FANDOM


Bakınız


Şablon:Mukatild {{Mukatil}}
Mukatil Katl Katil Mucahid Cehd Cahid Cahit
Mukâtil b. Süleyman el-Belhî el-Horâsânî
Baştan sona ilk Kur’an tefsiri, Mukatil b. Süleyman'ın Kitabu’t-Tefsiri’l-Kebiri'dir
Tefsir-i Kebir Defter-i Kebir
Mukâtil B. Süleyman(Eserleri et-Tefsiru’l-Kebîr Nevâdiru’t-Tefsir en-Nâsih ve’l-Mensûh er-Reddu ale’l-Kaderiyye el-Vücûh fel-Eşbâh ve’n-Nezâir fi’l-Qur’âni’l-Ke-rîm Kur’an Terimleri Sözlüğü adıyla İşaret Yayınları tarafından Türkçe olarak yayımlanmıştır Tefsiru Hamsi Mieti Ayetin mine’l-Qur’âni’l'Kerîm İşaret yayınları tarafından Ahkam Ayetleri Tefsiri adıyla Türkçe’ye kazandırılmıştır el-Aksâmu ve’l-Lugat el-Âyâtu’l-Müteşâbihât

Bakınız

Şablon:KTFbakınız - d


Kur'an Terimleri Fihristi Kur'an Fihristi/Görsel Eşbah Ve Nezair EL-EŞBÂH VE'N-NEZÂİR Fİ'L-QUR'ÂNİ'L KERÎM
Online Mucem : http://kuranmeali.com/mucem.asp
KTF
KKF [1] {{KTF}}
A B C Ç D E F G H I İ K Kef Q Qaf L M N O Ö R S Ş T U Ü V W Y Z
Amaç: Ülkemizin online en zengin Kur'an terimleri fihristini oluşturmaktır.
Her Kur'ani terime iç link verilecek ve terimle ilgili ansiklopedik madde oluşturulacak ve ansiklopedik maddenin içerisine ilgili ayetler link olarak verilecek.Böylece her bir Kur'anİ terimin geçtiği tüm ayetlere ve ayetlerin tüm meal ve tefsirlerine aynı anda ulaşılabilecektir. Hatta önlerimin geçtiği hadislere ve önemli sözlere aynı anda aynı sayfada ulaşılacaktır.
Yöntem : 1. KTF nde bulunan kavramlara iç link verielerek sayfa oluşturulacak . 2. O konu ile ilgili izah sayfaya eklenecektir. 3. HDKD tefsirinden bulunacak Kur'an terimlerina ait izahlar kavramla ilgili ansiklopedik sayfaya eklenecek, 4. KTF de olmayan kavramlar için yeni sayfa oluşturularak ve fihrsitin olduğu sayfaya alfabetik sıra gözetilerek eklenerek fihrist geliştirilecektir. 5. Ayrıca Mu'cemül Müfehresden alınan ayetler bu sitede ilgili kuran teriminin ansiklopedik sayfasına eklenecektir. aşağıda ayetlerin alınacağı link bulunuyor. http://www.kuranmeali.com/%5Cmucem.asp
sonuç:Böylece internetteki en zengin "Kur'an terimleri fihristi" kollektif ve kollebratif bir usulle oluşturulmuş olacaktır. başta öğretmenlerimiz olmak üzere emeği geçenlerden Allah razı olsun. Bursa Valiliği'nde görevli hizmetli Mustafa'ya da teşekkürlerimizi de unutmayalım.
Mu'cem-ul Müfehres - Kur'an Kelimeleri Fihristi - Mucem
ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن ه و ؤ ى ي ئ ة

Adı ve künyesiEdit

Adı Mukâtil b. Süleymân b. Beşîr el-Belhî'dir. Ezdlilerin mevlâsıdır. Künyesi Ebu'l-Hasen'dir.

Zehebî, biyografisinde ondan, “Müfessirlerin büyüğü Ebu'l-Hasen Mukâtil b. Süleymân el-Belhî” şeklinde sözetmektedir.

HayatıEdit

Mukâtil, Horasan bölgesinin bir şehri olan Belh'te dünyaya geldi. Kaynaklar onun Basra'da hicrî 150 yılında vefat ettiğini belirtmişler. Rivâyetlerden, Mukâtil'in hicrî 80 yılında doğmuş olduğu kanaati ağırlık kazanmakla birlikte, bu tarihten önce doğmuş olması da mümkündür.

RivayetleriEdit

Mukâtil, hicrî 2. asrın ilk dilimlerinde vefat etmiş tâbiînin ileri gelen âlimlerinin bir çoğundan rivâyette bulunmuştur; Mücâhid b. Cebr el-Mekkî (v. 104 h.); Atâ b. Ebî Rebah el-Mekkî (v. 114 h.) gibi. Fakat onlardan yaptığı rivâyetler munkatı'dır. İbrâhîm el-Harbî bu hususta şöyle demiştir:

Mukâtil, Mücâhid'ten hiçbir şey dinlememiştir, onunla karşılaşmamıştır. Ancak Mukâtil, ilim adamlarının tefsirle ilgili görüşlerini toplamış ve bunlara dayanarak –onlardan şifahen işitmeksizin– tefsir yapmıştır.

MuhitiEdit

Mukâtil, Belh şehrinde yetişti, sonra Merv'e gitti. Her ikisi de Horasan bölgesinin ünlü şehirlerindendir. Mukâtil'in yetiştiği ve kültürlerinden, dinî-mezhebî görüşlerinden etkilendiği bu ülke, doğunun en verimli ve en geniş ülkesidir. Sınırlarını kuzey-doğudan Mâverâu'n-Nehir , güney-doğudan Sind ve Sicistan ülkeleri, kuzeyden ise Harizm ve Türkistan'daki Oğuzlar ın ülkeleri, güneyden ise Fârisîlerin diyarı [İran] teşkil etmektedir.

Horasan hicrî 2., 3. ve 4. asırlarda İslâm ülkesinin fikrî hayatının en önemli merkezlerindendir. Burada pek çok büyük muhaddis, pek çok müfessir ve fakih yetişmiştir.

Grek uygarlığının bir merkezi olan Belh'te doğup yetişen Mukâtil, buradaki mabedleri gördü, dînleri tanıdı.

Ekumenikler döneminde Zerdüştlüğün kutsal şehri olan Belh'te –daha sonra– Kuşânîler kralları döneminde Budizm de yaygınlık kazandı.

Arablar tarafından fethedilinceye kadar Belh'te Zerdüştlük, Budizm'in yanıbaşında yaşamaya devam etti. Bu iki din ile birlikte aynı zamanda Manilik ve Nesturî Hristiyanlığı da hayatiyetlerini sürdürüyordu. Bununla birlikte üstünlük Budizm 'de idi. Ziyaretçiler her yandan buraya geliyordu, aralarında pekçok Çinli de bulunuyordu. Budist enstitüsü olan Nevbahar'a gelirlerdi ki burası büyük ve dehşet verici bir mabetti. Arablar tarafından fethedildiği günlerde Belh'te en büyük dinî mevki, Nevbahar'ın hizmetkârı Bermek'in idi. Abbasî vezirlerinin içinden çıktığı aile olan Bermekîler de bu din adamları ailesindendirler.

Bu büyük Merv, Horasan şehirlerinin en büyüklerindendir. Bu şehre nisbet, –gayr-i kıyasî olarak– “Merzevî” şeklinde yapılır. Merv ile Nisâbur arası 70, Merv ile Belh arası ise 122 fersahtır. Mukâtil Belh'den Merv'e geçmiş, orada ikamet edip oradan evlenmiştir.

Mukâtil, Belh'e ve Horasan'a da nisbet edilmiştir. Biyografi kitapları ondan, “Mukâtil b. Süleymân el-Belhî, el-Mervezî, el-Horasanî ” diye sözetmektedirler.

Mukâtil zekâ, feraset ve bilgi sahibi harika bir kişi olmakla birlikte, etrafında olup bitenlerden de etkilenmiştir.

Mukâtil'in doğup yetiştiği Belh'in, çeşitli dînlerin kaynaştığı bir şehir olduğunu ifade etmiştik. Orada Zerdüşler , Budistler , Maniheistler ve Hristiyanlar vardı. Bu dînler Arab fütuhatı zamanına kadar –üstünlük her ne kadar Hindu Budistlerde ise de– komşu olarak yaşadılar.

Mukâtil, doğup yetiştiği Belh'ten Merv'e geçti. Horasan'da belli bir konuma sahip oldu. O kadar ki, Horasan emirleri ile onlara karşı ayaklananlar arasında barış görüşmelerinde aracılık yapıyordu.

Mukâtil daha sonra Irak'a geçmiş, Basra'da konaklamış, Bağdat'a gitmiş, orada Hadîs rivâyet etmiş, sonra Basra'ya tekrar geri dönerek hicrî 150 yılında vefat etmiştir.

Mukâtil'in hangi yılda doğduğunu kesin olarak tesbit edemediğimiz –ancak hicrî 80 yılında doğduğunu tercih ediyoruz– gibi, Irak'a hangi sene gittiğini de tesbit edemiyoruz.

Mukâtil, o dönemde Irak'ın ikinci önemli kenti olan Basra'da konakladı. Irak'ta çeşitli dînler, mezhebler ve görüşler bulunmaktaydı. Eski dînlerin bir yatağı idi. Süryanîler orada yayılmış ve İslâm'dan önce okullarını tesis etmişlerdi. Bu okullarda Yunan felsefesini, Fars hikmetini okutuyorlardı. Irak'ta İslâm'dan önce akîde konularında birbirleriyle mücâdele eden Hristiyan mezhebleri vardı. İslâm'dan sonra da Irak çeşitli türlerin bir karışımı olmaya devam etti. Orada pekçok fitne ve çalkantılar zuhûr etmişti. Siyasî ve akîdevî bakımdan birbirleriyle çatışan görüşler vardı. Şia oradaydı, –kırsal kesimlerinde– Hâricîler vardı, Mutezile oradaydı. Yine Irak'ta tâbiînin müctehidleri vardı. Sahabîlerin ilmini taşımaları; dinî ilimleri çok iyi bilmeleri sebebiyle onlara rağbet ediliyordu. Kısacası Irak'ta birbiriyle çatışan görüşler, mezhebler ve inançlar yaygındı.

Ebû Hanife ile çağdaş olan Mukâtil Basra'da ikamet etmişti. Tartışma ve muhalif görüş sahiblerinin çoğu da Basra'da bulunuyordu.

Emevî ve Abbasîler döneminde Basra, Irak'ın en önemli merkezlerindendi. Basra ile Kûfe arasında büyük bir rekâbet vardı. Her iki şehrin de Mukâtil döneminde belirli özellikleri bulunuyordu. Basra tartışma ve kelâm ilmi, karşılıklı münâzara ve kıssa anlatımı ile öne geçmişti. Yine Basra'da pekçok fırka ortaya çıkmıştı. Mutezile'ye mensub en önemli fırkalar da Basra'da idi.

Mukâtil Basra'ya gittiğinde orası pekçok fırka ile dolup taşıyordu.

Hayatının son dönemini Irak'ta geçiren Mukâtil'in, –daha önce Horasan'da Emevî emirleriyle ilişkisi bulunduğu gibi– Irak'ta Abbasî halifeleri ile ilişkisi bulunuyordu.

Mukâtil Basra'dan Bağdad'a geçti. O sırada halifeliğin baş şehri olması hasebiyle, Bağdat'a göçedenler çoğalmıştı; bunların içinde birçok da âlim vardı.

Mukâtil Bağdat'ta ünlü birisi idi. Halifelerle oturup kalkar, emirler ona sual sorar, danışırlardı. Geniş bilgisi ve pekçok malumatıyla da ün salmıştı.

Mukâtil'in sıfatlarla ilgili görüşleri etrafa yayıldı. Nihâyet halife Mukâtil'e sordu:

— Bana senin (Allah'ı) teşbîh ettiğine dair haber ulaştı.

— Hayır, ben sadece şunu söylüyorum: De ki: “O Allah ki birdir. Allah ki sameddir. Doğurmamıştır, doğmamıştır, O'na bir denk de olmamıştır.” Kim (benim hakkımda) başka bir şey söylerse yalan söylemiş olur.

Sonra Mukâtil Bağdad'dan Basra'ya döndü ve hicrî 150 yılında vefat edinceye kadar orada kaldı.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.