FANDOM


Nasib Nasbeden, bir şeyi bir şeye diken.

Gr: Harfi (e) diye üstün okutan.

Nasib Pay, hisse, kısmet.

Bir kimsenin elde edebildiği şey.

NASÎB İnsanların en akıllısı, ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda şeref, âhirette yüksek dereceler nasîb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)

Ey Allah'ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasîb et ve senin sevgini (sıcak ve harâretli günde) soğuk suyu sevmekten bana daha sevimli kıl. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye)

Allah'ım bana senin yolunda şehîd olmayı nasîb et. Peygamberin şehrinde ölmeyi kısmet et! (Hazret-i Ömer)

Yâ Rabbî! Bizlere nihâyetsiz rahmet hazînenden nasîb eyle! Hepimizi doğru yoldan ayırma! (İmâm-ı Rabbânî)

2. Allahü teâlânın ezelde takdir ettiği maddî ve mânevî rızık, kısmet.

Nasîbindir gezdiren yer yer seni,

Gâfil olma âkıbet yer, yer seni.

Bana kahve sunulmadı deme sen,

Nasîbin varsa gelir Yemen'den.

(Nâbi)

kısmet

Allah'ın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip.

2. Evlenme talihi: “Aslında kendi de şimdiye kadar bütün kısmetleri tepti.” -H. E. Adıvar.

3. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu.

4. Talih, kader, şans.

5. ünl. “Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz” anlamlarında bir seslenme sözü: Yarın gelecek misiniz? -Kısmet!

Güncel Türkçe Sözlük

Kısmet Köken: Ar.

Cinsiyet: Kız

Allah’ın herkese uygun gördüğü yaşama durumu, nasip, kader.

Cinsiyet: Erkek

Allah'ın herkese uygun gördüğü yaşama durumu, nasip, kader.

Kişi Adları Sözlüğü

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.