Wikipedia-logo-tr.png
Vikipedi'den Oğuz ile ilgili bir şeyler var
OGUZLAR_HISTORY_of_THE_TURKEY_TURKS_(HD)

OGUZLAR HISTORY of THE TURKEY TURKS (HD)

Şablon:Oğuzbakınız -d


Oğuz -Oguz - Oqus - Guz - Kuz - Uz
Guzlu küy -Kuzlu küy - Kozlu köyü
Kabaguz - Kabaguz köyleri - Kabaoğuz köyleri
Gagauz -Gagavuz -Gagaguz -Gagakuz Oğuz
Balkan vilayeti

Oğuzlar - Guzlar -Uzlar
Oğuzhan - Oğuz Han - Oğuz Kağan
Oğuz Kağan Efsanesi
Oğuz Yabgu Devleti
Oğuz Kağan Destanı

Dede Korkut/Oğuz Han
Evliya Çelebi/Oğuzhan
The Medinat of Ghuzz Khanate

Tarihin_Arka_Odası_Oğuzlar_(Prof._Dr._Tufan_Gündüz)

Tarihin Arka Odası Oğuzlar (Prof. Dr. Tufan Gündüz)

Tarih[düzenle | kaynağı değiştir]

Yerleşim yeri[düzenle | kaynağı değiştir]

  • Oğuz - Azerbaycan'ın bir rayonu
  • Oğuz - Denizli'nin Acıpayam ilçesinde bir köy.
  • Oğuz - Batman ili Beşiri ilçesine bağlı bir köy.
  • Oğuz - Mardin ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
  • Oğuz - Trabzon ili Arsin ilçesine bağlı bir köy.

İsmi Oğuz olanlar[düzenle | kaynağı değiştir]

Soy ismi Oğuz olanlar[düzenle | kaynağı değiştir]

Diğer[düzenle | kaynağı değiştir]


Oğuzlar, Oğuz Kağan Destanı'na göre 24 koldan ve Kaşgarlı Mahmud'un Divânü Lügati't-Türk eserine göre 22 koldan oluşan Orta Asya kökenli en kalabalık Türk boyu. Günümüzde Türk nüfusunun çoğunluğu Oğuz boyundandır.

Tarih[düzenle | kaynağı değiştir]

7. yüzyıl civarında konar-göçer bir yapıyla yer değiştirmeye başlamışlar ve coğrafi olarak Doğu Roma (Bizans) kayıtlarına göre önce Balkanlar’a yayılmışlardır. Oğuzlar, Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, İran, Irak ve Balkanlar’da (Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Makedonya, Kosova, Sırbistan) yaşayan Türklerin atası sayılmaktadırlar.

Destanlara göre, Oğuzlar Oğuz Han'ın 6 oğlu ve onların 4'er oğlundan meydana gelmişlerdir. Meydana gelen bu 24 boyun ayrı adı ve unvanları vardır. Bu bölümleme, Oğuz Kağan Efsanesi'nden kaynaklanmaktadır

Her boyun bir ongunu ve tamgası vardır.

Etimoloji[düzenle | kaynağı değiştir]

Oğuz” daha doğrusu “Oguz” sözünün yapısına dair birçok görüş vardır. Etimoloji açıklamalarından birisi şu şekildedir: Ok+u+z “Oklar; boylar”.

“Oğuz” sözü, kendi orijinal yapısı yanında, tarihte birçok şekilde kullanılmıştır. Bizanslar “Uz” der, Araplar “Guz” der.

Oğuz Kağan Destanı'na Göre Oğuz Boyları[düzenle | kaynağı değiştir]

24 Oğuz boyunu önce iki kolda (Bozoklar ve Üçoklar) daha sonra Oğuz Han'ın 6 oğluna ve son olarak da onların 4 oğluna ayırmaktadır. Listelerin kaynakları, Kaşgarlı Mahmud ve 14. yüzyılda yaşayan Reşideddin'e dayanmaktadır. Reşidüddin 24, Kaşgarlı Mahmut ise 22 boy saymaktadır.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Oğuzlar
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bozoklar
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Üçoklar
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
"Gün Han"
Kayı
Bayat
Alkaevli
Karaevli
 
"Ay Han"
Yazır
Döğer
Dodurga
Yaparlı
 
"Yıldız Han"
Avşar
Kızık
Beğdili
Karkın
 
 
 
"Gök Han"
Bayındır
Beçenek
Çavuldur
Çepni
 
"Dağ Han"
Salur
Eymür
Alayuntlu
Yüreğir
 
"Deniz Han"
İğdir
Büğdüz
Yıva
Kınık
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ongunu Şahin
 
Ongunu Kartal
 
Ongunu Tavşancıl
 
 
 
Ongunu Sungur
 
Ongunu Uçkuş
 
Ongunu Çakır
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bozoklar[düzenle | kaynağı değiştir]

Günhan[düzenle | kaynağı değiştir]

(simgeleri şahin)

Ayhan[düzenle | kaynağı değiştir]

(simgeleri kartal)

Yıldızhan[düzenle | kaynağı değiştir]

(simgeleri tilki)

Üç Oklar[düzenle | kaynağı değiştir]

Gökhan[düzenle | kaynağı değiştir]

(simgeleri bozkurt)

Dağhan[düzenle | kaynağı değiştir]

(simgeleri kılıç)

Denizhan[düzenle | kaynağı değiştir]

(simgeleri doğan)

Bozoklar ve Üçoklar[düzenle | kaynağı değiştir]

Bu boyların Bozoklar ve Üçoklar olarak ikiye bölünmesi ise daha sonradır. Bu iki ana kol arasında çıkan anlaşmazlıklar, boyların bir kısmının batıya göçmesine neden oldu, bir kısmı da Göktürk Devleti'nin kurulması ve Ötüken'i işgali nedeniyle batıya göçmüştür(6.yy). Kalanlar Göktürk egemenliği altına girmiştir.

630'da ilk Göktürk devletinin zayıflayıp Çin kontrolü altına girmesiyle tekrar birleşmeye başlamışlarsa da İkinci Doğu Göktürk Devleti kurulunca fazla direniş gösteremeden tekrar egemenlik altına girdiler[kaynak belirtilmeli]. (7. yüzyıl sonları). 745 yılında İkinci Doğu Göktürk Devleti de yıkılınca batıya ve Çin'e göçmüş birçok Oğuz Boyu da Ötüken'e geri dönerek Kutluk Bilge Kağan'ın kurduğu Uygur Devleti çatısı altında birleşti. Altaylar'ın batısındaki ve Tanrı Dağları bölgesindeki Oğuz toplulukları ise Gök Türklerin batı kolu olan Türgiş ya da Türkeş Kağanlığına bağlı olarak varlıklarını sürdürdüler. 760'lı yıllarda bölgeyi ele geçiren Karluk boyunun kurduğu devlette yer aldılar. Bu boyun öncülüğünde Yağma ve Çiğil boylarının da katılımıyla kurulan Karahanlı Devleti içinde Oğuz boyları da vardı. 10. yüzyılda Hazar Denizi'nin doğusunda Oğuz Yabgu önderliğinde ilk devletlerini kurdular[kaynak belirtilmeli]. 1000 yılında Kıpçaklar tarafından yıkılan bu devletten sonra Oğuzlar ikiye bölündü, bir kısmı kuzeye giderek bugünkü Kırım, Kazak, Bulgar ve Tatarların atası oldular; bir kısmı da Selçuk bey önderliğinde güneye indiler, İslamı kabul edip İslâm orduları hizmetine girdiler. Doğu'daki Oğuz kitlelerinin tarihi başka yönde gelişti. 840 yılında Uygur Devleti Kırgızlar tarafından yıkılınca Oğuzların asıl büyük göçü başladı ve Asya'nın dört bir tarafına ama daha çok kitleler halinde batıya göçtüler ve öteki kandaş boylarla birleştiler.

Oğuz kitleleri içinde Kınık boyundan olup, ataları Selçuk'un adından ötürü Selçuklular olarak anılmaya başlayan bir kol Tuğrul Bey önderliğinde 1038 yılında Irak ve İran'da Büyük Selçuklu İmparatorluğunu kurdu. Etrafta dağınık yaşayan diğer Türk boyları da bu İmparatorluğa katıldı[kaynak belirtilmeli]. 1040'da Merv yakınlarındaki Dandanakan Savaşı'nda Gaznelileri yendiler.

Selçuklu egemenliği İran, Horasan, Merv, Irak, Suriye, Güney Kafkasya ve Anadolu'da bir asırdan fazla sürdü. Son büyük sultanları Sencer'in 1141'de Semerkant ile Buhara arasında bulunan Katavan mevkiinde Moğol kökenli Karahıtaylılar'a yenilmesi ile devlet çözülmeye başladı. 1153'te kuzeydoğudan gelen Karahıtaylar ve Karluklar tarafından imparatorluk yıkılınca Oğuzlar dağıldı. Dağılan bu boyların kimi Harzemşahlara bağlandı, kimi Horasan'a, Kirman'a göçtü[kaynak belirtilmeli], kimileri de daha batıya gidip Irak'a, Suriye'ye yerleşti[kaynak belirtilmeli], kimileri de Anadolu Selçuklu Devleti 'ne katıldı. Bunlardan sonra kurulan Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevi Devletleri, Alemdarlar, Anadolu beylikleri, Osmanlı İmparatorluğu, Suriye, Irak ve Azerbaycan'da çeşitli beyliklerde de Oğuz Kağan Destanı mevcuttu.

Göktürkler ve Oğuzlar Vergi memuruna Amga (veya Imga) derlerdi, ve devlet kasasınada Aglık.

Wiktionary-logo-tr.png
Vikisözlük'te, Oğuz ile ilgili tanım bulabilirsiniz.

Kaynakça[düzenle | kaynağı değiştir]

  • Fazlı Konuş, Selçuklular Bibliyografyası, (Temel Kaynakların Açıklaması ile Beraber), Konya 2006

Referanslar[düzenle | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[düzenle | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[düzenle | kaynağı değiştir]

Şablon:Oğuz Boyları


an:Oguzes ar:غز az:Oğuz Türkləri bs:Ouzi Turci de:Oghusen en:Oghuz Turks fa:اغوز fr:Oghouzes he:אוע'וז hu:Úzok kk:Оғыз мемлекеті nl:Oğuzen no:Oghuz-tyrkere pl:Oguzowie ru:Огузы sv:Oghuzer zh:烏古斯人





Amerikalı Osmanlı tarihçisi Heath Lowry'in Gazi Evrenos (Evrenuz) Bey merakı


Abdulhamid’in kurtlarla Dansı isimli kitabın yazarı Mustafa Armağan, Amerikalı Osmanlı tarihçisi Heath Lowry ile ilginç bir anısını yukarıda bahsi geçen kitapta anlatmakta:

“Amerikalı Osmanlı tarihçisi Heath Lowry ile birlikteydik. Kuzey Yunanistanı dağ taş demeden araştırmalar yapıyormuş. “hayırdır” dedim, Neyin peşindesiniz şimdi de? Bana Gazi Evrenos Bey’in ayak izlerinin peşinde olduğunu söyledi. Bu bir tek adamın sadece kılıçla değil, bilgiyle, ticaretle, dinle ilgili konularda Yunanistan topraklarına ektiği mimari tohumların bölgeyi nasıl asırlarca canlı tuttuğundan, dahası eserlerinin son dönemde ortadan kaybolduğundan acı duyarak bahsetti. İçime eğilip baktım o sırada; Onunki kadar acı telvesi gözükmüyordu! “

diyor Mustafa Armağan.


Osmanlı Tarihini tarihe gömmek isteyenler, yabancıların Osmanlı tarihi hakkında araştırmaları kitapları ve merakları karşısında ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Enteresan, Allah Osmanlı tarihine hizmeti, yabancılara nasip ediyor veya yaptırıyor. Bizim yerliler ise köşelerinde ne yapacaklarını şaşırıp tarih diye dezenformasyon yöntemlerine başvuruyorlar.

Bizim tarihçilerimize haksızlık etmeyelim. Osmanlı tarihini bize sevdiren tarihçilerimizden; T. Yılmaz Öztuna, Yavuz Bahadıroğlu, İlber Ortaylı, İsmail Çolak, Mustafa Armağan, gibi bir çok ismi sayabiliriz ama genelde bu yazarların kitaplarını okuma veya göz gezdirme fırsatı bulabildiğim için bu yazarların isimlerini zikrediyorum. Bu tarihçilere, Osmanlının torunları olarak teşekkür borçluyuz, atalarımızın tarihini bize gerçek yönleriyle tanıttıkları için. Osmanlı tarihi hakkında bazı isimleri ise kasıtlı olarak zikretmedim; Çünkü 600 yıllık bir tarihin menfi yönlerini bulup tarih diye anlatmaları sebebiyle. Onlar, tarihin karanlık sayfalarında unutulup gidecek ve Rabbimin hesabından önce karalamaya çalıştıkları atalarımızın ruhlarına yani göklerin ordularına hesap vereceklerdir.

Neyse sözü uzatmayalım Evrenos Gazi’nin kim olduğunu belki bir Amerikalı tarihçininki gibi detaylı olmayacaktır ama tarih kitaplarında bulabileceğiniz bir bilgiyi sizinle paylaşmak istiyorum

Gazi Evrenos Bey (veya Hacı Evrenos)[düzenle | kaynağı değiştir]

1288 yılında Balıkesir'de doğmuş 1417 yılında Vardar Yenicesi’nde (bugün Yunanistan'ın Giannitsa şehri) ölmüştür. ???Boz Oklu Han, Evrenosoğullar'nın bilinen en eski atasıdır. Gazi Evrenos, Boz Oklu Han'ın Vırsk Han, Kasun Han, Yoregür Han, Pranko İsa Bey, Koç Demir Han, Ozar Han ve Gündüz Alp Han adlı 7 oğlundan Pranko İsa Bey'in tek oğludur. Günümüz Evrenosoğulları Gazi Evrenos'un soyundan gelmektedirler.

1302 ve 1361 yılları arasında Karesioğulları Beyliği'ne hizmet etmiş olan bu Türkmen ilesi, Orhan Gazi'nin Karesi Beyliği'ni ilhak etmesi üzerine Gazi Evrenos Bey'in Pranko İsa Bey önderliğinde Osmanlı Devleti'nin hizmetine girmişlerdir. İsa Bey'in ön adı Dimetoka 'nın 6 km doğusunda Meriç nehri yakınındaki Prangi kasabasından gelmektedir. Gazi Evrenos Bey ve oğulları, Osmanlı Devleti'nin Mihaloğulları, Malkoçoğulları ve Turahanlıoğulları ile birlikte ilk akıncı ailelerindendirler. İsa Bey, şehzade Süleyman Gazi ile birlikte Rumeli fetihlerine katılmış ve bir akında Bulgaristan 'ın Radovişte şehri civarında şehit düşmüştür.


Evrenos Bey'in asıl ismi Evren'dir. Bazı kaynaklara göre eski Rumcada "Bey" anlamina gelen "os" eki Evren Bey'e Orhan Gazi'nin kardeşi Süleyman Paşa ile yaptıklari Rumeli seferleri sırasında yöre halkına adil davranışlarından ötürü Rum yerli halk tarafından verilmiştir. Aşıkpaşazade'de ismi Evrenuz olarak geçmekte, 'Evren' ve 'Uz' kelimelerinden bileştirilmiş olabileceğini düşündürmektedir. İsmini Bizans tarihçileri Avrenezis veya Verenezis, Batılı tarihçiler de Vrenez şeklinde yazarlar. Gazi Evrenos 129 yaşına dek yaşamış 4 Osmanı padişahına hizmet etmiştir: Orhan Gazi, I. Murat, I. Bayezıt ve I. Mehmet.


Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Gazi'nin Sultan I. Murad'ın hükümdar olup Rumeli'ye gelmesine kadarki dönemde, karşı saldırılara maruz kalarak bir süre gerileyen Osmanlılar için hasıl olan tehlikeli durum Evrenos Bey ile Hacı İlbey 'in ciddi faaliyetleriyle önlenmiştir.

Osmanlı hükümdarı I. Sultan Murad Rumeli'ye geçtiğinde Evrenos Bey Keşan ve İpsala 'yı zaptetmiş, sonra Edirne üzerine yürüyen Türk kuvvetlerinin sol koluna tayin edilip ileri fırlayarak, doğu Makedonya 'daki Sırp kuvvetlerinin Osmanlı ordusuna yapmaları muhtemel saldırıları önlemekle görevlendirilmiştir. Evrenos Bey'i daha sonra Serez 'de akıncı kumandanı olarak görüyoruz. İkinci defa zaptedilen Serez'i kendisine merkez yapan Evrenos Makedonya'ya yaptığı akınlarla mühim şehir ve kasabaları elde etmiştir.

Evrenos Bey takriben 1385'de vezir Çandarlı Halil Hayreddin Paşa ile Makedonya harekatına katılmış ve ikinci defa Manastır elde edilmiş ve Hayreddin Paşa ile birlikte Arnavutluk 'ta Elbasan taraflarına ve daha batıya kadar gitmiştir. Bundan sonra Evrenos Bey hacca gitmiş ve buradan dönüşte Birinci Kosova Muharebesi’ne denk gelen günlere rastlamış ve bu muharebede kendisinin tecrübelerinden yararlanılmıştır.

Kosova muharebesinden sonra Yıldırım'ın hükümdar olmasını müteakip Vodine ve Çitroz kasabalarını elde eden Evrenos Bey, 1390'dan itibaren beş, altı sene mütemadi olarak Arnavutluğa akın yapmış 1396'da Niğbolu Savaşı’nda ve Eflak seferinde bulunmuştur.

Evrenos Bey Ankara Savaşı'ndan sonra şehzadeler arasındaki mücadelede Süleyman Çelebi'den sonra ihtiyarlığına binaen bu gailelere karışmak istememiş ise de Rumeli'de hükümdar olan Musa Çelebi 'nin kendisine baskı yapması üzerine el altından Çelebi Mehmet tarafını tutmuş ve Rumeli'deki harekat tarzı hakkında Çelebi Mehmet'e yol göstermiş ve onun planı üzere Çelebi Mehmet'in Rumeli'ye geçerek Sırp hududuna gelmesi üzerine diğer uçbeyleriyle beraber kendisine iltihak etmiştir. Evrenos Bey hayli yaşlı olduğu halde Kasım 1417'de vefat ederek Vardar Yenicesi'ndeki türbesine defnedilmiştir. Evrenos Bey'in burada türbesinden başka cami, medrese ve imareti ile diğer bazı yerlerde hayırlı tesisleri vardır.

Tarihler, Sultan Murad Hüdavendigar'ın oğlu Yıldırım Bayezid'i evlendirdiği zaman Evrenos Bey'in düğün hediyesi olarak elbiselik kumaşlardan başka yüz genç erkek ve yüz genç kız köle ve cariye takdim ettiğini; bu yüz köleden on kölenin elinde içi altın dolu altın tepsi ve on kız cariye elinde yine içleri altınla dolu on altın tepsi bulunduğunu, diğer sekseninin ellerinde de gümüş ibrik ve gümüş maşrapalar bulunduğunu anlatır.Sultan Murad Evrenos'un getirdiği saçıyı davetine icabet eden Mısır, Karaman, Hamidoğlu ve sair elçilere verdiği gibi, bütün elçilerin getirdikleri hediyeleri de Evrenuz Bey'e vermiştir. Yine Evrenuz'un getirdiği altınların bir kısmını elçilere, ve mütebakisini ulemaya ve fukaraya dağıtmıştır. Bu anekdot Osmanlı'nın daha ilk yüzyılında ulaştığı zenginlik derecesini ispatlaması bakımından önemlidir.


Evrenos Bey'den sonra Osmanlı devletinin hizmetinde Rumeli'de akıncı kumandanı olarak Evrenos'un oğulları İkiyürekli Ali Bey ve Evrenosoğlu İsa Bey 'leri görüyoruz. Bunlardan Ali Bey babasının yanında yetişmiş ve ondan sonra Rumeli'nin meşhur akıncı kumandanlarından olmuştur. II. Murad zamanında 1430'da Selanik 'in zaptında hizmeti görüldüğü gibi, Macaristan'a Arnavutluk’a yapmış olduğu müthiş akınlarıyla da dikkati çekmiştir. Ali Bey özellikle 1437'de yaptığı Macaristan akınından yetmiş bin esir ve hesapsız ganimet malıyla dönmüştür. Bundan sonra Belgrad'ı ilk defa kuşatmış ise de Haçlı Seferinin çıkması üzerine kuşatmayı kaldırmaya mecbur olmuştur. İstanbul'un fethi’nde ve 1462'de Fatih Sultan Mehmet zamanında Eflak seferi’nde bulunmuştur. Vefatı tarihi belli olmayıp kabri Vardar Yenicesi'ndedir. Dukas'ın ve ondan naklen Hammer ve diğer bazı tarihçilerin, Fatih'in cülusunda boğdurttuğu kardeşinin Evrenosoğlu Ali Bey eliyle olduğunu ve ertesi gün de Ali Beyi idam ettirdiği hakkında kayıtları yanlış olup, zaten uçbey olan Ali Bey'in 1462 Eflak seferinde bulunduğuna göre bu şehzadeyi boğanın başka birisi olduğu açıktır.

Evrenos Bey'in diğer oğlu İsa Bey de akıncı sancak beylerinden olup 1434 ve 1438 yıllarında Arnavutluk harekatında ve 1443'de Haçlılarla yapılan Morova muharebesinde bulunmuştur. Haçlı kumandanı Jan Hunyad'ın taarruzu esnasında padişahın huzurunda yapılan görüşmede savunma savaşı yapılmasını tavsiye etmiş ve aksi düşünceler önerenlere karşı tavsiyesi kabul edilmiştir. Vefatı biraderi Ali Bey'den sonra olup Vardar Yenicesi'ndeki türbesine gömülmüştür. İsa Bey'in de burada cami ve imareti vardır. Daha sonra Ali Bey'in oğullarından Ahmet ve Evrenos Beyler ve Ahmed Bey'in oğulları Musa ve Süleyman Beyler sancak beyliği yaparak XVI. yüzyıl başlarına kadar faal hizmet görmüşlerdir. Şemseddin künyeli Emir-i Kebir Evrenosoğlu Ahmed Bey'in 1498 tarihli vakfiyesinde Vardar Yenicesi'nde cami, medrese, imaret yaptırdığı görülmektedir. Vakfına oğlu Musa Bey'i mütevelli koymuştur. Vefatı 1502 tarihinden evveldir. Evrenosoğulları ailesi Rumeli'de evlad-ı fatihan teşkilatının başında olarak XIX. yüzyıl ortalarına kadar gelmişlerdir.

Gazi Evrenos'un oğlu İkiyürekli Ali Bey, torunu Gazi Ahmed Bey ve torununun oğlu Musa Bey Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüne dek devlete çeşitli hizmetlerde bulunmuş Evrenosoğulları???'nın en ünlülerindendirler. Evrenos ailesinin üyeleri, Gazi Ahmed Bey'in torunun oğlu Ahmed Bey'in Hazreti Muhammed'in kızı Fatma'nın soyundan gelen bir aile üyesi ile evlenmesi sonucunda Şerif ünvanı almışlardır.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.