007 II MECELLE&İ AHKAM&I!ADLİYYE 1869–1876! yılları! arasında! Ahmet! Cevdet! Paşa! başkanlığındaki! bir! heyet! tarafından! bölüm! bölüm! hazırlanarak! kabul! edilen,! İslam! dünyasının! ilk! ve! en! önemli! medeni! kanunu.! Bir! giriş ile! 16! bölümden!oluşmuştur!ve!1851!madde!içerir. AHMET!CEVDET!PAŞA!(1822!– 1895) Osmanlı! devlet! adamı,! tarihçi! ve! hukukçu.! 12! ciltlik! bir! Osmanlı! tarihi! yazmış,! MecelleNnin! hazırlanmasında!önemli!rol!oynamıştır. İlköğrenimini! LofçaNda! yaptı.! 1839Nda! İstanbulNa! gelerek! FatihNteki! Paşaoğlu! Medresesi’ne! girdi.! Burada!öğrenimim!sürdürürken!bir!yandan!da!tarih,!coğrafya,!astronomi,!matematik!gibi!alanlarda! özel! ders! aldı! ve! Fransızca! öğrendi.! Medreseyi! 1844Nte! bitirdikten! sonra! Premedi! (bugün! ArnavutlukNta)! kazası! kadılığına! atandı.! 1845Nte! “İstanbul! rüusu” alarak! müderris! oldu.! 1846Nda! Sadrazam!Mustafa! Reşid! PaşaNnın! yanında! görevlendirildi.! Bu! tarihten,! paşanın! vefat! ettiği 1858Ne! değin!hukuksal!konularda!danışmanlık!yaptı.! 1849Nda,!olağanüstü!görevle!BükreşNte!bulunan!Fuad! EfendiNnin! (Paşa)! yanına! gönderildi.! 1850Nde! Meclis]i! Maarif! üyeliğiyle! birlikte! Darülmuallimin! müdürlüğüne!atandı.!1851Nde!yeni!kurulan!Encümen]i!Daniş üyeliğine!getirildi.!Bu!kurul!tarafından, Osmanlı!Devleti’nin!1774Nten!sonraki!tarihini!yazmakla!görevlendirildi.!1855Nte!vakanüvisliğe!atandı.! 1856Nda!Galata!kadısı!oldu.!1857Nde!“Mekke” payesi!aldı. Fransızca,! Farsça! öğrenmiş,! bunun! yanı sıra! matematik,! felsefe,! kozmografya ve! tabii! ilimler! üzerinde! de! çalışmış olup, dönemin! ünlü! bir! hukukçusudur.! Kadılık,! Divan]ı! Ahkâm]ı! Adliye! Reisliği! yapmıştır. “Mecelle]i! Ahkâm]ı! Adliyye”! isimli! hukuk! metnini! oluşturanların! başında! gelmiştir.!Divan]ı!Ahkâm]ı!Adliye!Reisliği,!bakanlığa çevrilince!ilk!adalet!bakanı!olmuştur.!Beş kez! adalet! bakanlığı,! üç! kez! eğitim,! iki! kez! evkaf,! bir! kez! dâhiliye,! ticaret! ve! ziraat! bakanlıklarında! bulunmuştur.!“Tarih]i Cevdet”!en!önemli!eseridir. III 1- “İlm&i!fıkh,!mesâil&i!şerHiyye&i!ameliyeyi!bilmektir.” İlm]i!Fıkh:!Fıkıh!ilmi Mesail:!Meseleler Mesâil]i!şerNiyye]i!ameliye:!Amellerle!ilgili!şer’i / hukuki!meseleler 2- “Bir!işten!maksat!ne!ise!hüküm!ona!göredir.” Örnek: • Yitik!bir!malı!koruyup!sahibine!verme!niyetiyle!alan!kişinin,!malın!helak!olması!halinde!onu! tazmin!etmesi!gerekmezken;!söz!konusu!malı!sahiplenme!niyetiyle!almış olması!halinde!tazmini! gerekir. • Bir!devlet!büyüğüne!ibadet!niyetiyle!secde!edilmesi!küfür,!bunun!saygı!amacıyla!yapılmış olması!sadece!günah!olarak!görülmüştür. 3- “Ukudda!itibar!mekasıd!ve!meaniyedir;!elfaz!ve!mebaniye!değildir.” Ukud:!Akitler,!anlaşmalar Mekasıd:!Maksatlar Meani:!Manalar Elfaz:!Lafızlar,!sözler,!cümleler Mebani:!Açıklamalar Bu!madde,!niyet!ile!ifade!arasında!aykırılık!bulunduğu!zaman!geçerlidir.!Yoksa!lafız!tamamen!bir! kenara!atılacak!değildir. Ayrıca!bu!madde,!lafızların!asıl!manalarından!başka!manalarda!da! kullanılabileceği!göz!önüne!alınarak!tespit!edilmiştir. Kaidede!“ukud”!kaydının!bulunması,!yeminlerle!ilgili!hükümleri!istisna!etmek!içindir;!zira!yeminler! amaca!göre!değil,!kullanılan!lafızlara!göre!değerlendirilir. Kısastan!af!gibi. Örnek: Bir!kimse!usulü!dairesinde!tanzim!ettiği!senette!“Şu!malımı!oğlum!AhmetNe!hibe!ediyorum.! Sağ olduğum!müddetçe!bu!malda!tasarruf!edeceğim, ben!öldükten!sonra!oğlum!Ahmet!tasarruf! edecek!ve!diğer!varislerim!müdahale!etmeyecektir.”!demiş olsa,!“hibe!ediyorum”!tabiriyle!bu! tasarrufun!hibeye!hamli!mümkün!ise!de!“Ben!sağ olduğum!müddetçe!tasarruf!edecek”!ibaresinin! delaleti!ile!maksadın!vasiyet!olduğu!anlaşılır. 4- “Şekk!ile!yakin!zail!olmaz.” Şekk:!Bir!şeyin!varlığına!ve!yokluğuna!eşit!derecede!kani!olmak IV Yakin:!Bir!şeyin!varlık!veya!yokluğundan!birine,!bir!delil!sebebiyle,!aklın!kesin!olarak!veya!kuvvetli! bir!zanla!karar!vermesi Zail!olmak:!Yok!olmak Yani:!Var!olduğu!yakinen!bilinen!bir!şeyin!aksine!kesin!delil!bulunmadıkça,!sonradan!meydana! gelen!bir!şüphe!ve!tereddütten!dolayı!onun!yok!olduğuna!hükmedilmez;!yakin,!ancak!yakin!ile!zayi! olur. Örnek : • Abdestli!olan!bir!kişi,!abdestinin!bozulup!bozulmadığından!şüpheye!düşse,!abdestinin! bozulduğuna!dair!kesin!bir!bilgi!olmadıkça!bu!şüpheye!itibar!edilmez,!bu!abdestle!kıldığı!namazlar! sahih!kabul!edilir. • Bir!kimse!“Filan!şahsa!zannımca!şu!kadar!lira!borcum!vardır”!dese!bununla!borç!sabit! olmaz. 5- “Bir!şeyin!bulunduğu!hal!üzere!kalması!asıldır.” Yani:!Geçmişte!sabit!olduğu!kesin!olarak!bilinen!bir!şeyin,!aksine!bir!delil!bulunmadıkça!geçmişteki! haline!itibar!edilir. Örnek: Kayıp!kişinin!hayatta!olduğu!geçmişte!kesin!olarak!bilinmekte!iken,!öldüğüne!dair!kesin!bir! delil!bulunmadıkça!hayatta!olduğu!kabul!edilir.!Dolayısıyla,!bu!durumdaki!kişinin!ölümüne!dair! kesin!bilgi!elde!edilmedikçe,!malları!mirasçılarına!paylaştırılamaz. 6- “Kadim!kıdemi!üzerine!terk!olunur.” Kadim:!Başlangıcını!kimsenin!bilmediği!şey,!eski. Kıdem:!Eskilik Örnek: Bir!evin!yağmur!suları,!eskiden!beri!komşusunun!bahçesine!akmaya!devam!ettiği!halde,! komşusu,!“bundan!sonra!akıtmam”!diyemez.!Çünkü!bu!uygulama!“kadim”!olmuştur. 7- “Zarar!kadim!olmaz” Örnek: Yayaların!geçişini!engelleyecek!şekilde!yapılmış balkonlar,!kamu!sağlığını!tehdit!eden! kanalizasyon!ve!çöplükler,!ne!kadar!eski!uygulamalar!olursa!olsun!kaldırılır!veya!tamir!edilip! zararları!giderilir. 8- “Bir!zamanda!sabit!olan!şeyin!hilafına!delil!olmadıkça!bekasıyla!hükmolunur.” Hilafına:!Aksine,!tersine. Beka:!Kalıcılık V Örnek: Bir!kimsenin!başka!birine!borçlu!olduğu,!ikrar!veya!başka!bir!delille!sabit!olduktan!sonra!bu! şahıs,!borcunu!ödediğini!veya!kendini!bu!borçtan!ibra!edildiğini!iddia!etse,!söz,!yeminle!birlikte! alacaklıya!ait!olur. 9- “Bir!emr&i!hâdisin!akreb&i!evkatına!izafeti!asıldır.” Emr]i!Hadis:!Sonradan!gerçekleşen olay,!iş. Akreb]i!evkat:!En!yakın!vakit İzafet:!Bağlantı kurmak Konu,!yeni!ortaya!çıktığı!kabul!edilen!durumun!ortaya!çıkış tarihi!ile!ilgilidir.!Mevcut!durumun! sonradan!mı!meydana!geldiği,!yoksa!eskiden!beri!mi!var!olduğu,!tartışma!konusu!değildir. Örnek: Bir!kimsenin,!ölmeden!önce!bir!ikrarda!bulunduğu!sabit!olsa,!bu!ikrarın!ne!zaman!meydana! geldiğinde!anlaşmazlık!çıkması!halinde,!aksine!bir!delil!olmadığı!sürece!bu!ikrarın ölüm!hastalığı! (maraz]ı!mevt)!esnasında!meydana!geldiğine!hükmedilir. 10- “Beraet&i!zimmet!asıldır.” Beraet]i!zimmet:!Kişinin!temiz!ve!borçsuz!olması Örnek: • Ödünç!alan!kişi,!ödünç!malı!iade!ettiğini!iddia!ederse,!bu!kaide!gereği!onun!sözüne!itibar! edilir. • Bir!kimse!başkasının!malını!telef!ettiğinde,!bunun!miktarı!konusunda!taraflar!ihtilaf! etmişlerse,!söz!telef!edene!ait!olur.!Çünkü!telef!eden,!karşı!tarafın!ileri!sürdüğü!fazlalığın! zimmetindeki!varlığını!inkar!etmektedir.!Beraet]i!zimmet!asıl!olması!hasebiyle,!iddia!ettiği!fazlalığın! ispatlanması!için!mal!sahibinden!delil!getirmesi!istenir. 11- “Sıfat&ı!arızada!asl!olan!ademdir.” Sıfat:!Asli!ve!arızi!olmak!üzere!ikiye!ayrılır.!Hayat,!sağlık!gibi,!bir!şeyin!zatıyla!kaim!olan!sıfatlar,! “asli”!sıfatlardır.!Mesela!hayat,!insanın!sıfatıdır!ve!hayat!olmazsa!insan!yaşayamayacağı!için!bu!sıfat,! asli!sıfattır.!Ticaret!malının!kusurlu!olması!gibi,!sonradan!meydana!gelen!sıfatlar!ise!“arızi”!olarak! değerlendirilir. Adem:!Yokluk Örnek:!Bir!kişi!başkası!hakkında,!o!kimsenin!kendisiyle!bir!sözleşmesi!olduğunu!veya!malını!telef! ettiğini!ya!da!bir!suç!işlediğini!iddia!eder,!o!da!inkar!ederse,!davacı!iddiasını!ispatlayıncaya!kadar! söz,!davalının!olur.!Çünkü!iddia!edilen!şeyler!için!önceden!gerçek!olan!asli!durum,!‘yokluk’tur. 12- “Kelamda!asl!olan!manayı!hakikidir.” Asl!olan:!Tercih!edilen Manayı!hakiki:!Gerçek!anlam,!sözlük!anlamı;!bir!söz!duyulduğunda!akla!gelen!ilk!anlam. VI Mecaz:!Kelimenin!sözlük!anlamında!kullanılmayıp,!ona!benzeyen!başka!bir!anlamda! kullanılmasıdır. Örnek: “Şu!ev!Ahmet’e!aittir.”!Diyen!bir!kişi,!bu!ikrarıyla,!söz!konusu!evin!mülkiyetinin!Ahmet’e!ait! olduğunu!belirtmiştir.!Bu!kişi!sonradan,!“bu!sözümle!o!evin,!Ahmet’in!kira!ile!oturduğu!meskeni! olduğunu!kastettim;!aslında!ev!benimdir”!dese!kabul!edilmez!ve!önceki!ikrarıyla!sorumlu!tutulur;! çünkü!öncelikle!sözün!hakiki!anlamı!geçerlidir. 13- “Tasrih!mukabilinde!delalete!itibar!yoktur.” Tasrih:!Sarih;!kendisiyle!maksadın!tam!olarak!ve!açıkça!ortaya!çıktığı!lafız Mukabil:!Karşı Delalet:!Alamet,!nişane Örnek: • Bir!kimse!bir!mal!için,!“sattım!veya!satın!aldım”!dedikten!sonra,!“ben!satış akdi!için!niyet! etmemiştim”!!dese,!bu!sözü!kabul!edilmez!ve!akit!geçerli!sayılır. • Bir!vakfın!gelirlerinin!harcama!yerleri,!önceki!vakıf!yöneticilerinin!uygulamalarının! delaletiyle!belirlenir.!Ancak!vakıf!senedinde!harcama!yerleri!açıkça!belirtilmişse,!vakıf! yöneticilerinin!bunun!aksine!olan!uygulamaları!geçerli!sayılmaz. 14- “Mevrid&i!nassda!ictihada!mesağ yoktur.” Mevrid]i!nass:!Nassın!bulunduğu!yer,!hakkında!nass!bulunan!konu Nass:!Vahiy!ile!sabit!olan!ifade, Kur’an!ayetlerine!ve!hadislere!verilen!ortak!ad;!kanun!metni İctihad:!Nassın!bulunmadığı!bir!konuda!bir!âlimin,!araştırmaları!sonucu!belirttiği!görüşü Mesağ:!İzin,!ruhsat, cevaz. Yani: Hakkında!nass!bulunan!bir!meselede!içtihat!yapılamaz;!çünkü!içtihat!zan!ifade!ettiği!için! onunla!elde!edilen!hüküm!de!zanni!olur.!Nassla!sabit!olan!hüküm!ise!içtihadın!aksine!kesinlik!ifade! eder. Bazı!alimlerin,!hakkında!nass!bulunan!bir!konuda!farklı!içtihatlarda!bulunmaları,!söz!konusu!nassın! tevil!ihtimali!taşımasından!dolayıdır.!“Alışveriş yapanlar,!ayrılmadıkları!sürece!muhayyerdirler.”! hadisindeki!“ayrılmak”!lafzı!hakkındaki!farklı!yorumlardan!kaynaklanan!farklı!içtihatlar!gibi. 15- “Ala!hilafi’l&kıyas!sabit!olan!şey, saire!makisun!aleyh!olamaz.” Ala!hilafi’l]kıyas:!Kıyas!kuralına!ters!olarak Kıyas:!Dört!rükünden!meydana!gelir:!Asl,!fer’,!hüküm,!illet. Sair:!Başka Makisun!aleyh:!Kendisi!üzerinden!kıyas!yapılan!nass,!hüküm;!asl. VII Yani: Bir!konunun!hükmü!kıyasa!aykırı!olarak!sabit!olmuşsa,!bu!hüküm!ona!benzer!konuların!kıyas! edilmesi!için!“asl”,!yani!“makisun!aleyh”!olamaz.!Kıyasa!aykırı!olarak!sabit!olan!nass,!kendi!konusu! ile!sınırlı!tutulur. Örnek: Sabah!namazının!sünnetinin,!öğle!vakti!girmeden!kaza!edilmesi,!özel!bir!sebebe!binaen! meşru!kılınmıştır.!“Ta’ris!olayı”!diye!bilinen,!Hz.!Peygamber’in!ashabıyla!birlikte!Hayber!dönüşü!bir! vadide!uyuyakalarak!sabah!namazını!kaçırmasından!sonra!namazı!sünnetiyle!birlikte!kaza!etmesi,! zevalden!sonra!veya!başka!zamanlarda!da!sabah!namazının!kaza!edileceğine!dair!“makisun!aleyh” olamaz. 16- “İctihad!ile!diğer!ictihad!nakz!olunmaz.” İctihad:!Nassın!bulunmadığı!bir!konuda!bir!âlimin,!araştırmaları!sonucu!belirttiği!görüşü Nakz!olunmak:!Geçersiz!kılınmak,!bozulmak Yani:!İçtihatlar!aynı!derecede!birer!zanni!delil!olduklarından,!kat’i!olan!nasslara!aykırı!olmadığı! sürece!biri!ile!diğerini!geçersiz!kılmak!caiz!değildir.!Aksi!taktirde!istikrarsızlığa!yol!açılmış olurdu. Örnek:!Hz.!Ömer,!Hz.!Ebubekir’in!hilafeti!sırasındaki!ictihadi!uygulamalarına!muhalefet!etmiş ama! daha!sonra!kendi!hilafeti!döneminde!bu!içtihatlardan!meydana!gelen!hükümleri!bozma!yoluna! gitmemiştir. İstisna: Kamu!yararı!bir!içtihadın!bozulmasını!gerektiriyorsa,!başka!bir!içtihat!ile!onun!bozulması! caizdir. 17- “Meşakkat!teysiri!celb!eder.” Meşakkat:!Zorluk,!sıkıntı Teysir:!Kolaylaştırma Celb!etmek:!Çekmek Uyarı: Sözü!edilen!meşakkat,!şer’i!yükümlülüklerin!özünde!bulunan!zorluklar!değildir;!bir!konuda! kolaylığa!gidilmesi,!o!konu!ile!ilgili!nasslarla!çatışmaya!da!yol!açmamalıdır. Örnek: • Açlıktan!ölüm!tehlikesi!yaşayan!birinin,!yasak!olan!ölü!veya!domuz!etini!yiyebilmesi • Yolculuk!durumu,!ibadetler!konusunda!önemli!kolaylılar!sağladığı!gibi,!hukuki!yönden!de! birçok!ruhsatlara!imkan!vermektedir. 18- “Bir!iş dıyk!oldukta,!müttesa’!olur.” Dıyk!olmak:!Daralmak Müttesa’:!Genişletilen Yani: Fazla!sıkışan!iş kendi!kendine!genişler. Örnek: VIII • “Haddini!aşan!her!şey!aksine!sonuç!verir.”!(Arap!Atasözü) • İnsanların!yaşama,!sağlık,!hürriyet,!itibar!ve!şeref!gibi!tabii!haklarını!tehlikeye!düşürecek! derecede!ileri!giden!sıkı!bir!kanun!hükmü,!mahkeme!kararı!veya!idari!tedbir,!genellikle!gayesini! sağlayamaz.!Halk,!bu!ağır!hükümlerden!kaçınmak!için!çareler!arar,!türlü!hilelere!başvurur. • Borcunu!ödemeye!güç!yetiremeyen!kişiye!ödeme!gücü!elde!edene!kadar!süre!tanınması! veya!toptan!ödeyemeyen!kimseye!taksit imkanı!verilmesi!bu!kaide!gereğidir. 19- “Zarar!ve!mukabele!bi’z&zarar!yoktur.” Mukabele!bi’z]zarar:!Zararla!karşılık!vermek Örnek:!Borcunu!ödememekte!ısrar!eden!borçluyu!alacaklının!dövmeye!veya!hapsetmeye!ya!da! malını!zorla!elinden!almaya!yetkisi!yoktur.!Bunları!yapması!halinde!tazminle!sorumlu!olacağı!gibi! ayrıca!kendisine!cezai!müeyyideler!de!uygulanır.!(Hukuk!dilinde!buna!“ihkak]ı!hak”!denir!ve! kesinlikle!meşru!değildir.) 20- “Zarar!izale!olunur.” İzale!olunmak:!Yok!edilmek Örnek: • Meslek!erbabının!kendilerinden!kaynaklanan!zararların!yine!kendileri!tarafından!izale! edilmesi!gerekir. • Paranın!sürekli!değer!kaybettiği!yerlerde,!alınan!borcun!miktar!olarak!aynen!ödenmesi,!borç! veren!kişinin!zararına!yol!açmaktadır. Bu!zararın!izale!edilmesi!gerekmektedir;!bunun!için!de,! borçların!geri!ödenmesinde!paranın!miktarı!değil,!alım!gücü!esas!alınmalıdır. 21- “Zaruretler,!memnu!olan!şeyleri!mübah!kılar.” Zaruret:!Yasak!olan!şeyin işlenmesini!caiz!kılan!özür Memnu:!Yasaklanmış Mübah:!Yapılıp!yapılmaması!serbest!olan Not: İslam hukuk!usulünde,!yasak!olan!şeylerin!mübah!kılınmasına!“ruhsat” adı!verilmektedir!ki,! bir!özür!sebebiyle!sonradan!meşru!kılınan!şey!demektir.!Fakat!ruhsatta!yalnızca!hukuki!sorumluluk! kalkar,!haramlık!ise!devam!eder. Örnek: Muhtaç!ve!zor!durumda!kalınması!ve!başka!çare!bulunmaması!hali,!faizle!borç!almayı! mübah!kılan!bir!zaruret!sayılmıştır. 22- “Zaruretler!kendi!miktarlarınca!takdir!olunurlar.” Yani:!Zaruret!sebebiyle!caiz!olan!şey,!yalnızca!zarureti!giderecek!kadar!işlenebilir. Örnek: IX • Canının!telef!olmasını!önleyecek!ekmek!varken,!et!veya!tatlı!gibi!pahalı!bir!gıdayı! sahibinden!izinsiz!almak,!gasp!hükmünde!sayılmıştır. • Gerek!sünnet,!gerekse!tıbbi!bir!tedavi!ihtiyacı!bir!zarurettir!ve!sünnetçi!veya!doktor! konumunda!olan!kişinin!kullanacağı!ruhsat,!işini!gereği gibi!yapabileceği!bir!alanla!sınırlıdır. 23- “Bir!özür!için!caiz!olan!şey,!ol özrün!zevali!ile!batıl!olur.” Caiz:!Uygun,!mahzursuz Zeval:!Ortadan!kalkmak Batıl!olmak:!Geçersiz!olmak Örnek: • Su!bulunduğunda!veya!suyu!kullanabilecek!duruma!gelindiğinde!teyemmüm batıl!olmuş olur. • Kiralanan!bir!malda!bir!kusur!meydana!geldiğinde,!kiralayan!kişinin!bu!akdi!fesih!yetkisi! doğar.!Ancak!mal!sahibi!akdin!feshedilmesinden!önce!söz!konusu!kusuru!giderirse,!kiralayanın!akdi! feshetme!hakkı!kalkar. 24- “Mani!zail olunca!memnu!avdet!eder.” Mani:!Engel Zail!olmak:!Ortadan!kalkmak Memnu:!Yasaklanmış olan Avdet!etmek:!Geri!dönmek Yani: Bir!özür!sebebiyle!uygulanamayan!asli!bir!hüküm,!özrün!kalmasıyla!önceki!konumuna!döner. Örnek:!Bir!davada!çocuk!veya!kör!olan!birinin!şahitliği!çocukluk!veya!körlük!sebebiyle! reddolunduktan!sonra,!söz!konusu!şahıs!baliğ olsa!vay!gözleri!açılsa,!bu!kişinin!daha!sonra!aynı! dava!için!yapacağı!şahitlik!kabul!edilir. 25- “Zarar!kendi!misli!ile!izale!olunamaz.” Yani:!Aslında!yapılan!zararın,!zarar!vermeden!telafi!edilmesi!en!uygunudur;!ancak!bu!mümkün! olmadığı!taktirde!daha!hafif!bir!zarar!ile!zararın!izale!edilmesi!amaçlanmalıdır. Örnek: Bir!malın!üretildiği!yerde,!aynı!malı!üretecek!başka!bir!fabrikanın!yapılması!engellenemez.! Yani!önceki!fabrikanın!zararına!olur!gerekçesiyle!yeni!yatırım!yapmak!isteyenlere!zarar!verilemez. İkaz: Zaruret!hali!ile!meşru!müdafaa!birbirine!karıştırılmamalıdır. 26- “Zarar&ı!âmmı!defH!için,!zarar&ı!hâs!ihtiyar!olunur.” Zarar]ı!âmm:!Geniş kapsamlı!zarar X Zarar]ı!hâs:!Dar!kapsamlı!zarar İhtiyar!olunmak:!Tercih!edilmek Örnek: • Hastalığa!karşı!aşı!yatırmak,!geçici!bir!ateş ve!sıkıntı!yapabilir;!ancak!ileriki!yıllarda!ölüm! veya!hastalıkla!sonuçlanabilecek!hastalıklara!karşı!bağışıklık!kazandırır. • Orman!yangınlarında!yangının!daha!fazla!yayılmasını!önlemek!için,!normal!şartlarda!yasak! olan!bir!kısım!ağaçların!kesilmesi!bir!zorunluluk!halini!almaktadır. • Cahil!doktoru!işinden!men!etmek 27- “Zarar&ı!eşedd,!zarar&ı!ehaff ile!izale!olunur.” Zarar]ı!eşedd:!Çok!şiddetli!zarar Zarar]ı!ehaff:!Daha!hafif!zarar İzale!etmek:!Gidermek,!yok!etmek Yani:!Zarar,!kendinden!daha!hafif!bir!zararla!telafi!edilir. Örnek: • Ölen!hamile!bir!kadının,!canlı!olan!ve!yaşayacağı!umulan!çocuğunun!ana!karnından! çıkarılması!gerekir.!Bu!durumda!ölüye!verilecek!zarar,!çocuğa!gelecek!zarardan!daha!hafiftir. • Kişi,!bakmakla!yükümlü!olduğu!kimseler!için!yapması!gereken!harcamaları!yapmaması! halinde!hapsedilerek!görevini!yapmaya!zorlanır.!Böylelikle!ihtiyaç!sahiplerinin!zararının!izale! edilmesine!çalışılır. 28- “İki!fesat!tearuz!ettiğinde!ehaffı!irtikab!ile!a’zamının!çaresine!bakılır.” Tearuz!etmek:!Çatışmak Ehaff:!Daha!hafif A’zam:!Daha!büyük İrtikab:!Yapmak,!tercih!etmek Yani: Biri!büyük,!diğeri!daha!hafif!iki!zarar!bir!anda!söz!konusu!olduğunda,!hafif!olan!zararı! işleyerek!büyük!zarardan!kurtulma!yoluna!gidilir. Örnek: • İslam’da!imamlık,!müezzinlik!ve!Kur’an!öğretme!gibi!ibadet!niteliği!taşıyan!işler!için!ücret! almak!caiz!değildir.!Ancak!zamanla!bu!işler!için!istekliler!azalmış ve!böylece!bir!zaruret!sebebiyle! ücret!cazi!kılınmıştır. • Zalim!olan!yöneticiye!başkaldırmak,!onun!yaptığı!zulümden!daha!kötü!sonuçlara!yol! açacaksa,!ona!itaat!etmek!suretiyle,!hafif!olana!katlanarak!daha!büyük!zararların!meydana!gelmesi! önlenmiş olur. XI 29- “Ehven&i!şerreyn!ihtiyar!olunur.” Ehven:!Daha!iyi Şerreyn:!İki!kötü, zararlı!şey İhtiyar!olunmak:!Tercih!edilmek Örnek: Parmakta!çıkan!bir!yara,!kangren!olup!kolun!elden!gitmesine!sebep!olacaksa!parmak!kesilir.! Gerekirse!vücudu!kurtarmak!için!kol!da!feda!edilir. 30- “Def&i!mefâsid!celb&i!menâfi’den!evlâdır.” Def’:!Gidermek Mefasid:!Kötü!ve!zararlı!şeyler Celb:!Elde!etmek,!çekmek Menafi’:!Yararlı!şeyler Evlâ:!Daha!iyi Yani: Kötü!ve!zararlı!şeylerin!giderilmesi,!yararlı!şeylerin!elde!edilmesinden!daha!önemlidir. Br! konuda!yararla!zarar!çatıştığı!taktirde!öncelikle!zararın!def!edilmesi!esas!alınmalıdır. Örnek: Meskun!bir!mahalde!oturanların!huzur!ve!rahatını!bozacak!bir!işyeri!yapılamaz. 31- “Zarar!bi kaderi’l&imkan!def!olunur.” Bi kaderi’l]imkan:!İmkanlar!elverdiğince Def’!olunmak:!Giderilmek Yani: Meydana!gelen!bir!zararın!tamamıyla!telafi!edilmesi!her!zaman!mümkün!olmayabilir.!Böyle! durumlarda!zararın!telafisi!için!imkanların!elverdiği!kadarıyla!yetinilir. Örnek:!Bir!zararı!tazmin!etmekle!yükümlü!olan!bir!kişi!öldüğü!zaman,!zarar!gören!kişi!zararını! onun!bıraktığı!mirastan!tahsil!etme!yoluna!gider.!Şayet!kalan!miras,!zararın!tamamını!karşılamaya! yetecek!miktarda!değilse,!mirasın!yettiği!kadarıyla!zarar!karşılanır,!zararın!kalan!kısmı için,!mirasçı! durumunda!olan!kişiler!kendi!mallarından!ödemeye!zorlanamazlar. 32- “Hacet!umûmî!olsun,!husûsî!olsun,!zaruret!menziline!tenzil!olunur.” Hacet:!İhtiyaç Umûmî:!Genel Husûsî:!Özel Örnek: • Hakkında!nass!bulunmayan!ve!kendisine!kıyas!edilecek!bir!örnek!de!bulunmayan!pek!çok! husus,!istihsan,!örf!veya!maslahat!açısından!meşru!görülmüştür.!Hepsinin!gerekçesi!de!ihtiyaçtır. XII • Bir!apartmanın!ortak!giderlerine!herkes!eşit!miktarda!katkıda!bulunur.!Oysa!herkesin! giderlere!konu!olan!ortak!malzemeleri!eşit!derecede!kullanması!söz!konusu!değildir.!Aynı!şekilde! şehir!içi!ulaşımda,!kısa!ve!uzun!mesafe!gidecek!olanlar!ve!otelde!kalan!müşteriler,!otel!imkanlarını! farklı!kullanmalarına!rağmen!eşit!ücret!ödemektedirler.!Böyle!durumlarda!!kıyas!mantığının! kullanılması!halinde,!insanlar!sıkıntıya!düşeceği!gibi,!hukuki!ilişkilerde!de!karışıklık!meydana!gelir.! Dolayısıyla!bu!tür!ihtiyaçlar!özel!olsun!genel!olsun!zaruret!gibi!değerlendirilir!ve!ona!göre!hüküm! verilir. 33- “Iztırar!gayrın!hakkını!iptal!etmez.” Iztırar:!Zaruret!hali;!kişinin!hayati!tehlike!karşısında,!normalde!yapmaması!gereken!şeyi!yapmak! zorunda!kalma!durumu Gayr:!Başkası İptal!etmek:!Geçersiz!kılmak Örnek:!Kişinin!zaruretten!dolayı!başkasına!ait!bir!malı!almak!veya!kullanmak!zorunda!kalması,!mal! sahibinin!tazmin!veya!ücret!hakkını!ortadan!kaldırmaz. 34- “Alınması!memnu’!olan!şeyin,!verilmesi!dahi!memnuH!olur.” Memnu’:!Yasaklanmış Örnek: • Rüşvet • Riba!(Faiz) • Uyuşturucu!maddeler 35- “İşlenmesi!memnu’ olan!şeyin!istenmesi!dahi!memnu’ olur.” Yani:!Suça!azmettirmek Örnek: • Yalan!yere!şahitlik!yapmak • Zulmetmek • Başkasını!malını!gasp!etmek!veya!çalmak 36- “Adet!muhakkemdir.” Muhakkem:!Hakem!kılınan Yani:!İslam!hukukunda,!bir!konu!hakkında!Kur’an!ve!sünnette!bir!delil!bulunmadığı!zaman,!halk! arasında!yerleşmiş olan!ve!İslam!dininin!temel!prensiplerine!aykırı!olmayan!örf!ve!adetlere!göre! hüküm!verilmesi!esas!alınmıştır. XIII Örnek: Buğday!ekmeği!yenen!bölgede!‘ekmek’!sözcüğü!mutlak!olarak!kullanıldığında!buğday! ekmeğine,!‘para’!sözcüğü!de!ülkenin!kullandığı!para!birimine!hamledilir. 37- “Nâsın!istimali!bir!hüccettir!ki,!anınla!amel!vacip!olur.” Nâs:!İnsanlar İsti’mal:!Uygulama Hüccet:!Delil Anınla:!Onunla Amel:!İş Vacip!olmak:!Gerekmek Yani: Örf!ve!adetin!hukuki!bir!bağlayıcılığı!vardır. Örnek: • Yevmiyeci!olarak!çalıştırılan!bir!kişinin!çalışma!süresini,!]özel!bir!düzenleme!yoksa!örf! belirler. • Bir!kap!içerisinde!gönderilen!hediyeye!kabın!dahil!olup!olmadığını!örf!belirler. • Kişilerin!iffet!ve!namusuna!dil!uzatmak!anlamına!gelen!bazı!kötü!sözler,!böyle!bir!niyet!ve! amaç!taşımadan!bir!bölgede!yaygın!hale!gelebilir.!Ceza!veya!uyarı,!bu!durum!göz!önünde! bulundurularak!verilir. • Başlık!parasının,!hukuken!mehir!olarak!değerlendirilmesi. 38- “Âdeten!mümteni!olan!şey,!hakikaten!mümteni!gibidir.” Mümteni:!İmkansız Yani: Bazı!şeyler!gerçekte!mümkün!olabilir;!ancak!adeten!gerçekleşmesi!mümkün!değildir.!Bu! taktirde!gerçekte!mümkün!olmayan!bir!şey!gibi!değerlendirilir. Örnek:!Tevatür!yoluyla!sabit!olan!bir!şeyi!yalanlayan!kişinin!yalanladığı!konuyla!ilgili!davasına! bakılmaz.!Bu!konuda!delil!getirmesi!de!istenmez;!zira!böyle!kesinlik!ifade!eden!şeylerin!inkarı! adeten!pek!görülmüş şey!değildir. 39- “Ezmanın!tegayyürü!ile!ahkâmın!tegayyürü!inkâr!olunamaz.” Ezman:!Zamanlar Tegayyür:!Değişmek Ahkam:!Hükümler Örnek: XIV • İslam’ın!ilk!dönemlerinde!gasp!edilen!malın!menfaati!tazmin!konusu!değilken,!özellikle! yetim!ve!vakıf!mallarına!haksız!müdahaleler!artınca,!gayrı!meşru!hırsları!engellemek!için,!bu!fetva! terk!edilerek!menfaatin!tazmini!yönünde!hüküm!verilmiştir. • Hz.!Ömer!zamanında!atlara!zekat!konulması, • Hz.!Ömer!zamanında!“müellefe]i!kulub”a!zekât!verilmesinin!kaldırılması, • Hz.!Ömer!zamanında!“Sevad”!uygulamasında!taşınmaz!malların!ganimet!sayılması, • Hz.!Ömer!zamanında!diyet!ödemesinin,!katilin!yakın!akrabası!olan!“asabe”!yerine!divana! bırakılması… İstisna:!İnsanların!tabii!haklarını!koruyan!ilahi!emirler!ve!bazı!nadir!kanunlar!ve!kaideler!zamanla! değişmez. 40- “Âdetin!delaletiyle!mana&yı!hakikî!terk!olunur.” Mana]yı!hakiki:!Gerçek!anlam,!sözlük!anlamı,!birinci!anlam. Yani: Bir!sözün!örfen!başka!anlamda!kullanılması!yaygınlaştığı!taktirde!gerçek!anlamına!itibar! edilmez. Örnek: • Lambayı!yakmak • Odayı!yakmak 41- “Âdet!ancak,!muttarit!yahut!galip!oldukta!muteber!olur.” Muttarid:!Düzenli Yani: Âdetin!muteber!olabilmesi!için,!düzenli!bir!şekilde!devamlı!ya!da!çoğu!zaman!uygulanır! olması!gerekir. Örnek: • Katma!Değer!Vergisinin!fiyatlara!dahil!olup!olmaması • Nakliye!ücretinin,!beyaz!eşyaya!dahil!olup!olmaması 42- “İtibar!gaalib&i!şayia!olup!nadire!değildir.” Galib]i!şayi’:!Çok!yaygın Nadir:!Az Yani:!Hüküm!vermede!dikkate!alınacak!olan,!nadiren!vuku!bulan!değil,!insanlar!arasında!yaygın! olan!uygulamalardır. Örnek:!Mefkud,!yani!kayıp!olan,!sağ ya!da!diri!olduğuna!dair!bilgi!alınamayan!kişi;!bir!kısım! hakları!elde!etmesi!bakımından!ölü,!ancak!kendisinden!bir!hak!elde!edecek!başkaları!açısından!diri! hükmündedir.!Bu!kişinin!ölümüne!karar!vermek!için!çocuk!ölümleri!ve!salgın!hastalık!gibi!istisnai! durumlar!dışında,!normal!şartlar!altında!o!bölgede!yaşayan!hemcinsi!olan!insanların!yaş ortalaması! XV esas!alınır.!Nadiren!bu!yaşın!üstünde!yaşayanlar!da!olabilir;!ancak!hüküm!nadir!olana!göre! verilmez. 43- “Örfen!maruf!olan!şey,!şart!kılınmış gibidir.” Maruf:!Bilinen Örnek: • Ücretle!çalıştırılan!bir!kişiye!yemek!verilip!verilmemesini!örf!belirler. • Araba!satışlarında!yedek!tekerleğin!fiyata!dahil!olup!olmadığı!sorulmaz. 44- “Beynet&tüccar!mâruf!olan!şey,!aralarında!meşrut!gibidir.” Beyne’t]tüccar:!Tüccarlar!arasında Maruf:!Tanınan,!bilinen Meşrut:!Şart!kılınmış Yani:!Tüccar!arasında!bilinen!uygulamalar,!aralarındaki!sözleşmelerin!şartlarından!sayılır. Örnek:!Ödemelerin!peşin!olup!olmaması,!ödemenin!hangi!para!birimiyle!olacağı… 45- “Örf!ile!tayin!nass!ile!tayin!gibidir.” Tayin:!Belirlemek Nass:!Açıkça!belirtilmiş söz Yani: Bir!şeyin!açık!sözle!belirlenmesi!ne!hüküm!ifade!ederse,!örfler!belirlenmesi!de!aynı!hükmü! ifade!eder. Örnek: Bir!kimse!komşusundan!ödünç!olarak!ekmek!bıçağı!alsa!,!bununla!odun!parçalayamaz.!Bir! yemek!kabı!alsa!onunla!kömür!taşıyamaz. 46- “Vücudda!bir!şeye!tabi!olan,!hükümde!dahi!ona!tabi!olur.” Vücud:!Varlık Örnek:! • Satın!alınan!kilidin!anahtarı. • Sütü!için!alınan!ineğin!kendi!sütünü!emen!yavrusu. • Satılan!gebe!hayvanın!karnındaki!yavrusu. • Öldürülen!hamile!bir!kadının sadece!kendisi!için!diyet!ödenir,!çocuk!için!ayrıca!diyet! olmaz. 47- “Tabi!olan!şeye!ayrıca!hüküm!verilmez.” XVI Örnek: • Bir!hayvanın!karnındaki!yavru!ayrıca!satılamaz. • Taşınmaz!bir!malın!geçiş ve!suyolu gibi!hakları,!taşınmaz!malın!kendisinden!ayrı!olarak! alınıp satılamaz. 48- “Bir!şeye!malik!olan!kimse,!o!şeyin!zarûriyyatından!olan!şeye!dahi!malik!olur.” Zarûriyyat:!Ayrılmaz!parça!durumunda!olan!şeyler. Örnek: • Bir!evi!satın!alan!kişi,!onun!yol!hakkını!da!almış olur. İstisna: Yeraltı!suları,!genel!olarak!kamu!yararına!ait!sulardandır.!Dolayısıyla!bir!yere!sahip!olmak,! onun!altındaki!sulara!sahip!olmayı!gerektirmez. 49- “Asıl!sakıt!oldukta,!fer’i!dahi!sakıt!olur.” Fer’:!Tabi!olan Sakıt!olmak:!Düşmek,!hükümsüz!olmak Örnek: • Alacaklı!olan!kimse!alacağından!vazgeçse,!bu!borç için!kefil!olan!kişinin!kefillik! sorumluluğu!da!sona!erer.!Fakat!alacaklı!kefili!ibra!etse!asıl!borçlunun!sorumluluğu!kalkmış olmaz. 50- “Sakıt!olan!şey!avdet!etmez.” Avdet!etmek:!Dönmek Örnek: • Kişinin,!sattığı!malın!ücretini!alabilmek!amacıyla!malı!elinde!tutma!hakkı!vardır.!Ancak! ücreti!almadan!malı!teslim!etmişse,!bu!hakkı!ıskat!etmiş sayılır.!Ücreti!ödemediği!için!o!malı! müşteriden!geri!isteyip!elinde!tutma!hakkını!artık!kullanamaz. • Alacaklı,!alacaklıya!borcunu!hibe!etse,!bu!hibesinden!geri!dönemez. • Bir!arsada!yol!hakkı!bulunan!kimsenin!rızasıyla!orada!bir!bina!yapılsa,!o!kimsenin!yol! hakkı!sakıt!olur. 51- “Bir!şey!bâtıl!oldukta!anın!zımnındaki!şey!de!batıl!olur.” Batıl:!Geçersiz Oldukta:!Olduğunda Zımn:!Altındaki!anlam;!kapalı!ifade Yani: Bir!kısım!söz!ve!sözleşmelerin!kendileriyle!kastedilen!açık!anlam!ve!hükümleri!olmasının!yanı! sıra,!onların!altında!yatan!başka!anlam!ve!hükümleri!de!bulunur!ki,!bunlara,!“zımnen!sabit!olan! XVII şeyler”!adı!verilir.!Bunların!geçerli!olup!olmaması,!kastedilen!ve!açıkça!anlaşılan!anlamın!geçerli! olup!olmamasına!bağlıdır. Örnek: Müşteri,!aldığı!maldaki!bir!kusur!için!satıcıyla!başka!bir!mal!karşılığı!sulh!yapsa,!anlaşsa,! sonra!müşterinin!özel!bir!çabası!olmadan!o!kusur!düzelmiş olsa;!‘dolayısıyla’,!yapılan!sulh!geçersiz! olur. 52- “Asıl sabit!olmadığı!halde!ferHin!sabit!olduğu!vardır.” Fer’:!‘Asl’a!tabi!olan Yani: Fer’,!sükut!(düşme)!bakımından!asla!tabi!olmakla!birlikte,!sübut!yönünden!sürekli!asla!bağlı! olmayabilir. Örnek: Bir!kimse,!“filanın!filana!şu!kadar!borcu!vardır,!ben!ona!kefilim”!derse,!daha!sonra!asil’in,! yani!borçlunun!inkarı!üzerine!alacaklı!hak!iddia!ederse,!borcu!kefilin!ödemesi!gerekir.!Asil,!yani! borçlu!inkar!ederek!düşmüştür!ama!kefilin!kefilliği!düşmez,!devam!eder. 53- “Mâni!ve!muktezi!tearuz!edince!mâni!takdim!olunur.” Mani:!Engelleyici!unsur Muktazi:!Gerektirici!unsur Tearuz!etmek:!Karşı!karşıya!gelmek,!çatışmak Takdim!olunmak:!Öne!geçirilmek Yani: Bir!konuda!engelleyici!unsur!ile!icap!ettiren!unsur!birlikte!bulunursa,!engelleyici!unsurun! gereği!yapılır. Örnek: • Kişi,!borçlu!olduğu!kişinin!elinde!rehin!olarak!bulunan!malı!başkasına!satamaz. • Hakim,!kendi!çocuğunun!yabancı!biriyle!ortak!olduğu!bir!şirket!lehine!hüküm!vermiş olsa,! bu!hüküm!geçersizdir. Fakat!icap!ettiren!unsur!üstün!durumda!olursa!onun!gereği!yapılır.!Mesela,!açlıktan!ölmek!üzere! olan!kişinin!başkasının!malını!almasına!izin!verilir. 54- “Aslın!ibkâsı!îfası kabil!olmadığı!hâlde!bedeli!îfâ!olunur.” İfa:!Yapmak,!ödemek Kabil!olmak:!Mümkün!olmak Bedel:!Burada!sözü!edilen!bedel!sadece!para!değil,!zararı!karşılayacak!herhangi!bir!tedbirdir. Yani: Geri!ödemelerde!asıl!olan,!malın!bizzat!kendisinin,!şekil!ve!mana!yönünden!tam!olarak!iade! edilmesidir.!Bedelin!ödenmesi!sadece!mana!açısından!bir!iadedir!ki,!ancak!aslın!ödenmesi!mümkün! olmadığı!zaman!söz!konusu!olabilir. XVIII 55- “Bizzat!tecviz!olunmayan!şey,!bittebâ!tecviz!olunabilir.” Bizzat:!Kendisi,!kendi!başına Tecviz!olunmak:!Uygun!görülmek,!onaylanmak Bitteb’a:!Tabi!olmakla Örnek: Yol!(mürur)!ve!sulama!(şirb)!gibi!gibi!irtifak!hakları!tek!başlarına!vakfedilemezken,!ilgili! oldukları!mallarla!birlikte!vakfedilebilmektedirler.!İçinde!aktığı!kanala!tabi!kılınarak!suyun!vakfı!da! caiz!görülmüştür. 56- “İbtidaen!tecviz!olunamayan!şey!bekâen!tecviz!olunabilir.” İbtidaen:!Başlangıçta Bekaen:!Sonunda Örnek: Ücretsiz!satış sözleşmesi!fasittir;!ancak!akit!ücretle!yapıldıktan!sonra!satıcının!müşteriden! ücreti!kaldırması!sahihtir!ve!akit!de!fasit!olmaz. 57- “Beka,!ibtidâdan!esheldir.” Beka:!Devam!ettirmek İbtida:!Başlamak Eshel:!Daha!kolay Yani: Bir!şeyi!olduğu!hal!üzere!bırakmak, yeni!hüküm!inşa!etmekten!daha!kolaydır. Örnek: Yerine!vekil!bırakma!yetkisi!bulunmayan!bir!hakimin!bıraktığı!vekilin!verdiği!hüküm! geçersizdir.!Fakat!sözü!edilen!hakim,!vekilin!verdiği!hükmü!daha!sonradan!kendisi!onaylarsa!bu! hüküm!caiz!olur.!Dolayısıyla!başlangıçta!caiz!olmayan!vekil!bırakma!işlemi!‘bekaen’!geçerli! görülmüştür. 58- “Teberru’!ancak!kabz!ile!tamam!olur.” Teberru!(akitleri): Bedelsiz!akitler!(Hibe,!ariyet,!vasiyet!ve!sadaka) Kabz:!Karşı!tarafın!malı!eline!alması Yani: Teberru!akitleri!kabz,!yani!karşı!tarafın!malı!bizzat!teslim!alma!işlemi!olmadan!gerçekleşmiş olmaz. Örnek:!Geliri!yılsonunda!ele!geçen!bir!vakıftan,!hizmet!karşılığı!pay!alan!bir!kişi,!henüz!vakfın!geliri! elde!edilmeden!ölmüş olsa,!o!kişinin!hizmet!ettiği!süre!içinde!hak!ettiği!ücret,!mirasçılarına!ödenir.! Çünkü!ücreti!hak!etmek!için!kabz!şart!değildir.!Ama!bir!hizmet!karşılığı!olmadan!vakıftan!pay!alam! durumundaki!bir!kişi,!yılsonu!gelmeden!ölmüş olsa,!mirasçılarına!bir!şey!ödemek!gerekmez.!Zira! vakıf!bir!teberrudur!ve!ancak!kabz!ile!tamam!olur. İstisna: Vasiyet XIX 59- “Raiyye,!yani!teb’a!üzerine!tasarruf!maslahata!menuttur.” Raiye,!teb’a:!Devlet!başkanı!veya!başka!bir!idarecinin!yönetimi!altında!bulunan!bütün!insanlar. Maslahat:!Fayda Menut:!Dönük Yani: İnsanları!idare!etmekle!görevli!olan!yetkili!kişiler,!görevlerini!yaparlarken!halkın!genel! yararını!gözetmek!zorundadırlar. Örnek:!Bazen!kamu!yararıyla!şahsın!menfaati!çatıştığında,!şahsın!uğrayacağı!maddi!zarar! karşılanmak!kaydıyla!kamunun!yararı!tercih!edilir.!Mesela,!bir!yolun!genişletilmesi!gerekiyorsa! devlet,!yolun!geçeceği!yerin!sahibinin!arazi!ücretini!hazineden!ödeyerek!yolu!genişletebilir. 60- “Velâyet&i!hâssa!velâyet&i!âmmeden!akvâdır.” Velâyet:!Reşit!olan!bir!kimsenin,!ehliyeti!eksik!olan!birinin!şahsi!ve!mali!işlerini!yönetme!konusunda! yetkili!olmasıdır. Velâyet]i!hâssa: Ehliyeti!eksik!şahıslar!adına!yetki!kullanmanın!yanı!sıra,!vakfın!mütevellisi!olmak! gibi!bazı!özel!görevleri!de!içine!almaktadır!ki,!bu,!üç!sınıfta!değerlendirilir: • Yalnız!nikah, • Yalnız!mal, • Hem!nikah!hem!mal!konusundaki!veliliktir. Velayet]i!âmme: Devlet!başkanının!ya!da!devletin!yetki!verdiği!yargı!kurumlarının,!kamu!düzenini! sağlamak!ve!halkın!yararına!olan!düzenlemeleri!yapmak!üzere!ellerinde!bulunan!hukuki!yetkilerdir. Akvâ:!Daha!kuvvetli Örnek:!Bir!vakfın!mütevellisi!varken,!hakim!o!vakfın!malında!tasarrufta!bulunamaz.!İsterse!onu! kendisi!tayin!etmiş olsun.!Hatta!hakim,!vakıf!malını!kiraya!verse,!mütevelli!onun!akdini!geçersiz! kılabilir. 61- “Kelamın!i’mâli,!ihmalinden!evlâdır.” İ’mâl: İşlemek Evlâ:!Daha!iyi Yani: Bir!kelamın,!gerçek!veya!mecaz!bir!manaya!hamli!mümkün!olduğu!müddetçe!ihmal! edilmemeli,!yani!manasız!sayılmamalıdır. Örnek: Bir!şahıs,!“bu!malımı!filanın!oğluna!vakfettim”!dese,!fakat!o!şahsın!oğlu!yoksa,!hakiki!anlam! imkansız!olacağından!mecaz!anlama!bakılır!ve!torununa!hamledilir;!zira!kelamın!i’mali,!ihmalinden! evladır. 62- “Bir!kelamın!i’mâli!mümkün!olmazsa!ihmal!olunur.” Yani:!Bir!kelamın!hakiki!veya!mecazi!bir!manaya!hamli!mümkün!olmazsa!o!halde!manasız!bırakılır. XX Örnek: • Bir!kimsenin,!kendisinden!yaşça!büyük!biri!için!“oğlumdur”!demesi!anlamsızdır. • “Şu!evi!filana!verin”!diyen,!fakat!hibe,!satış,!vasiyet!gibi!bir!açıklama!getirmeyen!kimsenin! ifadesi!geçersiz!sayılır. 63- “Manayı!hakiki!müteazzir!olduğunda!mecaza!gidilir.” Müteazzir: Zor Örnek:!“Şu!ağaçtan!yemeyeceğim”!diyen!birinin,!söz!konusu!ağacın!kendisini!yemesi!mümkün!olsa! da!çok!zor!olan!bir!şeydir;!dolayısıyla!bu!sözle,!ağacın!meyvesinin!kastedildiğinin!anlaşılması! gerekir. 64- “Mütecezzî!olmayan!bir!şeyin!bazısını!zikretmek,!küllünü!zikir!gibidir.” Mütecezzî: Parçalara!ayrılan Küll: Hepsi Yani: Bölünmesi!mümkün!olmayan!şeyler!bir!bütün!olarak!değerlendirilir;!bir!kısmından!söz! etmekle!tamamı!anlaşılır. Örnek: • Kısastan!affetme,!kefalet ve!şuf’a!hakkı!gibi!konularda!bölme!ve!ayırma!geçerli!değildir. • Kısasla!cezalandırılacak!kişinin!bir!kısmının!affedilmesi,!bütünüyle!affedilmesi!anlamına! gelir!ve!ceza!diyete!dönüşür. 65- “Mutlak!ıtlakı!üzere!cari!olur.!Eğer!nassen!yahut!delaleten!takyid!delili!bulunmazsa.” Mutlak: Manası!genel!olup,!herhangi!bir!kayıtla!kapsamı!sınırlandırılmamış sözcük. Mesela,!kitap,! öğrenci!ve!kuş gibi!sözcükler,!sayı!ya!da!vasıf!belirtmeyen,!sadece!mahiyet!ifade!eden!mutlak! lafızlardır. Mukayyed:!Sınırlandırılmış lafız.!Mesela,!eski!kitap,!yürüyerek!gelen!öğrenci,!akşama!kadar!izinlisin! ve!sabah!olunca!git!gibi!ifadeler!sırasıyla,!vasıf,!hal,!gaye!ve!şartla!katıltanmış sözcükler!olup! mukayyet!lafızlardır. Itlak: Bir!ibarenin!veya!sözün!kayıt!ve!şarta!bağlı!olmayarak,!delalet!ettiği!manaya!hamledilmesi Cari!olmak: Geçerli!olmak Takyid: Sınırlandırmak Yani: Herhangi!bir!kayıtla!kayıtlanmamış olan!mutlak!bir!ifade,!kendisinden!anlaşılan!geniş anlamı! çerçevesinde!değerlendirilir. Örnek: Bir!kimse!terziye!elbise!dikmesi!için!kumaş verip!pazarlık!yapsa,!bu!mutlak!bir!işlem!olur.! Dolayısıyla!terzi,!bu!elbiseyi!kendi!dikebileceği!gibi!kalfasına!da!diktirebilir. XXI 66- “Hazırdaki!vasıf!lağv,!gaibdeki!vasıf muteberdir.” Hazır: Konuşma!anında!orada!bulunan Gaib: Konuşma!anında!orada!bulunmayan Vasıf: Malın!vasfedilmesinden!maksat,!onun!belirlenmiş olmasıdır!ki,!işaretle!olan!belirleme!sözle! anlatımdan!daha!güçlüdür. Lağv: Söylenip!söylenmemesi!itibara!alınmayan!söz. Muteber: İtibar!edilen Yani: Sözleşmelerde,!kişinin!karşısında!duran!bir!şeyi!vasfetmesi!dikkate!alınmaz;!ancak!yanında! olmayan!bir!şeyi!vasfetmesi!muteberdir. 67- “Sual!cevapta!iade!olunmuş addolunur.” Addolunmak: Sayılmak Yani:!Tasdik!olunan!bir!soruda!ne!denilmiş ise,!cevap!veren!onu!söylemiş hükmündedir. Örnek:!“Okula!gittin!mi?”!sorusuna!verilen!“evet”!cevabının!içinde!“okula!gittim”!cümlesi!tekrar! edilmiş sayılır. 68- “Sâkite!bir!söz!isnad!olunmaz.!Lakin!maraz&ı!hacette!sükût!beyandır.” Sakit:!Susan!kişi İsnad!olunmak: Dayandırılmak Maraz]ı!hacet: İhtiyaç!anı;!konuşulması!gereken!an Sükût:!Susmak Beyan:!Konuşmak,!bir!şey!ifade!etmek Yani: Normal!şartlarda!susan,!bir!söz!söylemeyen!kimseye,!“şu!sözü!söylemiş oldu”!denemez!ve! böyle!bir!varsayımla!hüküm!verilemez;!fakat!konuşulması!gereken!yerde!susması,!ikrar!veya!beyan! sayılır. Örnek: Malının!satıldığını!gören!kişinin!buna!ses!çıkarmaması,!satışı!onayladığı!anlamına!gelmez;! şayet!o!malı!alan!müşterinin!malı!alıp!götürmesine!de!bir!şey!demez!ve!seyirci!kalırsa,!bu!bir! açıklama!sayılarak,!mal!sahibinin!bu!satışı!onayladığına!hükmedilir. 69- “Bir!şeyin!umur&u!batınada!delili,!o!şeyin!makamına!kaim!olur.” Umur]u!batına: Görünmeyen,!gizli!işler Delil:!Alamet Makamına!kaim!olmak: Yerine!geçmek Yani: Bir!şeyin!gerçek!durumunun!anlaşılmasına!imkan!bulunmayan!hususlarda,!görünen!alamete! göre!hüküm!verilir. XXII Örnek:!Sözleşme!için!satış teklifinde!bulunan!kişi,!daha!sonra!malını!satmak!istemediği!anlamına! gelen!bir!kısım!söz!ve!davranışlarda!bulunduğu!taktirde,!yaptığı!satış teklifini!geçersiz!kılar. 70- “Mükâtebe,!muhâtaba gibidir.” Mükatebe: Yazmak Muhâtaba: Konuşmak Yani: Uzaktan!yazışmak!suretiyle!yapılan!sözleşmeler,!yüz!yüze!yapılan!sözleşmeler!hükmündedir. 71- “Dilsizin!işaret&i!maHhudesi,!lisan!ile!beyan!gibidir.” İşaret]i!ma’hude: ]Özellikle!erbabınca] bilinen!işaretler Lisan: Dil İstisna:!Zina!ve!iftira!cezası!gibi!hadler!konusunda!dilsizin!işareti!ittifakla!geçerli!görülmemiştir.! Çünkü!hadler,!şüphe!ile!düşürülen!cezalardandır.!Dilsizin!işareti!ise!şüpheden!uzak!değildir. 72- “Tercümanın!kavli!her!hususta!kabul!olunur.” Tercüman: Konuşmaları!tercüme!eden!kişi Kavil:!Söz Yani:!Tercüman,!hukuken!tercüme!ettiği!kişinin!yerine!kaim!kılınır. 73- “Hatası!zâhir!olan!zanna!itibar!yoktur.” Zâhir:!Açık İtibar: Değer,!önem Yani: Yanlış olduğu!ortaya!çıkan!zan!hukuken!geçersizdir. Örnek: Hâkimin verdiği!kararda!hata!ettiği!anlaşılırsa,!iade]i!mahkeme!yoluyla!hâkimin önceki! görüşünden!dönmesi!gerekir. 74- “Senede!müstenid!olan!ihtimal!ile!hüccet!yoktur.” Sened: Dayanak Müstenid: Dayanan Hüccet: Delil Yani: Bir!delilden!kaynaklanan!ihtimal!ortaya!çıkınca,!bu!delile!muhalif!olan!hüccete!itibar!edilmez. Yalnız,!bu!“ihtimal”in!bir!delile!dayanması!gerekmektedir. Örnek:!Vekil!olan!kimse,!kendisi!ya!da!müvekkili!adına!aldığını!belirtmeden!bir!şey!satın!alsa,!daha! sonra!mal!telef!olduğunda!veya!ayıplı!çıktığında,!o!şeyi!müvekkili!adına!aldığını!söylese,!bu!sözü! XXIII tasdik!edilmez;!zira!bu!durumda!bir!töhmet!‘ihtimali’!mevcuttur.!Bunun!‘delil’i,!malın!helak! olmasından!veya!ayıplı!çıkmasından!sonra!bu!sözü!söylemiş olmasıdır. Bir!kimsenin,!yakınları!lehine!yaptığı!şahitliğin!kabul!edilmemesi!de!bu!kaidenin!gereğidir. 75- “Tevehhüme!itibar!yoktur.” Tevehhüm: Herhangi!bir!delile!dayanmayan!soyut!ihtimal Örnek:!İflas!ederek!ölen!bir!kimsenin!malları!satılarak değeri!alacaklılar!arasında!paylaştırılır.!Başka! bir!alacaklının!daha!ortaya!çıkabileceği!ihtimaline!dayanılarak!başka!bir!pay!ayrılmaz.!Yani,!onun! mahrum!kalacağı!vehmine!itibar!edilmez.!Şayet!böyle!biri!çıkarsa,!normal!yollarla!hakkını!arar. 76- “Burhan!ile!sabit!olan!şey,!ayanen!sabit!gibidir.” Burhan: Kesin!delil Ayanen: Açıkça,!gözle!görülmüş şekilde Yani:!Kesin!bir!delille!(adil!bir!kişinin!şahitliği!de!buna!dahildir)!sabit!olan!şey,!açıkça,!gözle! görülerek!sabit!olmuş hükmündedir. 77- “Beyyine!müddeî!için!ve!yemin!münkir!üzerinedir.” Beyyine: Açıklama,!delil!getirme Müddeî: İddia!eden Münkir:!İnkar!eden Yani: Muhakeme!sırasında!davacı!delil!getirmekle!yükümlü!olup,!delil!getirmediği!taktirde! davalıdan,!yani!davacının!iddiasını!inkar!eden!kişiden!yemin!etmesi!istenir. 78- “Beyyine, hilaf&ı!zahiri!isbat!için,!yemin!aslı!ibkâ!içindir.” Hilaf]ı!zahir: Görünenin!tersi İbka: Olduğu!hal!üzere!devam!ettirme Yani: Delil, görünen!normal!durumun!aksini!ispatlamak,!yemin!ise!asıl!durumun!olduğu!hal!üzere! bırakılması!içindir. Örnek: Alışveriş yapan!iki!kişi,!satışın!rıza!ile!veya!zorlamayla!olduğu!konusunda!anlaşmazlığa! düştükleri!taktirde söz,!rızayı!savunan!tarafın!olur;!çünkü!sözleşmelerde!asıl!olan!rızadır.!Zorlama,! aslın!hilafına,!tersine!bir!durum!olduğundan!dolayı,!bunu!iddia!eden!kişiden!delil!getirmesi!istenir. 79- “Beyyine,!hüccet&i!müteaddiye!ve!ikrar,!hüccet&i!kâsıradır.” Hüccet]i!müteaddiye: Etkisini!sadece!ilgili!şahısta!göstermeyip,!başkasının!hakkına!da!sirayet!eden! delil İkrar: Açıktan!söylemek;!kabul!etmek XXIV Hüccet]i!kâsıra: Etkisini!sadece!ilgili!şahısta!gösteren!başkasının!hakkına!sirayet!etmeyen!delil Yani: Bir!şey!kesin!delille!sabit!olur!ve!gereği!ile!hükmedilirse,!o!hüküm!yalnız!kendisine!delil! getirilen!şahsa!münhasır!kalmayıp!başkasına!da!sirayet!edebilir.!Çünkü!kesin!delil,!hakimin! hükmüyle!hüccet!olma!vasfını!kazanır. İkrar!ise!böyle!olmayıp!sadece!ikrarda!bulunan!şahsın!kendisi!hakkında!hüccet!olur!ve!başkasına! sirayeti!yoktur;!aksi!taktirde!başkasına!zarar!vermek!için!yapılacak!kötü!amaçlı!ikrarların!yolu! açılmış olurdu. Örnek: Bir!kimse!mirasçılarından!sadece!birinin!huzurunda!miras!malından!alacağı!olduğunu!iddia! edip!bunu!kesin!bir!delille!ispat!etse,!verilen!hüküm!diğer!varislere!de!sirayet!eder;!yani!onları!da! bağlar,!etkiler.!Dolayısıyla!diğer!mirasçılar,!davacının!iddiasını!kendi!huzurlarında!da!ispat!etmesini! talep!edemezler.!Fakat!söz!konusu!borç,!delille!değil!de,!yalnız!bir!mirasçının!ikrarı!ile sabit!olup!ona! göre!hüküm!verilseydi,!borç!sadece!ikrarda!bulunan!mirasçının!mirastan!alacağı!paydan!tahsil! edilebilirdi. 80- “Kişi!ikrarı!ile!muaheze olunur.” İkrar:!Açıktan!söylemek;!kabul!etmek Muaheze olunmak: Sorumlu!tutulmak Yani: İkrar,!sahibi!açısından!kesin!delil!gibi!bağlayıcıdır;!çünkü!şahsın!kendisiyle!ilgili!bir!hüccettir! ve!ikrarın!yalana!dayanması!adeten!mümkün!görülmemektedir.!!Bir!konuda!beyyine!ile!ikrar, ikisi! birlikte!bulunduklarında,!hükmü!beyyineye!dayandırmaya!ihtiyaç!yoksa!ikrara!itibar!edilir. 81- “Tenakuz!ile!hüccet!kalmaz.!Lakin!mütenakızın!aleyhine!olan!hükme!halel!gelmez.” Tenakuz: Tutarsız!konuşmak,!birbirine!zıt!düşünceler!ortaya!atmak;!iki!sözden!her!birinin,!diğerinin! ispat!ettiği!hükmü!nefyetmesi;!yani!ikisinden!birinin!yanlış birinin!doğru!olmasıdır. Hüccet:!Burada!hüccet!ile!kastedilen,!şahitliktir. Mütenakız: Çelişen Halel: Zarar Yani: Hâkimin,!yapılan!bir!şahitliğin!gereği!olarak!verdiği!hüküm,!daha!sonra!aynı!şahitlerin!ifade! değiştirmesi!ile!bozulamaz;!ancak!şahitler,!önceki!şahitlikleri!sebebiyle!telefine!sebep!oldukları!şeyi! tazminle!yükümlü!tutulur. 82- “Şartın!sübutu!indinde!ona!muallâk olan!şeyin!sübutu!lazım!olur.” Sübut: Sabit!olmak,!gerçekleşmek İndinde:!Yanında,!katında Muallâk:!Asılı,!bağlantılı Yani; bir!sözleşmenin!gerçekleşmesi!herhangi!bir!şarta!bağlandığı!taktirde,!şartın!meydana! gelmesiyle!sözleşme!gerçekleşmiş olur. XXV 83- “Bikaderi’l&imkan!şarta!riayet!olunmak!lazım!gelir.” Bikaderi’l]imkan:!Mümkün!olduğunca,!imkanlar!elverdiğince Riayet!olunmak: Uyulmak Şart:!Burada sözü!edilen!şart,!“…yapmak!şartıyla”,!“…etmek!şartıyla”!şeklindeki!takyidi!şarttır. 84- “Va’dler!suret&i!ta’liki!iktisâ ile!lazım!olur.” Yani: Kendisine!bağlanan!şartın!meydana!gelmesiyle,!ona!bağlanan!vaatlerin!de!meydana!gelmesi! zorunludur. 85- “Bir!şeyin!nef’i, zamânı!mukabelesindedir.” Nef’: Fayda Zamân: Tazmin!etme Mukabele:!Karşılık Yani:!Bir!şeyden!faydalanmak,!onu!tazmin!sorumluluğunu!da!beraberinde!getirir. Örnek: Telef!olan!malın!zararını!yüklenmek,!o!şeyden!yararlanmanın!tabii!bir!sonucudur. 86- “Ücret!ile!zaman!müctemî!olmaz.” Zaman: Tazmin Müctemi!olmak:!Bir!arada!bulunmak Yani: Tek!bir!sebepten!dolayı!hem!ücret!hem!de!tazmin!bir!arada!bulunamaz. Örnek: Bir!kimse!bir!şahsın!arabasını!gasp!edip!kötü!bir!şekilde!kullanır!ve!arabanın!değeri!düşerse,! o!şahsa!arabanın!değer!farkını!tazmin!etmek!zorundadır.!Ona!ayrıca!bir!kullanma!ücreti!vermesi! gerekmez. 87- “Mazarrat!menfaat!mukabelesindedir.” Mazarrat: Zararlar Mukabele:!Karşı Yani: Bir!şeyin!zararının!karşılanması,!ondan!elde!edilen!menfaat!sebebiyledir. Örnek: Şirkete!ait!bir!malın!tamir!edilmesi!söz!konusu!olduğunda,!şirkete!ortak!olanlar tamir! masrafına,!şirketteki!hisseleri!oranında!katılırlar. 88- Külfet!nimete!ve!nimet!külfete!göredir.” Külfet: Zorluk XXVI 89- “Bir!fiilin!hükmü!failine!muzaf!kılınır!ve!mücbir!olmadıkça!amirine!muzaf!kılınmaz.” Fail:!Fiili!yapan Muzaf!kılınmak: Bağlanılmak,!yüklenilmek Mücbir olmadıkça: Zorlamadıkça Amir: Emreden Yani: Bir!fiili!yapanın!bizzat!kendisi!sorumlu!olur.!Ona!bu!fiili!yapmasını!emreden!kişi,!zorlamadığı! müddetçe!yapılan!fiilden!dolayı!sorumlu!tutulamaz;!İslam!hukukunda!sorumluluk!şahsidir.!Şayet! emreden!kişi!zorla!yaptırdıysa!zahire!bakılmayıp!fiil!emredene!isnad!edilir.!Bu!durumda!fail,!cansız! bir!alet!gibi!değerlendirilerek!sorumlu!tutulmaz. 90- “Mübaşir,!yani!bizzat!fail!ile mütesebbib!müctemî!oldukta!hüküm,!faile!muzaf!kılınır.” Mübaşir:!Bir!şeyi!bizzat!yapan Mütesebbib:!Sebep!olan!kişi Müctemi:!Toplanmış Yani: Bir!şeyin!meydana!gelmesinde,!o!şeyi!bizzat!yapanla!ona!sebep!olan!birlikte!bulundukları! taktirde!hüküm,!sebep!olana!değil!onu!bizzat!yapana!isnad!edilir. Örnek: Evin!kapısını!açık!koymak,!arabanın!kontak!anahtarını!üzerinde!bırakmak!suretiyle!evin! soyulmasına!ve!arabanın!çalınmasına!sebep!olan!kişiler!tazminle!yükümlü!olmazlar. 91- “Cevaz&ı!şerHi,!zamâna!münafi olur.” Cevaz]ı!şer’i: Kanuni!izin Zamân: Tazmin Münafi: Aykırı,!zıt Yani: Bir!şey!hukuken!meşru,!kanuni!olursa,!o!şey!sebebiyle!kasıtsız!olarak!meydana!gelen! zararların!tazmini!gerekmez. Örnek: Bir!kişinin!kendi!mülkünde!kazmış olduğu!kuyuya!birinin!hayvanı!düşüp!telef!olsa!tazminat! lazım!gelmez;!çünkü!kişinin!kendine!ait!bir!mülkte!kuyu!kazabilmesi!hukuken!meşru!bir!haktır. 92- “Mübaşir,!müteammid!olmasa!da!zâmin!olur.” Mübaşir: Bir!şeyi!bizzat!yapan Müteammid: Kasıtlı Zâmin: Tazmin!eden Yani: Bir!işi!yapan!kişi,!o!konuda!bir!kastı!bulunmasa!da!tazminle!sorumlu!olur. XXVII Örnek: Bir!kimse!alışveriş yerinde!ayağı!kayarak!düşse!oradaki!bir!kısım!eşyaya!zarar!verse!onları! tazmin!etmesi!gerekir. Sanayi!atıklarının!zararları,!hatalı!ilaç!üreten!firmalar!ve!doktor!hataları!sebebiyle!uğranılan!zararlar! bu!kapsamda!ele!alınmaktadır. 93- “Mütesebbib!müteammid!olmadıkça!zâmin!olmaz.” Mütesebbib: Sebep!olan Müteammid: Kasıtlı Zâmin: Tazmin!eden Yani: Bir!zarara!sebebiyet!veren!kişi,!o!zarara!sebep!olan!fiili!kasten!ve!haksız!olarak!işlemedikçe! tazminle!yükümlü!olmaz. Çünkü!o!sebep,!müstakil!olarak!bir!malın!telefine!illet!değildir.!Mütesebbibin!tazminle!sorumlu! olması!için,!fiilin!haksız!olması!icap!eder. Örnek: Bir!avcının,!avına!tüfekle!ateş etmesi!sebebiyle!ürken!bir!hayvan!kaçarken!düşüp!ölse!ya!da! bir!tarafı!sakatlansa,!bir!kasıt!olmaması!sebebiyle!avcıya!tazmin!gerekmez.!Ancak!bu!fiili!kasıtlı! olarak!yaptığı!anlaşılırsa,!zarar!kendisine!ödettirilir. 94- “Hayvanatın!kendiliğinden!olarak!cinayet!ve!mazarratı!hederdir.” Hayvanat: Hayvanlar Mazarrat: Zararlar Heder: Boşa!gitme;!zararın!hükümsüz!olması!ve!tazmin!gerektirmemesi. Yani:!Sahibinin!bir!“kastı!ve!kusuru!olmaksızın”!bir!hayvanın!meydana!getirdiği!zararın,!o! hayvanın!sahibi!tarafından!tazmin!edilmesi!gerekmez. 95- “Gayrın!mülkünde!tasarrufla!emretmek!batıldır.” Gayr:!Başkası Tasarruf: Sahip!olma!ve!kullanma;!yönetme Batıl:!Geçersiz Yani: Bir!kişinin,!başkasının!sahip!olduğu!mal!ve!menfaatte,!vekalet!ya!da!velayet!yetkisi! bulunmaksızın!tasarrufta!bulunması!geçerli!olmadığı!gibi,!o!mal!veya menfaate!tasarruf!etmesi! konusunda!başkasına!verdiği!emirler!de!batıldır,!yani!geçerli!değildir.!Geçerli!olmayan!emirler!ise! müspet!ya!da!menfi!bir!telkinden!ibarettir!ve!bu!tür!emir,!sahiplerine!hukuki!sorumluluk! getirmezler. Örnek: Bir!kimse!diğer!bir!şahsa,!başkasına!ait!malı!denize!atmasını!veya!telef!etmesini!emretse!ve!o! da!bu!malın!başkasına!ait!olduğunu!bile!bile!bu!emri!yerine!getirse,!tazmin!sorumluluğunu,!emri! yerine!getiren!kişi!yüklenmiş olur.!Mal!sahibinin,!emreden!kişi!hakkında,!“benim!malımı!sen!telef! ettirdin”!diye!açtığı!tazminat!davasına!bakılmaz. XXVIII 96- “Bir!kimsenin!mülkünde!onun!izni!olmaksızın!âhar!bir!kimsenin!tasarruf!etmesi!caiz! değildir.” Âhar:!Başka Yani: Başkasına!ait!olan!mülkün!dokunulmazlığı!vardır;!onda!sahibinden!izinsiz!olarak!tasarrufta! bulunmak!suretiyle!bu!dokunulmazlığın!çiğnenmesi!caiz!değildir. Örnek: Ortak!bir!malın,!ortaklardan!biri!tarafından!izinsiz!olarak!kullanılması!ve!komşuya!ait! duvardan!izinsiz!yararlanılması!caiz!değildir. Tasarruf!konusundaki!izin: Sarih!veya!delalet!yoluyla!olur.!Bir!kimsenin,!evini!satması!için! başkasını!vekil!tayin!etmesi!sarih!bir!izindir.!Çobanın,!ölmek!üzere!olan!bir!koyumu!kesmesi!ise! delaleten!izindir.!Çünkü!böyle!durumlarda!çoban,!mal!sahibi!tarafından!zımnen!izinli!sayılır. 97- “Bilâ&sebeb&i meşruH,! birinin!malını!bir!kimsenin!ahz!eylemesi!caiz!olmaz.” Bila]sebeb]i!meşru’:!Hukuki bir!gerekçe olmaksızın Ahz!eylemek:!Almak Yani: Hukuki!bir!dayanağı!olmaksızın,!ister!ciddi!ister!şaka,!isterse!hata!ile!olsun!başkasının!malını! almak!caiz!değildir.!Aldığı!taktirde!kişinin,!hemen!geri!vermesi!ya!da!tazmin!etmesi!gerekir.! Unutma!ve!hata,!kul!haklarında!mazeret!değildir. 98- “Bir!şeyde!sebeb&i!temellükün!tebeddülü!o!şeyin!tebeddülü!makamına!kâimdir.” Sebeb]i!temellük: Mülk!edinme!sebebi Tebeddül:!Değişmek Mülk!edinme: Üç!şekilde!gerçekleşir: a)!Sözleşme!ve!benzeri!şeylerle!malın!el!değiştirmesi, b)!Miras!yolu, c)!Avlanma!gibi,!mübah!bir!mala!el!koyma!şeklinde. Yani:!Bir!şeyin!kendisi!değişmediği!halde,!mülk!edinme!sebebi!değiştiği!taktirde!o!şeyin!kendisi! değişmiş kabul!edilir. Örnek: Bir!kimse!satın!aldığı!malı,!‘başkasına!sattıktan!sonra’!ondan!geri!aldığında,!malın!ilk!aldığı! kişiden!kendisine!kusurlu!intikal!ettiğini!fark!etse,!söz!konusu!malı!ona!bu!kusur!sebebiyle!iade! edemez;!çünkü,!malın!üzerinden!geçen!diğer!sözleşme!temellük!sebebini!değiştirmiştir. 99- “Her!kim!ki!kendi!tarafından!tamam!olan!şeyi!nakz!etmeğe!saHy!ederse!saHyi!merduddur.” Nakz!etmek: Bozmak Sa’y etmek: Gayret etmek,!çalışmak Merdud: Reddedilmiş,!geçersiz XXIX Yani: Bir!kimse!kendi!kabulü!ya!da!yapmasıyla!tamamlanan!bir!şeyi!sonradan!bozmaya!kalkarsa,!bu! davranışına!itibar!edilmez. Örnek:!Bir!şeyi!ikrar!edip!sonradan!hata!ettiği!gerekçesiyle!ikrarından!dönmek!isteyen!kişinin!sözü! dinlenilmez. 100- “Kim!ki;!bir!şeyi!vaktinden!evvel!isti’cal!eyler!ise!mahrumiyetle!muateb!olur.” İsti’cal!eylemek: Aceleyle,!vaktinden!önce!istemek Muateb olmak: Azarlanmak,!cezalandırılmak Yani:!Bir!kimse,!elde!edilmesi!için!genel!ve!standart!bir!sebebin!vaz’!edildiği!bir!menfaate!kavuşmak! için,!onun!vaktini!beklemez!ve!acele!davranırsa,!o!menfaatten!mahrum!edilerek!cezalandırılır. Örnek: Kişinin!miras!malından!yararlanabilmesi!için,!miras!bırakacak!kimsenin!ölmesi,!genel!ve! standart!bir!kuraldır.!Dolayısıyla,!miras!malını!vaktinden!önce!elde!etmek!amacıyla!murisini! öldüren!kişi,!alacağı!mirasın!tamamından!mahrum!edilerek!cezalandırılmış olur. Kaynakça: Mecelle’nin!Külli!Kaideleri,!Doç.!Dr.!Mustafa!Yıldırım,!İzmir!İlahiyat!Vakfı Yayınları,!İzmir,!2001 XXX Mecelle!maddelerinin!konularına!göre!tarafımızca!tasnif!edilmiş şekli: FIKIH 1. “İlm]i!fıkh,!mesâil]i!şerNiyye]i!ameliyeyi!bilmektir.” NİYET 2. “Bir!işten!maksat!ne!ise!hüküm!ona!göredir.” 3. “Ukutta!itibar!mekasıd!ve!meaniyedir;!elfaz!ve!mebaniye!değildir.” İSTISHAB 4. “Şekk!ile!yakin!zail!olmaz.” 5. “Bir!şeyin!bulunduğu!hal!üzere!kalması!asıldır.” 6. “Kadim,!kıdemi!üzerine!terk!olunur.” 7. “Zarar!kadim!olmaz.” 8. “Beraet]i!zimmet!asıldır.” 9. “Sıfat]ı!arızada!asl!olan!ademdir.” 10. “Bir!zamanda!sabit!olan!şeyin!]hilafına!delil!olmadıkça] bekasıyla!hükmolunur.” 11. “Beka,!ibtidâdan!esheldir.” 12. “Bir!emr]i!hâdisin!akreb]i!evkatına!izafeti!asıldır.” ZARAR 13. “Zarar!ve!mukabele!bi’z]zarar!yoktur.” 14. “Zarar!izale!olunur.” 15. “Zarar!kendi!misli!ile!izale!olunamaz.” 16. “Zarar]ı!âmmı!defN!için,!zarar]ı!hâs!ihtiyar!olunur.” 17. “Zarar]ı!eşed,!zarar]ı!ehaf!ile!izale!olunur.” 18. “İki!fesat!tearuz!ettiğinde!ehaffı!irtikab!ile!a’zamının!çaresine!bakılır.” 19. “Ehven]i!şerreyn!ihtiyar!olunur.” 20. “Def]i!mefâsid,!celb]i!menâfiden!evlâdır.” 21. “Zarar,!bi!kaderi’l]imkân!def!olunur.” ZARURET&HACET 22. “Meşakkat!teysiri!celb!eder.” 23. “Bir!iş dıyk!oldukta,!müttesa’!olur.” 24. “Zaruretler,!memnu!olan!şeyleri!mübah!kılar.” 25. “Zaruretler kendi!miktarlarınca!takdir!olunurlar.” 26. “Bir!özür!için!caiz!olan!şey,!o!özrün!zevali!ile!batıl!olur.” 27. “Mani!zayi!olunca!memnu!avdet!eder.” 28. “Hacet!umûmî!olsun,!husûsî!olsun,!zaruret!menzilesine!tenzil!olunur.” 29. “Iztırar!gayrın!hakkını!iptal!etmez.” XXXI SEDDİ ZERAYİ 30. “Alınması!memnu!olan!şeyin,!verilmesi!dahi!memnu!olur.” 31. “İşlenmesi!memnu!olan!şeyin!istenmesi!dahi!memnu!olur.” ÖRF 32. “Adet!muhakkemdir.” 33. “Nâsın!istimali!bir!hüccettir!ki,!anınla!amel!vacip!olur.” 34. “Adeten!mümteni!olan!şey,!hakikaten!mümteni!gibidir.” 35. “Ezmanın!tegayyürü!ile!ahkâmın!tegayyürü!inkâr!olunamaz.” 36. “Âdetin!delaletiyle!mana]yı!hakikî!terk!olunur.” 37. “Âdet!ancak,!muttarit!yahut!galip!oldukta!muteber!olur.” 38. “İtibar!gaalib]i!şayia!olup!nadire!değildir.” 39. “Örfen!maruf!olan!şey,!şart!kılınmış gibidir.” 40. “Beynettüccar!maruf!olan!şey,!aralarında!meşrut!gibidir.” 41. “Örf!ile!tayin!nass!ile!tayin!gibidir.” TABİLER 42. “Vücudda!bir!şeye!tabi!olan,!hükümde!dahi!ona!tabi!olur.” 43. “Tabi!olan!şeye!ayrıca!hüküm!verilmez.” 44. “Bir!şeye!malik!olan!kimse,!o!şeyin!zarûriyyatından!olan!şeye!dahi!malik!olur.” 45. “Asıl!sakıt!oldukta,!fer’i!dahi!sakıt!olur.” 46. “Asıl!sabit!olmadığı!halde!ferNin!sabit!olduğu!vardır.” 47. “Mâni!ve!muktezi!tearuz!edince!mâni!takdim!olunur.” 48. “Sakıt!olan!şey!avdet!etmez.” 49. “Bir!şey!bâtıl!oldukta!anın!zımnındaki!şey de!batıl!olur.” 50. “Aslın!ibkâsı!(veya!îfası)!kabil!olmadığı!hâlde!bedeli!îfâ!olunur.” 51. “Bizzat!tecviz!olunmayan!şey,!bittebâ!tecviz!olunabilir.” 52. “İbtidaen!tecviz!olunamayan!şey!bakâen!tecviz!olunabilir.” 53. “Teberru’!ancak!kabz!ile!tamam!olur.” MASLAHAT 54. “Raiyye,!yani!teb’a!üzerine!tasarruf!maslahata!menuttur.” 55. “Velâyet]i!hâssa!velâyet]i!ammeNden!akvâdır.” XXXII KELAM 56. “Kelamda!asl!olan!mana]yı!hakikidir.” 57. “Manayı!hakiki,!müteazzir!olduğunda!mecaza!gidilir.” 58. “Kelamın!i’mali,!ihmalinden!evlâdır.” 59. “Bir!kelamın!i’mali!mümkün!olmazsa!ihmal!olunur.” 60. “Mütecezzî!olmayan!bir!şeyin!bazısını!zikretmek,!küllünü!zikir!gibidir.” 61. “Mutlak!ıtlakı!üzere!cari!olur.!Eğer!nassen!yahut!delaleten!takyid!delili!bulunmazsa.” 62. “Hazırdaki!vasıf!lağv,!gaibdeki!vasıf,!muteberdir.” 63. “Sual!cevabda!iade!olunmuş addolunur.” 64. “Sâkite!bir!söz!isnad!olunmaz.!Lakin!maraz]ı!hacette!sükût!beyandır.” 65. “Bir!şeyin!umuru!batınada!delili,!o!şeyin!makamına!kaim!olur.” 66. “Mükâtebe,!muhâtebe!gibidir.” 67. “Dilsizin!işaret]i!maNhudesi,!lisan!ile!beyan!gibidir.” 68. “Tercümanın!kavli!her!hususta!kabul!olunur.” DELİL 69. “Tasrih!mukabilinde!delalete!itibar!yoktur.” 70. “Mevrid]i!nassda!ictihada!mesağ yoktur.” 71. “Ala!hilafil!kıyas!sabit!olan!şey!saire!makîsun!aleyh!olamaz.” 72. “İctihad!ile!diğer!ictihad!nakz!olunmaz.” 73. “Hatası!zahir!olan!zanna!itibar!yoktur.” 74. “Senede!müstenid!olan!ihtimal!ile!hüccet!yoktur.” 75. “Tevehhüme!itibar!yoktur.” 76. “Burhan!ile!sabit!olan!şey,!ayanen!sabit!gibidir.” 77. “Beyyine!müddeî!için!ve!yemin!münkir!üzerinedir.” 78. “Beyyine, hilafı!zahiri!isbat!için,!yemin!aslı!ibkâ!içindir.” 79. “Beyyine,!hüccet]i!müteaddiye!ve!ikrar,!hüccet]i!kâsıradır.” 80. “Kişi!ikrarı!ile!muaheze olunur.” 81. “Tenakuz!ile!hüccet!kalmaz.!Lakin!mütenakızın!aleyhine!olan!hükme!halel!gelmez” 82. “Her!kim!ki!kendi!tarafından!tamam!olan!şeyi!nakz!etmeğe!saNy!ederse!saNyi!merduttur.” ŞARTLAR 83. “Şartın!sübutu!indinde!ona!muallak!olan!şeyin!sübutu!lazım!olur.” 84. “Bi!kaderi’l]imkan!şarta!riayet!olunmak!lazım!gelir.” 85. “Vaadler!sureti!taliki!iktısa!ile!lazım!olur.” XXXIII NİMET&KÜLFET 86. “Bir!şeyin!nef’i!zamanı!mukabelesindedir.” 87. “Ücret!ile!zaman!müctemî!olmaz.” 88. “Cevaz]ı!şerNi,!zamana!münafî!olur.” 89. “Mazarrat!menfaat!mukabelesindedir.” 90. “Külfet!niNmete!ve!niNmet!külfete!göredir.” SORUMLULUK 91. “Bir!fiilin!hükmü!failine!muzaf!kılınır!ve!mücbir!olmadıkça!amirine!muzaf!kılınmaz.” 92. “Mübaşir,!yani!bizzat!fail ile!mütesebbib!müctemî!oldukta!hüküm,!faile!muzaf!kılınır.” 93. “Mübaşir,!müteammid!olmasa!da!zâmin!olur.” 94. “Mütesebbib!müteammid!olmadıkça!zâmin!olmaz.” 95. “Hayvanatın!kendiliğinden!olarak!cinayet!ve!mazarratı!hederdir.” KUL!HAKKI 96. “Gayrın!mülkünde!tasarrufla!emretmek!bâtıldır.” 97. “Bir!kimsenin!mülkünde!onun!izni!olmaksızın!ahar!bir!kimsenin!tasarruf!etmesi!caiz!değildir.” 98. “Bilâ]sebeb]i!meşruN!birinin!malını!bir!kimsenin!ahz!eylemesi!caiz!olmaz.” 99. “Bir!şeyde!sebeb]i!temellükün!tebeddülü!o!şeyin!tebeddülü!makamına!kâimdir.” 100. “Kim!ki;!bir!şeyi!vaktinden!evvel!isti’cal!eyler!ise!mahrumiyetle!muateb!olur.”

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.