Fakir ve düşkün olan kimse anlamına gelmektedir. Kur'ân-ı Kerim'de pekçok yerde, yardıma muhtaç fakir anlamında geçmektedir. Bunlardan zekatın sarf yerleri ile ilgili olan, Tevbe sûresinin 60. âyetinde miskîn kelimesi fakir ile birlikte geçmektedir. Bundan hareketle fakihlerden miskîn ile fakirin birbirinden farklı olduğunu söyleyenler olmuştur. Hanefîler, âyette geçen fakiri, ev ve ev eşyası gibi aslî ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkâna sahip olduğu halde, gelirleri ihtiyaçlarını karşılamayan, nisap miktarı mala sahip olmayan kimse olarak tanımlamışlardır. Miskîn ise, hiç geliri olmayan ve malı bulunmayan kimsedir. Malikîler de buna yakın düşünmektedirler. Hanefîlerden Ebû Yûsuf ve Muhammed'e göre fakir ile miskîn aynı manadadır; ikisi arasında bir fark yoktur. Şafiî ve Hanbelîlere göre ise, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyaçlarını gidermeye yeterli malı ve kazancı olmayan kimse fakir; kazancı kendisine ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere yeterli olmamakla birlikte, sahip olduğu kazançla kıt kanaat geçinebilen kişiye miskîn denir. Hanefî ve Malikîlere göre, miskîn fakirden daha muhtaçtır; bunlara göre ise, fakir miskînden daha fazla ihtiyaç içindedir. Ancak her halükarda miskîn, zekattan pay alan yardıma muhtaç kimsedir. (İ.P.)

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.