FANDOM


Ruhul beyan tefsiri TAFSEER ROOHUL BAYAN - 15 Volumes 61354 std
Bakınız

Şablon:RBTbakınız d


Ruh-ul Beyan RBT Ruhul Beyan Tefsiri Rûh-u'l Beyan Tefsiri RBT/linkler
RBT/Giriş Fatiha Suresi/RBT Bakara Suresi/RBT Bakara SUresi/RBT/2 Enam Suresi/RBT Enfal Suresi/RBT Nas Suresi/RBT
Rûh-u'l Beyan Tefsiri/Arapça Nas Suresi/RBT/Arapça Felak Suresi/RBT/Arapça
Online RBT Türkçesi google döküman linki: [1] Maalesef Arabisi yok. Bir ilahiyatçı veya duyarlı bir mümin arabi ibareleri aşağıda geçen Ruhul Beyan Tefsirinin linklerinde doğrudan edit ederek bu sitede ekleyebilir. Bir İHL öğretmeni öğrencilerine de görev verebilir. En azından Arabi harfleri latince okunuşuyla ekleyebilir veya ek-le-te-bi-lir.
RBT/linkler

Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adı ile

Hamd, âlemleri ve alâmetleri (kâinatın içindekilerinin) nakışlarını zâtına ait kemâliyetinin hakikat nüshasından izhâr eden Allah'a mahsusdur.

Allah, zâtına ait cem nun'undan (ol emrinden) harflerin kelimeleri ve kelâmın çeşitlerini çıkarttı.

Cemi ve tenzih makamından Arabî ve eğrisiz, pürüzsüz ve dosdoğru olan Kur'an-ı Kerimi indirdi.

Kuran-ı Kerimi, burhan ve hüccetlerini bütün zamanlar üzerine bakî bir mucize kıldı.

Salat-ü Selâ'm, ilim, ayin (müşahede) yakın (hakikat)'de rahmet kapısını açan, O Yüce Resul üzerine olsun.

Efendimiz Muhammed (s.a.v.) Hazretleri, peygamber iken, Âdem Aleyhisseiâm, çamur ile su arasındaydı.

Kur'an-i Kerim'in ahlâkı ile ahlâklanan ehlinin ve ashabının üzerine olsun. Ve onlara, ahir zamana kadar ihsan ile tâbi olanların üzerine olsun.

Bundan (besmele, hamdele ve salveleden) sonra.

Fakir kul. kurban edilenin (Hazreti İsmail'in) adaşı muhacir, nasihat edici Şeyh ismail Hakkı, Allah, onu sabahın akşamın ve öğlenin (tüm zamanların) fitnelerinden korusun, derki:

Bana Şeyhim imam ve allâme işaret ettiği vakit, o anlayışlı derin âlim ve ustâzım, zaman'ın ye vaktin sultanı ve zamanında nadir bulunan, Allah'ın ilim ve îrfanıyia mahlûkâtınm üzerinde hücceti, inayet ve tevfikin nuruna muttali olan, hakikat yolu üzere, hilâfet esrarının vârisi olan, ikinci bin yılının ikinci yüz yılının başında tecdid sırrının şahidi, hasep ve nesebi temiz olan ibnî Affan (r.a.)'m adaşı ve İstanbul'da oturan Şeyh ki, Allah gizli ve aşikâr ona yardım etsin (rahmetine gark etsin) bize de onun sebebiyle yardım etsin (onun himmetine nail kılsın şeyhim benim) .

Evliyanın burcu Bursa şehrine taşınmamı (işaret etti).

Sıkıntı ve yokluktan taşınmamın uzamasından kendimi korudum.

(Bir an önce işaret edilen Bursa'ya) İkinci bin yılının, ikinci ayının onuncunun onunda ve onun altısında), ulaştım.

Meşhur, nûrânî ma'bed, Bursa Ulu Camide kendimi vaaza başlar buldum.

Bu arada Anadolu'nun bazı yerlerini gezmem esnasında tefsir sahifelerinden derlenmiş bazı sahifelere ve ilimlerin edevatından (kitaplarından) derledim.

Onlar, Kur'an-ı Kerimin Âl-i İmrân sûresinden az ziyâde bir kısmını içine alıyordu. Lâkin onlar, Sabâ rüzgarı gibi dağınık ifadeler ve uzun açıklamalar halindeydi. Onların bir kısmı batı rüzgarı, bir kısmı da sanki Sabâ rüzgarıydı.

Bunları ifrat ve tefritten ayıklayarak hulâsa etmek istedim. Noktalar, harfler ve lafızlar elverdikçe değişik yaprakları hulâsa etmek istedim.

Marifet-i nahiyeden içime doğanları da ona eklemek istedim. Bütün bunları, düzgün bir şekilde sıralamayı, edebî bir kalıba dökmeyi istedim. (1/2)

Her ne kadar benim sermayem (kaynaklarım) az ve kolum kısa da (gücüm yetersiz de) olsa; Kur'an-ı Kerimi sonuna kadar tefsir etmek istiyorum.

Eğer Azîm olan Allah, bana fırsat (ve imkan) verirse bu çok önemli işi bitirmeyi istedim.

İnsanların istifadesi için temize çekeyim, haftalar ve aylar içinde yazıp; satırlar arasında karaladıklarımı temize çekmek istedim ki. âhirete de; O gün mal ve evlad fayda vermez.. gününde azık olsun.

Sad ve Nun'dan başka fayda bulamayacağım zaman bana şefaat etmesi için bu tefsiri yazdım.

Cenâb-ı Allah'dan dilerim ki, bu hizmetimi sâlih amellerden ve hâlis eserlerden kılsın.

Ömürlerin (ve ümranların) sonuna kadar kalıcı hasenattan eylesin.

Muhakkak ki Cenâb-ı Allah, bir kuluna hayır dilediği zaman, onun amelini insanlara güzel ve hoş gösterir ve onu hayırlar işlemeye ehil kılar.

Bu, başta gözün değeri gibidir.

Feyyaz-i mutlak olan O' dur.

(İsmail Hakkı Bursevî)
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.