FANDOM


13.BEYT Edit

ORJİNAL METİN
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
1.
نى حديث راه پر خون مى‏كند
ney hedisi rahı por hun miküned .
ney kanlı yolun öyküsünü anlatıyor
Delightful pangs his am'rous tales prolong,.
2.
قصه هاي عشق مجنو ن ميكند
kıssahayi ışkı mecnun miküned,
mecnunun aşkından hikayeler anlatıyor
And Laili's frantick lover lives in song
Wikisource-logo
Vikikaynak'ta bu konuyla ilgili metin bulabilirsiniz.
Ruh-ul Mesnevi/13

hadis; lugatde cedîd ve örf-i âmda haber’ye kelam manâsına, ve örf-i muhaddisînde haber-i resûl sallallahü aleyhi ve sellemdir.

Güyâ Kur’an’a mukâbele mülâhaza olunmuşdur.

Zira Kur’an kadîm ve haber-i resûl hâdisdir.

Ve Sıhâh’da gelir ki, hâdis kadîmin zıddıdır.

Kelâmın kalîl ve kesirinde musta’meldir.

Zîra şey’en fe şey’en hâdis olmakdadır.

Râh-ı pürhûn’dan murâd, tarik-ı aşkdır ki ziyâde hatır-nâk yollarda kan dökile gelmışdir.

Ve bu ibâret iki manâya mahmûldur.

Biri budur ki tarîk-i aşkın her hatvesinde bin derd ü belâ ve renc u inâ vardır.

Nitekim Mevlânâ Câmî kelimâtında gelir:



METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
مكو كه قطع بيا با ن عشق آسا نست كه كو ههاى بلا ربك آن بيبا نست
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
Aşk çölünü aşmak kolaydır deme. Çünkü bela dağları o çölün kurnlanndandır
İNGİLİZCE TERCÜMESİ


Ve Hâce Hâfız kelimâtında gelir:


METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
كه بهر كام دران راه خطري نيست كه نيست
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
O tehlike yolunda mutluluktan eser yok, yok
İNGİLİZCE TERCÜMESİ


velehû;


METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
شب تاريك وبيم موج وكردابي جنين هاءل كجا دانند حال ما سبكحلهابا ران سا
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
Karanlık gece ve dalga ve girdap korkusu o kadar dehşetli ki, sahillerde oturanlar bizim durumumuzu nasıl bilsinler
İNGİLİZCE TERCÜMESİ


Şeb-i tarîk’den murâd celâl-ı zât ve bîm-i mevc’den murâd sıfât’ı- kahr ve girdâb’dan murâd girdâb-ı bahr-ı aşkdır ki imtehânât-ı hâiledir.

Sebükbârân-ı sahilden murâd zühhâd-ı ibâddır ki berr-i beşeriyetde kalmışlar ve deryâ-yı derde düşmüşlerdir.

Pes anlar hâtır ne idüğün bilmezler.

Onunçün hakikatde Adem aleyhisselâmın evlâd-ı maneviyesinden değillerdir.

Zira Adem’in cennetten dünyaya hubûtu mücerred bu derd ü belâ yüzünden terakki eder.

Kim ki bu belâ bârını üzerine almadan tenezzül buldu.

Onunçündür ki enbiyâ vü evliyâ aleyhisselâmda envâ-ı belâ ile mübtelâ olmadık yokdur.

Nitekim Yaküb aleyhisselam Mısır’da Yüsuf aleyhisselama tahrîr etdiği nâmede


METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
نحن من بيت ا لبلايا
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
Biz belalar evindeniz
İNGİLİZCE TERCÜMESİ


dedi. Ve fahr-ı âlem sallallahu aleyhi ve sellem


METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
اى ما صفي نبي مثل ما صفيت مااوي نبي مثل ما اوذيت
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
Peygamberin temiz dostluğu senin temizliğin gibidir
İNGİLİZCE TERCÜMESİ


Zîra beIâ sebeb-i tasfiyedir.

Ve tasfiye herkesin istidâdına göredir.

Çün fahr-ı âlem sallallahu aleyhi ve sellem kadr u menzilet ü istidâad u kâbiliyyet cihetinden ekmelü’l-halk idi.

Lâ-cerem cümleden ziyâde mübtelâ oldu.

Limuharririhî;

Dürr-i vaslı çıkardı çün elden Eşk-i âşık n’ola mercân olsa

Harc olur râh-ı Hakk’a her ne ki vâr Yanına kalmaz eğer cân olsa

Ve biri dahi budur ki, bu yolda nice kavâfil kesilmiş ve nice kanlar dökülmüşdür.

Zira rehzeni çok, berâzıhı hadden artıkdır, Şol zülumâtdır ki kat’ı hem-râhî-i Hızır’a menût ve bir bahr-i amîkdir ki keşti-i vücûdu tahlîsi melâhî-i Nuh’a merbûtdur.

Hususan tecelli-i ilmi mertebesınde hayâlât ve evhâm yoluna girmişlerdir ve ayne’l-yakin pâyesine kadem basdık sanıp kendi kendilerine neler etmişlerdir.

Şol yolun ki, her kademesinde bır sevme’a ve bir künişt ola, sâlik maksada niçe vüsûl bula? Ya çâh-ı ilhâda düşer veya tennûrzendakada pişer, ya pâ-yı bend-i ucb u gururla bağlanır kalır.

Veya bir ’-i i’tikâd marazına mübrela olup helak olur.

Mecnûn, cünûndan yâni ihtilâl-i akldan nâşî, kelâm u ef’âli müstakîm olmayana derler.

Burada Mecnûn Kays-ı Âmirî’nin lakabıdır ki Leylî onun ma’şukasıdır.

Cünûnu cünûn-ı âşkdır ki makbûldur. Kelimât-i Câmî’de gelir:


METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
حيرت عشق راه عقلم زد ار شدوني معا شر العقلا ء
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
Aşk hayreti akıl yolumu kestı. Ey akıllılar topluluğu beni irşad ediniz
İNGİLİZCE TERCÜMESİ


Ve Divân-ı Hâfız'da gelir:


METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
درره منزل ليلي كه خطرهاست دران شرط اول قدم انست كه مجنون باشي
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
Leyla’ya giden yolda öyle tehlikeler var ki oraya ilk adım atmanın şartı Mecnun olmaktır
İNGİLİZCE TERCÜMESİ


Manâ-yı beyt budur ki; ney ziyâde hâtir-nâk olan tarîk-i aşkın haberin söyler ve aşk-ı mecnûn kıssaların beyân eyler.

Zira Mecnûn Leylâ-yı mecâzi aşkına mübtelâ olup bu kadar müddet tîr-i belâya âmâc-gâh ve dest-i ibtilâdan hâlî tebâh olduğu gibi, Leylâ-yı hakiki aşkına giriftâr olanlar dahi nây gibi derd ile bağırların delmişlerdir ve hançer-i sitemle vücudların dilim dilim dilmişlerdir.

Şöyleki, avâz-ı pür-sûzları velvele-endâz-ı ehl-i zemin ü âsmân ve nâle-i ciger-güdâzları gulgule-perdâz mehâfil-i ins u cân olmuşdur.

Ve bunlardan nıceler kat-ı râh edemeyip ve tertib üzerine geldikleri yola gidemeyip kimi mevâlid bağına bende ve kimi anâsır çahına efkende ve kimi tabîat mertebesinde beste ve kiminin dahi âlem-i ervâha vusûlda pâ-yı hareke-


ti şikeste olup, her biri bir rehzen yüzünden helâk olmuşlar ve bir berzah içinde kalmışlardır.

Zîra cemî berâzıhdan ubûr ile mevsûf bir mürşid-i kâmilin irşâdına mevkûfdur.

Hususan aslu’l-usûl olan isti’dâd-ı ezeli ve tevfîk-i lem-yezelîdir Nitekim Fuzüli ke1imâtında gelir:

Azm u çerh erdi Mesihâ ki bula mi’râcın

Yitmedi menzil-i maksüda tarîk-ı talebi,


METNİN ORJİNALİ
LATİNO TRANSKRİPTİ
TÜRKÇE TERCÜMESİ
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
و قس عليه حا ل ايد ريس عليه السلام و غيره فما حصل لنبينا صلي اللهمن مراتب عليه وسلم من الو صو ل الي نهاية النهايات تجليات الافل و الصفات والذات لم يحصيل لغير من الاولين والاخرين فيا طوبي ||
LATİNO TRANSKRİPTİ BURAYA YAZILACAKTIR
Buna Idris aleyhisselamın ve diğerlerinin durumunu kıyas et. Bu itibarla bizimpeyganiberimize hasıl ve nasip olan niyetlerin nihayetindeki ilahi efal, sıfat ve zat tecellilerinin mertebeleri geçmiş ve gelecek olanlardan hiç kimseye hasıl ve nasip olmamıştır. Bundan dolayı kendisine ne mutlu
İNGİLİZCE TERCÜMESİ
"https://yenisehir.fandom.com/tr/wiki/Ruh-ul_Mesnevi/13?oldid=18646" adresinden alındı.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.