D. {{Alıntı|konum=sağ|{{RNK}}|10px|30px}}
<div style="font-size:150%;">'''Büyük Punto'''</div> Şablon:Risale bakınız


Arapça font problemi

Risale
Risale:Risale
Risale:Risale-i Nur
Risale: Mukaddime (Muhakemat) Risale:Lemeat (Asar-ı Bediiyye) Risale:Makaleler (Asar-ı Bediiyye) Risale:Lemeat'tan (Kastamonu) Risale:Teşhis-ül İllet (Asar-ı Bediiyye) Risale:Divan-ı Harb-i Örfi (Asar-ı Bediiyye) Risale:İşarat-ı Gaybiye Hakkında Bir Takriz Risale:Hakikat Çekirdekleri (Mektubat) Risale:Hakikat Çekirdekleri (Asar-ı Bediiyye) Risale:Hakikat Çekirdekleri (2) (Asar-ı Bediiyye) Risale:Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı (Asar-ı Bediiyye) Risale:Tarihçe-i Hayatın Zeyli (Asar-ı Bediiyye) Risale Risale:Hutbe-i Şamiye Risale:Hutbe-i Şamiye (Asar-ı Bediiyye)
RNK : Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Kuran:Kur'an . Risale:Evrad . Risale:33 Hadis .
Risale:Hazret-i Üstadın Tashih ve Tasarrufları Hakkında (Asar-ı Bediiyye) Risale:Vukufsuz Ehl-i Vukufa Cevap (Asar-ı Bediiyye)
Tüm risaleler :Risale:Risale-i Nur : Evrad
Büyük boy kitaplar: Sözler - Mektubat - Lem'alar - Şuâlar - Tarihçe-i Hayat - İşarat-ül İ'caz - Mesnevi-i Nuriye - Asâ-yı Musa - Barla Lahikası - Kastamonu Lahikası - Emirdağ Lahikası-1 ve Emirdağ Lahikası-2 -Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Mesnevi-i Nuriye *İ’tizar *Mukaddime *Lem'alar Risalesi *Reşhalar *Lasiyyemalar *Katre *Hubab *Habbe *Zühre *Zerre *Şemme Risalesi *Onuncu Risale *Şule *Nokta *Münderecat Hakkında *Fihrist
Orta boy kitaplar:Muhakemat - İman ve Küfür Muvazeneleri
Küçük boy kitaplar: Âyet-ül Kübrâ - Bediüzzaman Cevap Veriyor - Divan-ı Harb-i Örfî - Elhüccet-üz Zehrâ - Ene ve Zerre Risalesi - Esma-i Sitte - Gençlik Rehberi - Hakikat Nurları - Hanımlar Rehberi - Hastalar Risalesi - Haşir Risalesi - Hizmet Rehberi - Hutbe-i Şamiye - İçtihad Risalesi - İhlas Risalesi - İhtiyarlar Risalesi - İman Hakikatleri - Konferans - Küçük Sözler - Lâtif Nükteler - Meyve Risalesi - Miftâh-ul İman - Mi'rac ve Şakk-ı Kamer Risaleleri - Mirkat-üs Sünnet - Mu'cizât-ı Ahmediye - Mu'cizât-ı Kur'aniye - Münâcât - Münazarat - Nur Aleminin Bir Anahtarı - Nur Çeşmesi - Nur'un İlk Kapısı - Otuz Üç Pencere - Rahmet ve Şefkat İlaçları - Ramazan-İktisat-Şükür Risaleleri - Sünuhat-Tulûat-İşârât - Sünuhat - Tulûat - İşârât Sünuhat - Tulûat - İşârât Tabiat Risalesi - Uhuvvet Risalesi - Üstad Hz.'nin Hulusi Ağabeye Gönderdiği Mektuplar - Üstad Hazretlerinin Mehmet Kayalar Ağabeye Gönderdiği Mektuplar Yirmi Üçüncü Söz - Zühret-ün Nur
Diğer risaleler ve parçalar: Âsâr-ı Bedîiyye - Tılsımlar - Sirac-ün Nur (*3. Şua (Münacat Risalesi) 25. Lem'a (Hastalar Risalesi) 25. Lem'a'nın Zeyli 17. Mektub (Çocuk Taziyenamesi) 26. Lem'a (İhtiyarlar Risalesi) 26. Lem'a'nın Zeyli 21. Mektub 4. Şua (Ayet-i Hasbiye Risalesi) 13. Lem'a (Hikmet-ül İstiaze Risalesi) 33. Mektup (Aynı Zamanda 33. Söz Pencereler Risalesi) Eski Said'in Yeni Said'e İnkılabı Zamanındaki Hazin Münacatı 12. Şua (Denizli Müdafaanamesi) 5. Şua Hasan Feyzi'nin Manzumesi)- Fihrist Risalesi - Zülfikâr - Ta'likât #Kızıl İcaz #Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı (Abdurrahman) #28. Mektup'un 6. Meselesi (Vehhabi meselesi) #18. Lem'a #Şualar, 14. Şua, Hata-Savab Cedveli #Maidet-ül Kur'an (Tılsımlar Mecmuasının Zeyli) #Hazinet-ül Bürhan (Tılsımlar Mecmuasının Zeyli) #İnna A'tayna'nın Sırrı #Gayrı Münteşir (Neşredilmemiş) Kısımlar *Gayrı Münteşir Mektuplar *Risalelerden Gayrı Münteşir Kısımlar *Barla Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Kastamonu Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Emirdağ-1 Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Emirdağ-2 Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Denizli Hapsinden Gayrı Münteşir Kısımlar *Afyon Hapsinden Gayrı Münteşir Kısımlar #Risale:Müdafaat Üstad Bediüzzaman ve Talebelerinin Mahkeme Müdafaaları ve Resmi Makamlara Dilekçeleri *Birinci Millet Meclisinde Neşredilen Beyanname *Barla ve Isparta Hayatı (1926-1934) *Eskişehir Mahkemesi (1935) *Isparta ve Denizli Mahkemesi (1944) *Denizli Mahkemesi Talebe Müdafaaları *Emirdağ Hayatı (Denizli Hapsinden Sonra) *Afyon Mahkemesi (1948 - 1949) *Afyon Mahkemesi Talebe Müdafaaları *Afyon Mahkemesi Kararnamesi *Temyiz Mahkemesi *Temyiz Mahkemesi Talebe Müdafaaları *Emirdağ Hayatı (Afyon Hapsinden Sonra) *Urfa Ehl-i Vukufuna Cevap (1951) *Gençlik Rehberi Mahkemesi (1952) *Samsun Mahkemesi (1952 *Isparta Mahkemesi (1956) *Emirdağ Hayatı (Isparta Mahkemesinden Sonra) *Diğer Talebe Müdafaaları
#İşarat-ül İ'caz (A. Badıllı Tercümesi) İşarat-ül İ'caz اشارات الاعجاز فى مظانّ الايجاز İşarat-ul İ'caz KUR'AN'IN ÎCÂZ YERLERİNDEKİ İ'CÂZ İŞARETLERİ *Mütercimin İzahları *Mukaddeme *Fatiha Suresi Tefsiri *Bakara 1: Huruf-u Mukattaa *Bakara 2: Kur'anın Hidayeti ve Şüphesizliği *Bakara 3: Allaha İman - Namaz - Zekat *Bakara 4: Kitaplara ve Ahirete İman *Bakara 5: Müminlerin Hidayeti ve Felahı *Bakara 6: Küfrün Mahiyeti *Bakara 7: Kalplerin Mühürlenmesi *Bakara 8: Münafıklar Bahsi *Bakara 9-10: Münafıkların Aldatması *Bakara 11-12: Münafıkların Fesad Çıkarması *Bakara 13: Münafıkların İmanda İkiyüzlülüğü *Bakara 14-15: Münafıkların Müminlerle Alay Etmesi *Bakara 16: Hidayeti Verip Dalaleti Satın Almaları *Bakara 17-18: Münafıklar Hakkında Ateş Temsili *Bakara 19-20: Münafıklar Hakkında Yağmur Temsili *Bakara 21-22: İbadet ve Tevhid Bahsi *Bakara 23-24: Nübüvvet Bahsi *Bakara 25: Cennet Bahsi *Bakara 26-27: Temsil Bahsi *Bakara 28: Yeniden Yaratılış *Bakara 29: Yedi Kat Sema Bahsi *Bakara 30: Hilafet-i İnsaniye *Bakara 31-33: Talim-i Esma *İstikbalin Hâkim-i Mutlakı Kur'andır
#Mesnevi-i Nuriye (A. Badıllı Tercümesi) Risale-i Nur Külliyatından Mesnevî-i Nuriye (Türkçe Tercümesi) Müellifi Bediüzzaman Said-i Nursî Mütercim: Abdülkadir Badıllı Tenbih: (Mesnevî-i Nuriye) ismi, Türkçe tercümesine Hz. Üstad tarafından konulmuştur. Arapça ismi her ne kadar "El-Mesneviyy-ül Arabiyy-ün Nurî'dir. İsim, ism-i müzekker olduğundan, Mesnevî'den sonra (Nuriye) değil, (Nurî) gelmesi lâzımdır. Fakat bu sıfat Türkçe telaffuzunda ağır ve nâmüsta'mel bir sıfat olduğu gibi; "El-Mesneviyy-ül Arabî Li-r Resail-in Nuriye" yani, "Nur Risalelerinin Arabî Mesnevîsi" manasında dahi olduğu için, "Risale"nin müfredi veya Risalelerin cem'i için sıfat olarak Nuriye gelmesi lâzım olduğundan "Mesnevî-i Nuriye" ismi tam yerindedir. (Mütercim) *Takdimler, Mukaddeme, Tenbih, İhtar, İtizar *Lem'alar *Reşhalar *Lasiyyemalar *Katre *Katrenin Zeyli *Habab *Hababın Zeyli *Habbe *Habbenin Zeyli *Habbenin Zeylinin Zeyli *Zehre *Zehrenin Zeyli *Zerre *Şemme *14. Reşha *5. Ders *Şule *Şulenin Zeyli *Nur *Kızıl İcazdan Bazı Parçalar
#Rumuzat-ı Semaniye Bu risalenin sebeb-i telifi, Kur’ân’ın tercümesini Kur’ân yerinde camilerde okutmak olan dehşetli suikastına karşı bir nevi mukabeledir. Ziyade tafsilât ve lüzumsuz bahisler girmiş. Fakat o mücahidâne ve heyecanlı mukabelede kıymettar bir gaybî anahtarı hissedip meczubâne arattırmak içinde, lüzumsuz tafsilât ve zaif ve pek ince emareler dahi girmiş. Kalbime geldi ki: Yirmi Dokuzuncu Mektubun gayet ehemmiyetli ve lüzumlu ve parlak ve îcazlı olan Birinci Makamı, bu İkinci Makamın bütün kusûratını ve israfatını affettirir. Ben de kemâl-i sürurla şükrettim, o kusurları unuttum. *Birinci Parça: 28.Mektubun 7.Meselesinin Hatimesi *İkinci Parça: 28.Mektubun 8.Meselesi *Üçüncü Parça: 29.Mektubun 3.Kısmı *Dördüncü Parça: 29.Mektubun 4.Kısmı *Beşinci Parça: 29.Mektubun 8.Kısmı
#Tefekkürname: 29. Lem'a-yı Arabî #Arabî Münacat Risalesi: Bediüzzaman Hazretlerinin hakkında "Otuz birinci Lem'a'nın Üçüncü Şuaı olan Risale-i Münacattan Arabi bir parçadır. Gelen âyet-i uzmanın A'zamî bir tefsiridir." dediği Arapça bir münacat. #Arabi El-Hüccet-üz Zehrâ Risalesi: Bediüzzaman Hazretlerinin hakkında "Çok ehemiyetli Arabi bir risaleciktir. El hüccet-üz zehrâ risalesinden bir kısmının bir hülasasıdır" dediği Arapça bir parça. #Hizb-ül Mesnevi-ül Arabî: Bediüzzaman Hazretlerinin hakkında "Risale-i Nur'dan ehemmeyetle intişar eden Arabî Mesnevi-i Nuriye'nin içindeki kıymettar risalelerde eski Said'in yeni Said'e inkılabı zamanında dergh-ı ilahiyeye karşı münacatları, istiğfarları, tesbihatları ilm-el yakin derecesinde imanî şehadetlerinden parçalardır" dediği Arapça bir parça. #Ettefekkür-ul İmaniyyür Refi': Yirmidokuzuncu Lem'a-i Arabiye'nin İkinci Babı olarak te'lif edilmiştir. 29. Lem'a'daki kısım ve meali için 'buraya', Şualarda geçen ve bir kısmının Abdülmecid abi tarafından yapılan tercümesi için 'buraya' bakabilirsiniz. #Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı (Hamza) #Kur'an Hattı Risaleler #Ayet ve Hadis Mealleri
S=Risale:Sözler . SÖZLER . Birinci Söz . İkinci Söz . Üçüncü Söz . Dördüncü Söz . Beşinci Söz . Altıncı Söz . Yedinci Söz . Sekizinci Söz . Dokuzuncu Söz . Onuncu Söz . On Birinci Söz . On İkinci Söz . On Üçüncü Söz . On Dördüncü Söz . On Beşinci Söz . On Altıncı Söz . On Yedinci Söz . On Sekizinci Söz . On Dokuzuncu Söz . Yirminci Söz . Yirmi Birinci Söz . Yirmi İkinci Söz . Yirmi Üçüncü Söz . Yirmi Dördüncü Söz . Yirmi Beşinci Söz . Yirmi Altıncı Söz . Yirmi Yedinci Söz . Yirmi Sekizinci Söz . Yirmi Dokuzuncu Söz . Otuzuncu Söz . Otuz Birinci Söz . Otuz İkinci Söz . Otuz Üçüncü Söz . Lemeat . Konferans . Fihrist
M=Risale:Mektubat . MEKTUBAT . Birinci Mektup . İkinci Mektup . Üçüncü Mektup . Dördüncü Mektup . Beşinci Mektup . Altıncı Mektup . Yedinci Mektup . Sekizinci Mektup . Dokuzuncu Mektup . Onuncu Mektup . On Birinci Mektup . On İkinci Mektup . On Üçüncü Mektup . On Dördüncü Mektup . On Beşinci Mektup . On Altıncı Mektup . On Yedinci Mektup . On Sekizinci Mektup . On Dokuzuncu Mektup . Yirminci Mektup . Yirmi Birinci Mektup . Yirmi İkinci Mektup . Yirmi Üçüncü Mektup . Yirmi Dördüncü Mektup . Yirmi Beşinci Mektup . Yirmi Altıncı Mektup . Yirmi Yedinci Mektup . Yirmi Sekizinci Mektup . Yirmi Dokuzuncu Mektup . Otuzuncu Mektup . Otuz Birinci Mektup . Otuz İkinci Mektup . Otuz Üçüncü Mektup . İşarat-ı Gaybiye Hakkında Bir Takriz . Hakikat Çekirdekleri . Gönüller Fatihi Büyük Üstada . Fihriste-i Mektubat . Hakikat Işıkları . Dua
L=Risale:Lem'alar . LEM'ALAR . Birinci Lem'a . İkinci Lem'a . Üçüncü Lem'a . Dördüncü Lem'a . Beşinci Lem'a . Altıncı Lem'a . Yedinci Lem'a . Sekizinci Lem'a . Dokuzuncu Lem'a . Onuncu Lem'a . On Birinci Lem'a . On İkinci Lem'a . On Üçüncü Lem'a . On Dördüncü Lem'a . On Beşinci Lem'a . On Altıncı Lem'a .On Yedinci Lem'a . On Sekizinci Lem'a . On Dokuzuncu Lem'a . Yirminci Lem'a . Yirmi Birinci Lem'a . Yirmi İkinci Lem'a .Yirmi Üçüncü Lem'a . Yirmi Dördüncü Lem'a . Yirmi Beşinci Lem'a .Yirmi Altıncı Lem'a . Yirmi Yedinci Lem'a . Yirmi Sekizinci Lem'a .*Yirmi Dokuzuncu Lem'a . Otuzuncu Lem'a . Otuz Birinci Lem'a .Otuz İkinci Lem'a . Otuz Üçüncü Lem'a . Münâcat .Fihrist . Dua
Ş=Şualar .Risale:Şuâlar . ŞUÂLAR . İkinci Şuâ . Üçüncü Şuâ .Dördüncü Şuâ .Altıncı Şuâ . Yedinci Şuâ . Dokuzuncu Şuâ . On Birinci Şuâ . On İkinci Şuâ . On Üçüncü Şuâ . On Dördüncü Şuâ .Beşinci Şuâ . On Beşinci Şuâ . Birinci Şuâ . Sekizinci Şuâ *Yirmi Dokuzuncu Lem’a’dan İkinci Bab . Eddâî .Dua . İçindekiler
TH =Risale:Tarihçe-i Hayat . BEDÎÜZZAMAN SAİD NURSÎ TARİHÇE-İ HAYATI . Ön Söz .Giriş . İlk Hayatı . Barla Hayatı . Eskişehir Hayatı .Kastamonu Hayatı .Denizli Hayatı .Emirdağ Hayatı - Afyon Hayatı - Isparta Hayatı - Hariç Memleketler - Bedîüzzaman ve Risale-i Nur - Dua - İçindekiler
İİ. İŞARATÜ’L-İ’CAZ . Risale:İşarat-ül İ'caz . Tenbih . İfadetü’l-Meram . Kur'an'ın Tarifi . Fatiha Suresi . Bakara Suresi 1-3. âyetler . Bakara Suresi 4-5. âyetler . Bakara Suresi 6. âyet . Bakara Suresi 7. âyet . Bakara Suresi 8. âyet - Bakara Suresi 9-10. âyetler . Bakara Suresi 11-12. âyetler . Bakara Suresi 13. âyet . Bakara Suresi 14-15. âyetler . Bakara Suresi 16. âyet . Bakara Suresi 17-20. âyetler . Bakara Suresi 21-22. âyetler . Bakara Suresi 23-24. âyetler . Bakara Suresi 25. âyet Bakara Suresi 26-27. âyetler . Bakara Suresi 28. âyet Bakara Suresi 29. âyet . Bakara Suresi 30. âyet . Bakara Suresi 31-33. âyetler . Ecnebi Feylesofların Kur’an Hakkındaki Beyanatları . Mehmed Kayalar’ın Bir Müdafaası . Dua . Fihrist
MN= MESNEVÎ-İ NURİYE . İ’tizar . Mukaddime . Lem'alar Risalesi . Reşhalar . Lasiyyemalar . Katre . Hubab . Habbe . Zühre . Zerre . Şemme Risalesi . Onuncu Risale . Şule - Nokta . Münderecat Hakkında - Fihrist
AM=ASÂ-YI MUSA: Risale:Asa-yı Musa .Mukaddimat - Asa-yı Musa’dan Birinci Kısım - Birinci Mesele - İkinci Meselenin Bir Hülâsası - Üçüncü Mesele - Dördüncü Mesele - Beşinci Mesele - Altıncı Mesele - Yedinci Mesele - Sekizinci Meselenin Bir Hülâsası - Dokuzuncu Mesele - Onuncu Mesele - On Birinci Mesele - Asa-yı Musa’dan İkinci Kısım - Birinci Hüccet-i İmaniye - İkinci Hüccet-i İmaniye - Üçüncü Hüccet-i İmaniye - Dördüncü Hüccet-i İmaniye - Beşinci Hüccet-i İmaniye - Altıncı Hüccet-i İmaniye - Yedinci Hüccet-i İmaniye - Sekizinci Hüccet-i İmaniye - Dokuzuncu Hüccet-i İmaniye - Onuncu Hüccet-i İmaniye - On Birinci Hüccet-i İmaniye - Fihrist
BL BARLA LÂHİKASI- Risale:Barla Lahikası - : Takdim - Yedinci Risale olan Yedinci Mesele - Mukaddime - Yirmi Yedinci Mektup ve Zeylleri - Yirmi Yedinci Mektup'un Zeyli ve İkinci Kısmı - İkinci Zeyl - Yirmi Yedinci Mektup'un Üçüncü Zeyli - Yirmi Yedinci Mektup'un Üçüncü Kısmı ve Üçüncü Zeylin Nihayetidir - Mektubat'ın Üçüncü Kısmı (1) - Mektubat'ın Üçüncü Kısmı (2) - Kastamonu ve Emirdağ'da Yazılan Mektuplar
EL-2 EMİRDAĞ LÂHİKASI – 1 .Risale:Emirdağ Lahikası-1 . Yirmi Yedinci Mektup’tan Takdim - Birinci Kısım Mektuplar - İkinci Kısım Mektuplar - Üçüncü Kısım Mektuplar
EL-2 EMİRDAĞ LÂHİKASI – 2: Risale:Emirdağ Lahikası-2 . Yirmi Yedinci Mektup’tan (Emirdağ’ında ve Isparta’da Son İkametlerinde Yazılan Mektuplardır) Giriş - Birinci Kısım Mektuplar - İkinci Kısım Mektuplar - Üçüncü Kısım Mektuplar
KL Risale:Kastamonu Lahikası. Yirmi Yedinci Mektup’tan KASTAMONU LÂHİKASI: Takdim - Lemeat'tan Önceki Mektuplar - Lemeat'tan - Lemeat'tan Sonraki Mektuplar
STG SİKKE-İ TASDİK-İ GAYBÎ *Parlak Fıkralar ve Güzel Mektuplar-1 *Birinci Şuâ *Sekizinci Şuâ *On Sekizinci Lem'a *Yirmi Sekizinci Lem'a *Sekizinci Lem'a *Parlak Fıkralar ve Güzel Mektuplar-2 *Dua

Önceki Risale: Fatiha Suresi Tefsiriİşarat-ül İ'caz (Badıllı)Bakara 2: Kur'anın Hidayeti ve Şüphesizliği: Sonraki Risale

Bakara Suresi Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

Zehraveyn’den ([1]) Birinci Sure - Bakara Suresi

Sual: Tekrarat-ı Kuraniye belagata münafi midir?[düzenle | kaynağı değiştir]

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Mukaddime([2])

[s9] Eğer desen: Îcazdar ve mu'cizekâr ve belağat-eda Kur'anda, bazı şeyler zahir nazarda çokça tekrarlanırlar. Mesela: “Besmele” ve فَبِاَىِّ اۤلاَءِ..الخ ve وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ..الخ ve Hazret-iMusa (A.S.) nın kıssası, ve bunların emsali gibi tekrarlar... Halbuki bu tekrarlar usandırıyor, belağata da münafîdir?!.

Cevaben sana denilir ki: "Parlayan her şey yakar değildir." Evet tekrar, bazen usandırır. Lakin mutlak değildir. Belki bazen olur ki, tekrarlar istihsan edilir. Bazen de usanç verdiği olur. Nasıl ki insanın yiyecekleri içerisinde, bir kısmı "kut" dur, temel gıdadır. Bu kût olan temel gıda, tekrarlandıkça tatlılaşır, ünsiyet verir. Gıdaların bir kısmı da "Tefekküh'tür. Bunların tekrarlanmasında ise usanç, amma tazelenmesinde ise lezzet var.

İşte, bu gibi yiyecek gıdalarda bu iş böyle olduğu gibi; kelamın da bir kısmı hakikatin özü olup fikirlere kût ve kuvvet, ruhlara da gıdadırki; Güneşin ziyası gibi her iade edilip tekrarlandıkça, istihsan ile karşılanır.. Ülfet edilmişin tekrarlanmasıyla da, tanışma ve ünsiyet peyda edilmiş olur... Kelamın bir kısmı da, ziynet ve tefekküh kabilindendirki; lezzeti, suretinin tazelenmesinde ve elbisesinin tenevvu'unda, çeşitlenmesindedir.

İşte sen, bu hakikati böylece anladı isen, bilmiş ol ki: Kur'an-ı Hakîm-i Mu'ciz-ül Beyan, nasılki hey'et-i mecmuasıyla kalblere kût ve kuvvet olduğundan; tekrarında değil usanç, belki her tekrarlandıkça halavet ve lezzet alınır. Kur'an'ın eczaları mesabesinde olan bazı yerleri de vardır ki; her tekrarlandıkça, parıldayarak etrafından hak ve hakikatin şua'larını fışkırtır. Keza, Kur'anın o bazı yerlerinde, üssül-esas ve hayatî düğümler mesabesinde olan "Ukde"ler bulunur ve mütecessid nurları vardır ki; sermedi bir cesetle birleşerek cisimleşmişlerdir. بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ gibi.

Şimdi ey arkadaş! Eğer zevk-i hakikat alıcısı duygu cihazın varsa; git, onunla bir müşaverede bulun!

İşte buraya kadar söylediklerimiz, Kur'anda tekrarların varlığı takdirine binaen söylenmiş sözlerdir. Yoksa, caizdir ki; mesela, Kur'anda çokça tekrarlanan Musa Aleyhisselamın kıssası her bir makamda, husûsiyle bulunduğu sûrede, üzerinde durulan mevzu ile alakadar olan vecihlerden ve o vecihleri müştemil bulunan, o makama münasip bir vecihle bulunsun. Buna göre, kıssa-i Musa'nın (A.S.) Kur'andaki tekrarları "Tefarîk-i asa"([3]) denilen meselden daha münasip ve tam yerinde olarak bulunmaktadır. Kur'an-ı Hakîm bu kıssayı adeta gümüş olarak yed-i beyzasına almış, altın olarak kalıba dökmüştür. İşte Kur'anın bu harika belağatı karşısında, Beyan ve Belağat sihirbazları secdeye kapanmış ve kapanmaktadırlar.

Bu kıssa-i Musa gibi, Besmele'nin tekrarında birkaç cihet vardır. Bunlar -yukarıda izahı geçtiği üzere- "İstiâne, teberrük ve mevzuiyet"tir. (Yani yerleştirme, esaslandırma gibi...) Belkide bu cihetler, Kur'andaki esasî olan noktalara birer gayelik ve fihristiyettirler.

Keza, Besmelede bir çok makamlar bulunur ki, bunlar: "Tevhid makamı, tenzih makamı, sena makamı, Celal makamı, Cemal makamı ve ihsan makamı" gibi makamlardır. Hem yine Besmelede bir çok ahkâm dahi zımnî olarak bulunurlar. Mesela: Tevhide, Nübüvvete, Haşre, Adalete; yani Kur'andaki dört meşhur maksatlara işaretleri gibi ahkâmlardır. Buna göre, ekser sûrelerde, bu dört maksatlardan birisi maksûd-u bizzat bulunup, diğerleri istidradî tarzında bulunurlar.

Şu halde, neden caiz olmasın ki; ta'dad edilen bu nokta ve nüktelerden bir cihetinin veya bir hükmünün veya bir makamının, o sûrenin ruhu ile mahsus bir münasebeti bulunsun da, o makamdaki mevzuya bir ana düğüm olmuş olsun. Belki de o cihetler ve makamlar itibariyle o sûrenin icmalî bir fihristesi olmuş olsun.

الۤمۤ

Ey aziz bilmiş ol ki: Burada, Şu الۤمۤ de dört "Mebhas" bulunmaktadır

1. Mebhas[düzenle | kaynağı değiştir]

Bilmiş ol ki; Kur'anın i'cazı الۤمۤ in ufkundan doğar ve ağararak parlamaya başlar. Zira, i'caz ise, letaif-i belağat'in lem'alarının imtizacından, karışımından tecelli eden bir nurdur. İşte bu "mebhas"ta birkaç incelikler ve letaifler bulunmaktadır. Bunların her birisi tek başıyla çok -ince de olsalar- lâkin küllü ve mecmuu birlikte olduğunda, i'cazın fecr-i sadıkı olurlar. İşte letaiflerden

Birincisi: Buradaki الۤمۤ sair sûrelerin başlarındaki benzeri mukatta' huruflu arkadaşları ile birlikte, umum kelimelerin (hususan Kur'an kelimelerinin) -tabir caiz ise- hammaddesi ve unsurları olan bütün Hecâî harflerini yarı yarıya bölerek almışlardır. Öyle ise, burada azıcık dur ve düşün!

İkincisi: Sûrelerin başlarındaki mukatta' harfli kelimelerin içine alınmış olan bu yarılar, alınmayıp bırakılanlardan daha çok istimal edilen harflerdir.

Üçüncüsü: Kur'an-ı Hakîm, şu mukatta'ların içine alınmış harflerin içinden, lisana en kolay gelen kelimeleri tekrarlamıştır "elif ve "lam" gibi.

Dördüncüsü: Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan şu mukatta'lı şifreleri Yirmidokuz surelerin başlarında zikreylemiştir ki, bu sûrelerdin adedi Hecaî harflerin de adedidir.

Beşincisi: Umum heca harfleri içinden alınmış olan bu yarılar, harflerin tabiatları olan "Mehmûse, Mechûre, Şedide, Rıhve, Musta’liye, Munhafıda, Münfetiha" ve saire gibi bütün çiftli cinslerini yarılayarak almış, tekli harflerden ise, "Kalkala" gibi az ağır olanlarından, "Zillaka" gibi çok hafif olanlarından almıştır.

Altıncısı: Mukatta’lara alınmış olan bu nısıf harfler, tabiatleri itibariyle en latif seciyeli olanlarıdır.

Yedincisi: Kur'an-ı Hakîmin şu mukattalarda yaptığı taksimatla ihtiyar eylemiş olduğu yol, beşyüzdört ihtimal arasından seçilmiştir ki, harflerin mezkûr tabiatleri itibariyle, onları bu tarzda yarı yarıya bölmekte o seçilmiş yoldan başka bir yol, asla mümkün değildir. Çünki, bir çok taksimat şekli bunda içiçe bulunmaktadır, karışıktır ve birbirinden farklıdır. Öyle ise, burada harf cinslerinden her birisinin bu şekil tansifinde acip bir garabet bulunmaktadır... Ve işte şu zikredilmiş lem'aların imtizacından çıkan i'cazın nurunu derleyip alamayan kimseler, kendi zevkinden başka bir şeye levm ve itapta bulunmasın!

2. Mebhas[düzenle | kaynağı değiştir]

Bilmiş ol ki: Şu الۤمۤ kar'ul-asa gibi dinleyiciyi îkaz edip, dikkatini harekete geçirerek, garabetli vaziyetiyle acip ve garip bir şey'in taliâsı, ön habercisi olduğunu bildiriyor. İşte bu "Mebhas"ta dahi birkaç letaif bulunmaktadır.

1- İsim ile harfleri heceleyerek, tek tek okumadaki hikmeti; müsemmânın da (yani bu harflerle terkibi yapılıp inşa edilecek ma'naların da, yani Kur'anın hakaikinin ifadeleri de bunlardan doğacağı olan) cinsine işaret etmek içindir..

2- الۤمۤ deki taktî'-i huruf, işarettir ki; bu harflerden doğacak olan müsemma, (Bal'bek, Kırıkkale isimleri gibi) itibarî bir vâhid olup, meczî bir mürekkep değildir. Yani, birbirine katıştırılmış bir terkip olmayıp, ancak varlığına itibar edilen şey ma’nasında kıyas birimi gibi bir vâhiddir.

3- Bu harflerin takti' ile hecelenmesinde, sanat'ın maddesini göstermeye telmihli bir işarettir. Yani nasılki, seninle ilimde muarazaya kalkışana karşı, senin kalem ve kağıdı orta yere bırakman gibi... Güya ki Kur'an-ı Hakim الۤمۤ deki harfleri hecelemesiyle der ki. "Ey iddiacı inadcılar! Sizler kelam'ın emîrlerisiniz. Şu sizin ellerinizdeki ne ise, ben aynısından kullanıyor ve o cinsten konuşuyorum."

4- Ma'nanın ihmaline remzeden şu takti'li heceleme vaziyeti, muarızların delil ve hüccetlerini kestiğine işaret ediyor. Yani ta, demesinler ki: "Biz ümmîleriz; hakikatten, kıssa ve hikayeleri ve ahkâmları bilmiyoruz ki, sana karşı gelelim." Evet, bu iddiayı kökünden kesmek için, güya Kur'an bu harflerle der ki: "Sizden belağatin nazmından, düzgünce dizilişinden başka bir şey istemiyorum; ister müftereyât, yani hurafeli düzmecelerde olsun, getirebilirseniz, getiriniz!"

5- Harflerin kendi isimleriyle ibarelendirilerek hecelenmesi, okur yazarların işi olduğu için; muhitiyle beraber ümmî bir Zattan (A.S.M.) şu kelamı işitenler, en evvel beklediklerinin hilafıyla karşılaştılar. Halin seciyesine nazaran, bu vaziyet şöyle remzeyler ki: "Bu kelam o ümmî zattan doğup gelmiyor, belki ona ilka ediliyor, vahy ediliyor."

6- Harfler'in kendi adlarıyla hecelenmesi ise, kıraet'in, okumanın ilk esası, temelidir. O halde, bu vaziyet îma eder ki: Kur'an, hâs bir tarik'in, yeni bir yolun müessisidir, ümmîlere de muallimdir.

İşte, şu -bir kısmının dakikliğiyle beraber- iplerinin dokumasından, yüksek bir nakş-ı i'cazı göremiyen adam, belagat sanatında dahîl ve müptedidir. O halde, bu işin erbab ve ehlinin fetvalarını taklid eylesin!

3. Mebhas[düzenle | kaynağı değiştir]

Şu الۤمۤ in şekil ve vaziyeti, i'cazın ikinci esası olan "îcaz" in nihayet mertebesine bir işarettir. İşte, bunda dahi birkaç letaif bulunmaktadır:

Birincisi: Şu الۤمۤ birbirine eklenip teselsül eden bir kıyas-ı temsilî ile remz, işaret, îma, telvih ve telmih eder ki: Şu Kur'an, Allah'ın kelamı olup, Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla, Hazret-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselama nüzul etmiştir.

Evet, çünkü Kur'anın mecmu'unda mufassalen bulunan hükümler, bazen bir tek sûre de temessül ve teressüm eyler. Hem bazen kısa bir sure, bir tek ayette remz ile derc olmuş olur. Hem bazen bir ayet, tek bir kelamda gizlendiği telvih ile bilinir. Hem bazen bir kelam, bir kelime içinde dahil olduğu telmih olunur.. Ve bazen cami’ olan o bir kelime, "sin, lam, mim" gibi huruf-u mukatta’nın bir harfinde kendini gösterir.. Nasıl ki bu ma'na ile: "Kur'anın tamamı Bakara Sûresinde, Bakara Sûresi de, Fatiha da, Fatiha ise, بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ de, Bismillah dahi, yontulmuş olan "Besmele" şekilli kelimededir diye söylenir. Ve bütün bu söylenen ve sayılanlar الۤمۤ in de içindedir denilse caizdir.

İşte, şu müteselsil olan kıyas-ı temsilîye istinaden ve hem ذَلِكَ الْكِتَابُ nün ifade ettiği ma'nanın işaretiyle diyebiliriz ki: "Şu ezelî olan Kelamullah, Cebrail Aleyhiselam vasıtasıyla Hz.Muhammed Aleyhissalatü Vesselama nazil olmuştur" hükmü الۤمۤ den tecellî ile parlamaktadır.

İkincisi: Şu hurûf-u mukatta'lar ilahî birer şifre olup, Allah-ı Zülcelal tarafından (manevî) telgraf ile Resulüne keşide edilmiş de, anahtarları da Resulünün yanındadır. Beşer fikrinin eli, -izinsiz olarak- onlara uzanamaz.

Üçüncüsü: Şu الۤمۤ in tarz-ı üslubu üstüne Kur'an'ın nazil olduğu zatın (A.S.M.) şiddet-i zekavetine bir işaret vermektedir., ve bu işaret ise, remzen gösteriyor ki;Hz. Muhammed'e (A.S.M.) nisbeten bu gibi remz u işaretler sarih hükmündedir.

Dördüncüsü: Şu mukatta'attaki harfler'in isimleriyle takti' edilerek zikredilmeleri ile, işaret veriyorlar ki; harflerin kıymet ve değeri, sadece ma'nalarında değil, belki harflerin arasında -ilm-i esrar-ı hurûf ulemasının keşfeylemiş oldukları- sayıların münasebeti ([4]) gibi fıtrî münasebetler vardır.

Beşincisi: الۤمۤ Mukatta' harfleriyle, hâs olarak halk, (boğaz) vasat (ağız ortası) ve şefe (dudak) nin üç mahreçlerine işaret etmektedir. Bu işaret ise, zihni dikkat etmeye ve ülfet perdesini yırtmağa zorladığına remzeyler. Tâ ki zihin, hurufatın hilkatındaki nakışların şu acip levnlerini mütala'a etmeye mecbur olsun.

İşte, ey elleri belagat sanatıyla boyalanmış adam! Şu (geçen) letaifın kıt'a ve parçalarını terkib ile birleştir ve mecmu'una birden bak, dinle; tâ ki sana هَذَا كَلاَمُ اللَّهِ i, okutsun, dinletsin.

4. Mebhas[düzenle | kaynağı değiştir]

Şu الۤمۤ Kur'anda mukatta' huruflu olan sair arkadaşları ile beraber -yukarıda izahı verilmiş olan- o sureti göstermeleriyle, güya şöyle nida edip çağırıyorlar: "Bizler imamlarız, hiç kimseyi taklid etmiyoruz.. Ve hiçbir imama da tabi' olmadık. Üslubumuz bedi’ tarzımız garibdir." İşte buna göre, bu "Dördüncü Mebhas" ta da birkaç letaif olacaktır.

Birinci İncelik: Öteden beri bilinmekte olan bir misale, örneğe uymak; ve yerleşmiş bir ahenge göre fikir ve düşüncelerini dokumak; ve sülûk edilmiş, tecrübesi yapılmış bir yolda yürümek hutaba ve fusahanın adetlerindendir. Halbuki ise, şu الۤمۤ ve sair mukatta'atlı şifrelerin üslûbuna daha öncesinden ne ins, ne de cinlerin teması, mübaşereti olmuş değildir.

İkinci İncelik: Kur'an-ı Hakîm, fatihaları ve duraklarıyla (yani ayetlerin baş kısmı ve bitişleriyle) nasıl gelmişse, şimdi aynen öyle devam ettiği halde, dostlarının onu taklid etme şevki, düşmanlarının ona karşı mübarezeli gayzı gibi, taklid veya nazîrini yapma sebepleri meydanda iken; hiç kimse onun benzerini getirememiş, ya da taklidini yapamamıştır. Evet, bu bir hakikattir. Bu davaya şahid istiyorsan; meydandaki şu milyonlarca Arabi kitablara bak! Hiç birisini Kur'ana muvazî, ya da ona yakın olduğunu görebilecek misin. Kella.

Hatta, bir âmî câhil dahi Kur'anı bunlara kıyas etse ve karşı karşıya getirse; o âmînin nazarı: "Katiyyen Kur'an bunların mertebesinde değildir. Öyle ise o, ya hepsinin altındadır, ki bu bizzarûre muhaldir. veya Kur'anın makamı hepsinin üstündedir, ki asıl matlubda budur" diye bağıracaktır. İşte, cahil-i âmînin i'caz-ı Kur'andan derkedip anladığı nasibi de böyledir.

Üçüncü İncelik: Beşer sanatının -malum ve mütearif olan- adet ve şanı budur ki; ilk teşekkülünde, yapılıp meydana çıktığı zaman, bir çok yönden eksik, kaba ve güzelliklerden uzak olarak meydana gelir. Sonra yavaş yavaş tekemmül eder, güzelleşir, tatlılaşır. Halbuki Kur'anın üslûbu ise, ilk zuhur zamanından beri talavetli, taze ve genç olarak sahaya çıkmış ve öyle de devam etmektedir. Bununla beraber ve hal böyle iken; telâhuk-u efkârlarla ve birbirlerinin üslûplarından çalarak toparlanıp gelen meydandaki ömür geçirmiş bütün fikirlere karşı Kur'an meydan okumaya başladı., ve neticede de hepsine faik ve galip geldi.. Ve bu galibiyet ise, şöyle ta'rif edilerek ilan edildi: "Katiyyen ve hiçbir şüphe yoktur ki Kur'an, kuvveler ve kader Halıkının sun'undandır, başka bir şey değildir."

İşte ey belagatın nesim-i melteminin kokusunu duymuş arkadaş! Şimdi bir bak, acaba senin zihninin Balarısı, şu geçen dört mebhasların bahçelerinin çiçeklerinden (balın hammaddesi olan) usare toplayarak اَشْهَدُ اَنَّ هَذَا كَلاَمُ اللَّهِ nın balını yapabilmiş midir?

Önceki Risale: Fatiha Suresi Tefsiriİşarat-ül İ'caz (Badıllı)Bakara 2: Kur'anın Hidayeti ve Şüphesizliği: Sonraki Risale

  1. Hadisi sahih-i şerifle, "Bakara ve Âl-i İmran" sûreleri “Zehraveyn”. (Yani parlak, ziyadar iki sûre) diye isimlendirilmiştir. Sahih olan bu hadis-i şerifin bir çok mehazleri için bak: "Risale-i Nur'un Kudsî Kaynakları" eserimiz 2. Baskı sh: 810, Sıra no: 832 ye. - Mütercim-
  2. Eser'in aslında "Mukaddime" kelimesi yoktur. Lâkin tercümede, mevzuya giriş yapılan bu yerde, mukadder olarak "Mukaddime" başlığı bulunuyor gibidir. -Mütercim-
  3. "Tefarîkul asa" sözü Arap edebiyatında meşhur bir darb-ı meseldir. "Değeneğin parçaları" unvanıyla olan bu darb-ı mesel, birkaç ma'nada kullanılmaktadır. O ma'nalardan birisi: Birinin diğerinden alacağı hakkını toptan değil, parça parça almasına da denir. İkinci ma'na: Birisine "sen daha hayırlısın" yani başkaların vereceği parça parça menfaatlerden daha fazla menfaat getiriyorsun. Üçüncü ma'na: Bir kalın değeneğin ayrı ayrı şakka -uzunluğuna- bölünüp, her parça başka bir şeye, bir menfaata yaraması bu darb-ı meselin esasıdır. (El Muhit-ül Muhit B. Bistanî sh: 678)
  4. 40 sene sonra (1915 te te'lif edilen İşarat-ül İ'caz tefsiri, te'lif tarihine 40'ı ilave etsek, 1955 eder ki. Molla Abdülmecid Efendi tarafından yapılan tercüme tarihi olduğu gibi; Risale-i Nurun bazı risaleleri de huruf-u Kur'aniyenin harika vaziyetlerini o tarihten evvel ve sonra ortaya koymuştur. -Mütercim-) Risale-i Nur bu lem'a-i i'cazı körlere dahi göstermiştir. -Müellif-
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.