FANDOM


RÜKÛ

Sözlükte "eğilmek, beli bükülmek, yüz üstü kapanmak, boyun eğmek" gibi anlamlara gelen rükû, dinî bir kavram olarak, namazın rükünlerinden birisi olup kıraatten sonra elleri dizlere koyacak şekilde eğilmek demektir.

Rükû edene de râki' denir. Bu kelime türevleriyle birlikte Kur'ân-ı Kerim'de

  • Rükû manasında kullanıldığı gibi (Bakara, 2/43, 2/125; Tevbe, 9/112; Hac, 22/26, 22/77),
  • Eğilmek (Âl-i İmrân 3/43; Mürselât, 77/48),
  • Emre boyun eğmek (Mâide, 5/55) ve
  • Yere kapanmak (Sad, 38/24)

anlamlarında da kullanılmıştır.


Hz. Peygamberin uygulamalarına göre rükû Edit

Eller dizler üzerine konur, sırt ve baş düz bir şekilde tutulur; sırt kamburlaştırılmaz, baş yukarı doğru dikilmez. Vücut sükunete erişinceye kadar rükûda kalır. Bunun süresi "sübhanallahi'l-azîm" diyecek kadar beklemektir. Rükûda üç defa "sübhane rabbiye'l-azîm" demek sünnettir. Rükû'u tamamlayınca "semi'allahu limen hamideh" diyerek doğrulur. Bu doğruluş vaciptir. (İ.P.)


Namazın rükünleri Edit

1. İftitah Tekbiri: Namaza, Allâhu Ekber diyerek başlamaktır. Bu tekbire, "Tahrime" denir. İftitah tekbiri, Hanefilere göre rükün değil namazın şartlarındandır. Ancak namazın rükünlerinden olan "Kıyam"a bitişik olduğu için rükünler arasında sayılmıştır.

İftitah tekbirinin sahih olabilmesi için bazı şartlara riayet edilmesi gerekir.

İftitah tekbirinin şartları:

a) Tekbir ile niyet arasına yemek, içmek ve söz söylemek gibi namaza aykırı bir şey girmemek,

b) Tekbiri ayakta almak, (Ancak ayakta duramayacak durumda olan kimse oturduğu yerde tekbir alır.)

c) Önce namaza niyet etmek, sonra tekbir almak,

d) Tekbiri kendi duyabileceği bir sesle söylemek,

e) "Allahü Ekber" derken "Allah" kelimesinin başındaki "A"yı, "Ekber" kelimesinin "b"sini uzatmamak.

f) Cemaatle kılarken, imam tekbir aldıktan sonra tekbir almak. (İmamdan önce tekbir alınırsa namaz caiz olmaz.)

2. Kıyam: Namazda ayakta durmak demektir. Farz ve vacip olan namazlarda kıyam, yani ayakta durmak farzdır. Ayakta durmaya gücü yetmeyene kıyam farz olmaz. Nafile namazlarda kıyam farz değildir.

Bir hasta, ayakta durmaya gücü yettiği halde rukû ve secdeye gücü yetmezse ayakta kılması gerekmez, namazı oturarak ima ile kılar. Ayakta namaz kılan kimse, namaz esnasında rahatsızlanırsa namazını oturarak tamamlar. Namazı oturarak kılmakta olan bir kimse, namaz esnasında iyileşip ayakta durmaya gücü yetecek hale gelirse namazını ayakta tamamlar.

3. Kıraet: Namazda Kur'an okumaktır. Namazda kısa bir ayet de olsa Kur'an okumak farzdır. Üç ve dört rek'atlı farz namazların ikişer rek'atında, iki rek'atlı farz namazlar ile vitir ve nafile namazların her rek'atında Kur'an okumak farzdır ve kıyamda iken okunur.

4. Rükû: Namazda, eller dizlere erişecek kadar eğilmek demektir. Kıraatten sonra eller, dizlere varacak kadar baş ve sırt düz bir vaziyette eğilir.

5. Sücûd: Secdeye varmak demektir. Rükûdan sonra, ayaklar, dizler ve ellerle beraber alnını yere koymaya secde denir. Her rek'atta iki kere secde etmek farzdır.

Secdede alın yere konulup burun konulmaz ise secde caiz olur. Ancak özürsüz olarak burnun yere konmaması mekruhtur. Burun yere konulduğu halde bir özürden dolayı alın yere konmasa secde caizdir. Özürsüz olarak alın yere konmazsa böyle bir secde caiz değildir.

Secde edilen yer ayakların bulunduğu yerden yarım zira (on iki parmak)'dan yüksek olursa bu yükseklikte olan yere secde etmek caiz olmaz. İki ayağın parmakları yere konmadıkça secde caiz değildir. Secde edilecek yerin sert olması gerekir.

Bu sebeple, atılmış yün, pamuk ve kar gibi şeylerin üzerine secde edildiği takdirde alın, yerin katılığını hissedip yerleşirse secde caiz olur. Yüz, bunların içinde kaybolup yerin katılığını hissetmez ve yerleşip karar bulmazsa böyle bir şey üzerine secde caiz olmaz. Çuval içinde olmayan buğday ve arpa gibi şeyler üzerine de secde edilmez. Eğer bunlar çuval içinde olursa bunların üzerine secde edilir.

6. Ka'de-i ahire: Namazın sonunda ettehiyyatüyü okuyacak kadar (teşehhüd miktarı) oturmak demektir. Bu oturuş da namazın farzlarındandır.



Namazda rüku ve diz sistemine faydaları : Edit

Teravihde rükuyu dizleri ve dirsekleri tam extention yaparak yaparsanız en maxsimum hareketi vücud için yapmış olursunuz ve Ramazan sonrası dizlerinizin ferahladığını , özellikle diz kaslarının ucundaki legamentlerinizi tam geliştiğinizi fark edersiniz. Çoklukla ve Tadili erkanına göre namaz kılanların diz problemlerinin olmadığı görülecektir.

Namazlarda Rükû Edit

[1]

Namazlarda rükû da bir rükün olduğundan farzdır. Kıraetten sonra eğilerek rükûa varılır. Baş ile sırt düz bir doğrultuda bulunur. Eller dizlere kadar uzatılıp dizler kavranır. Ayakta namaz kılan kimsenin rükû için yalnız başını eğmesi kafi gelmez. Arkasını da eğerek doğru bir çizgi gibi düz bir durum almış bulunur. Bu, tam bir rükûdur. Rükûa giden kimse böyle bir vaziyet almaz da kıyama daha yakın bir şekilde eğilirse, onun rükûu sahih olmaz. Fakat rükû vaziyetine daha yakın eğilmiş ise, rükûu sahih olur.

Rüku fetvalarıEdit

Otururken namaz kılan kimse, rükûa vardığı zaman alnı dizlerine paralel olacak derecede arkasını eğmelidir.

Rükûda bulunuyor gibi kanbur olan kimsenin rükûu başını biraz eğmekle olur. Kanburluğu rükû sayılmaz.

İmama rükû halinde yetişen kimse, ayakta tekbir alıp ondan sonra rükûa gider. Bu tekbiri rükûa yakın vaziyette alırsa namazı bozulur, imama uymuş olmaz.

İmam henüz rükûda iken yetişip de onu uyarak rükûa varan kimse, o rekatı imamla kılmış sayılır. Fakat bir insan, imam rükûda iken tekbir alıp da, imam rükûdan kalktıktan sonra rükûa gitse, o rekata yetişmiş sayılmaz, bir rekatı kaçırmış olur. Kaçırdığı rekatı namaz sonunda imam selam verdikten sonra tek başına kılar.

İmama uyan kimse, imamdan önce rükûa varıp daha imam rükûa gitmeden başını kaldırırsa, bu rükû yeterli olmaz. Bunu imamın rükûu ile iade etmezse namazı bozulmuş olur.

İmamdan önce rükû veya secdeden başını kaldıran kimse, imama aykırı davranışımxnı gidermek için hemen rükû veya secdeye döner.

İmama rükûda yetişen kimse iki tekbire muhtaç değildir. Ayakta "Allahü Ekber" deyip hemen rükûa gider. Bu bir tekbir ile hem iftitah, hem de rükû tekbirini almış olur. (İmamet bahsine bakılsın).

Rükû - Rükû' - Rükn - Namazda rüku - Namazda rükû

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.