FANDOM


Osmanlıda Eğitim

Osmanlı'da Örgün Eğitim

Bakınız

Şablon:HBÖ - d {{HBÖ}}


Şablon:BursaHBÖ
HBÖ Hayat Boyu Öğrenme Hayatboyu öğrenme
Yaygın eğitim Yaygın eğitim mevzuatı Örgün eğitim HBÖ/Bursa- Osmanlıda/Örgün eğitim Osmanlıda Eğitim Sistemi/Yaygın eğitim
LLL Lifelong Learning
LLP Lifelong Learning Proğram
Lifelong Learning

Mevzuat
HEM mevzuatı
Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi Millî Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği Halk Eğitimi Faaliyetlerinin Uygulanmasına dair Yönerge [1]
HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİNDEKİ YÖNETİCİLER DIŞINDA GÖREVLİ DİĞER PERSONELİN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE BELGE VE DEĞERLENDİRMELERE İLİŞKİN YÖNERGE
Halk Eğitimi Faaliyetlerinin Uygulanmasına Dair Yönerge
Hayatboyu Öğrenme Toplantısı

Hayatboyu Öğrenme Projesi - HÖP
Hayat Boyu Öğrenme Proğramı (LLP)Leonardo da Vinci Proğramı Hareketlilik Projeleri
Leornado Vinci projeleri

Hayatboyu Öğrenme Genel Müdürlüğü
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü - HÖGM - HBÖGM
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü/Açık Öğretim Lisesi - [2]

Toplantılar
Hayatboyu Öğrenme Toplantısı
İl Hayat Boyu Öğrenme, Halk Eğitimi Planlama ve İşbirliği Komisyonu
İl hayatboyu öğrenme, halk eğitimi planlama ve işbirliği toplantısı
İl hayatboyu öğrenme, halk eğitimi planlama ve işbirliği toplantısı/BURSA
İl Hayatboyu öğrenme, Halk eğitimi, planlama ve işbirliği toplantı/Bursa/Toplantı tutanağı/Eylül 2012
İl Hayat Boyu Öğenme, Halk Eğitimi Planlama ve İşbirliği Komisyonu/Bursa 2013-2014 toplantısı

Sene başı Halk Eğitim Planlama ve İşbirliği Toplantısı
--- Hayat Boyu Öğrenmeye Katılım Oranlarının Artırılması Komisyonu
HBÖ/Bursa
Md Yrd: Nejmi Aydın
Şef: Sare Baylı
Eski sorumlu Md. Yrd. :Mehmet Ekiz
HEM - HEM - Halk Eğitimi Merkezi
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü [3]
Hayat Boyu Öğrenme Proğramı (LLP)Leonardo da Vinci Proğramı Hareketlilik Projeleri

Komisyonlar
Sınav Organizasyon Komisyonu - Halk Eğitimi Faaliyetlerinin Uygulanmasına dair Yönerge 21. md
Yenişehir HEM
Yenişehir HEM
Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi
Halk Eğitim Tarihi
Yenişehir HEM/Kadrosuz Usta Öğreticiler
Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Yıllığı
Yenişehir HEM/ Halk oyunları çalıştırıcıları
Yenişehir HEM ingilizce kurs usta öğreticileri
Yenişehir HEM/ Şu anda devam eden kurslar
Yenişehir HEM 'deki usta öğreticiler
Yenişehir HEM/RESİMLER
Yenişehir HEM Sanal Sergi Salonu

Yenişehir projeleri
Yenişehir HEM/EVLİLİK OKULU
Yenişehir HEM/EVLİLİK DİPLOMASI
Yenişehir HEM/ÇKA
Yenişehir HEM/SODES
Yenişehir HEM/Ana kız okuldayız projesi
Yenişehir HEM/AB projeleri
Yenişehir HEM/Diyanet personeli eğitimi projesi
Yenişehir HEM/Öğretmenlerin eğitimi projesi

Yenişehir HEM/Kursları
Yenişehir HEM'de Açılan Kurslar
Yenişehir HEM/Rakamlarla kurslar 2009 - 2010
Yenişehir HEM / Açılması Planlanan Kurslar
Yenişehir HEM Bilgisayar Kursu
Yenişehir HEM ingilizce kursları
Yenişehir Halk Eğitiminden Diyanet personeline bilgisayar formatörlüğü kurs projesi
Yenişehir Halk eğitimde halk oyunları kursları
Yenişehir Halk Eğitiminden Diyanet personeline makam dersleri projesi
Yenişehir Halk Eğitiminden Diyanet personeline temel bilgisayar okur yazarlığı kursu projesi
Yenişehir Halk Eğitiminden Diyanet personeline web tasarımı kurs projesi
Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Bilgisayar Kursları

Yenişehir HEM/RESİMLER
Yenişehir HEM/VİDEO
Yenişehir HEM/HABER
Yenişehir HEM/KURSLAR
Yenişehir HEM/KURSİYERLER
Yenişehir HEM/USTA ÖĞRETİCİLER
Yenişehir HEM/İDARE
Yenişehir HEM/KADROLU ÖĞRETİCİLER
Yenişehir HEM/KURS YERLERİ
Yenişehir HEM/OKUL AİLE BİRLİĞİ
Yenişehir HEM/SERGİLER
Yenişehir HEM/KORO
Yenişehir HEM/FOLKLOR EKİBİ
Yenişehir HEM/KAMU PERSONELİ EĞİTİMİ
Yenişehir HEM/BAŞARILAR
Yenişehir HEM/İSTATİSTİKLER
Yenişehir HEM/MIKAYESELİ İSTATİSTİKLER
Yenişehir HEM/BRİFİNG
Yenişehir HEM/SORUNLAR
Yenişehir HEM/SWOT
Yenişehir HEM/HEDEFLER
Modül Programı Olmadığı İçin Açılamayan Kurslar

Ana - Kız Okuldayız
Ana - Kız Okuldayız/HABERLERİ
Ana - Kız Okuldayız/RESİMLER
Ana - Kız Okuldayız/Yenişehir uygulaması

Kurumlar * Kaymakamlıklar - Yenişehir Kaymakamlığı *Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü *Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü *Bursa İl Halk Eğitimi Merkezi *Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü
'PROJELER
*BEBKA *Çukurova Kalkınma Ajansı
*Ulusal Ajans
*Meslek edindirme projeleri
*Meslek edindirme kursları
*Çukurova Kalkınma Ajansı/Projeleri

Kavramlar
*Yaygın Eğitim - Halk Eğitimi
*Kurs

*Meslek edindirme
İstihdam garantili kurslar
Mesleki eğitim kursları
Mesleki kurslar

Şablon:HEMbakınız - Şablon:HEM Şablon:Bursa MEM

Osmanlıda Örgün Eğitim Kurumları

Osmanlı Devleti'nin askerî ve siyasî yönden gelişmesine paralel olarak, teşkilatında, bürokrasisinde ve kurumlarında da yeni yapılanmalar ve büyümeler olmuştur.

Her devlet, gücü, felsefesi, hedefleri ve ihtiyaçlarına göre sistemler oluşturur. Osmanlı Devletinde de bürokrasisinden, ordusundan, cemiyetine kadar, belli bir dünya görüşüne dayanan bir sistem vardır. Osmanlı kurumlarının, Müslüman olmak kaydıyla, zekâ, kaabiliyet, çalışma ve liyakat vb. şartlarını taşıyan herkese açık olması ana kaidedendir. Biz bu yazımızda, Osmanlı örgün eğitim kurumlarını modernleşme (II. Mahmut 1808-1839) dönemine kadar ele almaya çalışacağız.

Osmanlı örgün eğitim kurumlarını Resmi Öğretim Kurumları ve Sivil Öğretim Kurumları olarak iki ana başlık altında inceleyebiliriz:


Resmi Öğretim KurumlarıEdit

Acemi Oğlanlar OcağıEdit

I. Murad Han (1362-1389) döneminde sistemleşmeye başlayan Devşirme yöntemi Osmanlı Devletinin askerî ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilmiş bir yöntemdir. Buna göre savaş esirlerinden veya Osmanlı Hristiyan tebasından seçilen çocuklar 3-8 sene Türk ailelerinin yanında hizmet edip yetiştikten sonra Acemi oğlanlar ocağına alınırlardı. Gelibolu'da ve İstanbul'da bulunan Acemi ocakları asker yetiştirirlerdi. Burada askerlik sanatını öğrenen acemiler ihtiyaca ve yeteneklerine göre diğer ocaklara gönderilirlerdi. Acemi ocağının sıkı bir disiplinin yanında belli görevlileri ve çalışma usulleri vardı. Osmanlı Kapıkulu ocaklarının ilk kademesini meydana getirmesi bakımından önemliydi.

Enderûn MektebiEdit

II. Murad zamanında kurulup, zamanla çeşitli değişikliklere uğramakla beraber Osmanlı Devleti'nin son zamanlarına kadar (1909) varlığını sürdüren bir saray okuludur. Hristiyan ailelerden devşirilen çocukların zekî ve gösterişlileri saraya alınarak özel bir şekilde yetiştirilirlerdi.

Enderûn mektebine alınan çocuklara, Kur'an-ı Kerim, tefsir, hadis, kelâm gibi dini dersler, edebiyat, inşa (şiir) gramer, Arapça, Farsça gibi dil ve edebiyat dersleri ve matematik, coğrafya, mantık gibi müsbet dersler okutulurdu. Bir taraftan da Osmanlı saray geleneği, protokol kaideleri ve bürokratik işler öğretilirdi. Bunların yanında çeşitli sanat kollarında beceriler kazandırıldığı gibi sportif faaliyetlere de yer verilirdi.

İç oğlanı denilen Enderûn talebesi ortak bir kültürü özümseyerek, saray ve padişah hizmetlerinin yürütülmesini sağlarlar, böylece Osmanlı Devleti'nin sarayda, yönetimde, ordu ve bürokraside ihtiyaç duyulan kadrolarının bir kısmı bu şekilde yetiştirilmiş olurdu. Sarayda kademe kademe yükselerek sancakbeyi rütbesiyle taşrada görev alırlardı.

Burada bir iki hususa açıklık kazandırmak gerekiyor.

1. Osmanlı Devleti, kendinden önceki Türk devletlerine göre daha merkeziyetçi bir yapıya sahiptir. Bu sebepten dolayı kendi kurumlarından yetişmeyen kimselere görev vermemiştir. Bu durum, bazı çevreler tarafından Türkleri dışlamak şeklinde yorumlanarak konu yanlış bir yöne çekilmiştir.

2. Osmanlı Bürokrasisi sadece devşirmelerden ibaret değildir. Divan ve taşra teşkilatında da yükselme olup buralar genelde Türklerin hakim oldukları kurumlardır. Esasen Kanunî Devrinden itibaren Türk çocukları da Enderûn Mektebine alınmıştır.

3. Böylece Devşirme zamanla uzaklaşarak devletin mülkî ve idarî kimliğinden kadrolarının yetiştirildiği yüksek seviyeli bir okul haline gelmiştir.

Bürokrasinin kaynağı olması bakımından Divân-ı Hümâyûn'dan da biraz bahsetmemiz gerekecektir. Osmanlılarda Divan idarî ve hukukî bir meclis olmasının ötesinde bürokrasinin merkezi ve beyni idi. Devletin her türlü yazışmaları, Divân kararları, sicilleri, defterleri, malî kayıtları Divan'da tutulur ve saklanırdı.

Bu sebepten dolayı Divan birçok büroların bulunduğu ve yüzlerce görevlinin çalıştığı bir kurum idi. Kâtiplik, usta-çıraklık ilişkisi içinde zamanla kazanılırdı. Divandan yetişen pek çok ünlü devlet adamı olduğu gibi ilim-edebiyat tarih vb. alanlarında yetişen Kâtip Çelebi, Gelibolu'lu Mustafa Ali, Feridun Ahmet Bey gibi şahsiyetlerde Divan'dan yetişmiş, zamanlarının önemli isimleridir. Böylece divan bürokrasinin yanında okul niteliği de kazanmıştır.

Sivil Öğretim KurumlarıEdit

Sıbyan MektepleriEdit

5-10 yaşlarındaki çocuklara okuma-yazma, bazı dinî bilgiler ve basit hesap işlemlerinin verildiği ilkokullardır. Hemen her mahallede bulunduğu için "Mahalle Mektepleri" veya taş bina olarak inşa edildiği için "Taşmektep " de denilen bu okullar örgün eğitimin ilk basamağını oluştururlardı. Okuma-yazmanın yanında ahlâkî terbiye verilmesi de amaçlanıyordu. Çocuğu şerden sakındırmak ve hayra sevketmek Osmanlı cemiyetinin eğitim felsefesiydi.

Sıbyan mekteplerinde bugünkü gibi sınıf, ders saati ve teneffüs ayarlaması yoktu. Sabahtan ikindiye kadar ders veriliyor, yalnız öğle paydosu yapılabiliyordu.

Okula başlama törenle yapılırdı. Öğretim hatim indirmekle tamamlanırdı. Bundan sonra isteyen medreseye, isteyen memuriyete (Divan kâtipliği ne), isteyen de kabiliyetine uygun bir zenaata girerdi.

Zamanla programında ve çalışmalarında değişiklikler yapılmakla beraber Sıbyan Mektepleri Cumhuriyet Dönemine kadar varlığını sürdürmüştür.

MedreselerEdit

İslâm dünyasında en yaygın ve en köklü eğitim kurumu olan medreseler, Anadolu Selçukluları n'da ve Osmanlı'larda diğer ülkelerden ayrılarak daha farklı bir gelişme göstermiştir.

İlk İslâm toplumlarında camilerin okul olarak kullanıldıklarını biliyoruz. 10. yüzyılda Türkistan şehrinde görülmeye başlayan medreseler ünlü Selçuklu veziri Nizam’ülmülk tarafından sistemli ve kalıcı hale getirilmiştir. Bir rivayet e göre Sultan Alparslan Nişabur Camii ’nin kapısında perişan kılıklı bir grup genç görünce, bunların kim olduklarını ve niçin böyle bir durumda bulunduklarını sormuş; “bunlar dünya zevki taşımayan ilim talebeleridir” cevabını alınca çok üzülmüş.

Bunun üzerine Sultan Alparslan bunlara bir yurt inşa edilmesini ve maaş bağlanmasını emretmiştir. Bu şekilde kurulmaya başlayan Selçuklu medreseleri, eğitim-öğretim kadrosuna tahsil ve geçim sağlayan ilk teşkilatlı medrese olarak ortaya çıkmıştır. Bu rivayetin yanında İslâm dünyasındaki Şiî , Rafızî ve Batınî hareketlere karşı sistemli bir eğitim-öğretim yapılması Selçuklu siyasetinin temelini teşkil eder. Vakıf kuruluşlar olarak sistemleşen medreseler Osmanlılarda da devletin güçlenmesine paralel olarak büyümüş ve gelişmiştir.

Medreseler seviye itibarıyla bugünün orta ve yüksek okullarına tekabül etmektedirler. Vakıf olduğu için öğrencilerin barınmasının yanında diğer ihtiyaçları da medreseden sağlanıyordu. Medreseler külliyenin bir parçasını teşkil ettiğinden öğrenciler hamamda temizleniyorlar, imaret (aşevi) den yemek yiyorlar, câmii de ibadet ediyorlar ve medresede öğrenim faaliyetlerine devam ediyorlardı. Bu yönleriyle bugünün kampüs ve öğrenci yurdu anlayışının temellerini kendi eğitim tarihimizde bulabiliyoruz. Osmanlı medreseleri zamanla hiyerarşik bir düzenlemeye tabi tutulmuş, hocalarına verilen maaşlara ve ihtisas alanlarına göre derecelendirilmiştir. Yevmiye 20 Akçayla ders veren müderris en alt dereceden göreve başlar. Terfi ederek 500 Akçalık medreseye kadar yükselebilirdi.

Süleymaniye medresesindeki: Darül-Hadis kürsüsü Osmanlı medreselerinin en yüksek (11. derece) derecesini ifade ediyordu. 500 Akça yevmiye alan müderrislere ya da mevleviyet denilen büyük şehirlerin kadılarına "Molla" deniyordu ki bugün ordinaryus karşılığındadır. Kuruluş döneminde vezirlerin ilmiye (medrese )den gediklerini biliyoruz. Fatih Döneminden itibaren bürokratik kurumların gelişmesiyle ilmiye ile siyaset birbirlerinden ayrılmıştır. Osmanlı medreseleri müezzin, imam-hatip ve vaiz gibi camii görevlilerini, mahalle mekteplerinin hocalarını, medresenin kendi kadrosunu, yargı kadrosunu yetiştirdiği gibi Divân-ı Hümayundaki Kazaskerler (Bugünkü M. Eğitim ve Adalet Bakanları) ve Şeyhülislâm gibi temsilcileri de hazırlıyorlardı. Bu yönleriyle çok fonksiyonlu idi. Ulemâ denilen medreseliler halk ve yönetim üzerinde önemli bir nüfuz, etki ve yere sahiptiler. Ayrıca toplumda entellektüel-aydın kadrosunun en üst tabakasını oluşturuyorlardı. 

Medreselerin programını dört ana gruba ayırabilirizEdit

1. Din ve Hukuk (Kur'an , tefsir , hadis , fıkıh , kelam ...)

2. Dil ve Edebiyat (Arap , Fars dilleri, hitabet , şiir, gramer ...)

3. Felsefe (felsefe ve mantık)

4. Temel Bilimler (Tıp , Matematik , Geometri , Astronomi , Coğrafya )

Bu derslerin verilişi zamanla ihtisaslaşmayı meydana getiriyor. Medrese öğrencilerinin en alt kademesine suhte (softa) ortaöğretim talebesi deniyordu. Daha sonrakilere danişmend (lisans talebesi) denilirdi. Muid (Asistan) müderris ile talebe arasındaki ilişkileri düzenler, hocanın derslerini müzakere yoluyla özetler veya tekrarlardı. Medrese eğitimi uzun süren meşakkatli bir işti. Selçuklu ve Osmanlı medrese kadrosu sünnî İslâm itikadını temsil ettikleri gibi İslâm'ı rasyonel olarak ele aldıklarından tasavvuf geleneğinden bazen ayrılıyorlardı. Bu sebepten zaman zaman medrese tarikat çatışması da meydana geliyordu. Esasen medrese geleneği Tasavvufu İslâm'ın Kur'an ve Sünnet çizgisi içerisinde değerlendiriyor, bu ölçünün dışında kalan hareketleri benimsemiyordu. Selçuklu ve Osmanlı medreselerinin diğerlerinden farklı bir gelişme gösterdiğini yukarıda belirtmiştik.

Bu gelişme program ve ihtisaslaşma yönünden olduğu kadar fikir yönünden de ele alınmalıdır. Anadolu Selçuklu ve Osmanlı medreseleri hür düşünceyi ve bilimi birinci plâna yerleştirmiştir. Zengin vakıflar sayesinde maddi imkanları geniş olunca ve devlet yöneticilerinin de ilgilenmesi dolayısıyla İslâm dünyasının birçok şöhretli âlimi Selçuklu ve Osmanlı ülkesine gelerek bilgilerini ve fikirlerini yayma imkânı bulmuşlardır.

Dış LinklerEdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.