FANDOM


33. Hadis-i Şerif - Şerh-i Hadis-i Erbaiin İsmail Hakkı Bursevi şerhiEdit

33. HADîS-İ ŞERîF

عن ابن عباس رضي الله عنها عنهما ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال


İbn-i Abbâs Radıyallahü anhümâdan rivâyet buyurulduğuna göre Resûlullah Sallallahu Teâlâ Aleyhi ve Sellem buyurdu:

لو يعطى الناس بدعواهم

"Şâyet insanların mücerred davâları ve ihbarları üzerine, dâvâ olunan dâvâlının talep ettikleri emvâl, dimâ ve diyetleri (delîl ve hüccetsiz, şâhitsiz) olarak bilâ ispat it'a olunsa idi.”

Şerh: Yâni "insanlara mücerred söz ve iddiâları üzerine ispatsız olarak bir şey verilmez demektir.”

لا داعي رجال اموال قوم و دماءهم Yâni: "Erbâb-ı husûmetten pek çok kadın ve erkek, çok kavmin mallarını ve kanlarını talep ederlerdi.

Ve insanlar arasında adâvet-i azîmeye (büyük düşmanlığa) sebep olduğundan maâdâ, büyük zahmet ve zorluklar da meydana gelirdi.”

لكن البينة على المدعي

"Lâkin dâvâ edip, hak talep ve iddiâ eden kişiye beyyine; delîl, hüccet ve şâhit ile dâvâsını ispat etme lâzım geldi ve şart koşuldu.”

Şerh: l- Beyyine: Beyândandır ki keşf mânâsınadır. Keşf ise gerek sözle ve gerekse başka bir vechile olsun.

Binâenaleyh, Beyyine: Delâlet-i vâziha (açık delîl) dir ki dâvâ ânınla sâbit olup, hasmına gâlip gelir. Bu iki mânâ üzerine, şâhitlerin şehâdetlerine beyyine ve hüccet denildi.

2- Müddei: Şol kimsedir ki sözü içe ve dışa muhâlif ola. Ve cânibi müddet zaîf olmakla hüccet-i kaviyye teklif olundu. Zîrâ emri hafi zikr eder. (yâni gizli olan bir iş zikreder yani iddia eder.) Beyyine ise, yeminden daha kuvvetlidir. Bunun için evvel emirde ikâmet-i beyyine lâzım geldi. Böylelikle fesat def' ve ref' oluna. Ve müdde-i aleyh (dâvâlı) tarafı daha kavî olduğundan, hüccet-i zaîfe ile kanâat ve iktifâ olundu. Zîrâ emri zâhir zikreder (yâni dışta olan ve ortaya atılan bir şey, mevzû ve dâvâ hakkında konuşur ve beyanda bulunur). واليمين على من انكر

"Yemin ve kasemi billah, inkârı dâvâ eyleyen kimse üzerinedir. Eğer müddeînin beyyinesi yok ise, İmam Şâfıî (Rahimehullah) bir şâhit ve yemîn ile hüküm vermeyi tecvîz eylemiştir. Gerek dâvâcı ile dâvâlı arasında tanışma ve mahcûbiyeti mûcip bir hâl olsun veya olmasın.

Hülâsâ: Bilâ beyyine dâvâyı mal ve dimâ'dan tahzîr ve işâret-i bilâ burhân dâvâyı hâl ve makamdan tenfırdir. Zîrâ, bu iş lâf-u güzâfla olmaz. Belki sıdk-ı dâvâya bürhân gerek. Ânınçün, kümmel dâvâdan hâmûş ve ehl-i berzâh tavîlü-l lisân olur.

Bundan dolayı demişlerdir ki:

"Allah'ı kim bilir ve tanırsa lisânı tavîl olur. Bundan murat, maârif-i ilâhiyeyi bast, yoksa dâvâ değil.”

Ve yine demişlerdir ki:

"Mehabbet imtihan oluna gelmiştir. Zîrâ dâvâdan hâlî değildir. Mahbûb ise böyle değildir. Belki hâlis muhlistir ki anda imtihâna salih eser kalmamıştır.”

Ve şol ki meşâkk-i dünyadır, hükmü beşeriyettir. Ve illâ ekâmilin hayatları, hayât-ı tayyibe ve iyşleri iyş-i sâfidir.

Bunu böyle bil ve anla..

İsmail Hakkı Bursevi

Bu Hadîs-i Şeriften Alınacak Ders Ve İbretlerEdit

Bu mübârek hadîs-i şerîfte, bir dâvânın sübûtunda delîl ve hüccetin lüzûmu işâret buyuruluyor.

Kesin delil olmadan mücerred bir iddiâ ile bir mesele hakkında hüküm vermenin nice haksızlıklara ve düşmanlıklara sebep olacağını ve cemiyette herc-ü merclere zemin hazılayacağını hatırlatarak, her hangi bir iddiâyı ortaya atan kişi bunu ispat etmek zorundadır.

Aksi halde müfterî durumuna düşer ki bunun da dünyâ ve âhirette vebâli büyüktür.


Bâhusûs çağımızda medya aracılığı ile haberler çok süratle yayılıYor. Îcâbında milyonlarca insan o mesele istikâmetinde âdetâ şartlandırılmalıdır. Ta ki telâfisi mümkün olmayan azîm günah ve vebâl sâhibi olmak kuvvetle muhtemeldir.

Allah'ım! Sen insanımıza insâf iz'ân lütfeyle. Ve böylesine büyük cüretler netîcesinde helaktan kendilerini muhâfaza eyle. Kendi ayıp ve kusurlarımızla meşgul olmayı bizlere nasip eyle. Âmin. bi hürmeti seyyidi l-mürselîn

Şablon:Kırk hadis
İsmail Hakkı Bursevi İsminin Hat sanatıyla yazılışı

İsmail Hakkı Bursevi isminin hat sanatıyla meşk edilmesi

Bakınız

Şablon:İsmail Hakkı Bursevi d


İsmail Hakkı Bursevî Ismail Haqqi al-Barousawi Ismail Haqqi al-Barsawî شيخ اسماعيل حقي البرسوي İsmail Hakkı Tekkesi
Milletlerarası İsmail Hakkı Bursevi Sempozyumu Dosya:Sayi 4 makale 16.pdf İsmail Hakkı Bursevî Uluslararası Sempozyumu II [1]
Ruh-ul Beyan Tafsir Ruh al-Bayan The Kernel of the Kernel
Google books : Online Tefsir - Mevzu zannedilen hadisler çıkarıldı deniliyor. [2] ........ okuma [3] Tafsir Ruh al-Bayan تفسير روح البيان Author: Ismail Haqqi al-Barousawi (died 1127 AH) شيخ اسماعيل حقي البرسوي Tafsir Ruh al-Bayan is one of the famous Sufi Tafsirs of Quran, popular in Sunni scholars and often quoted from. Arabic version contains 10 volumes. It has also been translated in Urdu by Mufti Faiz Ahmed Owaisi The author Sheikh Ismail Haqqi was a great sheikh of Celveti Mujaddidi order. One of his Turkish books has been translated into English with the name "Kernel of kernels" The Kernel of the Kernel
Allah converses in Persian when content and in Arabic when angry ???[4] The Sunni scholar Imam Ismail Haqqi al-Barousawi (died 1127 AH) in his esteemed commentary of the Holy Quran, namely Ruh al-Bayan, Volume 10 page 480 under the commentary of Surah al-Qadr states: وفى بعض الاخبار ان الله تعالى اذا تكلم بالرحمة تكلم بالفارسية والمراد بالفارسية لسان غير العرب سريانيا كان او عبرانيا واذا تكلم بالعذاب تكلم بالعربية "And some narrations state that when Allah (swt) converses in kindness He does so in Farsi (Persian), Farsi meaning a language other than the language of the Arabs; be it Syrian or Hebrew, and when He makes reference to punishment, He converses in Arabic". Bazı haberlerde gelmiştir ki Allahü Teala rahmeti ile tekellüm edeceği zaman Farisiyle tekellüm eder; Farisi'den murad Arab lisanın gayrı Suryanice veya İbranice olur. Ve azap ile tekellüm edeceği vakit Arabi tekellüm eder.
Şablon:İsmail Hakkı Bursevi

İsmail Hakkı Bursevi Sempozyumu ve İsminin Hat sanatıyla yazılışı
{{}}{{}}
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.