FANDOM


Süleymaniye Kürsüsünde 8 ' Mehmet akif ersoyBayrakSuleymaniye
Mehmet Akif Ersoy
Süleymaniye Kürsüsünde 10
(Süleymaniye Kürsüsünde 32 kb.büyük olduğu için 10 bölüme ayrılmıştır. Bu bölüm 9.sudur)


4'lü tablo sunumu Edit

Süleymaniye Kürsüsünde
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Savuşurken, o güzel mülkü verip ağyâra,

Tırmanır bir kayanın sırtına, etrafa bakar.

O güzel ülkeyi yabancılara verip savuşurken,


Bir kayanın sırtına tırmanır, etrafa bakar.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bırakıp çıktığı cennet gibi zümrüt ovalar,

Başlar ağlatmaya bîçâreyi hüngür hüngür!

Bırakıp çıktığı cennet gibi zümrüt ovalar,

Başlar ağlatmaya zavallıyı hüngür hüngür!

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Karşıdan vâlide sultan bunu pek haklı görür,

Der ki: "Çarpışmadın erkek gibi düşmanlarla;

Karşıdan valide sultan bunu pek haklı görür,

Der ki: "Çarpışmadın erkek gibi düşmanlarla;

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Şimdi, hiç yoksa, kadınlar gibi olsun ağla.

Bırakın mâtemi, yâhu! Bırakın fedyâdı,

Şimdi, hiç yoksa, kadınlar gibi olsun ağla.

Bırakın matemi yahu! Bırakın feryadı

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Ağlamak fâide verseydi, babam kalkardı

Göz yaşından ne çıkarmış Neye ter dökmediniz?

Ağlamak fayda verseydi, babam kalkardı.

Göz yaşından ne çıkarmış? Niye ter dökmediniz?

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bâri müstakbeli kurtarmıya bir azm ediniz.

Ye´se hiç düşmiyecek zerrece îmânı olan;

Bari geleceği kurtarmaya bir niyet ediniz.

Ümitsizliğe hiç düşmeyecek zerrece imanı olan;

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Sâde siz derdi bulun, sonra kolaydır derman.

Sizde erbâb-ı tefekkürle avâmın arası

Sadece siz derdi bulun, sonra kolaydır derman.

Sizde aydınlarla halkın arası

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Pek açık. İşte budur bence vücûdun yarası.

Milletin beyni sayarsak mütefekkir kısmı,

Pek açık. İşte budur bence vücudun yarası.

Milletin beyni kabul edersek aydınları,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bilmemiz lâzım olur halkı da elbet cismi.

Bir cemâat ki dimâğında dönen hissiyyât,

Saymamız gerekir halkı da elbet bedeni.

Bir toplum ki beyninde dönen hisler,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Cismin a´sâbına gelmez, durur âheng-i hayât;

Felcin a´râzını göstermeye başlar a´zâ.

Bedendeki sinirlere iletilemezse hayatın ahengi durur;

Organlar felç belirtileri göstermeye başlar.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Böyle bir bünye için vermeli her hükme rızâ.

Mütefekkir geçinenler ne diyor sizde bakın

Böyle bir bünye de çaresiz her hükme razı olur.

Aydın geçinenler ne diyor sizde bakın:

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Medeniyyette teâlîsi umûmen Şark´ın,

Yalınız bir yolu ta´kîb ederek kabildir

Bütün Doğu'nun medeniyette yükselmesi,

Yalnız bir yolu takip ederek mümkündür;

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Başka yollarda selâmet gözeten gâfildir.

Bakarak hangi zeminden yürümüş Avrupalı.

Başka yollarda kurtuluş gözeten aldanır.

Avrupalının hangi zeminden yürümüş olduğuna bakarak

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Aynı izden sağa, yâhut sola hiç sapmamalı

Garb´ın efkârını mâl etmeli Şark´ın beyni;

Aynı izden gitmeli, sağa yahut sola hiç sapmamalıdır.

Doğu'nun beyni Batı'nın fikirlerini sahiplenmelidir;

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Duygular çıkmalı hep aynı kalıptan yâni

İçtimâî, edebî, hâsılı her meselede,

Duygular hep aynı kalıptan çıkmalıdır yâni

Sosyal, edebî, kısacası her meselede,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Garb´ı taklîd edemezsek, ne desek beyhûde.

Bir de din kaydını kaldırmalı, zîrâ, o belâ,

Batı'yı taklit edemezsek, ne desek boşuna.

Bir de din bağım kaldırmalı, çünkü o belâ,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bütün esbâb-ı terakkîmize engel hâlâ!"

Gelelim şimdi, ne merkezde avâmın hissi...

Bütün ilerleme vasıtalarımıza engel hâlâ!"

Gelelim şimdi ne merkezde halkın duygulan...

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Şüphe yoktur ki tamâmiyle bu fikrin aksi:

Görenek neyse, onun hükmüne münkad olarak,

Şüphe yoktur ki tamamiyle bu fikrin tersi:

Görenek neyse, onun emrine boyun eğerek,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Garb´ın efkârını, âsârını düşman tanımak;

Yenilik nâmına vahy inse kabûl eylememek.

Batı'nın fikirlerini, eserlerini düşman tanımak;

Yenilik adına vahiy inse kabul eylememek.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Şöyle dursun o teceddüd ki dışardan gelecek,

Kendi milliyetinin kendi muhîtinde doğan,

Dışarıdan gelecek yenilikler şöyle dursun,

Kendi milliyetine has, kendisine ait bir ortamda çıkan,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Yerli, hem haklı teceddütlere hattâ udvan!

Müşterek hissi budur işte avâmın sizde.

Hem yerli hem de haklı yeniliklere hattâ düşman!

İşte sizde halkın ortak duyguları budur.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme

Mütefekkirleriniz tuttuğu yanlış sizde,

Öyle saplandı ki aldırmadı bir başkasına.

Mütefekkirleriniz tuttukları yanlış izde,

Öyle saplandı ki aldırmadı bir başkasına.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Hiç o gitsin de dönüp bakmıyarak arkasına,

Nâsın efkân ki efkâr-ı umûmiyye odur

Hiç o gitsin de dönüp bakmayarak arkasına,

Halkın fikirleri ki kamuoyu odur

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Gitmesin kendi yolundan... Bu nasıl kabil olur?

Açılıp gitgide artık iki hizbin arası.

Gitmesin kendi yolundan.... Bu nasıl mümkün olur?

Artık iki tarafın arası gitgide açılıp,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Pek tabî´î olarak geldi nizâın sırası.

Yıldırımlar gibi indikçe "beyin "den şiddet,

Pek tabi olarak sıra çatışmaya geldi.

Yıldırımlar gibi indikçe "beyin"den şiddet,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bir yanardağ gibi fıçkırdı yürekten nefret.

Öyle müdhiş ki husûmet: Mütefekkir tabaka,

Bir yanardağ gibi fışkırdı "yürek"ten nefret.

Öyle korkunç ki düşmanlık: Mütefekkir tabaka,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Her ne söylerse fenâ gelmede artık halka;

Hem onun zıddını yapmak ebedî mu´tâdı.

Her ne söylerse fena gelmede artık halka;

Artık sürekli alışkanlığı onun tersini yapmaktır.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bir felâket bu gidiş... Lâkin işin berbâdı:

Mütefekkir geçinenlerdeki taşkınlıktan,

Bir felaket bu gidiş... Fakat işin berbadı:

Mütefekkir geçinenlerdeki taşkınlıktan,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Geldi efkâr-ı umûmiyyeye mühlik bir zan:

"Bu fesâdın başı hep fen okumaktır" dediler;

Kamuoyunda tehlikeli bir zan oluştu:

"Bu bozgunculuğun başı hep fen okumaktır" dediler;

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Onu mahvetmeye kalktılar artık bu sefer.

Neye ilmin adı yok koskoca millette bugün?

Artık bu sefer onu yok etmeye kalkıştılar.

Niye ilmin adı yok koskoca millette bugün?

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Çünkü efkâr-ı umûmiyye aleyhinde bütün;

Çünkü yerleşmek için gezdiği yerlerde fünûn,

Çünkü bütün halkın düşüncesi ve fikirleri aleyhinde

Çünkü müsbet ilimler gezdiği yerlerde yerleşmek için,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Önce gâyetle büyük hürmet arar, sonra sükûn,

Asr-ı hazırda geçen fenlere sâhîp denecek

Önce çok büyük saygı, sonra huzur ortamı ararlar
Bu asırda geçerli müsbet ilimlere sahip denecek,
İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bir adam var mı yetişmiş içinizden, bir tek?

Mütefennin tanılan üç kişinin kıymeti de,

İçinizden yetişmiş bir adam var mı, bir tek?

Bilim adamı diye bilinen üç kişinin değeri de,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Münhasır anlamadan, dinlemeden taklîde.

Kim mesâîsini bir gâyeye vardırdı, hani?

Anlamadan, dinlemeden taklit etmekten ibaret.

Kim çalışmasını bir sonuca vardırdı, hani?

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Nazariyyâta boğulmakla geçen ömre yazık;

Amelî kıymetidir kıymeti ilmin artık.

Teoriler içinde boğulmakla geçen ömre yazıktır;
İlmin değeri artık hayata uygulanmasıyla orantılıdır.
İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Bu hakîkatleri lâkin kim okur, kim dinler?

Sivrilen zübbelerin hepsi beş on söz beller,

Bu gerçekleri fakat kim okur, kim dinler?
Sivrilen züppelerin hepsi beş on söz beller,
İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Düşünür "Dîni nasıl yıkmalı bunlarla?" diye.

Böyle bir maksad için çok bile i´dâdiyye!

Düşünür "dini nasıl yıkmalı bunlarla?" diye.

Böyle bir maksat için çok bile okumak lise!

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Üdebânız hele gâyetle bayağı mahlûkat...

Halkı irşâd edecek öyle mi bunlar? Heyhât!

Yazar ve şairleriniz hele çok bayağı yaratık...

Yazık! Halkı aydınlatacak öyle mi bunlar?

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Kimi Garb´ın yalınız fuhşuna hasbî simsar;

Kimi, Îran malı der; köhne alır, hurda satar!

Kimi Batı'nın yalnız fuhşuna gönüllü aracıdır;

Kimi İran malı der, eski alır, hurda satar!

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Eski dîvanlarınız dopdolu oğlanla şarab;

Biradan, fâhişeden başka nedir şir-i şebab?

Eski dîvanlarınız oğlan ve şarapla dopdoludur;

Gençliğin şiiri biradan, fahişeden başka nedir?

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Serserî: Hiç birinin mesleği yok meşrebi yok;

Feylesof hepsi; fakat pek çoğunun mektebi yok!

Serseri: Hiç birinin mesleği yok, meşrebi yok;

Filozof hepsi; fakat pek çoğunun felsefi ekolü yok!

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Şimdi Allah´a söver... Sonra biraz bol para ver.

Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder!

Şimdi Allah'a söver... Sonra biraz bol para ver:

Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder!

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
O benim en ebedî hasmım olan Rusya bile,

Hakkı teslim edelim! Hiç de değildir böyle.

O benim en ebedî düşmanım olan Rusya bile,

Hakkı teslim edelim! Hiç de değildir böyle.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Mütefenninleri tâ keşfe kadar tırmanıyor;

Edebiyyâtı anıldıkça zemin çalkanıyor.

Bilim adamları yepyeni keşiflerde bulunuyor;

Edebiyatı anıldıkça dünya çalkanıyor.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Kudretim yetse eğer, on yedisinden yukarı,

Üdebâ nâmına kim varsa, huduttan dışarı

Gücüm yetse eğer, on yedisinden yukarı,

Edip adı verilen kim varsa, sınırdan dışarı

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Atarım taktırarak boynuna bah-nâmesini;

Okuyan yaftayı elbette çıkarmaz sesini.

Atarım taktırıp boynuna bir yafta gibi edepsiz eserlerini;

Okuyan yaftayı elbette çıkarmaz sesini.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Sonra bir tan-ı telâfi bulurum gerçi garib

Konturat akdederek Rusya´dan on onbeş edib,

Sonra bu eksikliği telafi için bir yol bulurum
gerçi garip
Anlaşma yaparak, Rusya'dan on on beş
edip
İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Getirir, yazdırırım millet için birçok eser!

Gâlibâ bahsi değiştirdi bu müz´ic sözler...

Getirir, yazdırırım millet için birçok eser!

Galiba konuyu değiştirdi bu rahatsız edici sözler...

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Nerde kaldıktı? Evet, ortada bir pis uçurum,

Var ki, günden güne dehşetleniyor, korkuyorum.

Nerde kaldıktı? Evet, ortada bir pis uçurum

Var ki günden güne dehşeti artıyor, korkuyorum,

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme
Kapatılmazsa gelip bir yere şâyet efkâr

Olmasın millet-i merhûmeye bir kanlı mezâr:

Fikirler bir noktaya gelip kapatılmazsa eğer-

Olmasın zavallı millete bir kanlı mezar.

İngilizce Tercüme
Osmanlıca Tercüme


Şiir Metni
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Osmanlıca


Savuşurken, o güzel mülkü verip ağyâra,


Tırmanır bir kayanın sırtına, etrafa bakar.


Bırakıp çıktığı cennet gibi zümrüt ovalar,


Başlar ağlatmaya bîçâreyi hüngür hüngür!


Karşıdan vâlide sultan bunu pek haklı görür,


Der ki: "Çarpışmadın erkek gibi düşmanlarla;


Şimdi, hiç yoksa, kadınlar gibi olsun ağla. "


Bırakın mâtemi, yâhu! Bırakın fedyâdı,


Ağlamak fâide verseydi, babam kalkardı


Göz yaşından ne çıkarmış? Neye ter dökmediniz?


Bâri müstakbeli kurtarmıya bir azm ediniz.


Ye´se hiç düşmiyecek zerrece îmânı olan;


Sâde siz derdi bulun, sonra kolaydır derman.


Sizde erbâb-ı tefekkürle avâmın arası


Pek açık. İşte budur bence vücûdun yarası.


Milletin beyni sayarsak mütefekkir kısmı,


Bilmemiz lâzım olur halkı da elbet cismi.


Bir cemâat ki dimâğında dönen hissiyyât,


Cismin a´sâbına gelmez, durur âheng-i hayât;


Felcin a´râzını göstermeye başlar a´zâ.


Böyle bir bünye için vermeli her hükme rızâ.


Mütefekkir geçinenler ne diyor sizde bakın:


"Medeniyyette teâlîsi umûmen Şark´ın,


Yalınız bir yolu ta´kîb ederek kabildir;


Başka yollarda selâmet gözeten gâfildir.


Bakarak hangi zeminden yürümüş Avrupalı.


Aynı izden sağa, yâhut sola hiç sapmamalı


Garb´ın efkârını mâl etmeli Şark´ın beyni;


Duygular çıkmalı hep aynı kalıptan; yâni:


İçtimâî, edebî, hâsılı her meselede,


Garb´ı taklîd edemezsek, ne desek beyhûde.


Bir de din kaydını kaldırmalı, zîrâ, o belâ,


Bütün esbâb-ı terakkîmize engel hâlâ!"


Gelelim şimdi, ne merkezde avâmın hissi...


Şüphe yoktur ki tamâmiyle bu fikrin aksi:


Görenek neyse, onun hükmüne münkad olarak,


Garb´ın efkârını, âsârını düşman tanımak;


Yenilik nâmına vahy inse kabûl eylememek.


Şöyle dursun o teceddüd ki dışardan gelecek,


Kendi milliyetinin kendi muhîtinde doğan,


Yerli, hem haklı teceddütlere hattâ udvan!


Müşterek hissi budur işte avâmın sizde.


Mütefekkirleriniz tuttuğu yanlış sizde,


Öyle saplandı ki aldırmadı bir başkasına.


Hiç o gitsin de dönüp bakmıyarak arkasına,


Nâsın efkân ki efkâr-ı umûmiyye odur


Gitmesin kendi yolundan... Bu nasıl kabil olur?


Açılıp gitgide artık iki hizbin arası.


Pek tabî´î olarak geldi nizâın sırası.


Yıldırımlar gibi indikçe "beyin "den şiddet,


Bir yanardağ gibi fıçkırdı yürekten nefret.


Öyle müdhiş ki husûmet: Mütefekkir tabaka,


Her ne söylerse fenâ gelmede artık halka;


Hem onun zıddını yapmak ebedî mu´tâdı.


Bir felâket bu gidiş... Lâkin işin berbâdı:


Mütefekkir geçinenlerdeki taşkınlıktan,


Geldi efkâr-ı umûmiyyeye mühlik bir zan:


"Bu fesâdın başı hep fen okumaktır" dediler;


Onu mahvetmeye kalktılar artık bu sefer.


Neye ilmin adı yok koskoca millette bugün?


Çünkü efkâr-ı umûmiyye aleyhinde bütün;


Çünkü yerleşmek için gezdiği yerlerde fünûn,


Önce gâyetle büyük hürmet arar, sonra sükûn,


Asr-ı hazırda geçen fenlere sâhîp denecek


Bir adam var mı yetişmiş içinizden, bir tek?

Mütefennin tanılan üç kişinin kıymeti de,


Münhasır anlamadan, dinlemeden taklîde.


Kim mesâîsini bir gâyeye vardırdı, hani?


Nazariyyâta boğulmakla geçen ömre yazık;


Amelî kıymetidir kıymeti ilmin artık.


Bu hakîkatleri lâkin kim okur, kim dinler?


Sivrilen zübbelerin hepsi beş on söz beller,


Düşünür "Dîni nasıl yıkmalı bunlarla?" diye.


Böyle bir maksad için çok bile i´dâdiyye!


Üdebânız hele gâyetle bayağı mahlûkat...


Halkı irşâd edecek öyle mi bunlar? Heyhât!


Kimi Garb´ın yalınız fuhşuna hasbî simsar;


Kimi, Îran malı der; köhne alır, hurda satar!


Eski dîvanlarınız dopdolu oğlanla şarab;


Biradan, fâhişeden başka nedir şir-i şebab?


Serserî: Hiç birinin mesleği yok meşrebi yok;


Feylesof hepsi; fakat pek çoğunun mektebi yok!


Şimdi Allah´a söver... Sonra biraz bol para ver.


Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder!


O benim en ebedî hasmım olan Rusya bile,


Hakkı teslim edelim! Hiç de değildir böyle.


Mütefenninleri tâ keşfe kadar tırmanıyor;


Edebiyyâtı anıldıkça zemin çalkanıyor.


Kudretim yetse eğer, on yedisinden yukarı,


Üdebâ nâmına kim varsa, huduttan dışarı


Atarım taktırarak boynuna bah-nâmesini;


Okuyan yaftayı elbette çıkarmaz sesini.


Sonra bir tan-ı telâfi bulurum gerçi garib


Konturat akdederek Rusya´dan on onbeş edib,


Getirir, yazdırırım millet için birçok eser!


Gâlibâ bahsi değiştirdi bu müz´ic sözler...


Nerde kaldıktı? Evet, ortada bir pis uçurum,


Var ki, günden güne dehşetleniyor, korkuyorum.


Kapatılmazsa gelip bir yere şâyet efkâr


Olmasın millet-i merhûmeye bir kanlı mezâr:

O güzel ülkeyi yabancılara verip savuşurken,


Bir kayanın sırtına tırmanır, etrafa bakar.


Bırakıp çıktığı cennet gibi zümrüt ovalar,


Başlar ağlatmaya zavallıyı hüngür hüngür!


Karşıdan valide sultan bunu pek haklı görür,


Der ki: "Çarpışmadın erkek gibi düşmanlarla;


Şimdi, hiç yoksa, kadınlar gibi olsun ağla."


Bırakın matemi yahu! Bırakın feryadı:


Ağlamak fayda verseydi, babam kalkardı.


Göz yaşından ne çıkarmış? Niye ter dökmediniz?


Bari geleceği kurtarmaya bir niyet ediniz.


Ümitsizliğe hiç düşmeyecek zerrece imanı olan;


Sadece siz derdi bulun, sonra kolaydır derman.


Sizde aydınlarla halkın arası


Pek açık. İşte budur bence vücudun yarası.


Milletin beyni kabul edersek aydınları,


Saymamız gerekir halkı da elbet bedeni.


Bir toplum ki beyninde dönen hisler,


Bedendeki sinirlere iletilemezse hayatın ahengi durur;


Organlar felç belirtileri göstermeye başlar.


Böyle bir bünye de çaresiz her hükme razı olur.


Aydın geçinenler ne diyor sizde bakın:


"Bütün Doğu'nun medeniyette yükselmesi,


Yalnız bir yolu takip ederek mümkündür;


Başka yollarda kurtuluş gözeten aldanır.


Avrupalının hangi zeminden yürümüş olduğuna bakarak


Aynı izden gitmeli, sağa yahut sola hiç sapmamalıdır.


Doğu'nun beyni Batı'nın fikirlerini sahiplenmelidir;


Duygular hep aynı kalıptan çıkmalıdır; yâni:


Sosyal, edebî, kısacası her meselede,


Batı'yı taklit edemezsek, ne desek boşuna.


Bir de din bağım kaldırmalı, çünkü o belâ,


Bütün ilerleme vasıtalarımıza engel hâlâ!"


Gelelim şimdi ne merkezde halkın duygulan...


Şüphe yoktur ki tamamiyle bu fikrin tersi:


Görenek neyse, onun emrine boyun eğerek,


Batı'nın fikirlerini, eserlerini düşman tanımak;


Yenilik adına vahiy inse kabul eylememek.


Dışarıdan gelecek yenilikler şöyle dursun,


Kendi milliyetine has, kendisine ait bir ortamda çıkan,


Hem yerli hem de haklı yeniliklere hattâ düşman!


İşte sizde halkın ortak duyguları budur.


Mütefekkirleriniz tuttukları yanlış izde,


Öyle saplandı ki aldırmadı bir başkasına.


Hiç o gitsin de dönüp bakmayarak arkasına,


Halkın fikirleri -ki kamuoyu odur-


Gitmesin kendi yolundan.... Bu nasıl mümkün olur?


Artık iki tarafın arası gitgide açılıp,


Pek tabi olarak sıra çatışmaya geldi.


Yıldırımlar gibi indikçe "beyin"den şiddet,


Bir yanardağ gibi fışkırdı "yürek"ten nefret.


Öyle korkunç ki düşmanlık: Mütefekkir tabaka,


Her ne söylerse fena gelmede artık halka;


Artık sürekli alışkanlığı onun tersini yapmaktır.


Bir felaket bu gidiş... Fakat işin berbadı:


Mütefekkir geçinenlerdeki taşkınlıktan,


Kamuoyunda tehlikeli bir zan oluştu:


"Bu bozgunculuğun başı hep fen okumaktır" dediler;


Artık bu sefer onu yok etmeye kalkıştılar.


Niye ilmin adı yok koskoca millette bugün?


Çünkü müsbet ilimler gezdiği yerlerde yerleşmek için,
Ç'ünkü yerleşmek için gezdiği yerlerde
fünûn,'


Önce çok büyük saygı, sonra huzur ortamı ararlar.


Bu asırda geçerli müsbet ilimlere sahip denecek,


'İçinizden yetişmiş bir adam var mı,
bir tek?'


Bilim adamı diye bilinen üç kişinin değeri de,


Anlamadan, dinlemeden taklit etmekten ibaret.


Kim çalışmasını bir sonuca vardırdı, hani?


Gösterin bir ilme sahip olup o alanda ilerleyip yükseleni


Teoriler içinde boğulmakla geçen ömre yazıktır;
İlmin değeri artık hayata uygulanmasıyla orantılıdır.


Bu gerçekleri fakat kim okur, kim dinler?
Sivrilen züppelerin hepsi beş on söz beller,


Düşünür "dini nasıl yıkmalı bunlarla?" diye.


Böyle bir maksat için çok bile okumak lise!


Yazar ve şairleriniz hele çok bayağı yaratık...


Yazık! Halkı aydınlatacak öyle mi bunlar?


Kimi Batı'nın yalnız fuhşuna gönüllü
aracıdır;


Kimi İran malı der, eski alır, hurda
satar!


Eski dîvanlarınız oğlan ve şarapla dopdoludur;


Gençliğin şiiri biradan, fahişeden başka nedir?


Serseri: Hiç birinin mesleği yok, meşrebi yok;


Filozof hepsi; fakat pek çoğunun felsefi ekolü yok!


Şimdi Allah'a söver... Sonra biraz bol para ver:


Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk
eder!


O benim en ebedî düşmanım olan Rusya
bile, Hakkı teslim edelim! Hiç de değildir
böyle.


Bilim adamları yepyeni keşiflerde
bulunuyor;


Edebiyatı anıldıkça dünya çalkanıyor.


Gücüm yetse eğer, on yedisinden
yukarı,


Edip adı verilen kim varsa, sınırdan
dışarı


Atarım taktırıp boynuna bir yafta gibi edepsiz eserlerini;


Okuyan yaftayı elbette çıkarmaz sesini.


Sonra bu eksikliği telafi için bir yol bulurum;
-gerçi garip-'Anlaşma yaparak, Rusya'dan on on beş
edip


Getirir, yazdırırım millet için birçok eser!


Galiba konuyu değiştirdi bu rahatsız edici sözler...


Nerde kaldıktı? Evet, ortada bir pis
uçurum


Var ki günden güne dehşeti artıyor, korkuyorum,


-Fikirler bir noktaya gelip kapatılmazsa eğer-


Olmasın zavallı millete bir kanlı
mezar.

He gave a beautiful country to foreigners to slip away A rock climbing on his back, looks around. Such as leaving out the emerald plains of heaven, Heads very crying helpless! Download sultan not justify it sees She says: crashed enemies like a man; Now, if ever, get the network, such as women. " Let us mourn, man! Let the cry: If you gave money to cry, my father sits. Eye has done what years? Why sweat shed? Make an intention to save the future .

No faith will not fall in despair; Just say you find, after the cure is easy. Between intellectuals and the people you Not clear. Here is what I wound to the body. Assuming the brain of the nation's intellectuals, Surely the people must count the body. A society that the brain senses returned, Nerves in the body stops not send harmony of life; Organs begin to show signs of paralysis. Such a structure would be pleased with the helpless every provision. See what you live by Aydin says: "All of civilization, the rise of the East, Only by following a path is possible; fall for light of other ways of salvation. Europeans, which is looking at the floor and walked It should go on the track, never shall not deviate from the right or left. Adopt Western ideas in the brain of the East; Emotions must exit the same mold; wit: Social, literary, in short, every issue, If we can not emulate the West, nor build instructions to no avail. Attachment to the religion of a lift, because he darned, All progress is still tools obstacle! " Let us come to what is now the center of people's feelings ... There is no doubt that this idea is completely the opposite: Custom Anyway, he bowed to the orders, Western ideas, works to identify the enemy; Accepted on behalf of the revelation of Innovation don’t

Innovations from outside, let alone Nationality has its own, resulting in an environment of its own, Innovations in both domestic and justify even the enemy! Here are the common feelings of the people is what you have. wishes held at the track the wrong, So I did not mind clung to another. Regardless of the turn and never go behind it, People's ideas-that he is the public- Do not go their way .... How is this possible? Now, getting on and off between the two sides, Not as well as the conflict was needed. Thunderbolts once we delve as the "brain" of violence, Came forth like a volcano "heart" from hatred. It is a terrible hostility: thinker layer, Although no longer tells the public to come to bad; Now the opposite is to make his permanent habit. A disaster of this going ... But the work very bad: to live on thinker rampage, Public opinion is a dangerous suspicion occurred: "The head of corruption in all of science is to read," they said; Now this time, attempted to destroy him. Why is a huge nation today, science has no name? Because the positive trends to settle in places visited, Because to settle in places visited Fünun, ' 'First, a very great respect, and then look for peace and tranquility’ This is the current century with a negligible positive sciences, 'Do you have a man who grew up among you, a single? " The value of three people known as the man of science, Understanding,consists of listening to imitate.


Who does arrive work to a conclusion, you know? Scroll to the field of science is a show that rising Theories to be choked last life in shame; No longer proportional to the value of the application of science to life. Who reads these facts, but who listens? Your writers and poems very creature


Pity!Do they enlighten the public?

Some of them are volunteer tool only prostitution of West


Some of them says Iranion googds,bought old,sell scrap

Your old sofas are full of boy and wine


What is the poem of youth another beer and prostitute

Bum: No one has job and character


All of them are philosophers but


most of them haven’t philosophical scholl!

Now abuse at God hurl.After, give me some lots of money


Never ashamed he does custodian to protestants

Even Russia which is my eternal enemy


Let us deliver the right! Not at all like that,too

Scientists are making new discoveries


When the literature is remembered theworld is shaked

If my afford enough top of seventeen


Who is called poem out of bounds

I attached a label like naughty Works to your neck,


throw away the country


Of course someone who is read the label doesn’t say anything

After I find a way for compensating this lack


Strange though.By agreement I bring ten or fifteen poems from Rusian.


I print a lot of work fort he nation

I think the disturbing words changed the subject

Where we stayed?Yes there is a nasty gapin the middle.


Day by day its harrors are increasing.I’m afraid.

If the ideas shut down come to a point


It won’t be a bloody grave to poor nation

örnek osmanlıca مقدمة
Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Süleymaniye camiiSüleymaniyeEdit

Suleymaniye

Mehmet Akif Ersoy Süleymaniye Kürsüsünde

Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.