FANDOM



pensioner teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı Edit

1. tekaüt

2. emekli «O dul ve emeklidir ve birçok zorluklarla karşı karşıyadır.» - «She's a widow and a pensioner, and faces many hardships.»

3. emekli aylığı alan kişi

4. emekli aylığı alan kimse 5. Darülacezede yaşayan kimse

6. Yatılı okul öğrencisi

7. {i} pansiyoner8. mütekait kimse 9. i., İng. emekli kimse 10. emekli kimse 11. mütekait

İlgili Terimler Edit

1. pension:{i} emekli maaşı «Emekli maaşımı kaybedebilirim.» - «I could lose my pension.»

2. pension:{i} emeklilik «Onun küçük bir emeklilik maaşıyla yaşaması zordu.» - «It was hard for him to live on his small pension.»3. pensioner posse:birlikte çalışan emekli grup 4. pensioner registry number:(Ticaret) emekli sicil numarası5. pension:emekli aylığı vermek 6. pension:konaklama hizmetleri 7. pension:emekli aylığı «Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.» - «The company gave him enough pension to live on.»8. pension:{f} emekli etmek9. disable pensioner:malulen emekli 10. retirement pensioner:emekli maaşı alan kimse 11. old age pensioner:emekli «O dul ve emeklidir ve birçok zorluklarla karşı karşıyadır.» - «She's a widow and a pensioner, and faces many hardships.»12. pension:emekliye sevketmek 13. pension:pansiyon 14. pension:yatılı okul 15. pension:(Hukuk) emeklilere yapılan ödemeler, emekli maaşı16. pension:emekli maaşı vermek 17. pension:pansiyon ücreti 18. pension:aylık bağlamak 19. pension:emekli aylık 20. pension:emekliye sevk et 21. pension:{i} konaklama hizmetleri (otel)22. pension:{i} emekli aylığı/maaşı23. pension:pension off emekli aylığı bağlayıp işten çıkarmak

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.