Yenişehir Wiki
Advertisement

D. {{Alıntı|konum=sağ|{{RNK}}|10px|30px}}
<div style="font-size:150%;">'''Büyük Punto'''</div> Şablon:Risale bakınız


RNK şablon sayfası
Arapça font problemi

Risale
Risale:Risale
Risale:Risale-i Nur
Risale: Mukaddime (Muhakemat)
Risale:Lemeat (Asar-ı Bediiyye)
Risale:Makaleler (Asar-ı Bediiyye)
Risale:Lemeat'tan (Kastamonu)
Risale:Teşhis-ül İllet (Asar-ı Bediiyye)
Risale:Divan-ı Harb-i Örfi (Asar-ı Bediiyye)
Risale:İşarat-ı Gaybiye Hakkında Bir Takriz
Risale:Hakikat Çekirdekleri (Mektubat)
Risale:Hakikat Çekirdekleri (Asar-ı Bediiyye)
Risale:Hakikat Çekirdekleri (2) (Asar-ı Bediiyye)
Risale:Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı (Asar-ı Bediiyye)
Risale:Tarihçe-i Hayatın Zeyli (Asar-ı Bediiyye)
Risale
Risale:Hutbe-i Şamiye
Risale:Hutbe-i Şamiye (Asar-ı Bediiyye)

RNK : Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Kuran:Kur'an .
Risale:Evrad .
Risale:33 Hadis .
Risale:Hazret-i Üstadın Tashih ve Tasarrufları Hakkında (Asar-ı Bediiyye) Risale:Vukufsuz Ehl-i Vukufa Cevap (Asar-ı Bediiyye)
Tüm risaleler :Risale:Risale-i Nur : Evrad
Büyük boy kitaplar: Sözler - Mektubat - Lem'alar - Şuâlar - Tarihçe-i Hayat - İşarat-ül İ'caz - Mesnevi-i Nuriye - Asâ-yı Musa - Barla Lahikası - Kastamonu Lahikası - Emirdağ Lahikası-1 ve Emirdağ Lahikası-2 -Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Mesnevi-i Nuriye *İ’tizar *Mukaddime *Lem'alar Risalesi *Reşhalar *Lasiyyemalar *Katre *Hubab *Habbe *Zühre *Zerre *Şemme Risalesi *Onuncu Risale *Şule *Nokta *Münderecat Hakkında *Fihrist
Orta boy kitaplar:Muhakemat - İman ve Küfür Muvazeneleri
Küçük boy kitaplar: Âyet-ül Kübrâ - Bediüzzaman Cevap Veriyor - Divan-ı Harb-i Örfî - Elhüccet-üz Zehrâ - Ene ve Zerre Risalesi - Esma-i Sitte - Gençlik Rehberi - Hakikat Nurları - Hanımlar Rehberi - Hastalar Risalesi - Haşir Risalesi - Hizmet Rehberi - Hutbe-i Şamiye - İçtihad Risalesi - İhlas Risalesi - İhtiyarlar Risalesi - İman Hakikatleri - Konferans - Küçük Sözler - Lâtif Nükteler - Meyve Risalesi - Miftâh-ul İman - Mi'rac ve Şakk-ı Kamer Risaleleri - Mirkat-üs Sünnet - Mu'cizât-ı Ahmediye - Mu'cizât-ı Kur'aniye - Münâcât - Münazarat - Nur Aleminin Bir Anahtarı - Nur Çeşmesi - Nur'un İlk Kapısı - Otuz Üç Pencere - Rahmet ve Şefkat İlaçları - Ramazan-İktisat-Şükür Risaleleri - Sünuhat-Tulûat-İşârât - Sünuhat - Tulûat - İşârât Sünuhat - Tulûat - İşârât Tabiat Risalesi - Uhuvvet Risalesi - Üstad Hz.'nin Hulusi Ağabeye Gönderdiği Mektuplar - Üstad Hazretlerinin Mehmet Kayalar Ağabeye Gönderdiği Mektuplar Yirmi Üçüncü Söz - Zühret-ün Nur
Diğer risaleler ve parçalar: Âsâr-ı Bedîiyye - Tılsımlar - Sirac-ün Nur (*3. Şua (Münacat Risalesi) 25. Lem'a (Hastalar Risalesi) 25. Lem'a'nın Zeyli 17. Mektub (Çocuk Taziyenamesi) 26. Lem'a (İhtiyarlar Risalesi) 26. Lem'a'nın Zeyli 21. Mektub 4. Şua (Ayet-i Hasbiye Risalesi) 13. Lem'a (Hikmet-ül İstiaze Risalesi) 33. Mektup (Aynı Zamanda 33. Söz Pencereler Risalesi) Eski Said'in Yeni Said'e İnkılabı Zamanındaki Hazin Münacatı 12. Şua (Denizli Müdafaanamesi) 5. Şua Hasan Feyzi'nin Manzumesi)- Fihrist Risalesi - Zülfikâr - Ta'likât #Kızıl İcaz #Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı (Abdurrahman) #28. Mektup'un 6. Meselesi (Vehhabi meselesi) #18. Lem'a #Şualar, 14. Şua, Hata-Savab Cedveli #Maidet-ül Kur'an (Tılsımlar Mecmuasının Zeyli) #Hazinet-ül Bürhan (Tılsımlar Mecmuasının Zeyli) #İnna A'tayna'nın Sırrı #Gayrı Münteşir (Neşredilmemiş) Kısımlar *Gayrı Münteşir Mektuplar *Risalelerden Gayrı Münteşir Kısımlar *Barla Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Kastamonu Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Emirdağ-1 Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Emirdağ-2 Lahikasından Gayrı Münteşir Kısımlar *Denizli Hapsinden Gayrı Münteşir Kısımlar *Afyon Hapsinden Gayrı Münteşir Kısımlar #Risale:Müdafaat Üstad Bediüzzaman ve Talebelerinin Mahkeme Müdafaaları ve Resmi Makamlara Dilekçeleri *Birinci Millet Meclisinde Neşredilen Beyanname *Barla ve Isparta Hayatı (1926-1934) *Eskişehir Mahkemesi (1935) *Isparta ve Denizli Mahkemesi (1944) *Denizli Mahkemesi Talebe Müdafaaları *Emirdağ Hayatı (Denizli Hapsinden Sonra) *Afyon Mahkemesi (1948 - 1949) *Afyon Mahkemesi Talebe Müdafaaları *Afyon Mahkemesi Kararnamesi *Temyiz Mahkemesi *Temyiz Mahkemesi Talebe Müdafaaları *Emirdağ Hayatı (Afyon Hapsinden Sonra) *Urfa Ehl-i Vukufuna Cevap (1951) *Gençlik Rehberi Mahkemesi (1952) *Samsun Mahkemesi (1952 *Isparta Mahkemesi (1956) *Emirdağ Hayatı (Isparta Mahkemesinden Sonra) *Diğer Talebe Müdafaaları
#İşarat-ül İ'caz (A. Badıllı Tercümesi) İşarat-ül İ'caz اشارات الاعجاز فى مظانّ الايجاز İşarat-ul İ'caz KUR'AN'IN ÎCÂZ YERLERİNDEKİ İ'CÂZ İŞARETLERİ *Mütercimin İzahları *Mukaddeme *Fatiha Suresi Tefsiri *Bakara 1: Huruf-u Mukattaa *Bakara 2: Kur'anın Hidayeti ve Şüphesizliği *Bakara 3: Allaha İman - Namaz - Zekat *Bakara 4: Kitaplara ve Ahirete İman *Bakara 5: Müminlerin Hidayeti ve Felahı *Bakara 6: Küfrün Mahiyeti *Bakara 7: Kalplerin Mühürlenmesi *Bakara 8: Münafıklar Bahsi *Bakara 9-10: Münafıkların Aldatması *Bakara 11-12: Münafıkların Fesad Çıkarması *Bakara 13: Münafıkların İmanda İkiyüzlülüğü *Bakara 14-15: Münafıkların Müminlerle Alay Etmesi *Bakara 16: Hidayeti Verip Dalaleti Satın Almaları *Bakara 17-18: Münafıklar Hakkında Ateş Temsili *Bakara 19-20: Münafıklar Hakkında Yağmur Temsili *Bakara 21-22: İbadet ve Tevhid Bahsi *Bakara 23-24: Nübüvvet Bahsi *Bakara 25: Cennet Bahsi *Bakara 26-27: Temsil Bahsi *Bakara 28: Yeniden Yaratılış *Bakara 29: Yedi Kat Sema Bahsi *Bakara 30: Hilafet-i İnsaniye *Bakara 31-33: Talim-i Esma *İstikbalin Hâkim-i Mutlakı Kur'andır
#Mesnevi-i Nuriye (A. Badıllı Tercümesi) Risale-i Nur Külliyatından Mesnevî-i Nuriye (Türkçe Tercümesi) Müellifi Bediüzzaman Said-i Nursî Mütercim: Abdülkadir Badıllı Tenbih: (Mesnevî-i Nuriye) ismi, Türkçe tercümesine Hz. Üstad tarafından konulmuştur. Arapça ismi her ne kadar "El-Mesneviyy-ül Arabiyy-ün Nurî'dir. İsim, ism-i müzekker olduğundan, Mesnevî'den sonra (Nuriye) değil, (Nurî) gelmesi lâzımdır. Fakat bu sıfat Türkçe telaffuzunda ağır ve nâmüsta'mel bir sıfat olduğu gibi; "El-Mesneviyy-ül Arabî Li-r Resail-in Nuriye" yani, "Nur Risalelerinin Arabî Mesnevîsi" manasında dahi olduğu için, "Risale"nin müfredi veya Risalelerin cem'i için sıfat olarak Nuriye gelmesi lâzım olduğundan "Mesnevî-i Nuriye" ismi tam yerindedir. (Mütercim) *Takdimler, Mukaddeme, Tenbih, İhtar, İtizar *Lem'alar *Reşhalar *Lasiyyemalar *Katre *Katrenin Zeyli *Habab *Hababın Zeyli *Habbe *Habbenin Zeyli *Habbenin Zeylinin Zeyli *Zehre *Zehrenin Zeyli *Zerre *Şemme *14. Reşha *5. Ders *Şule *Şulenin Zeyli *Nur *Kızıl İcazdan Bazı Parçalar
#Rumuzat-ı Semaniye Bu risalenin sebeb-i telifi, Kur’ân’ın tercümesini Kur’ân yerinde camilerde okutmak olan dehşetli suikastına karşı bir nevi mukabeledir. Ziyade tafsilât ve lüzumsuz bahisler girmiş. Fakat o mücahidâne ve heyecanlı mukabelede kıymettar bir gaybî anahtarı hissedip meczubâne arattırmak içinde, lüzumsuz tafsilât ve zaif ve pek ince emareler dahi girmiş. Kalbime geldi ki: Yirmi Dokuzuncu Mektubun gayet ehemmiyetli ve lüzumlu ve parlak ve îcazlı olan Birinci Makamı, bu İkinci Makamın bütün kusûratını ve israfatını affettirir. Ben de kemâl-i sürurla şükrettim, o kusurları unuttum. *Birinci Parça: 28.Mektubun 7.Meselesinin Hatimesi *İkinci Parça: 28.Mektubun 8.Meselesi *Üçüncü Parça: 29.Mektubun 3.Kısmı *Dördüncü Parça: 29.Mektubun 4.Kısmı *Beşinci Parça: 29.Mektubun 8.Kısmı
#Tefekkürname: 29. Lem'a-yı Arabî #Arabî Münacat Risalesi: Bediüzzaman Hazretlerinin hakkında "Otuz birinci Lem'a'nın Üçüncü Şuaı olan Risale-i Münacattan Arabi bir parçadır. Gelen âyet-i uzmanın A'zamî bir tefsiridir." dediği Arapça bir münacat. #Arabi El-Hüccet-üz Zehrâ Risalesi: Bediüzzaman Hazretlerinin hakkında "Çok ehemiyetli Arabi bir risaleciktir. El hüccet-üz zehrâ risalesinden bir kısmının bir hülasasıdır" dediği Arapça bir parça. #Hizb-ül Mesnevi-ül Arabî: Bediüzzaman Hazretlerinin hakkında "Risale-i Nur'dan ehemmeyetle intişar eden Arabî Mesnevi-i Nuriye'nin içindeki kıymettar risalelerde eski Said'in yeni Said'e inkılabı zamanında dergh-ı ilahiyeye karşı münacatları, istiğfarları, tesbihatları ilm-el yakin derecesinde imanî şehadetlerinden parçalardır" dediği Arapça bir parça. #Ettefekkür-ul İmaniyyür Refi': Yirmidokuzuncu Lem'a-i Arabiye'nin İkinci Babı olarak te'lif edilmiştir. 29. Lem'a'daki kısım ve meali için 'buraya', Şualarda geçen ve bir kısmının Abdülmecid abi tarafından yapılan tercümesi için 'buraya' bakabilirsiniz. #Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı (Hamza) #Kur'an Hattı Risaleler #Ayet ve Hadis Mealleri
S=Risale:Sözler . SÖZLER . Birinci Söz . İkinci Söz . Üçüncü Söz . Dördüncü Söz . Beşinci Söz . Altıncı Söz . Yedinci Söz . Sekizinci Söz . Dokuzuncu Söz . Onuncu Söz . On Birinci Söz . On İkinci Söz . On Üçüncü Söz . On Dördüncü Söz . On Beşinci Söz . On Altıncı Söz . On Yedinci Söz . On Sekizinci Söz . On Dokuzuncu Söz . Yirminci Söz . Yirmi Birinci Söz . Yirmi İkinci Söz . Yirmi Üçüncü Söz . Yirmi Dördüncü Söz . Yirmi Beşinci Söz . Yirmi Altıncı Söz . Yirmi Yedinci Söz . Yirmi Sekizinci Söz . Yirmi Dokuzuncu Söz . Otuzuncu Söz . Otuz Birinci Söz . Otuz İkinci Söz . Otuz Üçüncü Söz . Lemeat . Konferans . Fihrist
M=Risale:Mektubat . MEKTUBAT . Birinci Mektup . İkinci Mektup . Üçüncü Mektup . Dördüncü Mektup . Beşinci Mektup . Altıncı Mektup . Yedinci Mektup . Sekizinci Mektup . Dokuzuncu Mektup . Onuncu Mektup . On Birinci Mektup . On İkinci Mektup . On Üçüncü Mektup . On Dördüncü Mektup . On Beşinci Mektup . On Altıncı Mektup . On Yedinci Mektup . On Sekizinci Mektup . On Dokuzuncu Mektup . Yirminci Mektup . Yirmi Birinci Mektup . Yirmi İkinci Mektup . Yirmi Üçüncü Mektup . Yirmi Dördüncü Mektup . Yirmi Beşinci Mektup . Yirmi Altıncı Mektup . Yirmi Yedinci Mektup . Yirmi Sekizinci Mektup . Yirmi Dokuzuncu Mektup . Otuzuncu Mektup . Otuz Birinci Mektup . Otuz İkinci Mektup . Otuz Üçüncü Mektup . İşarat-ı Gaybiye Hakkında Bir Takriz . Hakikat Çekirdekleri . Gönüller Fatihi Büyük Üstada . Fihriste-i Mektubat . Hakikat Işıkları . Dua
L=Risale:Lem'alar . LEM'ALAR . Birinci Lem'a . İkinci Lem'a . Üçüncü Lem'a . Dördüncü Lem'a . Beşinci Lem'a . Altıncı Lem'a . Yedinci Lem'a . Sekizinci Lem'a . Dokuzuncu Lem'a . Onuncu Lem'a . On Birinci Lem'a . On İkinci Lem'a . On Üçüncü Lem'a . On Dördüncü Lem'a . On Beşinci Lem'a . On Altıncı Lem'a .On Yedinci Lem'a . On Sekizinci Lem'a . On Dokuzuncu Lem'a . Yirminci Lem'a . Yirmi Birinci Lem'a . Yirmi İkinci Lem'a .Yirmi Üçüncü Lem'a . Yirmi Dördüncü Lem'a . Yirmi Beşinci Lem'a .Yirmi Altıncı Lem'a . Yirmi Yedinci Lem'a . Yirmi Sekizinci Lem'a .*Yirmi Dokuzuncu Lem'a . Otuzuncu Lem'a . Otuz Birinci Lem'a .Otuz İkinci Lem'a . Otuz Üçüncü Lem'a . Münâcat .Fihrist . Dua
Ş=Şualar .Risale:Şuâlar . ŞUÂLAR . İkinci Şuâ . Üçüncü Şuâ .Dördüncü Şuâ .Altıncı Şuâ . Yedinci Şuâ . Dokuzuncu Şuâ . On Birinci Şuâ . On İkinci Şuâ . On Üçüncü Şuâ . On Dördüncü Şuâ .Beşinci Şuâ . On Beşinci Şuâ . Birinci Şuâ . Sekizinci Şuâ *Yirmi Dokuzuncu Lem’a’dan İkinci Bab . Eddâî .Dua . İçindekiler
TH =Risale:Tarihçe-i Hayat . BEDÎÜZZAMAN SAİD NURSÎ TARİHÇE-İ HAYATI . Ön Söz .Giriş . İlk Hayatı . Barla Hayatı . Eskişehir Hayatı .Kastamonu Hayatı .Denizli Hayatı .Emirdağ Hayatı - Afyon Hayatı - Isparta Hayatı - Hariç Memleketler - Bedîüzzaman ve Risale-i Nur - Dua - İçindekiler
İİ. İŞARATÜ’L-İ’CAZ . Risale:İşarat-ül İ'caz . Tenbih . İfadetü’l-Meram . Kur'an'ın Tarifi . Fatiha Suresi . Bakara Suresi 1-3. âyetler . Bakara Suresi 4-5. âyetler . Bakara Suresi 6. âyet . Bakara Suresi 7. âyet . Bakara Suresi 8. âyet - Bakara Suresi 9-10. âyetler . Bakara Suresi 11-12. âyetler . Bakara Suresi 13. âyet . Bakara Suresi 14-15. âyetler . Bakara Suresi 16. âyet . Bakara Suresi 17-20. âyetler . Bakara Suresi 21-22. âyetler . Bakara Suresi 23-24. âyetler . Bakara Suresi 25. âyet Bakara Suresi 26-27. âyetler . Bakara Suresi 28. âyet Bakara Suresi 29. âyet . Bakara Suresi 30. âyet . Bakara Suresi 31-33. âyetler . Ecnebi Feylesofların Kur’an Hakkındaki Beyanatları . Mehmed Kayalar’ın Bir Müdafaası . Dua . Fihrist
MN= MESNEVÎ-İ NURİYE . İ’tizar . Mukaddime . Lem'alar Risalesi . Reşhalar . Lasiyyemalar . Katre . Hubab . Habbe . Zühre . Zerre . Şemme Risalesi . Onuncu Risale . Şule - Nokta . Münderecat Hakkında - Fihrist
AM=ASÂ-YI MUSA: Risale:Asa-yı Musa .Mukaddimat - Asa-yı Musa’dan Birinci Kısım - Birinci Mesele - İkinci Meselenin Bir Hülâsası - Üçüncü Mesele - Dördüncü Mesele - Beşinci Mesele - Altıncı Mesele - Yedinci Mesele - Sekizinci Meselenin Bir Hülâsası - Dokuzuncu Mesele - Onuncu Mesele - On Birinci Mesele - Asa-yı Musa’dan İkinci Kısım - Birinci Hüccet-i İmaniye - İkinci Hüccet-i İmaniye - Üçüncü Hüccet-i İmaniye - Dördüncü Hüccet-i İmaniye - Beşinci Hüccet-i İmaniye - Altıncı Hüccet-i İmaniye - Yedinci Hüccet-i İmaniye - Sekizinci Hüccet-i İmaniye - Dokuzuncu Hüccet-i İmaniye - Onuncu Hüccet-i İmaniye - On Birinci Hüccet-i İmaniye - Fihrist
BL BARLA LÂHİKASI- Risale:Barla Lahikası - : Takdim - Yedinci Risale olan Yedinci Mesele - Mukaddime - Yirmi Yedinci Mektup ve Zeylleri - Yirmi Yedinci Mektup'un Zeyli ve İkinci Kısmı - İkinci Zeyl - Yirmi Yedinci Mektup'un Üçüncü Zeyli - Yirmi Yedinci Mektup'un Üçüncü Kısmı ve Üçüncü Zeylin Nihayetidir - Mektubat'ın Üçüncü Kısmı (1) - Mektubat'ın Üçüncü Kısmı (2) - Kastamonu ve Emirdağ'da Yazılan Mektuplar
EL-2 EMİRDAĞ LÂHİKASI – 1 .Risale:Emirdağ Lahikası-1 . Yirmi Yedinci Mektup’tan Takdim - Birinci Kısım Mektuplar - İkinci Kısım Mektuplar - Üçüncü Kısım Mektuplar
EL-2 EMİRDAĞ LÂHİKASI – 2: Risale:Emirdağ Lahikası-2 . Yirmi Yedinci Mektup’tan (Emirdağ’ında ve Isparta’da Son İkametlerinde Yazılan Mektuplardır) Giriş - Birinci Kısım Mektuplar - İkinci Kısım Mektuplar - Üçüncü Kısım Mektuplar
KL Risale:Kastamonu Lahikası. Yirmi Yedinci Mektup’tan KASTAMONU LÂHİKASI: Takdim - Lemeat'tan Önceki Mektuplar - Lemeat'tan - Lemeat'tan Sonraki Mektuplar
STG SİKKE-İ TASDİK-İ GAYBÎ *Parlak Fıkralar ve Güzel Mektuplar-1 *Birinci Şuâ *Sekizinci Şuâ *On Sekizinci Lem'a *Yirmi Sekizinci Lem'a *Sekizinci Lem'a *Parlak Fıkralar ve Güzel Mektuplar-2 *Dua

Önceki Risale: 3. Makam: 25. Söz ve ZeyilleriZülfikarHasan Feyzi'nin Mektubu ve Dua: Sonraki Risale

Zülfikar'ın Hatimesi

Hizb-u Nur-il Ekber

Müellifi

Bediüzzaman

Said Nursi

ZÜLFİKAR'IN HATİMESİ

حِزْبُ الْوِرْدِ الْاَكْبَرِ مِنْ رِسَالَةِ النُّورِيَّه

Bugün Cevşenü'l-Kebir ile Hizb-i Nurî'yi okudum. Gördüm ki Cevşenü'l-Kebir ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nurî kâinatı baştan başa nurlandırıyor, zulümat karanlıklarını dağıtıyor. Gafletleri ve tabiatları parça parça ediyor. Ehl-i gaflet ve ehl-i dalaletin altında saklanmak istedikleri perdeleri yırtıyor. Kâinatı, envaıyla pamuk gibi hallaç ediyor, taraklar ile tarıyor müşahede ettim. Ehl-i dalaletin boğulduğu en son ve en geniş kâinat perdelerinin arkasında, envar-ı tevhidi gösterir.

Kozmoğrafyacılar gibi ehl-i fennin en son ve geniş nokta-i istinadları ve medar-ı gafletleri olan perdelerde de nur-u ehadiyeti gösteriyor. Orada dahi düşmanlarını takip ediyor. En uzak tahassungâhlarını bozuyor. Her yerde, huzura yol gösteriyor. Eğer güneşe kaçsa ona der: "O bir soba, bir lambadır. Odununu, gaz yağını veren kimdir? Bil, ayıl!" diye başına vurur.

Hem kâinatı baştan başa âyineler hükmünde tecelliyat-ı esmaya mazhariyetlerini öyle gösteriyor ki gafletin imkânı olmuyor. Hiçbir şey, huzura mani olmuyor. Ehl-i tarîkat ve hakikatin huzur-u daimî kazanmak için kâinatı ya nefyetmek veya unutmak ve hatıra getirmemek gibi değil; belki kâinat kadar geniş bir mertebe-i huzuru kazandırdığını ve geniş ve küllî ve daimî kâinat vüs'atinde bir ubudiyet dairesini açtığını gördüm. Hizb-i Nurî'de تَفَكُّرُ سَاعَةٍ ...إلى آخر hakikatı bulunduğuna bana kat'î kanaat verdi.

Said Nursî


بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Aziz Kardeşlerim!

Bu Hizb-i Nuri'nin benim şahsıma ait pek büyük bir keramet-i maneviyesi var. Şimdi beyan etmek zamanı geldi:

Yirmi üç sene evvel, Eski Said Yeni Said'e inkılab ettiği zaman, tefekkür mesleğinde gittiği için تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ sırrını aradım. Her bir iki senede o sır, ya Arabî ya Türkçe bir risaleyi netice verip suret değiştiriyordu. Arabî Katre Risalesi'nden tâ Âyetü'l-Kübra Risalesi'ne kadar, o hakikat devam edip suretler değiştirerek tâ Hizbü'l-Ekber-i Nuri suret-i daimesine girdi.

Yirmi seneden beridir ki ne vakit sıkılsam ve fikir ve kalbe yorgunluk ve usanç gelse bu hizbin bir kısmını mütefekkirane okumuş isem, o sıkıntıyı ve usanç ve yorgunluğu izale ediyordu.

Hattâ bilâ-istisna, her gece sabaha yakın dört beş saat meşguliyetten gelen usanç ve yorgunluk, o hizbin altısından birisini okumakla hiçbir eseri kalmadığı bin defa tekerrür etmiş. Evet şimdi de devam ediyor.

Said Nursî


بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ hadîsinin mazharı ve Risale-i Nur'un bir bürhan-ı enveri ve bir vird-i a'zamı ve ekberi ve bir misal-i musağğarı; ve fikrî bir zikr-i muazzam ve imanî bir ilm-i muhteşem Arabiyyü'l-ibare bir risaleciktir.

Kur'an'daki Âyetü'l-Kübra'nın azametine ve iki Âyetü'l-Kübra ve hakikatinin iki şahid-i ekberi; ve İmam-ı Ali radıyallahu anhın tesmiyesiyle her ikisi Âyetü'l-Kübra namında olan Yirmi Dokuzuncu Lem'a-i Arabiye ve Yedinci Şuâ'nın imtizacından çıkan, ehl-i ilme bir hizb-i ekber hükmündedir ki Risale-i Nur'un tam Arabî bilen veyahut Âyetü'l-Kübra ve Münâcat ve Yirminci Mektup Risaleleri yanında bulunan ve okuyan şakirdlerine imanî ve tefekkürî ara sıra okunacak bir vird-i a'zam olabilir.

On günde bir defa okunsa imana büyük inkişaf ve kuvvet verir.

Said Nursî


(BU KISMIN TERCÜMESİ VE İZAHI ÂYETÜ'L-KÜBRA RİSALESİ'NİN İKİNCİ MAKAMI'NDADIR.)

ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ

﴿ﻗُﻞْ ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻥَ ﻣَﻌَﻪُ ﺍَﻟِﻬَﺔٌ ﻛَﻤَﺎ ﻳَﻘُﻮﻟُﻮﻥَ ﺍِﺫًﺍ ﻟَﺎﺑْﺘَﻐَﻮْﺍ ﺍِﻟَﻰ ﺫِﻯ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﺳَﺒِﻴﻠًﺎ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﻭَﺗَﻌَﺎﻟَﻰ ﻋَﻤَّﺎ ﻳَﻘُﻮﻟُﻮﻥَ ﻋُﻠُﻮًّﺍ ﻛَﺒِﻴﺮًﺍ ٭ ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽُ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻓِﻴﻬِﻦَّ ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻰْﺀٍ ﺍِﻟَّﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ ﻭَﻟَﻜِﻦْ ﻟَﺎ ﺗَﻔْﻘَﻬُﻮﻥَ ﺗَﺴْﺒِﻴﺤَﻬُﻢْ ﺍِﻧَّﻪُ ﻛَﺎﻥَ ﺣَﻠِﻴﻤًﺎ ﻏَﻔُﻮﺭًﺍ ٭ ﻓَﺎﻋْﻠَﻢْ ﺍَﻧَّﻪُ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪ) ٭﴾

ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﺎَﻧَّﻪُ(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟْﻔَﺮْﺩُ ﺍﻟﺼَّﻤَﺪُ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ --ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ، ﻭَﻋَﻠَﻰ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻪِ ﻓِﻰ ﺣَﺸْﻤَﺔِ ﺳَﻠْﻄَﻨَﺘِﻪِ- (ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕُ) ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪَﺍﺕِ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕُ ﺍﻟﻨُّﺠُﻮﻡِ ﻭَ ﺍﻟﺸُّﻤُﻮﺱِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻗْﻤَﺎﺭِ٭ ﻭَ ﺍﻟﺴَّﻴَّﺎﺭَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺤَﺮَّﻛَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺴَﺨَّﺮَﺍﺕِ ﺑِﺎﻟْﺎِﺭَﺍﺩَﺓِ ٭ ﺍﻟْﻤُﺪَﻭَّﺭَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺪَﺑَّﺮَﺍﺕِ ﺑِﺎﻟْﻤَﺸِﻴﺌَﺔِ ٭ ﺍﻟْﻤُﻮَﻇَّﻔَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﻨَﻈَّﻤَﺎﺕِ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﺨْﺪَﻣَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻮْﻗَﺪَﺍﺕِ ﺑِﻐَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺤَﺎﻓَﻈَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻤِﻴﺰَﺍﻥِ ٭ ﻓَﺎﻟْﺎَﺟْﺮَﺍﻡُ ﺍﻟْﻌُﻠْﻮِﻳَّﺔُ ﻭَ ﺍﻟْﻜَﻮَﺍﻛِﺐُ ﺍﻟﺪُّﺭِّﻳَّﺔُ ﻓِﻰ ﻗُﺒَّﺔِ ﺍﻟْﻔَﻠَﻚِ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﻇُﻬُﻮﺭِ ﺷَﻬَﺎﺩَﺍﺗِﻬَﺎ ﻣُﺠَﺴَّﻤَﺎﺕُ ﻧَﻴِّﺮَﺍﺕِ ﺑَﺮَﺍﻫِﻴﻦِ ﺍُﻟُﻮﻫِﻴَّﺘِﻪِ ﻭَ ﻋَﻈَﻤَﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﻐَﺎﻳَﺔِ ﻭُﺿُﻮﺡِ ﺩَﻟَﺎﻟَﺘِﻬَﺎ ﺷُﻌَﺎﻋَﺎﺕُ ﺷَﻮَﺍﻫِﺪِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻪِ ﻭَ ﻋِﺰَّﺗِﻪِ ٭ ﺗَﺸْﻬَﺪُ ﻋِﻠَﻰ ﺷَﻌْﺸَﻌَﺔِ ﺳَﻠْﻄَﻨَﺔِ ﺍُﻟُﻮﻫِﻴَّﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﺗُﻨَﺎﺩِﻯ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺳْﻌَﺔِ ﺣَﺎﻛِﻤِﻴَّﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻪِ ﺑِﺠَﻤِﻴﻊِ ﺍﻟْﻌَﻮَﺍﻟِﻢِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺷْﻴَﺎﺀِ٭

ﻓَﺎﺳْﺘَﻤِﻊْ ﺍِﻟَﻰ ﺍَﻳَﺔِ:

﴿ﺍَﻓَﻠَﻢْ ﻳَﻨْﻈُﺮُﻭﺍ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﺀِ ﻓَﻮْﻗَﻬُﻢْ ﻛَﻴْﻒَ ﺑَﻨَﻴْﻨَﺎﻫَﺎ ﻭَ ﺯَﻳَّﻨَّﺎ ﻫَﺎ﴾

ﺛُﻢَّ ﺍﻧْﻈُﺮْ ﺍِﻟَﻰ ﻭَﺟْﻪِ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﺀِ ﻛَﻴْﻒَ ﺗَﺮَﻯ ﺳُﻜُﻮﺗًﺎ ﻓِﻰ ﺳُﻜُﻮﻧَﺔٍ ٭ ﺣَﺮَﻛَﺔً ﻓِﻰ ﺣِﻜْﻤِﺔٍ ٭ ﺗَﻠَﺌْﻠُﺄً ﻓِﻰ ﺣَﺸْﻤَﺔٍ ٭ ﺗَﺒَﺴُّﻤًﺎ ﻓِﻰ ﺯِﻳﻨَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﺍِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﺍﻟْﺨِﻠْﻘَﺔِ٭ ﻣَﻊَ ﺍِﺗِّﺰَﺍﻥِ ﺍﻟﺼَّﻨْﻌَﺔِ ٭ ﺗَﺸَﻌْﺸُﻊُ ﺳِﺮَﺍﺟِﻬَﺎ ﻟِﺘَﺒْﺪِﻳﻞِ ﺍﻟْﻤَﻮَﺍﺳِﻢِ ﻭَ ﻟِﺘَﺤْﻮِﻳﻞِ ﺻَﺤَﺎﺋِﻒِ ﺍﻟْﻔُﺼُﻮﻝِ ﺍِﻟَﻰ ﻗَﻠَﻢِ ﺍﻟْﻘُﺪْﺭَﺓِ ﻟِﻜِﺘَﺎﺑَﺔِ ﺳُﻄُﻮﺭِ ﺍﻟﻨَّﺒَﺎﺗَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﻴْﻮَﺍﻧَﺎﺕِ ٭ ﺗَﻬَﻠْﻬُﻞُ ﻣِﺼْﺒَﺎﺣِﻬَﺎ ﻟِﺘَﻨْﻮِﻳﺮِ ﺍﻟْﻤَﻨَﺎﺯِﻝِ ﻭَ ﻟِﺘَﻘْﻮِﻳﻢِ ﺍﻟْﺎَﻭْﻗَﺎﺕِ ﻭَ ﺗَﻌْﻴِﻴﻦِ ﺍﻟﺴِّﻨِﻴﻦَ ٭ ﺗَﻠَﺌْﻠُﺄُ ﻧُﺠُﻮﻣِﻬَﺎ ﻟِﺘَﻨْﻮِﻳﺮِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﻭَ ﺗَﺰْﻳِﻴﻦِ ﺍﻟْﻌَﻮَﺍﻟِﻢِ ﺗُﻌْﻠِﻦُ ﻟِﺎَﻫْﻞِ ﺍﻟﻨُّﻬَﻰ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺔً ﻓِﻰ ﺳَﻠْﻄَﻨَﺔٍ ﺑِﻠَﺎ ﺍِﻧْﺘِﻬَﺎﺀِ ﻟِﺘَﺪْﺑِﻴﺮِ ﻫَﺬَﺍ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﻏَﺎﻳَﺔِ ﻭُﺳْﻌَﺔِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻪِ ٭ ﻓِﻰ ﺳُﺮْﻋَﺔِ ﻓَﻌَّﺎﻟِﻴَّﺔِ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻪِ (ﺍﻟْﺠَﻮُّ) ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪُ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺍﻟﺴَّﺤَﺎﺏِ ﻭَ ﺍﻟﺮِّﻳَﺎﺡِ ﻭَﺍﻟﺮُّﻋُﺪِ ﻭَﺍﻟْﺒُﺮُﻭﻕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻣْﻄَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤُﺴَﺨَّﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺼَﺮَّﻓَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺪَﺑَّﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﻮَﻇَّﻔَﺎﺕِ ﺑِﺎِﻳﺼَﺎﻝِ ﻫَﺪَﺍﻳَﺎﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﻭَ ﻧَﻘْﻞِ ﻟَﻄَﺎﺀِﻑِ ﺍﻟْﻤَﻮَﺍﺩِّ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺻْﻮَﺍﺕِ ﺍِﻟَﻰ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﻭَﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﺑِﻘَﺼْﺪِ ﺍﻟْﺎِﺣْﺴَﺎﻥِ ﻭَ ﺍِﺭَﺍﺩَﺓِ ﺍﻟْﺎِﻧْﻌَﺎﻡِ ٭ ﻓِﻰ ﺗَﺤَﻮُّﻟَﺎﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﺣَﺮَﻛَﺎﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺸَﻮَّﺷَﺔِ ﻓِﻰ ﺍﻟﻈَّﺎﻫِﺮِ ٭ ﺍﻟْﻤُﻨَﻈَّﻤَﺔِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺤَﻘِﻴﻘَﺔِ ٭ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺣِﻜَﻤِﻬَﺎ ﻭَ ﻓَﻮَﺍﺋِﺪِﻫَﺎ ﻭَ ﺗَﻄَﺎﺑُﻘِﻬَﺎ ﻟِﻤَﻈَﺎﻥِّ ﺣَﺎﺟَﺎﺕِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﺎﻛِﻤَﻴَّﺘِﻪِ ﻭَﺣِﻜْﻤَﺘِﻪِ ﻭَ ﺍِﺭَﺍﺩَﺗِﺔِ ﻟِﻜُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ (ﺟَﻤِﻴﻊُ ﺍﻟْﻌَﻨَﺎﺻِﺮِ) ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪَﺍﺕِ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﻣَﻮَﺍﻟِﻴﺪِﻫَﺎ ﺍﻟْﻤُﺼَﻨَّﻌَﺎﺕِ ﺑِﺎﻟْﻤَﺸِﻴﺌَﺔِ ٭ ﻭَ ﻧَﺘَﺎﺋِﺠِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﻨَﻈَّﻤَﺎﺕِ ﺑِﺎﻟْﺎِﺭَﺍﺩَﺓِ ٭ ﻭَ ﺧِﺪَﻣَﺎﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻠَﺎﺕِ ﺑِﺎﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ٭ ﻭَ ﻭَﻇَﺎﺀِﻓِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺎﺕِ ﺑِﺎﻟْﻘَﺼْﺪِ ٭ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﻤُﺴَﺨَّﺮِﻳَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﻘِﻴَﺎﺩِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻃَﺎﻋَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ٭ ﻓِﻰ ﺗُﺮَﺍﺑِﻬَﺎ ﻭَ ﺣَﺪِﻳﺪِﻫَﺎ ﻭَ ﻣَﺎﺋِﻬَﺎ ﻭَ ﻫَﻮَﺍﺋِﻬَﺎ ﻣَﻊَ ﺟُﻤُﻮﺩِﻫَﺎ ﻭَ ﺟَﻬْﻠِﻬَﺎ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻛُﺴِﻬَﺎ ﻭَ ﻣُﺸَﻮَّﺷِﻴَّﺘِﻬَﺎ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﺑُﻬِﻬَﺎ ﻭَ ﺗَﻤَﺎﺛُﻠِﻬَﺎ ﻭَﺍِﻧْﺘِﺸَﺎﺭِﻫَﺎ ﻭَﺍِﺳْﺘِﻴﻠَﺎﺋِﻬَﺎ ﺑِﻠَﺎ ﻗَﻴْﺪٍ ﻓِﻰ ﺫَﻭَﺍﺗِﻬَﺎ ٭ ﻣَﻊَ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﻣَﻮْﺯُﻭﻧِﻴَّﺔِ ﻭَ ﺍِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍَﻳَﺎﺩِﻳﻬَﺎ ٭

ﻧَﻌَﻢْ ﺗَﻠَﺌْﻠُﺄُ ﺍﻟﻀِّﻴَﺎﺀِ ﻣِﻦْ ﺗَﻨْﻮِﻳﺮِﻩِ ﺗَﺸْﻬِﻴﺮِﻩِ ﻟِﺎِﺭَﺍﺋَﺔِ ﻋَﺠَﺎﺋِﺐِ ﺻَﻨْﻌَﺘِﻪِ ٭ ﺗَﻤَﻮُّﺝُ ﺍﻟﺮِّﻳَﺎﺡِ ﻣِﻦْ ﺗَﺼْﺮِﻳﻔِﻪِ ﺗَﻮْﻇِﻴﻔِﻪِ ﺑِﻘَﺼْﺪِ ﺍِﻳﺼَﺎﻝِ ﺍَﻭَﺍﻣِﺮِﻩِ ﺍِﻟَﻰ ﻣَﺼْﻨُﻮﻋَﺎﺗِﻪِ ٭ ﺗَﻔَﺠُّﺮُ ﺍﻟْﺎَﻧْﻬَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺪْﺧِﻴﺮِﻩِ ﺗَﺴْﺨِﻴﺮِﻩِ ٭ ﺗَﺰَﻳُّﻦُ ﺍﻟْﺎَﺣْﺠَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺠْﻬِﻴﺰِﻩِ ﺗَﺪْﺑِﻴﺮِﻩِ ﻟِﻤَﻨَﺎﻓِﻊِ ﺫَﻭِﻯﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ٭ ﺗَﺒَﺴُّﻢُ ﺍﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺰْﻳِﻴﻨِﻪِ ﺗَﺤْﺴِﻴﻨِﻪِ ﻟﻠِﺘَّﻌَﺮُّﻑِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻮَﺩُّﺩِ ﺍِﻟَﻰ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎ ﺗِﻪِ ٭ ﺗَﺒَﺮُّﺝُ ﺍﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺍِﻧْﻌَﺎﻣِﻪِ ﺍِﻛْﺮَﺍﻣِﻪِ ﻟِﺎِﺣْﺴَﺎﺱِ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﻓَﻀْﻠِﻪِ ﻭَ ﻛَﺮَﻣِﻪِ ٭ ﺗَﺴَﺠُّﻊُ ﺍﻟْﺎَﻃْﻴَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺍِﻧْﻄَﺎﻗِﻪِ ﺍِﺭْﻓَﺎﻗِﻪِ ﻟِﺎِﺷْﻌَﺎﺭِ ﺣُﺴْﻦِ ﺍِﺩَﺍﺭَﺗِﻪِ ﻭَ ﻟُﻄْﻒِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻪِ ٭ ﺗَﻬَﺰُّﺝُ ﺍﻟْﺎَﻣْﻄَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﻨْﺰِﻳﻠِﻪِ ﺗَﻔْﻀِﻴﻠِﻪِ ﻟِﺘَﺒْﺸِﻴﺮِ ﺣَﻴْﻮَﺍﻧَﺎﺗِﻪِ ﻓِﻰ ﺍِﻣْﺪَﺍﺩَﺍﺕِ ﻧَﺒَﺎﺗَﺎﺗِﻪِ ٭ ﺗَﺤَﺮُّﻙُ ﺍﻟْﺎَﻗْﻤَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﻘْﺪِﻳﺮِﻩِ ﺗَﺪْﻭِﻳﺮِﻩِ ﻟِﺘَﻌْﻴِﻴﻦِ ﺍﻟْﺎَﻭْﻗَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﻨِﻴﻦَ ﻟِﺬَﻭِﻯ ﺍﻟﺸُّﻌُﻮﺭِ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﻣَﺎ ﺍَﻧْﻮَﺭَ ﺑُﺮْﻫَﺎﻧَﻪُ ﻣَﺎ ﺍَﺑْﻬَﺮَ ﺳُﺎْﻃَﺎﻧَﻪُ ٭

ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﺎَﻧَّﻪُ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﺭَﺣْﻤَﺎﻧِﻴَّﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﻣَﺤَﺎﺳِﻦِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻪِ (ﺍﻟْﺎَﺭْﺽُ) ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪَﺓُ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﻣَﻌَﺎﺩِﻧِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺪَّﺧَﺮَﺍﺕِ ﺑِﺎﻟْﺤِﻜْﻤَﺖِ ﻟِﻠْﺤَﺠَﺎِﺕ ٭ ﻭَ ﻛَﻠِﻤَﺎﺕِ ﻧَﺒَﺎﺗَﺎﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺘَﺴَﻨْﺒِﻠَﺎِﺕ ﺑِﺎﻟﺮَّﺣْﻤَﺔِ ﻟِﻠْﺎَﻗْﻮَﺍﺕِ ٭ ﻭَ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺍَﺷْﺠَﺎﺭِﻫَﺎ ﺍﻟْﻤُﺜْﻤِﺮَﺍﺕِ ﺑِﺎﻟْﻌِﻨَﺎﻳَﺔِ ﻟِﻠْﺎَﺭْﺯَﺍﻕِ ٭ ﻭَ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕٍ ﻫِﻰَ ﺣَﻴْﻮَﺍﻧَﺎﺗُﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺼَﻮَّﺭَﺍﺕُ ﺍﻟْﻤُﺪَﺑَّﺮَﺍﺕُ ﺑِﺎَﻛْﻤَﻞِ ﺗَﺪْﺑِﻴﺮِ ﻭَ ﺍِﺩَﺍﺭَﺓٍ ﻭَ ﺑِﺎَﺣْﺴَﻦِ ﺗَﺮْﺑِﻴَﺔٍ ﻭَ ﺍِﻋَﺎﺷَﺔٍ ﻭَ ﺑِﺎَﻟْﻄَﻒِ ﺍِﻃْﻌَﺎﻡٍ ﻭَ ﻣُﺤَﺎﻓَﻈَﺔٍ ﺑِﺪَﻗَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺭَﺍﺩَﺓِ ﻭَ ﺑِﻠَﻄَﺌِﻒِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺔِ ﻭَﺍﻟْﻌِﻨَﺎﻳَﺔِ ﺟَﻞَّ ﺟَﻠَﺎﻟُﻪُ ٭

ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﻣَﻦْ ﺟَﻌَﻞَ ﺣَﺪِﻳﻘَﺔَ ﺍَﺭْﺿِﻪِ ٭ ﻣَﺸْﻬَﺮَ ﺻَﻨْﻌَﺘِﻪِ ٭ ﻣَﺤْﺸَﺮَ ﻓِﻄْﺮَﺗِﻪِ ٭ ﻣَﻈْﻬَﺮَ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻪِ ٭ ﻣَﺪَﺍﺭَ ﺣِﻜْﻤَﺘِﻪِ ٭ ﻣَﺰْﻫَﺮَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻪِ ٭ ﻣَﺰْﺭَﻉَ ﺟَﻨَّﺘِﻪِ ٭ ﻣَﻤَﺮَّ ﺍﻟْﻤَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺕِ ٭ ﻣَﺴِﻴﺮَ ﺍﻟْﻘَﺎﻓِﻠَﺎﺕِ ٭ ﻣَﺴِﻴﻞَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺟُﻮﺩَﺍﺕِ ٭ ﻣَﻜِﻴﻞَ ﺍﻟْﻤَﺼْﻨُﻮﻋَﺎﺕِ ٭ ﻓَﺠَﻤِﻴﻊُ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟْﻘَﺎﻓِﻠَﺎﺕِ ﻟَﺎﺳِﻴَّﻤَﺎ ﻣُﺰَﻳَّﻦُ ﺍﻟْﺤَﻴْﻮَﺍﻧَﺎﺕِ ٭ ﻣُﻨَﻘَّﺶُ ﺍﻟﻄُﻴُﻮﺭَﺍﺕِ ٭ ﻣُﺜَﻤَّﺮُ ﺍﻟﺸَّﺠَﺮَﺍﺕِ ٭ ﻣُﺰَﻫَّﺮُ ﺍﻟﻨَّﺒَﺎﺗَﺎﺕِ ٭ ﻣُﻌْﺠِﺰَﺍﺕُ ﻋِﻠْﻤِﻪِ ٭ ﺧَﻮَﺍﺭِﻕُ ﺻَﻨْﻌَﺘِﻪِ ٭ ﻫَﺪَﺍﻳَﺎﺀُ ﺟُﻮﺩِﻩِ ٭ ﺑَﺸَﺎﺋِﺮُ ﻟُﻄْﻔِﻪِ ٭ ﻓَﺘَﺒَﺴُّﻢُ ﺍﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺰَﻳُّﻦِ ﺍﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ٭ ﻭَ ﺗَﻬَﺰُّﺝُ ﺍﻟْﺎَﻣْﻄَﺎﺭِ ﻋَﻠَﻰ ﺧُﺪُﻭﺩِ ﺍﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ٭ ﻭَ ﺗَﺴَﺠُّﻊُ ﺍﻟْﺎَﻃْﻴَﺎﺭِ ﻓِﻰ ﻧَﺴْﻤَﺔِ ﺍﻟْﺎَﺳْﺤَﺎﺭِ ٭ ﻭَ ﺗَﺮَﺣُّﻢُ ﺍﻟْﻮَﺍﻟِﺪَﺍﺕِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺎَﻃْﻔَﺎﻝِ ﺍﻟﺼِّﻐَﺎﺭِ ٭ ﻭَ ﺗَﺰَﻳُّﻦُ ﺍﻟْﺎَﺷْﻴَﺎﺀِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺷْﺠَﺎﺭِ ٭ ﻭَﺗَﺒَﺮُّﺝُ ﺍﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ﻭَﺍﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ٭ ﻣَﺎﻫِﻰَ ﺍِﻟَّﺎ ﺗَﻌَﺮُّﻑُ ﺻَﺎﻧِﻊٍ ﻭَﺩُﻭﺩٍ ٭ ﻭَ ﺗَﻮَﺩُّﺩُ ﺧَﺎﻟِﻖٍ ﺭَﺣْﻤَﺎﻥٍ ٭ ﺗَﺮَﺣُّﻢُ ﻣُﻨْﻌِﻢٍ ﺣَﻨَّﺎﻥٍ ٭ ﻭَ ﺗَﺤَﻨُّﻦُ ﻣُﺤْﺴِﻦٍ ﻣَﻨَّﺎﻥٍ ٭ ﻟِﻠْﺠِﻦِّ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ٭ ﻭَ ﺍﻟﺮُّﻭﺡِ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﻴْﻮَﺍﻥِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻠَﻚِ ﻭَ ﺍﻟْﺠَﺎﻥِّ ٭ ﺑِﺎﻟْﺤُﺠَّﺔِ ﻭَﺍﻟْﺒُﺮْﻫَﺎﻥِ ٭ ﺑَﻞْ ﺑِﺎﻟْﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﻭَﺍﻟْﻌَﻴَﺎﻥِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﺣَﺎﻛَﻤِﻴَّﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﺣَﺸْﻤَﺔِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻪِ (ﺟَﻤِﻴﻊُ ﺍﻟْﺒِﺤَﺎﺭِ ﻭَ ﺍﻟْﻌُﻴُﻮﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻧْﻬَﺎﺭِ) ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺟَﻮَﺍﻫِﺮِﻫَﺎ ﺍﻟْﻤُﺰَﻳَّﻨَﺎﺕِ ٭ ﻭَﺣَﻴْﻮَﺍﻧَﺎﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺎﺕِ ٭ ﻭَ ﻭَﺍﺭِﺩَﺍﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﺻَﺮْﻓِﻴَّﺎﺗِﻬَﺎ ﺑِﺎﻟْﻤِﻴﺰَﺍﻥِ ٭ ﻭَ ﺍِﺩِّﺧَﺎﺭِﻫَﺎ ﻭَ ﻣُﺤَﺎﻓَﻈَﺘِﻬَﺎ ﺑِﺎﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ٭ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﺳَﻠْﻄَﻨَﺔِ ﺍُﻟُﻮﻫِﻴَّﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﻟَﻄَﺎﺋِﻒِ ﺗَﺪَﺍﺑِﻴﺮِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻪِ (ﺟَﻤِﻴﻊُ ﺍﻟْﺠِﺒَﺎﻝِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻭْﺩِﻳَﺔِ ﻭَﺍﻟﺼَّﺤَﺎﺭﻯ) ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪَﺍﺕِ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﻣَﻌَﺎﺩِﻧِﻬَﺎ ﻭَ ﺩَﻓَﺎﺀِﻧِﻬَﺎ ﻭَﺧَﺰَﺍﺋِﻨِﻬَﺎ ﻭَﻣَﻨَﺎﺑِﻌِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺪَﺧَّﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺴَﺨَّﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﻬَﻴَّﺎَﺕِ ﺑِﺎﻟﺘَّﺪَﺍﺑِﻴﺮِ ﺍﻟْﺎِﺣْﺘِﻴَﺎﻃِﻴَّﺔِ ﻟِﺎَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺣَﺎﺟَﺎﺕِ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ٭ ﻭَ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﻧَﺒَﺎﺗَﺎﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺰَﻳَّﻨَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺰَﻫِّﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺒَﺴِّﻤَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺴَﻨْﺒِﻠَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠَﺎﺕِ ﻟِﺎِﻃْﻌَﺎﻡِ ﺍﻟْﻤَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺕِ ٭ ﻭَ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺍَﺷْﺠَﺎﺭِﻫَﺎ ﺍﻟْﻤُﻮﺭِﻗَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺰْﻫِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺜْﻤِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟﻨَّﺎﺷِﺮَﺍﺕِ ﺍَﻳَﺎﺩِﻳﻬَﺎ ﺑِﺎﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ﻟِﺎِﻧْﻔَﺎﻕِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉِ ﻧُﻘُﻮﺵِ ﺟَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺍَﺳْﻤِﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﻣَﺤَﺎﺳِﻦِ ﺻَﻨْﻌَﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﻟَﻄَﺎﺋِﻔِﻰ ﺩَﻗَﺎﺋِﻖِ ﺣِﻜْﻤَﺘِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟﻨَّﺒَﺎﺗَﺎﺕِ ﻭَ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍَﺻْﻨَﺎﻑِ ﺍﻟْﺎَﺷْﺠَﺎﺭِ) ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪَﺍﺕِ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﻭْﺭَﺍﻕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ﻭَ ﺍﻟْﺒُﺬُﻭﺭِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤَﻮْﺯُﻭﻧَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤَﻨْﻈُﻮﻣَﺎﺕِ ﺍﻟْﻔَﺼِﻴﺤَﺎﺕِ ﺍﻟْﺒَﻠِﻴﻐَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺸِﺪَﺍﺕِ ﻟِﻤَﺪَﺍﺋِﺢِ ﺧَﻠَّﺎﻗِﻬَﺎ ﻭَ ﻣُﺼَﻮِّﺭِﻫَﺎ ﻭَ ﻣُﺰَﻳِّﻨِﻬَﺎ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ﺗَﺒَﺎﺭُﺯِ ﺍِﺭَﺍﺩَﺓِ ﺍﻟْﺎِﺣْﺴَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﻌَﺎﻡِ ﻭَﺍﻟْﺎِﻛْﺮَﺍﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻨَﺎﻥِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻜُﻞِّ ﻋَﻠَﻰ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﺑِﺎِﻫْﺪَﺍﺋِﻬَﺎ ﻟَﻬَﺎ ﻣُﺰَﻳَّﻨَﺔً ﺑِﻠَﻄَﺎﺋِﻒِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺖِ ﻭَ ﺍﻟْﻌِﻨَﺎﻳَﻪِ ٭ ﻭَ ﺗَﻈَﺎﻫُﺮِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ﺍﻟﺘَّﺼْﻮِﻳﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑِﻴﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻤْﻴِﻴﺰِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺰْﻳِﻴﻦِ ﻓِﻰ ﻛُﻠِّﻬَﺎ ﺑِﺪَﻗَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺭَﺍﺩَﺓِ ﻭَ ﺍﻟﺰَّﺭْﻉِ ﻭَ ﺍﻟﻨَّﺸْﺮِ (ﻟَﺎ ﺳِﻴَّﻤَﺎ ﺑِﻄَﻴَﺮَﺍﻥِ ﺍﻟْﺒُﺬُﻭﺭِ ﺑِﺎَﺟْﻨِﺤَﺔِ ﺍﻟْﺎَﺷْﻌَﺎﺭِ ٭) ﻭَ ﺑِﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ﻓَﺘْﺢِ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺻُﻮَﺭِﻫَﺎ ﺍﻟْﻤُﺘَﺒَﺎﻳِﻨَﺔِ ﺍﻟْﻐَﻴْﺮِ ﺍﻟْﻤَﺤْﺪُﻭﺩَﺓِ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﺰَﺍﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻴَﺎﺯِ ﻋَﻠَﻰ ﻣَﺮِّ ﺍﻟﺰَّﻣَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻮَﺍﺳِﻢِ ﺑِﻠَﺎ ﺳَﻬْﻮٍ ﻭَ ﻟَﺎ ﻧِﺴْﻴَﺎﻥٍ ٭ ﻣِﻦْ ﺑُﺬُﻭﺭَﺍﺕٍ ﻭَ ﻧُﻮَﺍﺗَﺎﺕٍ ﺣَﺒَّﺎﺕٍ ﻣُﺘَﺸَﺎﺑِﻬَﺎﺕٍ ﻣُﺨْﺘَﻠِﻄَﺎﺕٍ ﻣُﺨْﺘَﺮَﻋَﺎﺕٍ ﺩَﻓْﻌَﺔً ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﺪَﻡِ ﻣَﺤْﺪُﻭﺩَﺍﺕٍ ﻣَﻌْﺪُﻭﺩَﺍﺕٍ ﺣَﺘَّﻰ ﺻَﺎﺭَﺕِ ﺍﻟْﺒُﺬُﻭﺭُ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭُ ﻭَ ﺍﻟْﺤُﺒُﻮﺏُ ﻭِ ﺍﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭُ ﻣُﻌْﺠِﺰَﺍﺕِ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ٭ ﺧَﻮَﺍﺭِﻕَ ﺍﻟﺼَّﻨْﻌَﺔِ ٭ ﻫَﺪَﺍﻳَﺎﺀَ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺔِ ٭ ﺧُﻠَﺎﺻَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﻃْﻌِﻤَﺔِ ٭ ﺑَﺮَﺍﻫِﻴﻦَ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ٭ ﺑَﺸَﺎﺋِﺮَ ﻟُﻄْﻔِﻪِ ﻓِﻰ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﺎَﺧِﺮَﺓِ ٭ ﺷَﻮَﺍﻫِﺪَ ﺻَﺎﺩِﻗَﺔً ﺑِﺎَﻥَّ ﺧَﻠَّﺎﻗَﻬَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻗَﺪِﻳﺮٌ ٭ ﻭَ ﺑِﻜُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻋَﻠِﻴﻢٌ ٭ ﻗَﺪْ ﻭَﺳِﻊَ ﻛُﻞَّ ﺷِﻰْﺀٍ ﺑَﺎﻟﺮَّﺣْﻤَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻭَ ﺻُّﻨْﻊِ ﻭَﺍﻟﺘَّﺼْﻮِﻳﺮِ ٭ ﺣَﺘَّﻰ ﻛَﺎَﻥَّ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﻛَﺎﻟﺜَّﻤَﺮَﺓِ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﺮَﺍﺝِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑِﻴﺮِ ٭ ﻭَ ﺍﻟﻨُّﺠُﻮﻡَ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﺀِ ﻛَﺎﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼُّﻨْﻊِ ﻭَﺍﻟﺘَّﺼْﻮِﻳﺮِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻔَﻀَﺎﺀِ ﻛَﺎﻟْﺒَﻴْﻀَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﺒَّﺔِ ﻟَﺎ ﺗَﺜْﻘُﻞُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻘْﺪِﻳﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺼُّﻨْﻊِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺼْﻮِﻳﺮِ٭

ﻧَﻌَﻢْ ﺟَﻤِﻴﻊُ ﺍﻟﻨَّﺒَﺘَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺷْﺠَﺎﺭِ ﺷَﺎﻫِﺪَﺍﺕٌ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻣَﻮْﺟُﻮﺩِﻳَّﺔِ ﺻَﺎﻧِﻌِﻬَﺎ ﻭَ ﻭَﺣْﺪَﺍﻧِﻴَّﺘِﻪِ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﻮُﺿُﻮﺡِ ﻭَ ﺍﻟﻈُّﻬُﻮﺭِ ٭ ﻭَ ﻏَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟﺼَّﺮَﺍﺣَﺔِ ﻭَﺍﻟْﺒَﻴَﺎﻥِ ٭ ﻭَ ﺑِﺎﻟْﺨَﺎﺻَّﺔِ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻧْﻔِﺘَﺎﺡِ ﺍَﻛْﻤَﺎﻣِﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺍِﻧْﻜِﺸَﺎﻑِ ﺍَﺯْﻫَﺎﺭِﻫَﺎ ٭ ﻭَ ﺗَﺰَﺍﻳُﺪِ ﺍَﻭْﺭَﺍﻗِﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺗَﻜَﺎﻣُﻞِ ﺛِﻤَﺎﺭِﻫَﺎ ﻭَ ﺭَﻗْﺺِ ﺑَﻨَﺎﺗِﻬَﺎ (ﺍَﻯْ ﺍَﻭْﻟَﺎﺩِﻫَﺎ) ﺍﻟْﻤُﺘَﺒَﺴِّﻤَﺔِ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻳَﺎﺩِﻯ ﺍَﻏْﺼَﺎﻧِﻬَﺎ ﺑَﺎَﻓْﻮَﺍﻩِ ﻣُﺰَﻳَّﻨَﺎﺕِ ﺍَﺯَﺍﻫِﻴﺮِﻫَﺎ ﻭَ ﺍَﻛْﻤَﺎﻣِﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺑِﺎَﻟْﺴِﻨَﺔِ ﻣُﻨْﺘَﻈَﻤَﺎﺕِ ﺳَﻨَﺎﺑِﻠِﻬَﺎ ﻭَ ﻋَﻨَﺎﻗِﻴﺪِﻫَﺎ ٭ ﻭَ ﺑِﺤُﺮُﻭﻑِ ﻣَﻮْﺯُﻭﻧَﺎﺕِ ﺑُﺬُﻭﺭِﻫَﺎ ﻭَ ﻧُﻮَﺍﺗَﺎﺗِﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﻣَﻨْﻈُﻮﻣَﺎﺕِ ﺣَﺒَّﺎﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﺛِﻤَﺎﺭِﻫَﺎ ٭ ﻭَ ﺑِﺪَﻟَﺎﻟَﺎﺕِ ﻣَﻌَﺎﻧِﻰ ﻣَﺼْﻨُﻌَﺎﺕِ ﻧِﻈَﺎﻣِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﻣِﻴﺰَﺍﻧِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺗَﻨْﻈِﻴﻤِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺗَﻮْﻇِﻴﻨِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺗَﺰْﻳِﻴﻨِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺗَﻤْﻴِﻴﺰِﻫَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺻَﻨْﻌًﺘِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺻِﺒْﻐَﺘِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺯِﻳﻨَﺘِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﻧُﻘُﻮﺷِﻬَﺎ ٭ ﻓَﻰ ﻃُﻌُﻮﻣِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺭَﻭَﺍﺋِﺤِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺍَﻟْﻮَﺍﻧِﻬَﺎ ٭ ﻓِﻰ ﺍَﺷْﻜَﺎﻟِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺘَﻤَﺎﻳِﺰَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺎﺕِ ﺍﻟْﻮَﺍﺻِﻔَﺎﺕِ ﻟِﺘَﺠَﻠِّﻴَﺎﺕِ ﺻِﻔَﺎﺕِ ﺧَﻠَّﺎﻗِﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﻔَﺴِّﺮَﺍﺕِ ﻟِﺠَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﻌَﺮِّﻓَﺎﺕِ ﻟِﺘَﻮَﺩُّﺩَﺍﺗِﻪِ ﻭَ ﺗَﻌَﺮُّﻓَﺎﺗِﻪِ ﺍِﻟَﻰ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻪِ ٭ ﻟَﺎﺳِﻴَّﻤَﺎ ﺗَﻮْﺻِﻴﻔُﻬَﺎ ﻟِﺨَﻠَّﺎﻗِﻬَﺎ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﺘَﻘَﻄَّﺮُ ﻣِﻦْ ﻇَﺮَﺍﻓَﺔِ ﻋُﻴُﻮﻥِ ﺍَﺯَﺍﻫِﻴﺮِﻫَﺎ ٭ ﻭَ ﻳَﺘَﺮَﺷَّﺢُ ﻣِﻦْ ﻃَﺮَﺍﻭَﺓِ ﺍَﺳْﻨَﺎﻥِ ﺳَﻨَﺎﺑِﻠِﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﻳَﺘَﺤَﻠَّﺐُ ﻣِﻦْ ﻋُﺴَﻴْﻠَﺔِ ﺷِﻔَﺎﻩِ ﺛِﻤَﺎﺭِﻫَﺎ ٭ ﻣِﻦْ ﻗَﻄَﺮَﺍﺕِ ﺭَﺷَﺤَﺎﺕِ ﻟَﻤَﻌَﺎﺕِ ﺟَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺗَﻮَﺩُّﺩِﻩِ ﻭَ ﺗَﺤَﺒُّﺒِﻪِ ﻭَ ﺗَﻌَﺮُّﻓِﻪِ ﻭَ ﺗَﻌَﻬُّﺪِﻩِ ﻟِﻤَﺼْﻨُﻮﻋَﺎِﺗِﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﻣَﺎ ﺍَﺯْﻳَﻦَ ﺑُﺮْﻫَﺎﻧَﻪُ ﻭَ ﻣَﺎ ﺍَﻇْﻬَﺮَﻩُ ﻭَ ﻣَﺎ ﺍَﺑْﻬَﺮَﻩُ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺣَﺪِﻳَّﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟْﺤَﻴْﻮَﺍﻧَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺤُﻮَﻳْﻨَﺎﺕِ ﻭَ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍَﻗْﺴَﺎﻡِ ﺍﻟﻄُّﻴُﻮﺭِ ﻭَ ﺍﻟﻄُّﻮَﻳْﺮَﺍﺕِ) ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﻋْﻀَﺎﺀِ ﻭَﺍﻟْﺎَﻟَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺔِ ﺑِﺪِﻗَّﺔِ ﺍﻟْﺎِﺭَﺍﺩَﺓِ ﻭَ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ٭ ﻭَ ﺑِﺠُﻤَﻞِ ﺍﻟْﺠَﻮَﺍﺭِﺡِ ﻭَ ﺍﻟْﺠِﻬَﺎﺯَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻠَﺔِ ﺑِﺎﻟْﻤَﺸِﻴﺌَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻌِﻨَﺎﻳَﺔِ ٭ ﻭَ ﺑِﻤَﻌَﺎﻧِﻰ ﺍﻟْﺤَﻮَﺍﺱِّ ﻭَﺍﻟْﺤِﺴِّﻴَّﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﻨَﻈَّﻤَﺔِ ﺑِﻘَﺼْﺪِ ﺍﻟْﺎِﺣْﺴَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺔِ ٭ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ﺍﻟﺼُّﻨْﻊِ ﻭَﺍﻟْﺎِﺑْﺪَﺍﻉِ ﻭَ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺧْﺘِﺮَﺍﻉِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﺪَﻡِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻜُﻞِّ ﺑِﺪَﻗَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ﻭَﺍﻟْﺎِﺭَﺍﺩَﺓِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺗَﻈَﺎﻫُﺮِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ﺍﻟﺘَّﺼْﻮِﻳﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑِﻴﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻤْﻴِﻴﺰِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺰْﻳِﻴﻦِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺮْﺑِﻴَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻋَﺎﺷَﺔِ ﺑِﻤَﺤَﺎﺳِﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺔِ ﻭَﺍﻟْﻌِﻨَﺎﻳَﺔِ ٭ ﻭَ ﺑِﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ﻓَﺘْﺢِ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺻُﻮَﺭِﻫَﺎ ﺍﻟْﻤُﺘَﺨَﺎﻟِﻔَﺔِ ﺍﻟْﻐَﻴْﺮِ ﺍﻟْﻤَﺤْﺼُﻮﺭَﺓِ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﺰَﺍﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻴَﺎﺯْ ٭ ﺑِﺎﻟﺪَّﻭَﺍﻡِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻔُﺼُﻮﻝِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺯْﻣَﺎﻥِ ﺑِﻠَﺎ ﺳَﻬْﻮٍ ﻭَ ﻟَﺎ ﻧِﺴْﻴَﺎﻥٍ ٭ ﻣِﻦْ ﻗَﻄَﺮَﺍﺕٍ ﻭَ ﺑَﻴْﻀَﺎﺕٍ ﻣُﺘَﻤَﺎﺛِﻠَﺔٍ ﻣُﺘَﺸَﺎﺑِﻬَﺔٍ ﻣُﺨْﺘَﻠِﻄَﺔٍ ﻣُﻨْﺸَﺄَﺕٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﺪَﻡِ ﻣَﺤْﺼُﻮﺭَﺍﺕٍ ﻣَﻌْﺪُﻭﺩَﺍﺕٍ ٭

ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﺎَﻧَّﻪُ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺣَﺪِﻳَّﺘِﻪِ ﻭَﻋَﻠَﻰ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﺷُﺌُﻮﻧِﻪِ ﻭَ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍﻟْﺎَﻧْﺒِﻴَﺎﺀِ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠِﻴﻦَ ﻣَﻊَ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍﻟْﺎَﺧْﻴَﺎﺭِ) ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﻣَﺎ ﻟَﺎ ﻳُﺤْﺼَﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﻌْﺠِﺰَﺍﺕِ ﺍﻟْﺒَﺎﻫِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟﻈَّﺎﻫِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﺍﺗِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺼَﺪِّﻗَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺼَﺪَّﻗَﺎﺕِ ٭ ﻭَ ﻣَﺎ ﻟَﺎ ﻳُﺤَﺪُّ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﻜَﺎﻟَﻤَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﻨَﺎﺟَﺎﺓِ ﻭَﺍﻟْﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺍﺕِ ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﻘَﺎﺑَﻠَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺪَﺍﺩَﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻋَﺎﻧَﺎﺕِ ﺍﻟْﻐَﻴْﺒِﻴَّﺎﺕِ ﺍﻟْﺎِﻟَﻬِﻴَّﺔِ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺍﻟْﺎَﺻْﻔِﻴَﺎﺀِ ﻭَﺍﻟﺼِّﺪِّﻳﻘِﻴﻦَ ﻣَﻊَ ﺍﻟْﺎَﺑْﺮَﺍﺭِ) ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﻣَﺎ ﻟَﺎ ﻳُﺤَﺪُّ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺒَﺮَﺍﻫِﻴﻦِ ﺍﻟﺰَّﺍﻫِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻮَﺍﺿِﺤَﺎﺕِ ﺍﻟْﻘَﺎﻃِﻌَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺤَﻘِّﻘَﺎﺕِ ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪَّﻟَﺎﺋِﻞِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭَﺍﻧِﻴَّﺔِ ﺍﻟﺴَّﺎﻃِﻌَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺪَﻗِّﻘَﺎﺕِ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺍﻟْﺎَﻭْﻟِﻴَﺎﺀِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻗْﻄَﺎﺏِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﻤَﻘَﺎﻣَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺳْﺮَﺍﺭِ) ﺑِﻘُﻮَّﺓٍ ﻣَﺎ ﻟَﺎ ﻳُﻌَﺪُّ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻜَﺸْﻔِﻴَّﺎﺕِ ﺍﻟْﻤَﺸْﻬُﻮﺩَﺍﺕِ ﺍﻟﺼَّﺎﺩِﻗَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻄَﺎﺑِﻘَﺎﺕِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻣَﻮْﺟُﻮﺩِﻳَّﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺍﻧِﻴَّﺘِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺍﻟْﻤَﻠَﺌِﻜَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻤَﺜِّﻠِﻴﻦَ ﻟِﻠْﺎَﺑْﺼَﺎﺭِ ﻭَ ﺍِﺗِّﻔَﺎﻕُ ﺍﻟْﺎَﺭْﻭَﺍﺡِ ﺍﻟﻄَّﻴِّﺒِﻴﻦَ ﺍﻟﻈَّﺎﻫِﺮِﻳﻦَ ﻟِﻠْﺎَﻧْﻈَﺎﺭِ) ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﺗَﻄَﺎﺑُﻖِ ﺍِﺧْﺒَﺎﺭَﺍﺗِﻬِﻢُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﺍﻓِﻘَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﺍﺗِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺸْﺘَﻬِﺮَﺍﺕِ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺍﻟْﻌُﻘُﻮﻝِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻘِﻴﻤَﺔِ) ﺑِﻘُﻮَّﺕِ ﻳَﻘِﻴﻨِﻴَّﺎﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﺍِﻋْﺘِﻘَﺎﺩَﺍﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﺍﻓِﻘَﺎﺕِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺘَّﻮْﺣِﻴﺪِ ﻣَﻊَ ﺗَﺒَﺎﻳُﻦِ ﺍﻟْﻤَﺬَﺍﻫِﺐِ ٭ ﻭَ ﻛَﺬَﺍ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺍﻟْﻘُﻠُﻮﺏِ ﺍﻟﺴَّﻠِﻴﻤَﺔِ)ﺑٍﻘُﻮَّﺓِ ﻛَﺸْﻔِﻴَّﺎﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﻣُﺸَﺎﻫَﺪَﺍﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﻤُﺘَﻄَﺎﺑِﻘَﺎﺕِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ﻣَﻊَ ﺗَﺨَﺎﻟُﻒِ ﺍﻟْﻤَﺸَﺎﺭِﺏِ٭ ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﺎَﻧَّﻪُ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﺷُﺌُﻮﻧِﻪِ ﻭَ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍﻟْﻜُﺘُﺐِ ﺍﻟﻤُﻘَﺪَّﺳَﺔِﺍﻟْﺎِﻟَﻬِﻴَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟﺼُّﺤُﻒِ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﻭِﻳَّﺔِ ﻣَﻊَ ﺟَﻤِﻊِ ﺍﻟْﻮَﺣْﻴَﺎﺕِ) ﻓِﻰ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍﻟْﺎَﺩْﻭَﺍﺭِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻀَﻤِّﻨَﺔِ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟْﻮَﺣْﻴَﺎﺕُ ﻟﻠِﺘَّﻨَﺰُّﻟَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻌَﺮُّﻓَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎِﻟَﻬِﻴَّﺔِ ﺍِﻟَﻰ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻪِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺪَﺍﺩَﺍﺕِ ﻭَﺍﻟْﻤُﻘَﺎﺑَﻠَﺎﺕِ ﺍﻟﺮَّﺑَّﺎﻧِﻴَّﺔِ ﻟِﻤُﻨَﺎﺟَﺎﺓِ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ٭ ﻭَﺍﻟْﺎِﺷْﻌَﺎﺭَﺍﺕِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺎﻧِﻴَّﺔِ ﻟِﻮُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻟِﻤَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻪِ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ (ﺍِﺟْﻤَﺎﻉُ ﺍﻟْﺎِﻟْﻬَﺎﻣَﺎﺕِ ﺍﻟﺼَّﺎﺩِﻗَﺔِ ﻓِﻰ ﻛُﺘُﺐِ ﺍﻟْﺎَﺻْﻔِﻴَﺎﺀِ ﻭَﺍﻟﺼِّﺪِّﻳﻘِﻴﻦَ) ﻓِﻰ ﻋُﻤُﻮﻡِ ﺍﻟْﺎَﻋْﺼَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻀَﻤِّﻨَﺔِ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟْﺎِﻟْﻬَﺎﻣَﺎﺕُ ﻟﻠِﺘَّﻮَﺩُّﺩَﺍﺕِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻌَﺮُّﻓَﺎﺕِ ﺍﻟﺮَّﺑَّﺎﻧِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻏَﺎﺛَﺎﺕِ ﻭَﺍﻟْﺎِﺟَﺎﺑَﺎﺕِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺎﻧِﻴَّﺔِ ﻓِﻰ ﻣُﻘَﺎﺑَﻠَﺎﺕِ ﺩَﻋَﻮَﺍﺕِ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻪِ ٭ ﻭَ ﻟِﻠْﺎِﺣْﺴَﺎﺳَﺎﺕِ ﺍﻟﺴُّﺒْﺤَﺎﻧِﻴَّﺔِ ﻟِﺤُﻀُﻮﺭِﻩِ ﻟِﻤَﺼْﻨُﻮﻋَﺎﺗِﻪِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟْﻔَﺮْﺩُ ﺍﻟﺼَّﻤَﺪُ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻭَ ﺷَﻬِﺪَ ﻭَ ﺑَﺮْﻫَﻦَ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﺣَﺪِﻳَّﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﺻَﻤَﺪِﻳَّﺘِﻪِ ٭ ﻭَﻋَﻠَﻰ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻓِﻰ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺷُﺌُﻮﻧِﻪِ ﻓِﻰ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺟَﻤَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﺟَﻠَﺎﻟِﻪِ ﻓِﻰ ﻛَﻤَﺎﻟِﻪِ (ﻓَﺨْﺮُ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ﺑِﺤَﺸْﻤَﺔِ ﻗُﺮْﺍَﻧِﻪِ ﻭَ ﺷَﺮَﻑُ ﻧَﻮْﻉِ ﺑَﻨِﻰ ﺍَﺩَﻡَ ﺑِﻜَﺜْﺮَﺓِ ﻛَﻤَﺎﻟَﺎﺗِﻪِ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺻَﻠَّﻰ ﺍﻟﻠﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻟِﻪِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِ ﻭَ ﺳَﻠَّﻢَ) ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤُﻌْﺠِﺰَﺍﺕِ ﺍﻟْﺒَﺎﻫِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟﻈَّﺎﻫِﺮَﺍﺕِ ﻋَﻠَﻰ ﻳَﺪَﻳْﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻜَﻤَﺎﻟَﺎﺕِ ﺍﻟْﻌَﺎﻟِﻴَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤَﺸْﻬُﻮﺩَﺍﺕِ ﻓِﻰ ﺫَﺍﺗِﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﺤَﻘَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟْﻘَﺎﻃِﻌَﺎﺕِ ﺍﻟﺴَّﺎﻃِﻌَﺎﺕِ ﻓِﻰ ﺩِﻳﻨِﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﺍِﺟْﻤَﺎﻉِ ﺍَﻟِﻪِ ﺍﻟْﺎَﻃْﻬَﺎﺭِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﻜَﺮَﺍﻣَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺨَﻮَﺍﺭِﻕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻧْﻮَﺍﺭِ ٭ ﻭَ ﺑِﻘُﻮَّﺓِ ﺍِﺗِّﻔَﺎﻕِ ﺍَﺻْﺤَﺎﺑِﻪِ ﺍﻟْﺎَﺧْﻴَﺎﺭِ ﺫَﻭِﻯ ﻗُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﺒَﺼَﺎﺋِﺮِ ﻭَ ﻧُﻔُﻮﺫِ ﺍﻟْﺎَﻧْﻈَﺎﺭِ ﻭَ ﺍﺳْﺘِﻘَﺎﻣَﺔِ ﺍﻟْﺎَﻓْﻜَﺎﺭِ ٭ ﻭَ ﻣَﻊَ ﺗَﻮَﺍﻓُﻖِ ﺍﻟْﺎَﺻْﻔِﻴَﺎﺀِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺒَﺮَﺍﻫِﻴﻦِ ﺍﻟْﻘَﺎﻃِﻌَﺔِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﻗِﻴﻘَﺎﺕِ ﺍﻟﺴَّﺎﻃِﻌَﺔِ ﻓِﻰ ﻋُﻤُﻮﻡِ ﺍﻟْﺎَﻗْﻄَﺎﺭِ ﻭَ ﺍﻟْﺄَﻋْﺼَﺎﺭِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻭَ ﺷَﻬِﺪَ ﻭَ ﺑَﺮْﻫَﻦَ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﺣَﺪِﻳَّﺘِﻪِ ﻭَ ﺻَﻤَﺪِﻳَّﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺳْﻤِﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﺷُﺌُﻮﻧِﻪِ ﻭَ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﺟَﻤَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﺟَﻠَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻟِﻪِ (ﺍَﻟْﻘُﺮْﺍَﻥُ ﺍﻟْﻤُﻌْﺠِﺰُ ﺍﻟْﺒَﻴَﺎﻥِ) ﺍَﻟْﻤُﻨَﻮِّﺭُ ﻟِﻠْﺎَﻛْﻮَﺍﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺯْﻣَﺎﻥِ ٭ ﺍَﻟْﻤَﻘْﺒُﻮﻝُ ﺍﻟْﻤَﺮْﻏُﻮﺏُ ﻟِﺎَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟْﻤَﻠَﻚِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺲِ ﻭَ ﺍﻟْﺠَﺎﻥِّ ٭ ﺍَﻟْﻤَﻘْﺮُﻭﺀُ ﻛُﻞُّ ﺍَﻳَﺎﺗِﻪِ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺩَﻗِﻴﻘَﺔٍ ﺑِﺎَﻟْﺴِﻨَﺔِ ﻣِﺌَﺎﺕِ ﻣِﻠْﻴُﻮﻥٍ ﻣِﻦْ ﻧَﻮْﻉِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ٭ ﻭَ ﺑِﺎَﻟْﺴِﻨَﺔِ ﻣَﺎ ﻟَﺎ ﻳُﺤْﺼَﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺮُّﻭﺣَﺎﻧِﻴَّﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺕِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺎِﺫْﻋَﺎﻥِ ٭ ﺍَﻟْﺠَﺎﺭِﻯ ﺳَﻠْﻄَﻨَﺘُﻪُ ﺍﻟْﻤُﻌَﻈَّﻤَﺔُ ﻋَﻠَﻰ ﻧِﺼْﻒِ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ ﻭَ ﺧُﻤُﺲِ ﻧَﻮْﻉِ ﺍﻟْﺒَﺸَﺮِ ﻓِﻰ ﺍَﺭْﺑَﻌَﺔَ ﻋَﺸَﺮَ ﻋَﺼْﺮًﺍ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺎِﺣْﺘِﺸَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺣْﺘِﺮَﺍﻡِ ٭ ﺍَﻟْﻤُﻘَﺮَّﺭُ ﺣَﻘَﺎﺋِﻘُﻪُ ﺑِﺎﻟْﺤَﻘَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟﺮَّﺍﺳِﺨَﺔِ ﺍﻟﺴِّﺖِّ ﺑِﺎﻟْﺤُﺠَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺒُﺮْﻫَﺎﻥِ ٭ ﺍَﻟْﻤُﺼَﺪَّﻕُ ﺣَﻘَّﺎﻧِﻴَّﺘُﻪُ ﻣِﻦْ ﺟَﺎﻧِﺐِ ﺍﻟْﻤَﻘَﺎﻣَﺎﺕِ ﺍﻟﺴِّﺘَّﺔِ ﺑِﺎﻟْﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﻭَ ﺍﻟْﻌَﻴَﺎﻥِ ٭ ﺍَﻟْﻤُﻨَﻮَّﺭُ ﺍَﻃْﺮَﺍﻓُﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺠِﻬَﺎﺕِ ﺍﻟﺴِّﺖِّ ﺑِﺎﻟﺘَّﺤْﻘِﻴﻖِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺫْﻋَﺎﻥِ ﺑِﺎِﺟْﻤَﺎﻉِ ﺳُﻮَﺭِﻩِ ﻭَ ﺍَﻳَﺎﺗِﻪِ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﻭِﻳَّﺔِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺘَّﻮْﺣِﻴﺪِ ٭ ﻭَ ﺑِﺎِﺗِّﻔَﺎﻕِ ﺣَﻘَﺎﺋِﻘِﻪِ ﻭَ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭِﻩِ ﺍﻟْﻘُﺪْﺳِﻴَّﺔِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ٭ ﻭَ ﺑِﺘَﻮَﺍﻓُﻖِ ﺛَﻤَﺮَﺍﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺛَﺎﺭِﻩِ ﺍﻟْﻤَﻌْﻨَﻮِﻳَّﺔِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺍﻧِﻴَّﺔِ ٭

ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﺎَﻧَّﻪُ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﻭُﺟُﻮﺩُﻩُ ﺍﻟْﻤُﻤْﺘَﻨِﻊُ ﻧَﻈِﻴﺮُﻩُ ٭ ﺍَﻟْﻤُﻤْﻜِﻦُ ﻛُﻞُّ ﻣَﺎ ﺳِﻮَﺍﻩُ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﺷُﺌُﻮﻧِﻪِ ﻭَ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ ﻫَﺬِﻩِ (ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕُ) ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏُ ﺍﻟْﻜَﺒِﻴﺮُ ﺍﻟْﻤُﺠَﺴَّﻢُ ٭ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍَﻥُ ﺍﻟْﺠِﺴْﻤَﺎﻧِﻰُّ ﺍﻟْﻤُﻌَﻈَّﻢُ ٭ ﺍﻟْﻘَﺼْﺮُ ﺍﻟْﻤُﺰَﻳَّﻦُ ﺍﻟْﻤُﻨَﻈَّﻢُ ٭ ﺍﻟْﺒَﻠَﺪُ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻞُ ﺍﻟْﻤُﺤْﺘَﺸَﻢُ ٭ ﺑِﺎِﺟْﻤَﺎﻉِ ﺍَﺑْﻮَﺍﺑِﻪِ ﻭَ ﻓُﺼُﻮﻟِﻪِ ﻭَ ﺻُﺤُﻔِﻪِ ﻭَ ﺳُﻄُﻮﺭِﻩِ ﻭَ ﺍَﻳَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﻛَﻠِﻤَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺣُﺮُﻭﻓِﻪِ ﻭَﻧُﻘَﻄِﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِ ﻛَﺎﺗِﺒِﻪِ ﻭَ ﻣُﺆَﻟِّﻔِﻪِ ﺍﻟْﺎَﺯَﻟِﻰِّ ﺍﻟْﺎَﺑَﺪِﻯِّ ٭ ﻭَ ﺑِﺎِﺗِّﻔَﺎﻕِ ﺍَﺭْﻛَﺎﻧِﻬَﺎ ﻭَ ﺍَﻧْﻮَﺍﻋِﻬَﺎ ﻭَ ﺍَﺟْﺰَﺍﺋِﻬَﺎ ﻭَ ﺟُﺰْﺋِﻴَّﺎﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﺳَﻜَﻨَﺘِﻬَﺎ ﻭَ ﻣُﺸْﺘَﻤِﻠَﺎﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﺗَﺠَﺪُّﺩَﺍﺗِﻬَﺎ ﻭَ ﺗَﺤَﻮُّﻟَﺎﺗِﻬَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﻭَﺣْﺪَﺍﻧِﻴَّﺔِ ﺻَﺎﺣِﺒِﻬَﺎ ﻭَ ﺻَﺎﻧِﻌِﻬَﺎ ﺍﻟﺴَّﺮْﻣَﺪِﻯِّ ٭ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ( ﺍﻟْﺤُﺪُﻭﺙِ) ﻭَ (ﺍﻟْﺎِﻣْﻜَﺎﻥِ) ﻭَ (ﺍﻟﺘَّﻐَﻴُّﺮِ)ﻓِﻰ ﻛُﻠِّﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ (ﺍﻟﺘَّﺪَﺍﺧُﻞِ) ﻭَ (ﺍﻟﺘَّﻌَﺎﻭُﻥِ) ﻭَ (ﺍﻟﺘَّﻨَﺎﺳُﺐِ) ﻓِﻰ ﻋُﻤُﻮﻣِﻬَﺎ ﺑِﺎﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ (ﺍﻟﺘَّﻐْﻴِﻴﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺒْﺪِﻳﻞِ) ﺗَﺤْﺖَ ﺣِﻜْﻤَﺔٍ ﻭَ ﺍِﺭَﺍﺩَﺓٍ ٭ ﻭَ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ (ﺍﻟﺘَّﺼْﻮِﻳﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑِﻴﺮِ) ﺗَﺤْﺖَ ﻗَﺼْﺪٍ ﻭَ ﻣَﺸِﻴﺌَﺔٍ ٭ ﻭَ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ (ﺍﻟﺘَّﺮْﺑِﻴَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻋَﺎﺷَﺔِ) ﺗَﺤْﺖَ ﻣُﺤَﺎﻓَﻈَﺔٍ ﻭَ ﻧِﻈَﺎﻡٍ ﻭَ ﻣِﻴﺰَﺍﻥٍ ٭ ﻓَﺠَﻤِﻴﻊُ ﺍﻟْﺎَﺟْﺮَﺍﻡِ ﺍﻟْﻌُﻠْﻮِﻳَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺟُﻮﺩَﺍﺕِ ﺍﻟْﺎَﺭْﺿِﻴَّﺔِ ﻓِﻰ (ﺑُﺴْﺘَﺎﻥِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ) ﻣُﻌْﺠِﺰَﺍﺕُ ﻗُﺪْﺭَﺓِ ﺧَﻠَّﺎﻕٍ ﻋَﻠِﻴﻢٍ ﺑِﺎﻟﻀَّﺮُﻭﺭَﺓِ ٭ ﻭَ ﺟَﻤِﻴﻊُ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟﻨَّﺒَﺎﺗَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻠَﻮِّﻧَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﻴْﻮَﺍﻧَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻨَﻮِّﻋَﺔِ ﺍﻟْﻤَﻨْﺜُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟْﻤَﻨْﺸُﻮﺭَﺓِ ﻓِﻰ ﺣَﺪِﻳﻘَﺔِ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ ﺧَﻮَﺍﺭِﻕُ ﺻَﻨْﻌَﺔِ ﺻَﺎﻧِﻊٍ ﺣَﻜِﻴﻢٍ ﺑِﺎﻟْﺒَﺪَﺍﻫَﺔِ ٭ ﻭَ ﺟَﻤِﻴﻊُ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺰَﻳِّﻨَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺒَﺴِّﻤَﺔِ ﻓِﻰ ﺟِﻨَﺎﻥِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﻫَﺪَﺍﻳَﺎ ﺭَﺣْﻤَﻦٍ ﺭَﺣِﻴﻢٍ ﺑِﺎﻟْﺤَﺪْﺱِ ﺍﻟﺸُّﻬُﻮﺩِﻯِّ ﺑَﻞْ ﺑِﺎﻟْﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ٭ ﺗَﺸْﻬَﺪُ ﻫَﺎﺗِﻴﻚَ ﻭَﺗُﻨَﺎﺩِﻯ ﺗَﺎﻙَ ﻭَ ﺗُﻌْﻠِﻦُ ﻫَﺬِﻩِ ﺑِﺎَﻥَّ ﺧَﻠَّﺎﻗَﻬَﺎ ﻭَ ﻣُﺼَﻮِّﺭَﻫَﺎ ﻭَ ﻭَﺍﻫِﺒَﻬَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻗَﺪِﻳﺮٌ ﻭَ ﺑِﻜُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻋَﻠِﻴﻢٌ ٭ ﺗَﺘَﺴَﺎﻭَﻯ ﺑِﺎﻟﻨِّﺴْﺒَﺔِ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺍﻟﺬَّﺭَّﺍﺕُ ﻭَ ﺍﻟﻨُّﺠُﻮﻡُ ﻭَﺍﻟْﻤُﺘَﻨَﺎﻫِﻰ ﻭَﻏَﻴْﺮُ ﺍﻟْﻤُﺘَﻨَﺎﻫِﻰ ٭ ﻓَﻜُﻞُّ ﺍﻟْﻮُﻗُﻮﻋَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤَﺎﺿِﻴَّﺔِ ﻭَﻏَﺮَﺍﺋِﺒِﻬَﺎ ﻣُﻌْﺠِﺰَﺍﺕُ ﻗُﺪْﺭَﺓِ ﺫَﻟِﻚَ ﺍﻟﺼَّﺎﻧِﻊِ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢِ ٭ ﺗَﺸْﻬَﺪُ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻧَّﻪُ ﻗَﺪِﻳﺮٌ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻞِّ ﺍﻟْﺎِﻣْﻜَﺎﻧَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎِﺳْﺘِﻘْﺒَﺎﻟِﻴَّﺔِ ﻭَ ﻋَﺠَﺎﺋِﺒِﻬَﺎ ٭

ﻓَﺎﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕُ ﻣِﺜْﻞُ ﺍﻟﺸَّﺠَﺮَﺓِ ﻭَ ﺍﻟْﻘَﺼْﺮِ ﺗَﺪُﻝُّ ﺑِﺎﻟْﻘَﻄْﻊِ ﻋَﻠَﻰ ﻣَﻮْﺟُﻮﺩِﻳَّﺔِ ﻣَﻦْ ﺍَﺳَّﺲَ ﻓِﻰ ﺳِﺘَّﺔِ ﺍَﻳَّﺎﻡٍ ﺑُﻨْﻴَﺎﻥَ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟﺸَّﺠَﺮَﺓِ ﺍﻟْﻤُﺤِﻴﻄَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻘَﺼْﺮِ ﺍﻟْﻤُﺰَﻳَّﻦِ ٭ ﻭَ ﻓَﺮَّﺵَ ﺍَﺳَﺎﺳَﺎﺗِﻬَﺎ ﺑِﺎُﺻُﻮﻝِ ﻣَﺸِﻴﺌَﺘِﻪِ ﻭَ ﺣِﻜْﻤَﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﻓَﺼَّﻠَﻬَﺎ ﺍِﻟَﻰ ﺍَﺭْﻛَﺎﻧِﻬَﺎ ﺑِﺪَﺳَﺎﺗِﻴﺮِ ﻗَﻀَﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﻗَﺪَﺭِﻩِ ٭ ﻭَ ﻧَﻈَّﻤَﻬَﺎ ﺑِﻘَﻮَﺍﻧِﻴﻦِ ﻋَﺎﺩَﺗِﻪِ ﻭَ ﺳُﻨَّﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﺯَﻳَّﻨَﻬَﺎ ﺑِﻨَﻮَﺍﻣِﻴﺲِ ﻋِﻨَﺎﻳَﺘِﻪِ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﻧَﻮَﺭَﻫَﺎ ﺑِﺨُﺼُﻮﺻِﻴَّﺎﺕِ ﺍِﻣْﺪَﺍﺩَﺍﺕِ ﺟَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻟِﻀُﻌَﻔَﺎﺀِ ﺍﻟْﺎَﻓْﺮَﺍﺩِ ﻭَ ﺷُﺬُﻭﺫَﺍﺕِ ﻗَﻮَﺍﻧِﻴﻨِﻪِ ٭ ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﻣَﻦْ ﺟَﻌَﻞَ ﻫَﺬَﺍ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢَ ﺍﻟْﻜَﺒِﻴﺮَ ﻛَﻬَﺬَﺍ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﺍﻟﺼَّﻐِﻴﺮِ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼُّﻨْﻊِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻘْﺪِﻳﺮِ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﻴُﺴْﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺴُّﻬُﻮﻟَﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺑْﺪَﺍﻉِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑِﻴﺮِ ﺑِﺎَﺣْﺴَﻦِ ﺻُﻮﺭَﺓٍ ٭ ﻧَﻌَﻢْ ﺫَﺍﻙَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢُ ﺍﻟْﻜَﺒِﻴﺮُ ﻛَﻬَﺬَﺍ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ﺍﻟﺼَّﻐِﻴﺮِ ﻣَﺼْﻨُﻮﻉُ ﻗُﺪْﺭَﺗِﻪِ، ﻣَﻜْﺘُﻮﺏُ ﻗَﺪَﺭِﻩِ ٭ ﺍِﺑْﺪَﺍﻋُﻪُ ﻟِﺬَﺍﻙَ ﺑِﺘَﺠَﻠِّﻰ ﺍﻟْﺎُﻟُﻮﻫِﻴَّﺔِ، ﺻَﻴَّﺮَﻩُ ﻣَﺴْﺠِﺪًﺍ ٭ ﺍِﻳﺠَﺎﺩُﻩُ ﻟِﻬَﺬَﺍ ﺑِﺎﻟْﻌَﻘْﻞِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻳﻤَﻦِ ﺻَﻴَّﺮَﻩُ ﺳَﺎﺟِﺪًﺍ ٭ ﺍِﻧْﺸَﺎﺋُﻪُ ﻟِﺬَﺍﻙَ ﻣَﺰْﺭَﻋَﺔَ ﺍﻟْﻤَﺤْﺼُﻮﻟَﺎﺕِ ﺻَﻴَّﺮَ ﺫَﺍﻙَ ﻣِﻠْﻜًﺎ ٭ ﺑِﻨَﺎﺋُﻪُ ﻟِﻬَﺬَﺍ ﺫِﻯ ﺍﻟﺬَّﻭْﻕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺣْﺘِﻴَﺎﺝِ ﺻَﻴَّﺮَﻩُ ﻣَﻤْﻠُﻮﻛًﺎ ٭ ﺻَﻨْﻌَﺘُﻪُ ﻓِﻰ ﺫَﺍﻙَ ﺑِﻐَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﺗَﻈَﺎﻫَﺮَﺕْ ﻛِﺘَﺎﺑًﺎ ٭ ﺻِﺒْﻐَﺘُﻪُ ﻓِﻰ ﻫَﺬَﺍ ﺑِﺎَﻛْﻤَﻠِﻴَّﺎﺗِﻬَﺎ ﺑِﻐَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟْﺎِﺗِّﺰَﺍﻥِ ﺗَﺒَﺎﺭَﺯَﺕْ ﺧِﻄَﺎﺑًﺎ ٭ ﻗُﺪْﺭَﺗُﻪُ ﻓِﻰ ﺫَﺍﻙَ ﺗُﻈْﻬِﺮُ ﺣَﺸْﻤَﺘَﻪُ ﻭَ ﺗُﺒْﺮِﺯُ ﺟَﻠَﺎﻟَﻪُ ٭ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﻓِﻰ ﻫَﺬَﺍ ﺗَﻨْﻈِﻢُ ﻧِﻌْﻤَﺘَﻪُ ﺗَﺼِﻒُ ﺟَﻤَﺎﻟَﻪُ ٭ ﺣَﺸْﻤَﺘُﻪُ ﻓِﻰ ﺫَﺍﻙَ ﺗَﺸْﻬَﺪُ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﻔَﺮْﺩُ ﻟَﺎ ﺿِﺪَّ ﻭَ ﻟَﺎ ﺷَﺮِﻳﻚَ ﻭِ ﻟَﺎ ﻧَﻈِﻴﺮَ ﻟَﻪُ ٭ ﻧِﻌْﻤَﺘُﻪُ ﻓِﻰ ﻫَﺬَﺍ ﺗُﻌْﻠِﻦُ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟﺼَّﻤَﺪُ ﻟَﺎ ﻧِﺪَّ ﻭَ ﻟَﺎ ﻣُﻌِﻴﻦَ ﻭَ ﻟَﺎ ﻭَﺯِﻳﺮَ ﻟَﻪُ ٭ ﺳِﻜَّﺘُﻪُ ﻓِﻰ ﺫَﺍﻙَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻜُﻞِّ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺟْﺰَﺍﺀِ ﺳُﻜُﻮﻧًﺎ، ﺣَﺮَﻛَﺔً ٭ ﺧَﺎﺗَﻤُﻪُ ﻓِﻰ ﻫَﺬَﺍ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺠِﺴْﻢِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻋْﻀَﺎﺀِ ﺣُﺠَﻴْﺮَﺓً، ﺫَﺭَّﺓً ٭

ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﺎَﻧَّﻪُ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ (ﻟَﻪُ ﺍﻟْﺎَﺳْﻤَﺎﺀُ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻰ ﻭَ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻟْﺎَﻋْﻠَﻰ) ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺩَﻝَّ ﺑِﺬَﺍﺗِﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋَﻪَ ﻭَ ﺷُﺌُﻮﻧِﻪِ ﻭَ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ (ﺍَﻟﺬَّﺍﺕُ ﺍﻟْﻮَﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ) ﺑِﺎِﺟْﻤَﺎﻉِ ﺗَﺠَﻠِّﻴَﺎﺕِ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﺍَﻓْﻌِﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﺷُﺌُﻮﻧِﻪِ ٭ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟْﺎِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺑِﻜُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﺑِﺎﻟْﻔَﻌَّﺎﻟِﻴَﺔِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ﻭَ ﺍِﺷْﻌَﺎﺭَﺍﺗِﻬِﻤَﺎ ﺑِﻮُﺟُﻮﺩِﻩِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺳْﺘِﻴﻠَﺎﺀِ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻠِّﻰ ﺷَﻰْﺀٍ ﺑِﺎﻟﺘَّﺼَﺮُّﻓَﺎﺕِ ﻓِﻰ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺔِ ﻭَ ﺍِﺣْﺴَﺎﺳَﺎﺗِﻬِﻤَﺎ ﺑِﺤُﻀُﻮﺭِﻩِ ﻋِﻨْﺪَﻫَﺎ ﻭَ ﺑِﺎِﺗِّﻔَﺎﻕِ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﺍَﺛَﺎﺭِﻩِ ﻭَ ﻣَﺼْﻨُﻮﻋَﺎﺗِﻪِ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑِﻴﺮِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺩَﺍﺭَﺓِ ﺑِﻐَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﻤِﻴﺰَﺍﻥِ ٭ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟﺘَّﺮْﺑِﻴَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻋَﺎﺷَﺔِ ﺑِﻐَﺎﻳَﺔِ ﺍﻟْﺎِﺣْﺴَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﻌَﺎﻡِ ٭ ﻭَ ﻛَﺬَﺍ ﺷَﻬَﺪَ ﻋَﻠَﻰ ﻭُﺟُﻮﺑِﻪِ ﻭَ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻣُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔِ ﺗَﺒَﺎﺭُﺯِ ﺍﻟْﺎُﻟُﻮﻫِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺤِﻴﻄَﺔِ ﻟِﺎَﻗْﻄَﺎﺭِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﻓِﻰ ﺗَﻈَﺎﻫُﺮِ ﺍﻟﺮُّﺑُﻮﺑِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ﺍﻟْﻌَﺎﻣَّﺔِ ﻟِﺠَﻤِﻴﻊِ ﺍﻟْﻤَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺕِ ﻓِﻰ ﻣُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﺍﻟْﻔَﻌَّﺎﻟِﻴَﺔِ ﺍﻟﺪَّﺍﺋِﻤَﺔِ ﺍﻟﺸَّﺎﻣِﻠَﺔِ ﻟِﺠَﻤِﻴﻊِ ﺍﻟْﻤَﺼْﻨُﻮﻋَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻤِﺮَّﺓِ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺍَﻥٍ ﻭَ ﺯَﻣَﺎﻥٍ ﻭَ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﻛَﻮْﻥٍ ﻭَ ﻣَﻜَﺎﻥٍ (ﺑِﺎﻟﺼُّﻨْﻊِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺑْﺪَﺍﻉِ) (ﻭَﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻘْﺪِﻳﺮِ) (ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻐْﻴِﻴﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺒْﺪِﻳﻞِ) (ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺮْﺑِﻴَﺔِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑِﻴﺮِ) (ﻭَ ﺍﻟْﻤُﺤَﺎﻓَﻈَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻋَﺎﺷَﺔِ) ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﺰَﺍﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻴَﺎﺯِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﻘَﺎﻥِ ﺑِﻠَﺎ ﻗُﺼُﻮﺭٍ ﻭَ ﻟَﺎ ﻧُﻘْﺼَﺎﻥٍ ٭

ﻧَﻌَﻢْ ﻓَﻤَﺎ ﺣَﻘِﻴﻘَﺔُ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﻛُﻠًّﺎ ﻭَ ﺍَﺟْﺰَﺍﺀً ﻭَ ﺻَﺤَﺎﺀِﻑَ ﻭَ ﻃَﺒَﻘَﺎﺕٍ، ﻭَ ﻣَﺎ ﺣَﻘَﺎﺋِﻖُ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﻤَﻮْﺟُﻮﺩَﺍﺕِ ﻛُﻠِّﻴًّﺎ ﻭَ ﺟُﺰْﺋِﻴًّﺎ ﻭَ ﻭُﺟُﻮﺩًﺍ ﻭَ ﺑَﻘَﺎﺀً ﺍِﻟَّﺎ ﻭَ ﻫِﻰَ ﻇِﻠَﺎﻝُ ﺍَﻧْﻮَﺍﺭِﻩِ ٭ ﻭَ ﺍَﺛَﺎﺭُ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ ٭ ﻭَ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉُ ﻧُﻘُﻮﺵِ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺟَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻪِ ٭ ﻭَ ﺍِﻟَّﺎ ﺧُﻄُﻮﻁُ ﻗَﻠَﻢِ ﻗَﻀَﺎﺋِﻪِ ﻭَ ﻗَﺪَﺭِﻩِ ﻭَﺗَﻨْﻄِﻴﻤِﻪِ ﻭَ ﺗَﻘْﺪِﻳﺮِﻩِ ﺑِﻌِﻠْﻢٍ ﻭَ ﺣِﻜْﻤَﺔٍ ٭ ﻭَ ﺍِﻟَّﺎ ﻧُﻘُﻮﺵُ ﺑَﺮْﻛَﺎﺭِ ﻋِﻠْﻤِﻪِ ﻭَ ﺣِﻜْﻤَﺘِﻪِ ﻭَ ﺗَﺼْﻮِﻳﺮِﻩِ ﻭَ ﺗَﺪْﺑِﻴﺮِﻩِ ﺑِﺼُﻨْﻊٍ ﻭَ ﻋِﻨَﺎﻳَﺔٍ ٭ ﻭَ ﺍِﻟَّﺎ ﺗَﺰْﻳِﻴﻨَﺎﺕُ ﻳَﺪِ ﺑَﻴْﻀَﺎﺀِ ﺻُﻨْﻌِﻪِ ﻭَ ﻋِﻨَﺎﻳَﺘِﻪِ ﻭَ ﺗَﺤْﺴِﻴﻨِﻪِ ﻭَ ﺗَﻨْﻮِﻳﺮِﻩِ ﺑِﻠُﻄْﻒٍ ﻭَ ﻛَﺮَﻡٍ ٭ ﻭَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍَﺯَﺍﻫِﻴﺮُ ﻋَﻴْﻦِ ﻟُﻄْﻔِﻪِ ﻭَ ﻛَﺮَﻣِﻪِ ﻭَ ﺗَﻮَﺩُّﺩِﻩِ ﻭَ ﺗَﻌَﺮُّﻓِﻪِ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺔٍ ﻭَ ﻧِﻌْﻤَﺔٍ ٭ ﻭَ ﺍِﻟَّﺎ ﺛَﻤَﺮَﺍﺕُ ﻓَﻴَّﺎﺽِ ﻋَﻴْﻦِ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻪِ ﻭَ ﻧِﻌْﻤَﺘِﻪِ ﻭَ ﺗَﺮَﺣُّﻤِﻪِ ﻭَ ﺗَﺤَﻨُّﻨِﻪِ ﺑِﺠَﻤَﺎﻝٍ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻝٍ ٭ ﻭَ ﺍِﻟَّﺎ ﻟَﻤَﻌَﺎﺕُ ﺟَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺟَﻤَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻟِﻪِ ﻓَﻜُﻞُّ ﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﺠْﻮُﺩَﺍﺕِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﺤَﺎﺳِﻦِ ﻭَﺍﻟْﻜَﻤَﺎﻟَﺎﺕِ ﻣِﻦْ ﻟَﻤَﻌَﺎﺕِ ﺟَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺟَﻤَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻟِﻪِ ﺑِﺴِﺮِّ ﻣُﺮُﻭﺭِ ﺍﻟْﻤَﺮَﺍﻳَﺎ ﻭَ ﺫَﻫَﺎﺏِ ﺍﻟْﻤَﻈَﺎﻫِﺮِ ﻣَﻊَ ﺩَﻭَﺍﻡِ ﺍﻟﺘَّﺠَﻠِّﻰ ﺑِﺎﻟْﺎِﺳْﺘِﻤْﺮَﺍﺭِ ٭

ﻧَﻌَﻢْ ﺗَﻔَﺎﻧِﻰ ﺍﻟْﻤِﺮْﺍَﺓِ، ﺯَﻭَﺍﻝُ ﺍﻟْﻤَﻮْﺟُﻮﺩَﺍﺕِ ﻣَﻊَ ﺍﻟﺘَّﺠَﻠِّﻰ ﺍﻟﺪَّﺋِﻢِ، ﻣَﻊَ ﺍﻟْﻔَﻴْﺾِ ﺍﻟْﻤُﻠَﺎﺯِﻡِ ﻣِﻦْ ﺍَﻇْﻬَﺮِ ﺍﻟﻈَّﻮَﺍﻫِﺮِ، ﻣِﻦْ ﺍَﺑْﻬَﺮِ ﺍﻟْﺒَﻮَﺍﻫِﺮِ ٭ ﺍَﻥَّ ﺍﻟْﺠَﻤَﺎﻝَ ﺍﻟﻈَّﺎﻫِﺮَ، ﺍَﻥَّ ﺍﻟْﻜَﻤَﺎﻝَ ﺍﻟﺰَّﺍﻫِﺮَ ﻟَﻴْﺴَﺎ ﻣِﻠْﻚَ ﺍﻟْﻤَﻈَﺎﻫِﺮِ ٭ ﻣِﻦْ ﺍَﻓْﺼَﺢِ ﺗِﺒْﻴَﺎﻥٍ، ﻣِﻦْ ﺍَﻭْﺿَﺢِ ﺑُﺮْﻫَﺎﻥٍ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺠَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﻤُﺠَﺮَّﺩِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺣْﺴَﺎﻥِ ﺍﻟْﻤُﺠَﺪَّﺩِ ﻭَ ﺍﻟْﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﻤُﺴَﺮْﻣَﺪِ ﻟِﻠْﻮَﺍِﺟِﺐ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﻟِﻠْﻮَﺍﺣِﺪِ ﺍﻟْﻮَﺩُﻭﺩِ ٭

ﻓَﻜَﻤَﺎ ﺍَﻥَّ ﺍﻟْﺎَﺛَﺮَ ﺍﻟْﻤُﺼَﻨَّﻊَ ﺍﻟْﻤُﻨَﻈَّﻢَ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻞَ ﻳَﺪُﻝُّ ﺑِﺎﻟْﺒَﺪَﺍﻫَﺔِﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻔِﻌْﻞِ ﺍﻟْﺎِﺧْﺘِﻴَﺎﺭِﻯِّ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻞِ ٭ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺎِﺳْﻢِ ﺍﻟْﻌُﻨْﻮَﺍﻥِ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺻْﻒِ ﺍﻟْﻤَﺼْﺪَﺭِ ﻟَﻪُ ٭ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺎِﺳْﺘِﻌْﺪَﺍﺩِ ﻭَ ﺍﻟﺸَّﺄْﻥِ ﺍﻟﺬَّﺍﺗِﻰ ٭ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺬَّﺍﺕِ ﺍﻟْﻔَﺎﻋِﻞِ ﺍﻟﺼَّﺎﻧِﻊِ ٭ ﻛَﺬَﺍﻟِﻚَ ﺟَﻤِﻴﻊُ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﺎَﺛَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻠَﺔِ ﺷَﺎﻫِﺪَﺍﺕٌ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺎَﻓْﻌَﺎﻝِ ﺍﻟْﺎِﻟَﻬِﻴَّﺔِ ﺑِﺎﻟْﺒَﺪَﺍﻫِﺔِ ٭ ﻭَ ﻫِﻰَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺎَﺳْﻤَﺎﺀِ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻰ ﺑِﺎﻟﻀَّﺮُﻭﺭَﺓِ ٭ ﻭَ ﻫِﻰَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺼِّﻔَﺎﺕِ ﺍﻟْﻘُﺪْﺳِﻴَّﺔِ ﺑِﻌِﻠْﻢِ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ٭ ﻭَ ﻫِﻰَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺸُّﺌُﻮﻥِ ﺍﻟﺬَّﺍﺗِﻴَّﺔِ ﺑِﻌَﻴْﻦِ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ٭ ﻭَ ﻫِﻰَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺬَّﺍﺕِ ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐِ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﻓِﻰ ﻭَﺣْﺪَﺍﻧِﻴَّﺘِﻪِ ﻭَ ﺍَﺣَﺪِﻳَّﺘِﻪِ ﻭَ ﻓِﻰ ﺟَﻠَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﺟَﻤَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻟِﻪِ ﺑِﻌِﻠْﻢِ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ﻭَ ﻋَﻴْﻦِ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ﻭَ ﺣَﻖَّ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ٭ ﻭَ ﺗَﺸْﻬَﺪُ ﻋَﻠَﻰ ﺷَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍﻟﻠﻪِ ﺑِﻬَﺬِﻩِ ﺍﻟﺸَّﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍﻟﺴَّﺒِﻘَﺔِ ﺍَﻳَﺔُ (ﺷَﻬِﺪَ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍَﻧَّﻪُ ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﻫُﻮَ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻠَﺌِﻜَﺔُ ﻭَ ﺍُﻭﻟُﻮﺍ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻗَﺎﺋِﻤًﺎ ﺑِﺎﻟْﻘِﺴْﻂِ ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﺰِﻳﺰُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ) (ﺍِﻥَّ ﺍﻟﺪِّﻳﻦَ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠﻪِ ﺍﻟْﺎِﺳْﻠَﺎﻡُ) ﺻَﺪَﻕَ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍﻟْﻌَﻄِﻴﻢُ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻜِﺒْﺮِﻳَﺎﺀِ ﻭَ ﺍﻟْﻌَﻈَﻤَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻨَﺎﻓِﻴَﺘَﻴْﻦِ ﻟﻠِﺸِّﺮْﻛَﺔِ ﺑِﺎﻟﻀَّﺮُﻭﺭَﺓِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺫُﻭ ﺍﻟْﺎَﻣِﺮِﻳَّﺔِ ﺍﻟْﻌَﺎﻣَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﺎﻛِﻤِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺎﻧِﻌَﺘَﻴْﻦِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸِّﺮْﻛَﺔِ ﺑِﺎﻟْﺒَﺪَﺍﻫَﺔِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺫُﻭ ﺍﻟﺮُّﺑُﻮﺑِﻴَّﺔِ ﺍﻟﺸَّﺎﻣِﻠَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎُﻟُﻮﻫِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻠْﺰِﻣَﺘَﻴْﻦِ ﻟِﻠْﻮَﺣْﺪَﺓِ ٭ ﺑِﺴِﺮِّ ﺗَﻮَﻗُّﻒِ ﻏَﺎﻳَﺎﺗِﻬِﻤَﺎ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻟَﺎﺗِﻬِﻤَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺍﻧِﻴَّﺔِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺫُﻭ ﺍﻟْﻔَﺘَّﺎﺣِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻤَﺎﺛِﻠَﺔِ ﺍﻟْﻌَﺎﻣَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻠَﺔِ ﻭَ ﺫُﻭ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺎﻧِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻮَﺍﺳِﻌَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺸَﺎﺑِﻬَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻄَﻤَﺔِ ﺍﻟﺪَّﺍﻟَّﺘَﻴْﻦِ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟْﺎِﺣَﺎﻃَﺔِ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟﺘَّﻤَﺎﺛُﻞِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ﺑِﺎﻟﻀَﺮُﻭﺭَﺓِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺫُﻭ ﺍﻟْﺎِﺩَﺍﺭَﺓِ ﺍﻟْﻤُﺤِﻴﻄَﺔِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬَّﺭَّﺍﺕِ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟﺴَّﻴَّﺎﺭَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻋِﺎﺷَﺔِ ﺍﻟﺸَّﺎﻣِﻠَﺔِ ﻟِﻜُﻞِّ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﺍﻟْﻤُﻘَﻨَّﻨَﺔِ ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪَﺗَﻴْﻦِ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟْﺎِﺣَﺎﻃَﺔِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪَﺍﺧُﻞِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺍﻧِﻴَّﺔِ ﺑِﺎﻟْﺒَﺪَﺍﻫَﺔِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺫُﻭ ﺍﻟْﺎَﺳْﻤَﺎﺀِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻓْﻌَﺎﻝِ ﺍﻟْﻤُﺤِﻴﻄَﺔِ ٭ ﻭَ ﺻَﺎﻧِﻊُ ﺍﻟْﻌَﻨَﺎﺻِﺮِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻮْﻟِﻴَﺔِ ﺍﻟﺸَّﺎﻫِﺪَﺓِ ﺑِﺎِﺣَﺎﻃَﺘِﻬَﺎ ﻭَ ﺍِﺳْﺘِﻴﻠَﺎﺋِﻬَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﻣُﻮﺟِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺷْﻴَﺎﺀِ ﺑِﺎﻟْﻜَﺜْﺮَﺓِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ٭ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴُّﺮْﻋَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ٭ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴُّﻬُﻮﻟَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺖِ ٭ ﻣَﻊَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻖِ ٭ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﺣُﺴْﻦِ ﺍﻟﺼَّﻨْﻌَﺔِ ﻭَ ﻏُﻠُﻮِّ ﺍﻟْﻘِﻴْﻤَﺔِ ﺍﻟﺪَّﺍﻟَّﺔِ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﻜَﻴْﻔِﻴَّﺔُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ﺑِﺎﻟﻀَّﺮُﻭﺭَﺓِ ٭

ﻧَﻌَﻢْ ﻓَﺎﻧْﻈُﺮْ ﺍِﻟَﻰ ﺍَﺛَﺎﺭِﻩِ ﺍﻟْﻤُﺘَّﺴِﻘَﺔِ ﻋَﻠَﻰ ﻭَﺟْﻪِ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ ﻛَﻴْﻒَ ﺗَﺮَﻯ ﻛَﺎﻟْﻔَﻠَﻖِ ﺳَﺨَﺎﻭَﺓً ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔً ﻣَﻊَ ﺍِﻧْﺘِﻈَﺎﻡٍ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﺳُﺮْﻋَﺔٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﺍِﺗِّﺰَﺍﻥٍ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﺳُﻬُﻮﻟَﺔٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﺍِﺗِّﻘَﺎﻥٍ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﻛَﺜْﺮَﺓٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﻛَﻤَﺎﻝٍ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﻭُﺳْﻌَﺔٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﺣُﺴْﻦِ ﺻُﻨْﻊٍ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﺑُﻌْﺪَﺓٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﺍِﺗِّﻔَﺎﻕٍ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﺗَﻮَﺍﻓُﻘَﺎﺕٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﺗَﻤَﺎﻳُﺰِ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﺧِﻠْﻄَﺔٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ٭ ﻣَﻊَ ﺍِﻣْﺘِﻴَﺎﺯٍ ﻣُﻄْﻠَﻖٍ ﻓِﻰ ﻣَﺒْﺬُﻭﻟِﻴَّﺔٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ﻣَﻊَ ﻏُﻠُﻮِّ ﺍﻟْﻘِﻴْﻤَﺔِ ٭ ﻓَﻬَﺬِﻩِ ﺍﻟْﻜَﻴْﻔِﻴَّﺔُ ﺍﻟْﻤَﺸْﻬُﻮﺩَﺓُ ﻟﺸَﺎﻫِﺪَﺓٌ ﻟِﻠْﻌَﺎﻗِﻞِ ﺍﻟْﻤُﺤَﻘَّﻖِ ﻭَ ﻣُﺠْﺒِﺮَﺓٌ ﻟِﻠْﺎَﺣْﻤَﻖِ ﺍﻟْﻤُﻨَﺎﻓِﻖِ ﻋَﻠَﻰ ﻗَﺒُﻮﻝِ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ﻭَ ﺍﻟﺼَّﻨْﻌَﺔِ ﻟِﻠْﺤَﻖِّ ﺫِﻯ ﺍﻟْﻘُﺪْﺭَﺓِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ﻭَ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻖُ ٭ ﺍِﺫْ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ﺳُﻬُﻮﻟَﺔٌ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٌ ﺍِﻟَﻰ ﺩَﺭَﺟَﺔِ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺏِ ﻭَﺍﻟﻠُّﺰُﻭﻡِ ٭ ﻭَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻜَﺜْﺮَﺓِ ﺻُﻌُﻮﺑَﺔٌ ﻣُﻨْﻐَﻠِﻘَﺔٌ ﺍِﻟَﻰ ﺩَﺭَﺟَﺔِ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻨَﺎﻉِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺗَﺰَﺍﺣَﻤَﺖْ ﺧَﻮَﺍﺗِﻢُ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻞِّ ﻣَﻜْﺘُﻮﺏٍ ﻣِﻦْ ﻣَﻜْﺘُﻮﺑَﺎﺗِﻪِ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺻَﻔْﺤَﺔٍ ﻣِﻦْ ﺻَﻔْﺤَﺎﺕِ ﻣَﻮْﺟُﻮﺩَﺍﺗِﻪِ ٭ ﺣَﺘَّﻰ ﻛَﺎَﻥَّ ﻛُﻞَّ ﺯُﻫْﺮَﺓٍ ﻭَ ﺛَﻤَﺮَﺓٍ ﻭَ ﻛُﻞَّ ﻧَﺒَﺎﺕٍ ﻭَ ﺷَﺠَﺮٍ ٭ ﺑَﻞْ ﻛُﻞُّ ﺣَﻴْﻮَﺍﻥٍ ﻭَ ﺣَﺠَﺮٍ ٭ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﻭَﺍﺩٍ ﻭَ ﺟَﺒَﻞٍ ٭ ﻭَ ﻛُﻞِّ ﺑَﺎﺩٍ ﻭَ ﻗَﻔَﺮٍ ٭ ﺧَﺎﺗَﻢٌ ﺑَﻴِّﻦُ ﺍﻟﻨَّﻘْﺶِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺛَﺮِ ٭ ﻳُﻈْﻬِﺮُ ﻟِﺪِﻗَّﺔِ ﺍﻟﻨَّﻈَﺮِ ٭ ﺑِﺎَﻥَّ ﺫَﺍ ﺫَﺍﻙَ ﺍﻟْﺎَﺛَﺮِ ٭ ﻫُﻮَ ﺻَﺎﻧِﻊُ ﻧَﻮْﻋِﻪِ ﻭَ ﺟِﻨْﺴِﻪِ ٭ ﻓَﻬُﻮَ ﻛَﺎﺗِﺐُ ﺫَﺍﻙَ ﺍﻟْﻤَﻜَﺎﻥِ ﺑِﺎﻟْﻌِﺒَﺮِ ٭ ﻓَﻬُﻮَ ﻛَﺎﺗِﺐُ ﺻَﺤَﺎﺋِﻒِ ﺍﻟْﺒَﺮِّ ﻭَ ﺍﻟْﺒَﺤْﺮِ ﺑِﻤِﺪَﺍﺩِ ﺍﻟﻨَّﺒَﺎﺗَﺎﺕِ ﻭَ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﻭَ ﺍﻟﺸَّﺠَﺮِ ٭ ﻓَﻬُﻮَ ﻧَﻘَّﺎﺵُ ﺻُﺤُﻒِ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﻭَﺍﺕِ ﺑِﻤِﺪَﺍﺩِ ﺍﻟﻨُّﺠُﻮﻡِ ﻭَ ﺑِﻤُﺮَﺻَّﻌَﺎﺕِ ﺍﻟﺴَّﻴَّﺎﺭَﺍﺕِ ﻭَﺍﻟﺸَّﻤْﺲِ ﻭَ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﻭَﺣْﺪَﻩُ ﻟَﺎ ﺷَﺮِﻳﻚَ ﻟَﻪُ ٭ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ) ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣَﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ٭ (ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍﻟْﻤَﻠِﻚُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍﻟْﻤُﺒِﻴﻦُ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠﻪِ ﺻَﺎﺩِﻕُ ﺍﻟْﻮَﻋْﺪِﺍﻟْﺎَﻣِﻴﻦُ) ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻇُﻬُﻮﺭِﻩِ ﺩَﻓْﻌَﺔً ﻣَﻊَ ﺍُﻣِّﻴَّﺘِﻪِ ﺑِﺎَﻛْﻤَﻞِ ﺩِﻳﻦٍ ﻭَ ﺷَﺮِﻳﻌَﺔٍ ٭ ﻭَ ﺑِﺎَﻗْﻮَﻯ ﺍِﻳﻤَﺎﻥٍ ﻭَ ﻋِﺒَﺎﺩَﺓٍ ٭ ﻭَ ﺑِﺎَﻋْﻠَﻰ ﺩَﻋَﻮَﺍﺕٍ ﻭَ ﺩَﻋْﻮَﺓٍ ٭ ﻭَ ﺑِﺎَﻋَﻢِّ ﺗَﺒْﻠِﻴﻎٍ ﻭَ ﺍَﺗَﻢِّ ﻣَﺘَﺎﻧَﺔٍ ﺧَﺎﺭِﻗَﺎﺕٍ ﻣُﺜْﻤِﺮَﺍﺕٍ ﻟَﺎ ﻣِﺜْﻞَ ﻟَﻬَﺎ ﺗَﺪُﻝُّ ﻋَﻠَﻰ ﻏَﺎﻳَﺔِ ﺟِﺪِّﻳَّﺘِﻪِ ﻭَ ﺍﻋْﺘِﻤَﺎﺩِﻩِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﻏَﺎﻳَﺔِ ﻭُﺛُﻮﻗِﻪِ ﻭَ ﺍﻃْﻤِﺌْﻨَﺎﻧِﻪِ ٭ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﺻِﺪْﻗِﻪِ ﻭَ ﺣَﻘَّﺎﻧِﻴَّﺘِﻪِ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍﻟْﻤَﻠِﻚُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍﻟْﻤُﺒِﻴﻦُ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠﻪِ ﺻَﺎﺩِﻕُ ﺍﻟْﻮَﻋْﺪِﺍﻟْﺎَﻣِﻴﻦُ) ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍَﻟَﺎﻑِ ﺍﻟْﻤُﻌْﺠِﺰَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺤَﻤَّﺪِﻳَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻜَﻤَﺎﻟَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﺣْﻤَﺪِﻳَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻣَﺎ ﻟَﺎ ﻳُﺤَﺪُّ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﻘَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍَﻧِﻴَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺒَﺮَﺍﻫِﻴﻦِ ﺍﻟْﻔُﺮْﻗَﺎﻧِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَ ﻣَﻦْ ﺍِﺷَﺎﺭَﺍﺕِ ﺍﻟْﺤَﻘَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟْﺠَﻮْﺷَﻨِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَﻣَﻦْ ﺩَﻟَﺎﺋِﻞِ ﺍﻟﺮَّﺳَﺎﺋِﻞِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِﻳَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻣِﺌَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎِﺭْﻫَﺎﺻَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺒَﺸِّﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻮَﺍﺗِﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤَﺎﺿِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺍَﻟَﺎﻑِ ﺍﻟْﺤَﺎﺩِﺛَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤَﺸْﻬُﻮﺩَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤُﺼَﺪِّﻗَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎِﺳْﺘِﻘْﺒَﺎﻟِﻴَّﺔِ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍﻟْﻤَﻠِﻚُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍﻟْﻤُﺒِﻴﻦُ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠﻪِ ﺻَﺎﺩِﻕُ ﺍﻟْﻮَﻋْﺪِﺍﻟْﺎَﻣِﻴﻦُ) ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻗُﻮَّﺓِ ﻳَﻘِﻴﻨِﻴَّﺎﺕِ ﺍَﻟِﻪِ ﺍﻟْﺎَﻃْﻬَﺎﺭِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﻤَﻘَﺎﻣَﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﻜَﺸْﻔِﻴَّﺎﺕِ ﻭَﺍﻟْﺎَﻧْﻮَﺍﺭِ ﺑِﺎﻟﺘَّﺼْﺪِﻳﻖِ ﻟَﻪُ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻳﻘَﺎﻥِ ﺑِﺪَﺭَﺟَﺎﺕِ ﺣَﻖِّ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ٭ ﻭَﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﺍِﻳﻤَﺎﻥِ ﺍَﺻْﺤَﺎﺑِﻪِ ﺍﻟْﺎَﺧْﻴَﺎﺭِ ﺫَﻭِﻯ ﻗُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﺒَﺼَﺎﺋِﺮِ ﻭَ ﻧُﻔُﻮﺫِ ﺍﻟْﺎَﻧْﻈَﺎﺭِ ﻭَ ﺍِﺳْﺘِﻘَﺎﻣَﺔِ ﺍﻟْﺎَﻓْﻜَﺎﺭِ ﺑِﺎﻟﺘَّﺼْﺪِﻳﻖِ ﻟَﻪُ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻳﻤَﺎﻥِ ﻓِﻰ ﺩَﺭَﺟَﺎﺕِ ﻋَﻴْﻦِ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻗُﻮَّﺓِ ﺗَﺤْﻘِﻴﻘَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﺻْﻔِﻴَﺎﺀِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺒَﺮَﺍﻫِﻴﻦِ ﺍﻟْﻘَﺎﻃِﻌَﺔِ ﻭَ ﺗَﺪْﻗِﻴﻘَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﻧْﻈَﺎﺭِ ﺑِﺎﻟﺘَّﺼْﺪِﻳﻖِ ﻟَﻪُ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻋْﺘِﻘَﺎﺩِ ﻓِﻰ ﺩَﺭَﺟَﺎﺕِ ﻋِﻠْﻢِ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺗَﻄَﺎﺑُﻖِ ﻛَﺸْﻔِﻴَّﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﻗْﻄَﺎﺏِ ﻋَﻠَﻰ ﺭِﺳَﺎﻟَﺘِﻪِ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﻤَﺮَﺍﺗِﺐِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺳْﺮَﺍﺭِ ﺑِﺪَﺭَﺟَﺎﺕِ ﺍﻟْﻜَﺸْﻔِﻴَّﺎﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺍﺕِ ﺑِﺎﻟﺘَّﺤْﻘِﻴﻘِﻴﻦِ ﻭَ ﺍﻟْﻴَﻘِﻴﻦِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺗَﻮَﺍﺗُﺮِ ﺗَﺼْﺪِﻳﻘَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﻧْﺒِﻴَﺎﺀِ ﻟَﻪُ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼُّﺤُﻒِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺧْﺒَﺎﺭِ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺑَﺸَﺎﺭَﺍﺕِ ﺍﻟﺮُّﺳُﻞِ ﺑِﺮِﺳَﺎﻟَﺘِﻪِ ﺑِﺎﻟْﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻜُﺘُﺐِ ﺫَﺍﺕِ ﺍﻟْﺎَﻧْﻮَﺍﺭِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎَﺯْﻣِﻨَﺔِ ﺍﻟﺴَّﺎﻟِﻔِﻴﻦَ ٭ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺗَﻮَﺍﺗُﺮِ ﺑَﺸَﺎﺭَﺍﺕِ ﺍﻟْﻜَﻮَﺍﻫِﻦِ ﻭَ ﺍﻟْﻬَﻮَﺍﺗِﻒِ ﻭَ ﺍﻟْﻌُﺮَﻓَﺎﺀِ ﺍﻟﺴَّﺎﺑِﻘِﻴﻦَ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍﻟْﻤَﻠِﻚُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍﻟْﻤُﺒِﻴﻦُ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠﻪِ ﺻَﺎﺩِﻕُ ﺍﻟْﻮَﻋْﺪِﺍﻟْﺎَﻣِﻴﻦُ) ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﺑِﺤَﻘَﺎﺋِﻘِﻬَﺎ ﻭَ ﻏَﺎﻳَﺎﺗِﻬَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﺭِﺳَﺎﻟَﺘِﻪِ ﺑِﺴِﺮِّ ﺗَﻮَﻗُّﻒِ ﺣُﺼُﻮﻝِ ﻏَﺎﻳَﺎﺕِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ٭ ﻭَ ﺗَﻮَﻗُّﻒِ ﻇُﻬُﻮﺭِ ﺍﻟْﻤَﻘَﺎﺻِﺪِ ﺍﻟْﺎِﻟَﻬِﻴَّﺔِ ﻣِﻨْﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﺗَﻮَﻗُّﻒِ ﺗَﻘَﺮُّﺭِ ﻗِﻴْﻤَﺘِﻬَﺎ ﻭَ ﻭَﻇَﺎﺋِﻔِﻪَ ٭ ﻭَ ﺗَﻮَﺍﻗُّﻒِ ﺗَﺒَﺎﺭُﺯِ ﺣُﺴْﻨِﻬَﺎ ﻭَ ﻛَﻤَﺎﻟَﺎﺗِﻬَﺎ ٭ ﺑَﻞْ ﻭَﺗَﻮَﻗُّﻒِ ﺗَﺤَﻘُّﻖِ ﺣِﻜَﻤِﻬَﺎ ﻭَ ﺣَﻘَﺌِﻘِﻬَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﺳِﺮِّ ﺍﻟﺮِّﺳَﺎﻟَﺔِ ﺍﻟْﺒَﺸَﺮِﻳَّﺔِ ٭ ﻟَﺎﺳِﻴَّﻤَﺎ ﺍﻟﺮِّﺳَﺎﻟَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺤَﻤَّﺪِﻳَّﺔِ ٭ ﺍِﺫْ ﻫِﻰَ ﺍﻟْﻜَﺎﺷِﻔَﺔُ ﺍﻟْﻤُﻈْﻬِﺮَﺓُ ﺍﻟْﻤَﺪَﺍﺭُ ﺍﻟْﺎَﺗَﻢُّ ﻟَﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﻟَﻮْﻟَﺎ ﺍﻟﺮِّﺳَﺎﻟَﺔُ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻧِﻴَّﺔُ ﻟَﺎﺳِﻴَّﻤَﺎ ﺍﻟﺮِّﺳَﺎﻟَﺔُ ﺍﻟْﻤُﺤَﻤَّﺪِﻳَّﺔُ ﻟَﺼَﺎﺭَﺕْ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕُ ﺍﻟْﻤُﻜَﻤَّﻠَﺔُ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﻤَﻌَﺎﻧِﻰ ﺍﻟﺴَّﺮْﻣَﺪِﻳَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﻘَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟﺮَّﺍﺳِﺨَﺔِ ﻫَﺒَﺎﺀً ﻣَﻨْﺜُﻮﺭًﺍ ﻣُﺘَﻄَﺎﻳِﺮَﺓَ ﺍﻟْﻤَﻌَﺎﻧِﻰ ﻭَ ﻣُﺘَﺴَﺎﻗِﻄَﺔَ ﺍﻟْﻜَﻤَﺎﻟَﺎﺕِ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻣُﺤَﺎﻝٌ ﻣِﻦْ ﻭُﺟُﻮﻩٍ ﻭَ ﺟِﻬَﺎﺕٍ ٭

(ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍﻟْﻤَﻠِﻚُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍﻟْﻤُﺒِﻴﻦُ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠﻪِ ﺻَﺎﺩِﻕُ ﺍﻟْﻮَﻋْﺪِﺍﻟْﺎَﻣِﻴﻦُ) ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﺻَﺎﺣِﺐِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﻭَ ﺧَﻠَّﺎﻗِﻬَﺎ ﻭَ ﻣُﺪَﺑِّﺮِﻫَﺎ ﻭَ ﻣُﺘَﺼَﺮِّﻓِﻬَﺎ ﺑِﺎَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ ﻭَ ﺍِﺟْﺮَﺍﺍَﺗِﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﺭِﺳَﺎﻟَﺘِﻪِ (ﺍَﻯْ ﺑِﺎِﻧْﺰَﺍﻝِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍَﻥِ ﺍﻟْﻤُﻌْﺠِﺰِ ﺍﻟْﺒَﻴَﺎﻥِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ) ٭ ﻭَ ﺑِﺎِﻇْﻬَﺎﺭِ ﺍَﻧْﻮَﺍﻉِ ﺍﻟْﻤُﻌْﺠِﺰَﺍﺕِ ﺍﻟْﺒَﺎﻫِﺮَﺍﺕِ ﻋَﻠَﻰ ﻳَﺪَﻳْﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﺘَﻮْﻓِﻴﻘِﻪِ ﻭَ ﺣِﻤَﺎﻳَﺘِﻪِ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺣَﺎﻟَﺎﺗِﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﺎِﺩَﺍﻣَﺔِ ﺩِﻳﻨِﻪِ ﻭَ ﺍِﻋْﻠَﺎﺋِﻪِ ﺑِﻜُﻞِّ ﺣَﻘَﺎﺋِﻘِﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﺎِﻋِﻠْﺎَﺀِ ﻣَﻘَﺎﻡِ ﺣُﺮْﻣَﺘِﻪِ ﻭَ ﺷَﺮَﻓِﻪِ ﻭَ ﺍِﻛْﺮَﺍﻣِﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﺟَﻤِﻴﻊِ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻪِ ﺑِﺎﻟْﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﻭَ ﺍﻟْﻌَﻴَﺎﻥِ ٭ ﻭَ ﺑِﺠَﻌْﻞِ ﺭِﺳَﺎﻟَﺘِﻪِ ﺷَﻤْﺴًﺎ ﻣَﻌْﻨَﻮِﻳَّﺔً ﻟِﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺗِﻪِ ٭ ﻭَ ﺑِﺠَﻌْﻞِ ﺩِﻳﻨِﻪِ ﻓِﻬْﺮِﺳْﺘَﺔَ ﻛَﻤَﺎﻟَﺎﺕِ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﻋِﺒَﺎﺩِﻩِ ٭ ﻭَ ﺑِﺠَﻌْﻞِ ﺣَﻘِﻴﻘَﺘِﻪِ ﻣِﺮْﺍَﺓً ﺟَﺎﻣِﻌَﺔً ﻟِﺘَﺠَﻠِّﻴَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎُﻟُﻮﻫِﻴَّﺔِ ﺑِﺎﻟْﺤُﺠَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺒُﺮْﻫَﺎﻥِ ٭ ﻧَﻌَﻢْ ﻓَﺎﻟْﺎُﻟُﻮﻫِﻴَّﺔُ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔُ ﻣُﺴْﺘَﻠْﺰِﻣَﺔٌ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟﺘَّﻈَﺎﻫُﺮِ ﻟﻠِﺮِّﺳَﺎﻟَﺔِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎِﻧْﺲِ ﻭَ ﺍﻟْﺠَﺎﻥِّ ٭ ﻟَﺎﺳِﻴَّﻤَﺎ ﺍﻟﺮِّﺳَﺎﻟَﺔُ ﺍﻟْﻤُﺤَﻤَّﺪِﻳَّﺔُ ﺍِﺫْ ﻫِﻰَ ﺍﻟْﻤِﺮْﺍَﺓُ ﺍﻟْﺠَﺎﻣِﻌَﺔُ ﻟِﺘَﺠَﻠِّﻴَﺎﺕِ ﺍﻟْﻜَﻤَﺎﻟَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎِﻟَﻬِﻴَّﺔِ٭

ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻳَﺎ ﻣَﻦْ ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽُ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻓِﻴﻬِﻦَّ ﻧُﺸْﻬِﺪُﻙَ ﻭَ ﻧُﺸْﻬِﺪُ ﺟَﻤِﻴﻊَ ﻣَﺎ ﺳَﺒَﻖَ ﺑِﺎَﻧَّﺎ ﻧَﺸْﻬَﺪُ ﺑِﺎَﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟﻠﻪُ ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟْﻔَﺮْﺩُ ﺍﻟﺼَّﻤَﺪُ ﺍﻟْﺤَﻰُّ ﺍﻟْﻘَﻴُّﻮﻡُ ﺍﻟْﻘَﺪِﻳﺮُ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦُ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢُ ﺍﻟْﺨَﻠَّﺎﻕُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺎَﺳْﻤَﺎﺀُ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨَﻰ ٭ ﻟَﺎﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﺍَﻧْﺖَ ﻭَﺣْﺪَﻙَ ﻟَﺎ ﺷَﺮِﻳﻚَ ﻟَﻚَ ٭ ﻭَ ﻛَﺬَﺍ ﻧُﺸْﻬِﺪُﻙَ ﻭَ ﻧُﺸْﻬِﺪُ ﺍﻟﺪَّﻟَﺎﺋِﻞَ ﺍﻟﺴَّﺎﺑِﻘَﺔَ ﺑِﺎَﻧَّﺎ ﻧَﺸْﻬَﺪُ ﺍَﻥَّ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﻋَﺒْﺪُﻙَ ﻭَ ﻧَﺒِﻴُّﻚَ ﻭَ ﺻَﻔِﻴُّﻚَ ﻭَ ﺧَﻠِﻴﻠُﻚَ ﻭَ ﺟَﻤَﺎﻝُ ﻣُﻠْﻜِﻚَ ﻭَ ﻣَﻠِﻴﻚُ ﺻُﻨْﻌِﻚَ ﻭَ ﻋَﻴْﻦِ ﻋِﻨَﺎﻳَﺘِﻚَ ﻭَ ﺷَﻤْﺲُ ﻫِﺪَﺍﻳَﺘِﻚَ ﻭَ ﻟِﺴَﺎﻥُ ﺣُﺠَّﺘِﻚَ ﻭَ ﻣُﺤَﺒَّﺘِﻚَ ﻭَ ﻣِﺜَﺎﻝُ ﺭَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻭَ ﻧُﻮﺭُ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﻭَ ﺷَﺮَﻑُ ﻣَﻮْﺟُﻮﺩَﺍﺗِﻚَ ﻭَ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻚَ ﻓِﻰ ﻛَﺜْﺮَﺕِ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﻛَﺸَّﺎﻑُ ﻃِﻠْﺴِﻢِ ﻛَﺎﺋِﻨَﺎﺗِﻚَ (ﺑِﺤَﻘِﻴﻘَﺘِﻪِ ﻭَ ﺑِﻘُﺮْﺍَﻧِﻪِ) ﻭَ ﺩَﻟَّﺎﻝُ ﺳَﻠْﻄَﻨَﺔِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻚَ ﻭَ ﻣُﺒَﻠِّﻎُ ﻣَﺮْﺿِﻴَّﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﻣُﻌَﺮِّﻑُ ﻛُﻨُﻮﺯِ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻚَ ﻭَ ﻣُﻌَﻠِّﻢُ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﻭَ ﺗَﺮْﺟُﻤَﺎﻥُ ﺍَﻳَﺎﺕِ ﻛَﺎﺋِﻨَﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﻣَﺪَﺍﺭُ ﺷُﻬُﻮﺩِﻙَ ﻭَ ﺍِﺷْﻬَﺎﺩِﻙَ ﻭَ ﻣِﺮْﺍَﺓُ ﺍَﻧْﻮَﺍﺭِ ﻣُﺤَﺒَّﺘِﻚَ ﻟِﺠَﻤَﺎﻟِﻚَ ﻭَ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻚَ ﻭَ ﻣُﺤَﺒَّﺘِﻚَ ﻟِﺼَﻨْﻌَﺘِﻚَ ﻭَ ﻣَﺤَﺎﺳِﻦِ ﻣَﺨْﻠُﻮﻗَﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﺣَﺒِﻴﺒُﻚَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ ﺍﻟِّﺬﻯ ﺍَﺭْﺳِﻠْﺘَﻪُ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ٭ ﻭَ ﻟِﺒَﻴَﺎﻥِ ﻣَﺤَﺎﺳِﻦِ ﺳَﺎْﻃَﻨَﺔِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺏَّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ٭ ﺑِﺤِﻜَﻤِﻴَّﺎﺕِ ﺻَﻨْﻌَﺔِ ﺻِﺒْﻐَﺔِ ﻧُﻘُﻮﺵِ ﻗَﺼْﺮِ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ٭ ﻭَ ﻟِﺘَﻌْﺮِﻳﻒِ ﻛُﻨُﻮﺯِ ﺟَﻠَﻮَﺍﺕِ ﺍَﺳْﻤَﺎﺋِﻚَ ﻳَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍﻟْﺎَﻭَّﻟِﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺧِﺮِﻳﻦَ ٭ ﺑِﺎِﺷَﺎﺭَﺍﺕِ ﻣَﻌَﺎﻧِﻰ ﻛَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺍَﻳَﺎﺕِ ﺳُﻄُﻮﺭِ ﻛِﺘَﺎﺏِ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ٭ ﻭَ ﻟِﺒَﻴَﺎﻥِ ﻣَﺮْﺿِﻴَّﺎﺕِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕِ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺭَﺿِﻴﻦَ ٭ ﻓَﺼَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠَّﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻟِﻪِ ﻭَ ﺍَﺻْﺤَﺎﺑِﻪِ ﻭَ ﺍِﺧْﻮَﺍﻧِﻪِ ﺑِﻌَﺪَﺩِ ﺣَﺴَﻨَﺎﺕِ ﺍُﻣَّﺘِﻪِ ٭ ﻭَ ﻧَﺴْﺘَﻮْﺩِﻉُ ﺣِﻔْﻈَﻚَ ﻭَ ﺣِﻤَﺎﻳَﺘَﻚَ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚَ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟﺸَّﻬَﺎﺩَﺍﺕِ ﺍﻟَّﺘِﻰ ﺍَﻧْﻌَﻤْﺘَﻬَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻓِﻰ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟﺴَّﺎﻋَﺔِ ٭ ﻓَﺎﺣْﻔَﻈْﻬَﺎ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟْﻘَﺒُﻮﻝِ ﻣِﻨَّﺎ ﺑِﺎَﺣْﺴَﻦِ ﻗَﺒُﻮﻝٍ ﺍِﻟَﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﺤَﺸْﺮِ ﻭَ ﺍﻟْﻤِﻴﺰَﺍﻥِ ٭ ﻭَ ﺍِﺟْﻌَﻠْﻬَﺎ ﻓِﻰ ﺻَﺤِﻴﻔَﺔِ ﺣَﺴَﻨَﺎﺗِﻨَﺎ ﻭَ ﺣَﺴَﻨَﺎﺕِ ﺍُﺳْﺘَﺎﺫِﻧَﺎ ﺑَﺪِﻳﻊُ ﺍﻟﺰَّﻣَﺎﻥ ﺳَﻌِﻴﺪَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭْﺳِﻰ ﺭَﺿِﻰَ ﺍﻟﻠﻪُ ﻋَﻨْﻪُ ﻭَ ﻓِﻰ ﺻَﺤَﺎﺋِﻒِ ﺣَﺴَﻨَﺎﺕِ ﻭَﺍﻟِﺪَﻳْﻨَﺎ ﻭَ ﻓِﻰ ﺻَﺤَﺎﺋِﻒِ ﺣَﺴَﻨَﺎﺕِ ﻃَﻠَﺒَﺔِ ﺭَﺳَﺎﺋِﻞ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺍﻟﺼَّﺎﺩِﻗِﻴﻦَ ﺍَﻣِﻴﻦَ٭

ﺑَﺤُﺮْﻣَﺔِ ﺳَﻴِّﺪِ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠِﻴﻦَ ٭ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ٭

ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ

ﻭَ ﻗُﻞِ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﻟَﻢْ ﻳَﺘَّﺨِﺬْ ﻭَﻟَﺪًﺍ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﻟَﻪُ ﺷَﺮِﻳﻚٌ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚِ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ﻟَﻪُ ﻭَﻟِﻰُّ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺬُّﻝِّ ﻭَ ﻛَﺒِّﺮْﻩُ ﺗَﻜْﺒِﻴﺮًﺍ٭

(ﺍَﻟﻠﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻗُﺪْﺭَﺓً ﻭَ ﻋِﻠْﻤًﺎ) ﺍِﺫْ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺑِﻜُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﺑِﻌِﻠْﻢٍ ﻣُﺤِﻴﻂٍ ﻟَﺎﺯِﻡٍ ﺫَﺍﺗِﻰٍّ ﻟﻠِﺬَّﺍﺕِ ﻳَﻠْﺰَﻡُ ﺍﻟْﺎَﺷْﻴَﺎﺀَ ﻟَﺎ ﻳُﻤْﻜِﻦُ ﺍَﻥْ ﻳَﻨْﻔَﻚَّ ﻋَﻨْﻪُ ﺷَﻲْﺀٌ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟْﺤُﻀُﻮﺭِ ﻭَ ﺍﻟﺸُّﻬُﻮﺩِ ﻭَ ﺍﻟﻨُّﻔُﻮﺫِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭَﺍﻧِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺍِﺳْﺘِﻠْﺰَﺍﻡِ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﻟِﺎِﺣَﺎﻃَﺔِ ﻧُﻮﺭِ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺑِﻌَﺎﻟَﻢِ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﻓَﺎﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻣَﺎﺕُ ﺍﻟْﻤَﻮْﺯُﻭﻧَﺔُ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﺰَﺍﻧَﺎﺕُ ﺍﻟْﻤَﻨْﻈُﻮﻣَﺔُ ٭ ﻭَﺍﻟْﺤِﻜَﻢُ ﺍﻟْﻌَﺎﻣَّﺔُ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻌِﻨَﺎﻳَﺎﺕُ ﺍﻟﺘَّﺎﻣَّﺔُ ٭ ﻭَﺍﻟْﺎَﻗْﻀِﻴَﺔُ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺔُ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﻗْﺪَﺍﺭُ ﺍﻟْﻤُﺜْﻤِﺮَﺓُ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺟَﺎﻝُ ﺍﻟْﻤُﻌَﻴَّﻨَﺔُ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎَﺭْﺯَﺍﻕُ ﺍﻟْﻤُﻘَﻨَّﻨَﺔُ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﻘَﺎﻧَﺎﺕُ ﺍﻟْﻤُﻔَﻨَّﻨَﺔُ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻫْﺘِﻤَﺎﻣَﺎﺕُ ﺍﻟْﻤُﺰَﻳَّﻨَﺔُ ٭ ﻭَ ﻏَﺎﻳَﺔُ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﺰَﺍﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﻘَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻴَﺎﺯِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻖِ ٭ ﻭَ ﺍﻟﺴُّﻬُﻮﻟَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺔِ ﻳَﺪُﻝُّ ﻛُﻞُّ ﺫَﻟِﻚَ ﻋَﻠَﻰ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﻋِﻠْﻢِ ﻋَﻠَّﺎﻡِ ﺍﻟْﻐُﻴُﻮﺏِ ﺑِﻜُﻞٍّ ﺷَﻰْﺀٍ ٭ (ﺍَﻟَﺎ ﻳَﻌْﻠَﻢُ ﻣَﻦْ ﺧَﻠَﻖَ ﻭَ ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﻄِﻴﻒُ ﺍﻟْﺨَﺒِﻴﺮُ) ﻓَﻨِﺴْﺒَﺔُ ﺩَﻟَﺎﻟَﺔِ ﺣُﺴْﻦِ ﺻَﻨْﻌَﺔِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﻋَﻠَﻰ ﺷُﻌُﻮﺭِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﺍِﻟَﻰ ﻧِﺴْﺒَﺔِ ﺩَﻟَﺎﻟَﺔِ ﺣُﺴْﻦِ ﺧِﻠْﻘَﺔِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﻋَﻠَﻰ ﻋِﻠْﻢِ ﺧَﺎﻟِﻖِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ.. ﻛَﻨِﺴْﺒَﺔِ ﻟُﻤَﻴْﻌَﺔِ ﻧُﺠَﻴْﻤَﺔِ ﺍﻟﺬُّﺑَﻴْﺒَﺔِ ﻓِﻰ ﺍﻟﻠَّﻴْﻠَﺔِ ﺍﻟﺪَّﻫْﻤَﺎﺀِ ﺍِﻟَﻰ ﺷَﻌْﺸَﻌَﺔِ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲِ ﻓِﻰ ﺭَﺍﺑِﻌَﺔِ ﺍﻟﻨَّﻬَﺎﺭِ.

(ﺍَﻟﻠﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻗُﺪْﺭَﺓً ﻭَ ﻋِﻠْﻤًﺎ) ﺍِﺫْ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﺮِﻳﺪُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻣَﺎ ﺷَﺎﺀَ ﺍﻟﻠﻪُ ﻛَﺎﻥَ ٭ ﻭَ ﻣَﺎ ﻟَﻢْ ﻳَﺸَﺄْ ﻟَﻢْ ﻳَﻜُﻦْ ٭ ﺍِﺫْ ﺗَﻨْﻈِﻴﻢُ ﺻَﻨْﻌَﺔِ ﻫَﺬِﻩِ ﺍﻟْﻤَﺼْﻨُﻮﻋَﺎﺕِ ﻣِﻦْ ﺑَﻴْﻦِ ﺍﻟْﺎِﻣْﻜَﺎﻧَﺎﺕِ ﺍﻟْﻐَﻴْﺮِ ﺍﻟْﻤَﺤْﺪُﻭﺩَﺓِ ٭ ﻭَ ﺍﻟﻄُّﺮُﻕِ ﺍﻟْﻌَﻘِﻴﻤَﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺣْﺘِﻤَﺎﻟَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺸَﻮَّﺷَﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟﺴُّﻴُﻮﻝِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺸَﺎﻛِﺴَﺔِ ﺑِﻬَﺬَﺍ ﺍﻟﻨِّﻈَﺎﻡِ ﺍﻟْﺎَﺩَﻕِّ ﺍﻟْﺎَﺭَﻕِّ ٭ ﻭَ ﺗَﻮْﺯِﻳﻨُﻬَﺎ ﺑِﻬَﺬَﺍ ﺍﻟْﻤِﻴﺰَﺍﻥِ ﺍﻟْﺤَﺴَّﺎﺱِ ﺍﻟْﺠَﺴَّﺎﺱِ ٭ ﻭَ ﺗَﻤْﻴِﻴﺰُﻫَﺎ ﺑِﻬَﺬِﻩِ ﺍﻟﺘَّﻌَﻴُّﻨَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﺰَﻳَّﻨَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺔِ ٭ ﻭَ ﺧَﻠْﻖُ ﺍﻟْﺎَﺷْﻴَﺎﺀِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺔِ ﺍﻟْﺤَﻴَﻮِﻳَّﺔِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺒَﺴِﻴﻂِ ﺍﻟْﺠَﺎﻣِﺪِ ﺍﻟْﻤَﻴِّﺖِ (ﻛَﺎﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﺑِﺠَﻬَﺎﺯَﺍﺗِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨُّﻄْﻔَﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟﻄَّﻴْﺮِ ﺑِﺠَﻮَﺍﺭِﺣِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺒَﻴْﻀَﺔِ ٭ ﻭَﺍﻟﺸَّﺠَﺮِ ﺑِﺎَﻋْﻀَﺎﺋِﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﺒَّﺔِ) ﻳَﺪُﻝُّ ﻛُﻞُّ ﺫَﻟِﻚَ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻥَّ ﻛُﻞَّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻣَﺼْﻨُﻮﻉٌ ﺑِﻤَﺸِﻴﺌَﺘِﻪَ ﻭَ ﺍِﺭَﺍﺩَﺗِﻪِ ﻭَ ﺗَﺨْﺼِﻴﺼِﻪِ ﻭَ ﺗَﺮْﺟِﻴﺤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﻟَﺎ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟَّﺎ ﻫُﻮَ ٭ ﻓَﻜَﻤَﺎ ﺍَﻥَّ ﺗَﻮَﺍﻓُﻖَ ﺫَﻭِﻯ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﻓِﻰ ﺍَﺳَﺎﺳَﺎﺕِ ﺍﻟْﺎَﻋْﻀَﺎﺀِ ﺍﻟﻨَّﻮْﻋِﻴَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﺠِﻨْﺴِﻴَّﺔِ ﻳَﺪُﻝُّ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻥَّ ﺻَﺎﻧِﻊَ ﺍﻟْﻜُﻞِّ ﻭَﺍﺣِﺪٌ ٭ ﻛَﺬَﻟِﻚَ ﺍَﻥَّ ﺗَﻤَﺎﻳُﺰَﻫَﺎ ﺑِﺎﻟﺘَّﻌَﻴُّﻨَﺎﺕِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻈَﻤَﺔِ ﻳَﺪُﻝُّ ﻋَﻠَﻰ ﺍَﻥَّ ﺫَﻟِﻚَ ﺍﻟْﺼَّﺎﻧِﻊَ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪَ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪَ ﻓَﺎﻋِﻞٌ ﻣُﺨْﺘَﺎﺭٌ ٭ ﻳَﻔْﻌَﻞُ ﻣَﺎ ﻳَﺸَﺎﺀُ ﻭَ ﻳَﺤْﻜُﻢُ ﻣَﺎﻳُﺮِﻳﺪُ ٭

(ﺍَﻟﻠﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻗُﺪْﺭَﺓً ﻭَ ﻋِﻠْﻤًﺎ) ﺍِﺫْ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻘَﺪِﻳﺮُ ﻋَﻠَﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﺑِﻘُﺪْﺭَﺓٍ ﻣُﻄْﻠَﻘَﺔٍ ﻣُﺤِﻴﻄَﺔٍ ﺿَﺮُﻭﺭِﻳَّﺔٍ ﻧَﺎﺷِﺌَﺔٍ ﻟَﺎﺯِﻣَﺔٍ ﻟﻠِﺬَّﺍﺕِ ٭ ﻓِﻤُﺤَﺎﻝٌ ﺗَﺪَﺍﺧُﻞُ ﺿِﺪِّﻫَﺎ ﻓَﻠَﺎ ﻣَﺮَﺍﺗِﺐَ ﻓِﻴﻬَﺎ ٭ ﻓَﺘَﺘَﺴَﺎﻭَﻯ ﺑِﺎﻟﻨِّﺴْﺒَﺔِ ﺍِﻟَﻴْﻬَﺎ ﺍﻟﺬَّﺭَّﺍﺕُ ﻭَ ﺍﻟﻨُّﺠُﻮﻡُ ﻭَ ﺍﻟْﺠُﺰْﺋِﻰُّ ﻭَ ﺍﻟْﻜُﻠِّﻰُّ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥُ ﻭَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢُ ﻭَ ﺍﻟﻨُّﻮَﺍﺓُ ﻭَ ﺍﻟﺸَّﺠَﺮُ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻏَﺎﻳَﺔِ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻖِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﺰَﺍﻥِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻖِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻴَﺎﺯِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻖِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﺗِّﻘَﺎﻥِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻖِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﻴَﺎﺯِ ﺍﻟْﺎَﺗَﻢِّ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻜَﺜْﺮَﺓِ ﻭَ ﺍﻟﺴُّﺮْﻋَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻮُﺳْﻌَﺔِ ﻭَ ﺍﻟﺴُّﻬُﻮﻟَﺖِ ﺍﻟْﻤُﻄْﻠَﻘَﺎﺕِ ٭ ﻭَﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟﻨُّﻮﺭَﺍﻧِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟﺸَّﻔَّﺎﻓِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﻘَﺎﺑَﻠَﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﻮَﺍﺯَﻧَﺔِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻣْﺘِﺜَﻞِ٭ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍِﻣْﺪَﺍﺩِ ﺍﻟْﻮَﺣِﺪِﻳَّﺔِ ٭ ﻭَ ﻳُﺴْﺮِ ﺍﻟْﻮَﺣْﺪَﺓِ ٭ ﻭَ ﺗَﺠَﻠِّﻰ ﺍﻟْﺎَﺣَﺪِﻳَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍﻟﺘَّﺠَﺮُّﺩِ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺏِ ٭ ﻭَ ﻣُﺒَﺎﻳَﻨَﺔِ ﺍﻟْﻤَﺎﻫِﻴَّﺔِ ٭ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﻋَﺪَﻡِ ﺍﻟﺘَّﻘَﻴُّﺪِ ٭ ﻭَ ﻋَﺪَﻡِ ﺍﻟﺘَّﺤَﻴُّﺰِ ٭ ﻭَ ﻋَﺪَﻡِ ﺍﻟﺘَّﺠَﺰِّﻯ ٭ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍِﻧْﻘِﻠَﺎﺏِ ﺍﻟْﻌَﻮَﺍﺀِﻕِ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻮَﺍﻧِﻊِ ﺍِﻟَﻰ ﺣُﻜْﻢِ ﺍﻟْﻮَﺳَﺎﺋِﻞِ ﺍﻟْﻤُﺴَﻬِّﻠَﺎﺕِ ٭ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﺬَّﺭَّﺓَ ﻭَ ﺍﻟْﺠُﺰْﺀَ ﻭَ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ﻭَ ﺍﻟﻨُّﻮَﺍﺓَ ﻟَﻴْﺴَﺖْ ﺑِﺎَﻗَﻞَّ ﺟَﺰَﺍﻟَﺔً ﻭَ ﺻَﻨْﻌَﺔً ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨَّﺠْﻢِ ﻭَ ﺍﻟْﻜُﻞِّ ﻭَ ﺍﻟْﻜُﻠِّﻰِّ ﻭَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ﻭَ ﺍﻟْﺸَﺠَﺮِ ٭ ﻓَﺨَﺎﻟِﻖُ ﻫَﺎﺗِﻴﻚَ ﻫُﻮَ ﺧَﺎﻟِﻖُ ﻫَﺆُﻟَﺎﺀِ ٭ ﻭَ ﺑِﺴِﺮِّ ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﻤُﺤَﺎﻁَ ﻛَﺎﻟْﺎَﻣْﺜِﻠَﺔِ ﺍﻟْﻤَﻜْﺘُﻮﺑَﺔِ ﺍﻟْﻤُﺼَﻐَّﺮَﺓِ ﺍَﻭْ ﻛَﺎﻟﻨُّﻘَﻂِ ﺍﻟْﻤَﺤْﻠُﻮﺑَﺔِ ﺍﻟْﻤُﻌَﺼَّﺮَﺓِ ٭ ﻓَﻠَﺎ ﺑُﺪَّ ﺍِﻥْ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﺍﻟْﻤُﺤِﻴﻂُ ﻓِﻰ ﻗَﺒْﻀَﺔِ ﺧَﺎﻟِﻘِﻬَﺎ ﻟِﻴُﺪْﺭِﺝَ ﻣِﺜَﺎﻟَﻪُ ﻓِﻴﻬَﺎ ﺑِﻤَﻮَﺍﺯِﻳِﻦ ﻋِﻠْﻤِﻪِ ﻭَ ﻳَﻌْﺼِﺮَﻫَﺎ ﻣِﻨْﻪُ ﺑِﺪَﺳَﺎﺗِﻴﺮِ ﺣِﻜْﻤَﺘِﻪِ ٭ ﻓَﻜَﻤَﺎ ﺍَﻥَّ ﻗُﺮْﺍَﻥَ ﺍﻟْﻌِﺰَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﻜْﺘُﻮﺏَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺠَﻮْﻫَﺮِ ﺍﻟْﻔَﺮْﺩِ (ﻳَﻌْﻨِﻰ ﺍﻟﺬَّﺭَّﺓَ ﺍﻟْﺎَﺻْﻐَﺮَ) بِذَرَّاتِ الْاَثِيرِ لَيْسَ بِاَقَلَّ جَزَالَةً مِنْ قُرْاٰنِ الْعَظَمَةِ اْلمَكْتُوبِ عَلٰى صُحُفِ السَّمٰوَاتِ بِمِدَادِ النُّجُومِ وَ الشُّمُوسِ ٭ فَكَاتِبُ هٰذَا هُوَ كَاتِبُ ذَاكَ ٭ كَذٰلِكَ لَيْسَ وَرْدُ الزُّهْرَةِ بِاَقَلَّ جَزَالَةً مِنْ دُرِّىِّ نَجْمِ الزُّهْرَةِ ٭ وَ لَا النَّمْلَةُ مِنَ الْفِيلَةِ ٭ وَ لَا النَّحْلَةِ مِنَ النَّخْلَةِ ٭ فَكَمَا اَنَّ غَايَةَ كَمَالِ السُّرْعَةِ وَ السُّهُولَةِ اَوْقَعَ اَهْلَ الضَّلَالَةِ فِى اِلْتِبَاسِ التَّشْكِيلِ بِالتَّشَكُّلِ ‌ـ﴿اْلمُسْتَلْزِمِ لِمُحَالَاتٍ غَيْرِ مَحْدُودَةٍ تَمُجُّهُ الْاَوْهَامُ‌ـ﴾ ٭ كَذٰلِكَ اَثْبَتَ ذٰلِكَ الْكَمَالُ لِاَهْلِ الْهِدَايَةِ وَ اْلحَقِيقَةِ تَسَاوِىَ النُّجُومِ مَعَ الذَّرَّاتِ بِالنِّسْبَةِ اِلٰى قُدْرَةِ خَالِقِ الْكَائِنَاتِ جَلَّ جَلَالُهُ اَللّٰه‌ اَكْبَرُ. سعيد النورسى

Önceki Risale: 3. Makam: 25. Söz ve ZeyilleriZülfikarHasan Feyzi'nin Mektubu ve Dua: Sonraki Risale

Advertisement