FANDOM


Şablon:Samed

SAMED

Bir şeye yönelmek, azmetmek, birine güvenmek, adaletle hükmetmek, mutedil ve doğru olmak anlamındaki "s-m-d" kökünden gelen samed, bir toplumun önde geleni, en şerefli ve şanı en yüce olanı, iş ve ihtiyaç konusunda kendisine başvurulan, üstünde kimse bulunmayan ulu kişi, seyyid; eksiği, deliği, boşluğu ve ihtiyacı olmayan, nüfuz edilmeyen içi dolu şey demektir.

Samed, Allah'ın güzel isimlerinden biri olup, Kur'ân'da sadece İhlâs sûresinin 2. âyetinde geçmiştir: "Allah, samed'dir."

Allah'ın ismi olarak samed, her şeyin kendisine muhtaç olduğu, yöneldiği, her dilek ve isteğin mercii; hiç eksiği, kusuru ve ihtiyacı olmayan ulu, şanlı, dosdoğru, âdil ve güvenilir demektir. "samed", Allah'ın sübûtî ve selbî sıfatlarındandır.

Müfessirler, "samed" kelimesini farklı şekillerde tanımlamışlardır. Bunlardan bazıları şöyledir:

"İçi boş olmayan" (Lâ cevfe leh) yani eksiği, kusuru ve ihtiyacı olmayan, yemez, içmez, her şeyden müstağni (İbn Abbas, Mucahid, Said b. Cüber, Dahhâk, Hasen, İkrime).

"Yemez, içmez" (Şa'bî, Âmir).

"Hişvesi" yani işe yaramaz tarafı olmayan (Said bin el-Müseyyeb).

"Kendisinden hiçbir şey çıkmayan, doğurmayan ve doğurulmayan" (İkrime, Ebû'l-Âliye).

"Fani olmayan, sonu bulunmayan bâki, dâim" (Katade, Hasan Basri).

"Ululuk ve şeref kendisinde son bulan, yani ondan daha ulusu ve şereflisi bulunmayan" (A'meş, Şakîk b. Seleme, Süfyan).

"Kendisine afet arız olmayan" (Rabî' İbn Enes).

"Kendisinde hiç ayıp ve eksiklik bulunmayan, kâmil" (Mukatil İbn Hayyan).

"Yaratıklardan hiç birinin niteliği ile nitelenmeyen" (İbn Keysân).

"Herkesten müstağnî, herkes O'na muhtaç" (Ebû Hüreyre).

"Bütün sıfat ve fiillerinde kâmil olan" (Said b. Cübeyr).

"Galip olan, mağlup olmayan" (Cafer-i Sâdık).

"Dilediğini yapan, istediği hükmü veren" (Hüseyin bin el-Fudeyl).

"İstenilen şeylerde kendisine yönelinen, musîbetlerde kendisine sığınılan" (Süddî).

"İhtiyaçlarda kendisine yönelinen" (Dahhak, İbn Abbas).

"Kendisinin üstünde kimse bulunmayan" (Ali).

"Yüceliğinde, kemale ermiş seyyid, şerefinde kâmil olan şerîf, azametinde kâmil olan azîm, hilminde kâmil olan halîm, zenginliğinde kemale ermiş ğanî, ceberutlukta kemale ulaşmış cebbâr, ilminde kâmil olan alîm, hikmetinde kâmil olan hakîm, velhasıl O, şeref ve ululuğun her çeşidinde en mükemmel olandır. Bu sıfatlara sahip olan Allah'tır. Bu sıfatlar O'ndan başkasına layık olmaz (Taberi, IV, 30/346).

"Samed" lafzı bütün bu anlamları ifade eder. "Ehad" olan Allah, samed'dir; yaratıklara muhtaç değildir, yaratıklar O'na muhtaçtır. O, âleme muhtaç değil, âlem O'na muhtaçtır. Her şeyin maksudu O, kendisinin maksudu kendisidir. O başkasıyla tekemmül etmez, başkası O'nunla tekemmül eder. "Allah, âlemlerden müstağnîdir. (Onlara muhtaç değildir) (Ankebût, 29/6), "Hiçbir şey yoktur ki O'nun hazineleri bizim yanımızda olmasın..." (Hicr, 15/21) âyetleri Allah'ın "samed" olduğunu ifade eder.

Mekke müşrikleri, Allah'ı ve ilahlığını tanıyorlar, ancak ilahlıkta birliğini tanımıyorlardı. Putları aracı yapıyorlar, ihtiyaçlarını çeşitli ilahlarda arıyorlar, tek samedin Allah olduğunu bilmiyorlardı. Bu sebeple lâ ilâhe illallah=Allah'tan başka ilah yoktur denildikçe, "(Muhammed) tanrıları bir tanrı mı yaptı? Bu cidden tuhaf bir şeydir!" (Sâd, 38/5) diyerek şaşırıyorlardı.

Allah onlara tanıtılırken "Allahu ahad" şeklinde ahad kelimesi nekre olarak haber veriliyor. Bilin ki Allah tektir; deniliyor. Bir tek ilahın bütün mahlukatın ihtiyacını nasıl karşılayabilir? diye bir tereddüt olmaması için ve her şeyin O'na muhtaç olduğunu bildirmek ve hasr ifade etmek için lam-ı tarif ile "Allahü's-Samed" buyruluyor ki, böylece tam anlamıyla samed olmak, tek olan Allah'a mahsustur, ortağı olan tek olmayan, samed olamaz, samed olmayan da ilah olamaz denilmiş oluyor.

"Samed" ismi, Tirmizî ve İbn Mâce'nin el-esmâü'l-hüsna ile ilgili rivâyetlerinde de geçmiştir (Tirmizî, Deavat, 83; İbn Mace, Dua, 10). (İ.K.) Süleyman Ateş : Allâh Samed'dir.

Tefhim-ul Kuran : Allah, Samed'dir (her şey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).

Ümit Şimşek : Herşey her halinde o Allah'a muhtaçtır; O hiçbir şeye muhtaç değildir.

Yaşar Nuri Öztürk : Allah'tır; Samed'dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir!

Samed Her şeyin kendine muhtaç olup, kendisi hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan. (Allah)


Pek yüksek, dâim.

Refi' ve âli ve içi dolu şey.

Kavmin ulusu.


Edit

Lupa Sıfat Edit

Ico libri Anlamlar

[1] pek yüksek, ulu, ali
[2] daim, ebedi
[3] kendisine muhtaç olunan

Nuvola apps bookcase Köken

Nuvola apps bookcase Kökenvo:samed
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.