FANDOM


Wikipedia-logo-tr
'den Mehmet Kayalar ile ilgili bir şeyler var.
Mazlum Kayalar Ali Fuat Başgil 27.08.2014 093551

Ali Fuat Başgil'in 27 Mayıs ve sebepleri kitabında Mazlum Kayalar'ın Menderes'i bizzat uyardığı yazar.

  • Mehmet Kayalar - Şair, Asker

Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatta bir kere görmesine rağmen ikinci görüşmesinde Ankara'ya cağrılarak 12 mirasçısından birisi olmuş olan ve Risale-i Nur’un has erkanından, Memleketimizin müstesna şahsiyetlerinden 20. asırda yetişmiş büyük İslam Mücahidi ve hadim-i Kur’an (Kur’an hizmetkarı) olan bu zat, 1950-1960 yılları arasında Bediüzzamanla beraber Risale-i Nur’un hizmetinde bulunan, daha sonra da vefatına kadar Risale-i Nur ile beraber tefsir, hadis, fıkıh ve diğer islami ilimlerle talebelerini irşad eden büyük bir islam alimi idi.


Aslen Osmanlı'nın Uruumeli Vilayeti Garbiyesi’nin Selanik vilayeti, Kaylar Kasabasında Başkan Harbinden bir yıl sonra 1913 yılında dünyaya teşrif etmiştir. Babası Mahmut efendi, annesi Hüsnü Şah hatun idi. 11-12 yaşlarına kadar KAYALAR kasabasında kaldıktan sonra Türk – Yunan devletlerinin mubadele anlaşmasına göre ailesiyle birlikte Erzincan iline iskan edilirler. 01-03-1937 yılında harp okulunu bitirerek, ordu kademelerinde hizmet etmeye başlar. Konya, Susurluk, Kemalpaşa, Uşak, Bingöl ve Diyarbakır illerinde görev yapar.

Saime hanım ile evli olan ve biri kız 5 çocuk babası idi. Kızı ve bir oğlu küçük yaşta iken vefat etmiş, geriye kalan erkek evlatlarından ikisi kendinden önce, biri kendisinden sonra, en son olarak da hanımı ahirete göç etmişlerdir.

Ma’nevi hal sahibi ve ilim deryası olan olan bu mümtaz şahsiyet; Onu tanıyanların şehadetiyle keşf-ü keramet sahibi idi. Küçük yaşlarından itibaren bütün islami ilimleri derinlemesine tetkik ederek, sahasındaki alimlerle yarış edebilecek kadar bilgi birikimine sahip idi.


İlim deryası olan Mehmed Kayalar Hz. Muhatabını aramaktaydı. Takriben 1942 yılında Risale-i Nur eserleriyle ve 1950’de Üstad Bediüzzaman ile tanışır. İlk görüşmesinde ayaklarında titreme, konuşmasında kekeleme hasıl olur. Bediüzzaman hazretleri, Mehmed Kayalar Ağabeyin başını koltuğunun altına alarak okşamış, öylece natıka (kekeleme) hali geçmiştir.


Bildiğimiz kadarıyla Mehmed Kayalar Ağabey ile Üstadın görüşmeleri üç veya dört kez olmuştur. Fakat irtibatları hiçbir zaman kesilmemiştir. Bediüzzaman ile Mehmed Kayalar her hafta mektuplaşırlardı. Bunun en canlı şahitleri üstadın yakın talebeleri ve Mehmed Kayalar'ın kendi talebeleridir.


Bediüzzaman ile ikinci görüşmesinde mehmed Kayalar Ağabey emekli olmaya karar vermiş, Üstadımız aile efradını nazara alarak göreve devam etmesini arzu etmiştir. Lakin Mehmed kayalar Ağabey'de yaradılışın yüksek fıtrat-ı azimesi feveran ederek, o zaman Konyadan Üstada bir telgraf çekip ‘affınıza sığınarak emekliliğimi istedim’ diyor. Üstad hazretleri telgrafı aldığında hemen ayağa kalkarak talebelerinin önünde: "kardeşim Mehmed Kayalar şimdi dünyayı ayağının altına aldı. Maşaallah, barekallah" demiştir. Mehmed Kayalar, önyüzbaşı rütbesinde iken 1952 yılında emekli olarak, subaylığa veda etmiştir.


Mehmed Kayalar Hz. Küçük yaştan itibaren bütün islami ilimleri derinlemesine tedkik ederek yetişmiştir. Ayrıca o dönemin namlı alimleri ile görüşüp sohbetlerinde bulunmuştur.


Risale-i Nur’un ilk te’lifi Albay Hulusi Bey ile (İbrahim Hulusi Yahyagil) başlar. Neşri şarkta ve Anadolu’da yüzbaşı Mehmed Kayalar Hz. İle devam eder. 28. mektubun 1. meselesi Albay Hulusi Bey’in mektubu hatırlansın.


Evlatları babalarının izinde, zeki, mücahid ruhlu ve iman hizmetinde cevval idiler. Müçteba Mehdi ile Mahmut Hadi babalarından evvel Dar-ı bekaya teşrif buyurmuşlardır. Hakk’ın rahmetine gidenler bekar idiler. Büyükleri olan Ahmet Mefhar evli ve iki çocuk babasıydı. Ahmet Mefhar, Mehmed Kayalar Hz.’nin en büyük oğlu olup hizmetin ilk zamanlarında Risale-i Nurun neşrinde, şarkta ve anadolu’da daktilo edilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında büyük emekleri geçmiştir. Ayrıca Risale-i Nurun Diyarbakır’da camilerde okunmasına başlandığında Ulu camii’nde azim bir cemaate Risale-i Nur okurdu. Yine Ağabeyin hizmet için kullandığı arabasına şoförlük yapardı. Ahmet Mefhar 6 Nisan 2003 te dar-ı bekaya irtihal etti. Ağabeyimizin hanımı Saime Hatun da Nur hizmetinde eşine az rastlanır hizmetler ifa etmiştir. Kendisi 2006 yılında hayata veda etmiştir.


Mehmed Kayalar Hz, emekli olduktan sonra Diyarbakır’da ikamet edip, evini umum halka açarak, çevrenin isim yapmış alimlerine, hocalarına ve o yörenin insanlarına uzun yıllar Risale-i Nur'larla beraber tefsir, hadis, fıkıh ve diğer islami ilimleri ders vermiştir.

Mehmed KAYALAR, Üstad Bediüzaman’ın Vasiyetname'sindeki 12 varisten biridir.


1 Haziran 1994 te Yalova Çiftlikköyde ahirete irtihal etmiştir. Rahmetullahi Aleyh

                                                                      irfan Haspolatlı


Nefse DersEdit

NEFSE DERS


Faniye hiç göz atma,

Gayyaya sen de batma

Derdine derdi katma

O'dur Rahimi Şafi

İlahi ente kafi...


O'dur her şeyde fail,

Ömrünü etme zail,

Rahmetten olma gafil

Gitsin gönül firaki

İlahi ente baki...


Elbet O'dur medet-res,

Biçare sen sesin kes;

Alem bütün verir ders

Kalbinden at merakı

İlahi ente baki...


Eltafını düşün sen

Varmı ki onda hissen

İnsan isen eğer sen

Hamd et Rahmana her an;

Hallakının bu ihsan....


Gördüklerin kaderden

Zavallı çık kederden

Umma medet beşerden;

Mücib Hakim-ü Şafi

İlahi ente kafi


Hikmet eli yazanmış

Alem bütün bezenmiş,

Arif bunu sezenmiş

İster isen cemali

Yırt perde-i dalali


Hikmetlerin ne hoşmuş

Alem ilahi coşmuş

Senden gayrisi boşmuş

Gitsin gönül firaki

İlahi ente baki...


Eşya cemale ayna

Baksın gönül ihsana

Kansın bu ruh gufrana

Rahman Rahim-ü Şafi

İlahi ente kafi...


Hakikat arşda gezdim,

Esrarı lütfu sezdim,

Ya Rab ! ki bezmelestim

Rahman Rahim-ü Şafi

İlahi ente kafi...


Seyran Eder Bu Adem

Esmaya Ayna Alem,

Kalmaz Ki Ruhta Matem

İster İsen Cemali

Yırt Perde-İ Dalali.


Dem vurma kıl-ü kalden,

İbret al ehli halden,

Doymaz gönül visalden,

Rahmet Rahim-ü Şafi

İlahi ente kafi...


Kem göz sakat nazardır;

Bakman yaman hatardır.

Fitne od’dan beterdir;

Zikreyle sen de hakkı

İlahi ente baki...


Çok hoş tevekkül elbet

Olsunda hakka mesned,

Kar mümine meveddet,

Fesaddan et tevakki,

İlahi ente baki...


Madem gelir Samedden

Bağırma sen de dertten

Kurtul nefsani bend’den

İster isen visali

Yırt perde-i dalali


İnsanı kamil olsan

Hallak’ına kul olsan

İmanla nuru bulsan

Zikreyle sen de Hak’kı

İlahi ente baki...


Ondan gelen ne hoştur,

Fikr’et de ruhu coştur,

Gayrisi cümle boştur

Mücib Hakim-ü Şafi

İlahi ente kafi...


Esbabı sil gönülden

Tevhide dal derinden

Hiç düşmesin dilinden

Sensin Rahim-u Şafi

İlahi ente kafi...


Buldun ne hoş devayı

Attınsa masivayı

Yanmaz gönül sarayı

Aşkın biter firakı

İlahi ente baki...


Makam-ı şükrü bil sen

Deryayı fikre dal sen

Kimin bu suret ahsen?

İster isen cemali

Yırt perde-i dalali...


Gönül sever hicabı,

Kaldırma sen nikabı

Haktan gelir hitabı

(lataknatu) ne söyler,

Mevla güzel ne eyler...


Hidayeti edensin

Gönül mahbubu sensin

Nurunla ruh bezensin

Rahman Rahim-ü Şafi

İlahi ente kafi...


Mehmed Kayalar (r.a)

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.