FANDOM


Necm Suresi..

Necm Suresi...

Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali
Elmalı (Sadeleştirilme)
İngilizce Meali (Yusuf Ali)
Rahmân[1] ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle"
Acıyıcı*[2], esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım
In the Name of Allâh, the Most Gravious, the Most Merciful
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
[[إِنْ هِيَ إِلَّا أَسْمَاء سَمَّيْتُمُوهَا أَنتُمْ وَآبَاؤُكُم مَّا أَنزَلَ اللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَانٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَاءهُم مِّن رَّبِّهِمُ الْهُدَى ]]
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
[[وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ لِيَجْزِيَ الَّذِينَ أَسَاؤُوا ِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذِينَ أَحْسَنُوا بِالْحُسْنَى]]
 
 
 

32. الَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ إِلَّا اللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ الْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوا أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقَى 33. أَفَرَأَيْتَ الَّذِي تَوَلَّى 34. وَأَعْطَى قَلِيلاً وَأَكْدَى 35. أَعِندَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرَى 36. أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِي صُحُفِ مُوسَى 37. وَإِبْرَاهِيمَ الَّذِي وَفَّى 38. أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى 39. وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى 40. وَأَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرَى 41. ثُمَّ يُجْزَاهُ الْجَزَاء الْأَوْفَى 42. وَأَنَّ إِلَى رَبِّكَ الْمُنتَهَى 43. وَأَنَّهُ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَى 44. وَأَنَّهُ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا 45. وَأَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْأُنثَى 46. مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَى 47. وَأَنَّ عَلَيْهِ النَّشْأَةَ الْأُخْرَى 48. وَأَنَّهُ هُوَ أَغْنَى وَأَقْنَى 49. وَأَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرَى 50. وَأَنَّهُ أَهْلَكَ عَاداً الْأُولَى 51. وَثَمُودَ فَمَا أَبْقَى 52. وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَى 53. وَالْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَى 54. فَغَشَّاهَا مَا غَشَّى 55. فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكَ تَتَمَارَى 56. هَذَا نَذِيرٌ مِّنَ النُّذُرِ الْأُولَى 57. أَزِفَتْ الْآزِفَةُ 58. لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ اللَّهِ كَاشِفَةٌ 59. أَفَمِنْ هَذَا الْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ 60. وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ 61. وَأَنتُمْ سَامِدُونَ 62. فَاسْجُدُوا لِلَّهِ وَاعْبُدُوا

Latin Harflerine Transkriptli Metin (Yani ayetlerin latn harfleriyle okunuşu)Edit

1. Ven necmi iza heva 2. Ma dalle sahıbukum ve ma ğava 3. Ve ma yentıku anil heva 4. İn huve illa vahyuy yuha 5. Allemehu şedidul kuva 6. Zu mirrah festeva 7. Ve huve bil ufukıl a'la 8. Summe dena fe tedella 9. Fe kane kabe kavseyni ev edna 10. Fe evha ila abdihi ma evha 11. Ma kezebel fuadu ma raa 12. Efe tumarunehu ala ma yera 13. Ve le kad raahu nezleten uhra 14. Inde sidratil munteha 15. Indeha cennetul me'va 16. İz yağşes sidrate ma yağşa 17. Ma zağal besaru ve ma tağa 18. Le kad raa min ayati rabbihil kubra 19. E fe raeytumul late vel uzza 20. Ve menates salisetel uhra 21. E lekumuz zekeru ve lehul unsa 22. Tilke izen kısmetun dıyza 23. İn hiye illa esmaun semmeytumuh entum ve abaukum ma enzelellahu biha min sultan iy yettebiune illaz zane ve ma tehvel enfus ve le kad caehum mir rabbihimul huda 24. Em lil insani ma temenna 25. Fe lillahil ahıratu ve ula 26. Ve kem mim melekin fis semavati la tuğni şefaatuhum şey'en illa mim ba'di ey ye'zenellahu li mey yeşau ve yerda 27. İnnellezine la yu'minune bil ahırati le yusemmunel melaiket tesmiyetel unsa 28. Ve ma lehum bihi mim ılm iy yettebiune illez zann ve innez zanne la yuğni minel hakkı şey'a 29. Fe a'rıd am men tevella an zikrina ve lem yurid illel hayated dunya 30. Zalike mebleğuhum minel ılm inne rabbeke huve a'lemu bi men alle an sebilihi ve huve a'lemu bi menihteda 31. Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil erdı li yecziyellezine esau bima amilu ve yecziyellezine ahsenu bil husna 32. Ellezine yectenibune kebairal ismi vel fevahışe illel lemem inne rabbeke vasiul mağfirah huve a'lemu bi kum iz enşeekum minel erdı ve iz entum ecinnetun fi butuni ummehatikum fe la tuzekku enfusekum huve a'lemu bi menitteka 33. E fe raeytellezi tevella 34. Ve a'ta kalilev ve ekda 35. Eındehu ılmul ğaybi fe huve yera 36. Em lem yunebbe' bima fi suhufi musa 37. Ve ibrahimellezi veffa 38. Ella teziru vaziratuv vizra uhra 39. Ve el leyse lil insani illa ma sea 40. Ve enne sa'yehu sevfe yura 41. Summe yuczahul cezael evfa 42. Ve enne ila rabbikel munteha 43. Ve ennehu huve adhake ve ebka 44. Ve ennehu huve emate ve ahya 45. Ve ennehu halekaz zevceyniz zekara vel unsa 46. Min nutfetin iza tumna 47. Ve enne aleyhin neş'etel uhra 48. Ve ennehu huve ağna ve akna 49. Ve ennehu huve rabbuş şı'ra 50. Ve ennehu ehleke adenil ula 51. Ve semude fema ebka 52. Ve kavme nuhım min kabl innehum kanu hum azleme ve atğa 53. Vel mu'tefikete ehva 54. Fe ğaşşaha ma ğaşşa 55. Fe bi eyyi alai rabbike tetemara 56. Haza nezirum minen nuzuril ula 57. Ezifetil azifeh 58. Leyse leha min dunillahi kaşifeh 59. E fe min hazel hadisi ta'cebun 60. Ve tadhakune ve la tebkun 61. Ve entum samidun 62. Fescudu lillahi va'budu


......nın MealiEdit

1, 2. Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı. 3. O, nefis arzusu ile konuşmaz. 4. (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir. 5, 6, 7. (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. 8. Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu. 9. (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu. 10. Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti. 11. Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı. 12. (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz? 13. Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (aslî suretiyle) görmüştü. 14. Sidretü'l Müntehâ'nın yanında. 15. Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır. 16. O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı. 17. Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı. 18. Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü. 19, 20. Lât ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz? 21. Erkek size de, dişi O'na mı? 22. Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır. 23. Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler)yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir. 24. Yoksa insan (kayıtsız şartsız), her temenni ettiği şeye sahip mi olacaktır? 25. Oysa, Ahiret de dünya da Allah'ındır. 26. Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar. 27. Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar. 28. Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez. 29. Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir. 30. İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir. 31. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması için (böyle)dir. 32. Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir. 33, 34. Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü? 35. Gayb'ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor? 36, 37. Yoksa, Mûsâ'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi? 38. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez. 39. İnsan için ancak çalıştığı vardır. 40. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. 41. Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir. 42. Şüphesiz en son varış Rabbinedir. 43. Şüphesiz O güldürür ve ağlatır. 44. Şüphesiz O öldürür ve diriltir. 45, 46. Şüphesiz O iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır. 47. Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir. 48. Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı. 49. Şüphesiz O, "Şi'râ'nın Rabbidir. 50, 51. Şüphesiz O, önce gelen Âd kavmini ve Semûd kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı. 52. Daha önce de Nûh'un kavmini helak etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi. 53, 54. O, "Mu'tefike"yi6 de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür. 55. O halde Rabbi'nin nimetlerinin hangisinden şüphe ediyorsun (ey insan!). 56. Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır. 57. Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı. 58. Onu Allah'tan başka açacak kimse yoktur. 59, 60, 61. Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz? 62. Haydi Allah'a secde edin ve ona kulluk edin.



 |footer=   }}

||


|-


g-t-d

Bu tablonun her surenin başında sunumu için;

Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali (Orijinali)
İngilizce Meali (Yusuf Ali)
1
Rahmân[6] ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle"
Acıyıcı*[7], esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım
In the Name of Allâh, the Most Gracious, the Most Merciful
Ayet no
AYET
ELMALI ORİJİNAL MEALİ
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL

Yukaridaki tablonun kodunu, değiştir anlamına gelen d harfini tıklarsanız görebilirsiniz. Bunu her ayette uygulamak lazım. Bu stili rükuya kadar olan "esas meal" içinde kullanmak lazım.



Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.