FANDOM


Kâbe, yeryüzünde en hayırlı, en emin, en bereketli yerdir.

Mekke Hareminin sınırı:

Rivayete göre: Adem Aleyhisselam, Şeytanın şerrinden korkmaya başlayıp Allah'a sığınınca, Yüce Allah koruyucu Melekler göndermiş ve bu Melekeler Mekkeyi her taraftan kuşatmışlardı. Melekler, Kabenin çevresinde, nerelerde durmuşlarsa. oraları Mekkenin Harem sınırı olmuştur. (Ezraki-Ahbaru Mekke c.2, s 127) M. ASIM KÖKSAL, PEYGAMBERLER TARİHİ

Kâbe, yeryüzünde Allah Tealâ’nın evi… Dünyanın en kutsal, en mübarek mekânı… Onu ziyaret etmek, her insan üzerinde Allah’ın hakkı; ziyaret edenler de Allah’ın misafiri… Yüce Mevlâ, yeryüzünün bu en mübarek mekânının etrafını belirli mesafelere kadar harem yani dokunulmaz kılmış. Hareme gitmek isteyenler için ayrıca Harem bölgesinin dışında mikat sınırları tayin etmiş. (7)

Malum, Mekke ile Medine’ye “iki harem bölgesi” manasına “Haremeyn” denir ki bu şehirleri ve etraflarındaki belirli bir mıntıkayı ifade eder. Müslümanların mahremi olan bu mıntıkalara yabancılar, yani gayrimüslimler giremez. Allah Tealâ tarafından mukaddes kılındığı için buralara bilhassa hürmet edilir ve bu hususi ihtiramın gereği olarak da sair zamanlarda mübah sayılan bazı fiillerden kaçınılır. (8)

Mîkat, ihrama girme yeri ve zamanı demektir. Çoğulu mevâkît'tir. Bir terim olarak, Mekke çevresinde, çeşitli bölge ve ülkelerden hacca gelenlerin ihrama girecekleri özel yerleri ifade eder. Bir kimsenin, hac veya umre için, mikatları ihramsız geçmesi caiz olmaz. Aksi halde kurban veya mikat yerine dönmek gerekir. Ancak mikat yerinden önce ihrâma girmek ittifakla caizdir. Hatta Hanefilere göre, bir sakınca doğmayacaksa, ihramı öne almak daha faziletlidir. "Hac ve umreyi Allah için tamamlayınız" (el Bakara, 2/196) ayetinde buna delâlet vardır. Mikatları beklemeksizin, ailesinin bulunduğu yerden ihrama girmek hac ve umreyi eksiksiz tamamlamak demektir. Hz. Ali (ö. 40/660) ve Abdullah b. Mes'ud'un (ö. 32/652) görüşü budur. Çünkü bunda daha çok meşakkat ve daha büyük tazîm vardır.

İhrama girme yerleri, Mekke'de, Mekke (Harem) ile mikatlar arasında (hıl bölgesi) veya mikatların dışında kalan bölgelerde (âfâkî) oturanlara göre değişiklik gösterir (el-Kâsânî, a.g.e, II, 163-167; İbnü'l-Hümâm, a.g.e, II, 131-134; el-Meydânî, el-Lübâb, I, 178 vd.; eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 202-204; İbn Kudâme, el-Muğnî, III; 257-267).

1. Mekke'de oturanlar: Bunların hac için ihrama girme yeri yine Mekke'dir. Hz. Peygamber ashab-ı kirâma hac için ihrama, Mekke'nin içinde girmelerini emir buyurmuştur (ez-Zeylaî, Nasbu'r-Râye, III,16). Mekke dışında, harem dâhilinde evi olanlar da böyledir. Mekkelilerin umre için mikat yeri ise, dilediği herhangi bir yerden, hıll'in harem bölgesine en yakın olan yeridir. Ancak umrede ihrama girmek için hıll'in en fazîletli yeri Hanefi ve Hanbelîlere göre "Ten'îm", sonrâ "Ci'râne", sonra "Hudeybiye"dir. Resulullah (s.a.s) Abdurrahman b. Ebî Bekr'e Hz. Âişe'ye Ten'îm'de ihrama girerek umre yaptırmasını emir buyurmuştur (Buhârî, cihâd, 125, Umre, 6; Müslim, Hac,135,136; Ahmed b. Hanbel, III, 309, 394; Tirmizî, Hac, 91).

2. Hıll'de oturanlar: Harem bölgesiyle, beş mikat yerinin çevrelediği alan arasındaki bölgeye "hıll" denir. Hıll'de oturanların hac veya umre için ihrama girme yeri (mikat), ailelerinin bulunduğu yer veya bu yerle. harem arasında kalan, hıll'den dilediği herhangi bir yerdir. Hac ve umreyi tamamlamayı emreden ayetle (el-Bakara, 2/ 196) Hz. Ali ve İbn Mes'ud'un görüşü buna delildir. Hanefîler bu görüşü benimsemiştir. İmam Mâlik'e göre, bunların mikat yeri, kendi evleridir.

3. Mikatların çevrelediği alan dışında oturanlar (âfâki): Arabistan'da mikatlar dışında oturanlarla, dış ülkelerden hac veya umre niyetiyle Hicaz'a gidenler için geldiği bölge veya ülkeye göre ihrama girme yerleri (mikat) belirlenmiştir. İbn Abbâs (r.a)'tan şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebî (s.a.s), Medineliler için Zülhuleyfe'yi, Şamlılar için el-Cuhfe'yi, Necidliler için Karnü'l-Menâzil'i ve Yemenliler için Yelemlem'i mikat olarak belirledi. Bunlar, belirtilen bölge veya ülke tarafından gelen diğer belde yolcuları için de mikat yeridir" (Buhârî, Hac, 7, 9, 11,12, Sayd,18; Müslim, Hac,11-12; Ebû Dâvûd, Menâsik, 8; Nesâî, Menâsik,19, 20, 23; Ahmed b. Hanbel, I, 238). Câbir (r.a)'den merfû olarak rivayet edilen Müslim hadisinde bunlara, Iraklılar için Zat-ı ırk ilâve edilmiştir (Ebû Dâvûd, Menâsik, 8).

Gelinen ülkelere göre mikatlar şöyledir:

a. Türkiye, Suriye, Mısır, Mağrib ve Avrupa tarafından deniz yoluyla gelenlerin mikatı Cuhfe (Râbiğ)'dir. Cuhfe ile Mekke aiası yaklaşık 187 km. dir.

b. Medine'den gelenlerin mikatı Zülhuleyfe (Âbâr-ı Ali) olup, Mekke'ye yaklaşık 464 km.dir. En uzak mikat yeri burasıdır.

c. Irak, İran ve diğer doğu ülkelerinden gelenlerin mikatı Zât-ı Irk'tır. Bu yer Mekke'ye yaklaşık 94 km.dir.

d. Kuveyt ve Necid yönünden gelenlerin mikatı bugün es-Seyl denilen Karnü'l-Menâzil'dir.

e. Yemen'den gelenlerin mikatı Mekke'nin güneyinde bulunan Yelemlem olup, Mekke'ye 54 km.dir,

İhrama girme yerlerini Hz. Peygamber tayin ettiği için hac, umre, ticaret veya başka bir amaçla gelen her müslümanın buralarda veya daha önce ihrâma girmiş olması lâzımdır. Eğer yol, bu noktalardan geçmiyorsa buraların hizalarından ihrâma girilir. Medine'ye gelenler, hac için Mekke'ye doğru yola çıkınca Zülhuleyfe'de bugün Âbâr-ı Alî denilen yerde ihrama girerler.

Mikatlardan içeride bulunan kimseler, ihramsız Mekke'ye girebilirler. Fakat hac veya umre için, bulundukları yerden ihrama girerler. Mikat içinde, fakat Mekke dışında bulunan, bulunduğu yerde; Mekke'nin içinde oturanlar ise, kaldığı evde ihrama girerler.

Dışarıdan hac veya umre için gelen kimse mikatı ihramsız geçerse ya bir kurban keser veya geri dönüp mikat yerinde ihrama girer. Mekke'ye girme niyeti olmaksızın mikatı ihramsız geçene birşey lâzım gelmez.

MİKATLAR (İHRAM'A GİRME YERLERİ)

Önce kelime üzerinde duralım. "Mikat"; sınırlanmış vakit manasına gelir ama, yer için istiare edilmiştir. Yani ihrama girme yeri manasınadır.(66) Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Hiç kimse mikat'a tecavüz edemez, ancak oradan ihramlı olarak geçebilir"(67) buyurduğu bilinmektedir. Bu Hadis-i Şerifi esas alan Hanefi fûkahası; "İster hacc, ister umre, isterse başka bir niyyetle olsun (ticaret, seyahat vs.) hiç kimse mikatlardan ihramsız olarak geçemez. Zira ihramın vacip olması, o mekâna ta'zim ve hürmet içindir. Dışardan gelen kimseler Resûl-i Ekrem (sav)'in beyan buyurduğu mikatlara geldikleri zaman, ihrama girmeleri farz olur"(68) hükmünde ittifak etmiştir.

İbn-i Ömer (ra)'den rivayet edilen bir Hadis-i Şerif'te Resûl-i Ekrem (sav): " Medine'liler Zü'l-Huleyfe'den, Şamlılar Cuhfe'den, Necidliler Karn'dan, Yemenliler de Yelemlem'den ihrama girerler"(69) buyurmuştur. Hz. Aişe (r.anha) validemizden rivayet edilen diğer bir Hadis-i Şerif'te: "Peygamber (sav) Medineliler için Zü'l-Huleyfe'den, Şamlılar ve Mısırlılar için Cuhfe'den, Iraklılar için Zat-ü Irk'dan, Yemenliler için Yelemlem'den ihrama girmeyi mikat tayin buyurdu".(70) İbn-i Abbas (ra)'dan da, aynısı rivayet olunmuştur.

Hz. Ömer (ra) halka karşı bir hutbesinde: "Sizden kim hacc için ihrama girmek isterse, mikattan başka yerden girmesin. Peygamberimizin gösterdiği mikatlar ise şunlardır: "Medineliler ve oradan geçerek olan yabancılar için "Zü'l-Huleyfe", Şamlılar ve ordan geçecek gelen yabancılar için "El Cuhfe", Necidliler ve ordan geçerek gelen yabancılar için "Karn", Yemenliler ve ordan geçerek gelen yabancılar için "Yelemlem" ve nihayet Iraklılar ve o yolla gelen diğer müslümanlar için "Zat-ü Irk"tır."(71)

Şimdi bu mikatlar hakkında kısaca bilgi verelim: "Zü'l-Huleyfe": Medineliler ve Medine'den geçerek hacca giden müslümanlar için mikattır. Medine'ye olan uzaklığı 7,5 km. civarındadır. Mekke-i Mükerreme'ye olan uzaklığı ise; 413 km.'dir. "Zat-ü Irk": Irak'lıların ve Irak üzerinden hacca gidecek olan kimselerin mikatıdır. Akik vadisine bakan "Irk" dağından isimlendirilmiştir. Fûkaha'dan bazıları akik vadisinde ihrama girmenin efdal olduğuna kaildirler.(72) Bu mikatın Mekke'ye olan uzaklığı 94 km.'dir. "El Cuhfe"; burası bir köydür. "El Cuhfe" denilmesinin sebebini İbn-i Abidin şu şekilde izah ediyor: "Cuhfe; kıyıda su kalıntısı manasına gelir. Bu yere, bu ismin verilmesi, bir zamanlar sel gelip ahalisini götürdüğü içindir. Asıl adı "Mehyea"dır. Lâkin söylendiğine göre nişanları kalmamış, yalnız bazı gizli kalıntıları vardır ki, onları da hemen hemen bazı Bedevi'lerden başka kimse tanıyamaz. Onun için Allahü alem. Hacılar ihtiyaten "Râbıd" denilen yerden ihrama girmeyi tercih etmişlerdir. Bazıları da "Rabiğ" derler.(73) Bu mikatın; Mekke'ye olan uzaklığı 320 km.'dir. "Karn veya Karnü'l Menazil"; Necidlilerin ve o istikametten hacca gelen kimselerin mikatıdır. "Karn"; Arafat'a doğru uzanan bir dağın ismidir. Mekke-i Mükerreme'ye olan uzaklığı 44 km. civarındadır. "Yelemlem": Yemenlilerin ve o yönden gelen yabancıların mikatıdır. "Yelemlem"; bir dağın ismidir. Bu mikatın Mekke'ye olan uzaklığı da 47-50 km. civarındadır.

Ticarî bir niyetle mikatlardan geçen, fakat Mekke'ye uğramaya niyyet etmeyen kimsenin ihrama girmesi vacip değildir.(74) Mesela; mikatlarla harem arasında bulunan "Cidde" şehrine, ticari anlaşmalar için giden ve Mekke'ye uğramayı düşünmeyen kimse ihrama girmez. Mikatlarla, Mekke arasındaki bölgede ikamet eden mü'minlerin mikat; "Hıll" ismi verilen mevkidir.(75) Mekke'de ikamet eden mü'minler hacc ibadeti için ihrama evlerinde girerler.(76) Ancak umre yapmak isteyen Mekkeli, ihrama girmek için "Hıll" bölgesine çıkmak durumundadır. Feteva-ı Hindiyye'de: "Umre yapmak isteyen Mekkeli, hangi yönden isterse ordan Hıll'e çıkar. Muhıyt'te de böyledir. Ancak umre için en efdal olan mikat yeri "Ten'im"dir."(77) hükmü kayıtlıdır.

Mikatlar içinde ikamet eden mü'minler, ihtiyaçlarından dolayı ihramsız olarak Mekke'ye girebilirler. Hanefi fûkahası; bu beldelerde oturan kimselerin giriş ve çıkışlarının devamlı olacağını esas alarak, her seferinde ihrama girmelerinde zorluk olduğunu beyanla, ihrama ihtiyaç olmadığına kail olmuştur.(78) İmam-ı Serahsi: "İbn-i Ömer (ra) Mekke'den Medine'ye gitmek üzere yola çıktı. Kadid adı verilen bölgeye geldiğinde kendisine "Medine'de fitne'nin zuhur ettiğine" dâir haber ulaştı Bunun üzerine İbn-i Ömer (ra) Mekke'ye geri döndü ve ihrama girmedi. Bundan da anlaşılmaktadır ki, mikatlar dahilinde bulunanlar tıpkı Mekkeliler hükmüne dahildirler. Çünkü her zaman Mekke'ye girmeye ihtiyaçları vardır. Her seferinde ihrama girmek şart kılınsa; bu insanlar için açık bir zarar ve zorluktur"(79) hükmünü zikreder.




(66) İbn-i Abidin - Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar - İst: 1983, C: 4, Sh: 456.

(67) İbn-i Hümam - Fethû'l Kadir - Beyrut : 1315 D. Sadr Mtb. C: 2, Sh: 132.

(68) İmam-ı Serahsi - El Mebsut - Beyrut: ty C: 4, Sh: 167. Ayrıca İmam-ı Kasani - El Bedaiû's Senai fi Tertibi'ş Şerai - Beyrut: 1974 C: 2, Sh: 164, İmam-ı Merginani - El Hidaye şerhû Bidayetü'l Mübtedi - Kahire: 1965, C: 1, Sh: 136, Şeyh Nizamüddin ve heyet - A.g.e. C: 1, Sh: 221, İbn-i Hümam - A.g.e. C: 2, Sh: 133.

(69) Sahih-i Müslim - İst: 1401, Çağrı Yay. C: 1, Sh: 839, Had. No: 1182 K. Hacc, Bab: 2.

(70) İmam-ı Serahsi - El Mebsut - Beyrut: ty C: 4, Sh: 166.

(71) İmam-ı Azam Ebû Hanife - El Müsned - İst: 1978, Sh: 134, Had. No. 222/5.

(72) Şeyh Abdülgani El Meydani-El Lübab fi şerhi'l Kitab-Beyrut:1400, C:1, Sh:179-180.

(73) İbn-i Abidin - Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar - İst: 1983, C: 4, Sh: 457.

(74) İbn-i Hümam - Fethû'l Kadir - Beyrut : 1315 C: 2, Sh: 132. Ayrıca İbn-i Abidin - A.g.e. C: 4, Sh: 462. (Not: Sırf gezmek niyetiyle dahi olsa, Mekke'ye niyet ettiği an, ihram vacip olur. Bu sebeple; Cidde'ye gelen bir kimse, mikatlara geldiğinde, sırf oraya gitmeye niyet etmelidir. Bu vesile ile "Mekke'yi görürüm" diye niyet ederse, ihram vacip olur.)

(75) Molla Hüsrev - Dürerû'l Hükkam fi şerhû Gureri'l Ahkam - İst: 1307 C: 1, Sh: 218. Ayrıca İmam-ı Merginani - El Hidaye Şerhû Bidayetü'l Mübtedi - Kahire: 1965, C: 1, Sh: 136.

(76) İbn-i Hümam - Fethû'l Kadir - Beyrut: 1315, C: 2, Sh: 133.

(77) Şeyh Nizamüddin ve heyet - El Feteva-ı Hindiyye - Beyrut: 1400, C: 1, Sh: 221.

(78) İmam-ı Merginani - El Hidaye şerhû Bidayetü'l Mübtedi - Kahire: 1965, C: 1, Sh: 146. Ayrıca Şeyh Nizamüddin ve heyet - A.g.e. C: 1, Sh: 221.

(79) İmam-ı Serahsi - El Mebsut - Beyrut: ty C: 4, Sh: 168.


Mikat Bağırdak ipi, (oğlancıkları beşikte onunla bağlarlar.)

Kesilme ânında koyunun ayağını bağladıkları ip.

Mikat Bir iş için tayin edilen zaman veya yer.

Mekke-i Mükerreme yolu üzerinde hacıların ihrama girdikleri yer.

MİKAT Bağırdak ipi, (oğlancıkları beşikte onunla bağlarlar.)

  • Kesilme ânında koyunun ayağını bağladıkları ip.

MİKAT Bir iş için tayin edilen zaman veya yer.

  • Mekke-i Mükerreme yolu üzerinde hacıların ihrama girdikleri yer.

MİKATÎ Hacc mevsimini beklemek üzere Mekke-i Mükerreme'de kalan kimse.

MİKAT SÜNNETİ Hacca niyet edenin ihrama girmesi.

MİKATT (C.: Mikât) Üzerinde kalem kesecek âlet.

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] buluşma yeri.
[2] buluşma zamanı.

Write Yazılışlar

ميقات

Nuvola apps bookcase Köken

[1] Nuvola apps bookcase Köken
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.