FANDOM


Sebahattin zaim
SEBAHATTİN ZAİM

SEBAHATTİN ZAİM

Sabahattin Zaim interview by LARIBA

Sabahattin Zaim interview by LARIBA

Sabahattin Zaim interview by LARIBA

Türkiyenin Sanayileşmesi 3 Prof. Dr

Türkiyenin Sanayileşmesi 3 Prof. Dr. Sebahattin Zaim

Türkiyenin Sanayileşmesi 3 Prof. Dr. Sebahattin Zaim

Prof. Dr. Sebahattin Zaim , İktısadın duayenı

Türkiye'de olduğu kadar uluslararası düzeyde de tanınan, ekonomi, kültür ve hayır 'ekol'ünün temsilcisi olmuş bir üniversite hocası o.

Kurucusu olduğu vakıf ve cemiyetler ona böyle bir isnad yapmamı doğru kılıyor sanırım. Türkiye Milli Kültür Vakfı, İlim Yayma Vakfı, Aydınlar Ocağı, İslami İlimler Araştırma Vakfı, [[Milletlerarası İslam İktisatçıları Cemiyeti]] kurucu üyesi ve İsviçre ile ABD'deki Milletlerarası Endüstri İlişkileri Cemiyetleri üyeliği. Bunlar cemiyet üyelikleri. Bunun dışında iş dünyasında da bir çok görevi olmuş. Onlara daha sonra geleceğiz. Prof. Sabahattin Zaim'in albümüne konuk oluyoruz bu hafta. Sabahattin Hoca, geçen yıl resmen emekli olmuş ama hâlâ bazı görevlerini fiilen sürdürüyor.

Zaim aslen *Rumelili.*

Daha geriye, üç asır öncesine gidince ise Konya'ya dayanıyor geçmişi. ???

Biraz daha derinlere gidince de Kafkasya'ya düşüyor yollarımız. ????

  • İştipli (Makedonya'da)* bir baba ile *Köprülülü* bir annenin üç çocuğundan ortancası olan Sabahattin Zaim, *Kenan Evren'in babası ile de hemşehri*.

Babası Mehmet Bey tarafından ailesi 17. asırda Rumeli'nin fethine katılarak Kafkaslar'a gelen Zaim'ler *İştip'e zeamet sahibi olarak yerleşince*, geride bırakmaya hazırlandığımız yüzyılın ikinci çeyreğine kadar Rumeli'de yaşarlar.

*Zaim*, *Vardar* ve *Babuna* akrabalığıEdit

Geçmişteki izlerini sürmeye ve şeceresini araştırmaya özel merakı olan Sabahattin Hoca'nın *ilk bilinen atası Aslan Zaim*. Ailenin Zaim soyadı da buradan geliyor zaten. Ancak Sabahattin Bey'in *amcaları* Hüseyin ve Ahmet, soyadı kanunu çıkınca Arapça olduğu için Zaim soyadını alamaz. Bunun üzerine *Özyürek soyadını kullanırlar.

  • Babası Mehmet Bey ise Zaim'in aile için ne ifade ettiğini izah eder ve bu soyadını kullanmaya 'hak' kazanır. Sabahattin Zaim Hoca'nın *anne tarafından soyağacı da Kafkaslar'a dayanmaktadır*.
  • Annesi Saime Hanım'ın dedelerinden Ayan Ahmet Ağa Rumeli'nin fethine iştirak etmek için Kafkasya'dan katılmıştır Osmanlı Ordusu'na*.

Balkanlar'da Köprülü'ye yerleşen Ayan Ahmet Ağa ve torunları da burada çiftçilik yapacaktır. Sabahattin Zaim'in *annesi Saime Hanım üç çocuklu bir aileye mensuptur. Diğer kardeşleri Nazire (Babuna) ve İbrahim Vardar'dır.

  • Nazire Hanım bildiğimiz Prof. Cevat, Cahit ve Cevdet Babuna'nın annesidir.
  • İbrahim Vardar da, bugün Sabah gazetesinde kendi üslubuyla 'kulak çekmeye' devam eden Ahmet Vardar'ın babasıdır.*
  • İbrahim Bey, Türkiye'ye geldikten sonra şimdiki Fatih Koleji'ni yaptıran vakfın beş kurucusundan biridir.
  • Dolayısıyla Zaim Hoca, Cevat Babuna ile teyze, *Ahmet Vardar'la dayı çocuğudur.
  • Rumeli'nin fethi için yollara düşen ve biri İştip, diğeri Köprülü'ye yerleşen bu iki aile sonraki yüzyıllarda Mehmet ve Saime'nin evlilikleri ile birleşecektir. Bu evlilikten *Burhanettin (Doğubank ve Sönmez Holding'in genel müdürü),* Sabahattin ve Mustafa doğacaktır.


Balkan savaşları ve sebahattin Zaim'in babası Edit

  • Sabahattin Zaim'in babası Mehmet Bey kereste ticareti ile meşgul olmakla

birlikte çiftlik, değirmen ve bağ bahçe sahibidir Rumeli'de. Dolayısıyla Zaim ailesinin hali vakti yerindedir o yıllarda. Mehmet Bey, Birinci Cihan Harbine gönüllü olarak katılır ve Kafkas Cephesi'nde savaşır. Onun öncesinde ise Balkan Harbinde, Balkanlar'daki Türkler'e uygulanan zulümlerin neticesinde aile herşeyini bırakıp Selanik'e gider, harp sonrası ise tekrar yurtlarına dönerler.*


Cita Tursi Azia Edit

Ancak Birinci Dünya Harbinden sonraki yıllarda Yugoslavya'nın Türk ve Müslümanlara uyguladığı ve 'Cita Tursi Azia' (Türkler Asya'ya) şarkıları eşliğinde süren zulüm, onları da yerlerinden edecektir. *Hükümetlerin dış Türkler konusundaki kayıtsızlığı burada da kendisini göstereceğinden halk kendi başının çaresine bakmak zorunda kalacaktır. *

Yıl 1934'tür. Baba Mehmet Bey, Reis--ül ulemaya danışarak "Burada İslami bakımdan hürriyetimiz kalmadı. Ama Türkiye'den de İslami bakımdan iyi haberler gelmiyor. Ne yapalım?" diye sorar. Ulemanın cevabı, "Orası Türkiye'dir. Yarın başka türlü olur. Burada kalırsanız çocuklarınıza evlenecek kız bulamayacaksınız" olunca birçok Türk aile gibi Zaim ailesi de yollara düşer. Oradaki tüm mal varlıklarını yok pahasına satmak zorunda kalırlar. Eski Yugoslavya'da Sırplar çobanlık, Bulgarlar da ırgatlık yapmaktadır. Toprak ise Türkler'in elindedir. Dolayısıyla malları alacak paralı insanlar da yok gibidir.

Zaim ailesi mallarının bir kısmını satar ama para transferi yasak olduğu için daha ziyade İstanbul'daki Yahudi komisyonculara yüksek meblağlar ödeyerek bu transferleri gerçekleştirirler. 1934'te ailesi ile birlikte bir İtalyan bandıralı gemiye binerek Türkiye'ye yola çıkan küçük Zaim, vapur Çanakkale'ye yaklaşınca çok heyecanlanacaktır: "Ayağımda tozluklu ayakkabılar, elimde bastonla (Balkan çocuklarının giyim tarzı) sekiz yaşında bir çocuk olarak Karaköy rıhtımına yanaştığımızda dayım tarafından karşılanarak Çarşamba'da dedemin evine (Şimdiki Fatih Kız Lisesi'nin bulunduğu yer) gittik. Böylece Türkiye hayatı başladı." Böylece ailenin üç asırlık Balkanlar macerası da sona erer.


Cumhurbaşkanı ile aynı sınıfta Edit

İlkokula Yugoslavya'da başlayan Zaim, *burada Makedonya'nın bugünkü cumhurbaşkanı Kiro Gligorov ile aynı sınıfta okur.* Üçüncü sınıftan sonrasını Çarşamba'daki Fethiye 16'ncı Okulunda tamamlar. Ardından 1943 yılında, okullarda Arapça ve Farsça yasaklanır, yerine Latince ve İngilizce eğitim verecek tedrisat değişikliği uygulamaya sokulur. Bu uygulama için de Galatasaray ve Ankara Atatürk Lisesi gibi Zaim'in liseyi okuyacağı Vefa Lisesi de pilot okul olarak seçilir. Latince ağırlıkla eğitim öğrencileri korkutmaktadır.

Vefa LisesiEdit

Klasik şube olarak adlandırılan ve otuz kişinin oluşturduğu sınıflara alınan öğrencilere büyük vaadlerde bulunulur: "Buraya gelen hocaların hepsi üniversiteden gelecek ve mezunların hepsini Avrupa'ya göndereceğiz." Gerçekten de hocalar üniversiteden gelir.

Ancak bu otuz kişi dersleri beğenmez ki sayıları onüçe düşer. Ama Zaim direnir ve ilk mezunlardan biri olur,

Bir sene sonra da Klasik Şube uygulaması kalkar. Lise sonrası mülkiye veya tıbbıye eğitimi ister, ikisi de tercihleri arasındadır.

MülkiyeEdit

Ama kısmetinde Mülkiye vardır. Mülkiyeden sonra, 1953'e kadar "Başlarken devlet memurlarının karşıladığı, ayrılırken de bütün kasaba halkının ağlaşarak uğurladığı" kaymakamlık mesleğini icra eder, Fatih (Kaymakam muavinliği), Eyüp, Malatya/ Kahta, Sinop/Ayancık ve Kastamonu/Abana'da.

Her an 'istifa mektubunu cebinde taşıdığı' kaymakamlığa politikanın daha fazla karışmasıyla dilekçesini yürürlüğe koyar ve daha önce başladığı doktora eğitimini devam ettirerek 1955'te İstanbul Üniversitesi'nde doktor olur ve emekli olacağı 1998'e kadar aynı üniversitede görev alır. Zaim aslında 1993'te emekli olacaktır ama Özal'ın açtığı 20 yeni üniversite dolayısıyla Üniversite Kanunu'na bir madde eklenir. Ek madde tam da Sabahattin Zaim Hoca'yı tarif etmektedir. Emeklilik yaşı geçen yıla kadar 72 olarak belirlenir.


Gümüş Motor'un ortaya çıkışı Edit

Sabahattin Zaim, Amerika'dan dönüşünde 1957'lerden sonra Zeyrek'teki Abdülaziz Efendi'ye gider dayısı ile birlikte. Buradaki toplantılarda 'İslami hareketin ilk genç nesli idi' dediği Erbakan, Mustafa Köseoğulları, Osman Çataklı, Karayolları Genel Müdürü Rıdvan Dedeoğlu, Korkut Özal ve Şadi Pehlivanoğlu gibi isimlerle tanışır. Türk sanayiinde önemli adım taşlarından birisi olacak Gümüş Motor projesi bu görüşmelerde ortaya çıkar. Ama ne Avrupalılar ne de Amerikalılar motor fabrikası satmazlar Türkiye'ye proje için. Zaim, bundan sonra iş hayatının içinde bulunmaya devam eder. Pancar Motor Yönetim Kurulu Üyeliği yapar 1958'de. Uzel Traktör Sanayii ile [[Anadolu Cam Sanayii]]'nin kurucularından olur, yönetim kurullarında görev alır. TÜMOSAN'da da yönetim kurulu üyeliğinde bulunur. Şimdilerde [[Faisal Finans Kurumu]]'nda Başkan vekili olan Zaim 1966--67 yıllarında da Koç Holding'de işçi--işveren münasebetleri danışmanlığı yapar. Koç'un Sosyal Yardım Vakfı'nı kurarak ayırılır oradan. Başta söylediğim vakıflara ek olarak birçok hizmette daha bulunur Prof. Sabahattin Zaim. 1971'deki Libya'da Dünya İslam Gençlik Kongresi'nde başkan yardımcısı olunca bundan sonra İslam ülkelerinde her türlü faaliyet için Sabahattin Zaim ismi aranan isim olur. [[Milli Prodüktivite Merkezi]]'nin kurucularından birisi olan Zaim, 1993'e kadar bu kurumla da ilişkisini kesmez. Özal ve Erbakan'la birlikte yönetim kurulunda bulunur ilk başlarda.

==Edit

Bakanlık teklifi ====


27 Mayıs 1960'ta ihtilalcilerden başlayarak hemen hemen her seçim döneminde siyasete girmesi yönünde teklifler alan Zaim, bu tekliflere kapısını hep kapalı tutar: "1958 yılında Muallimler Cemiyeti'nde konferans veriyorum. Ortak Pazar aleyhine ilk konuşmalar yapılıyor. Konferansta bir zat can kulağı ile dinliyor. Çıkınca da benimle evime kadar yürüdü. 27 Mayıs'tan sonra Milli Birlik Komitesi'nden birisinin ziyarete geleceğini söylediler. Meğer o 14'lerden Numan Esin'di." Zaim, Recep Doksat ve Mümtaz Turhan'larla beraber 14'lerden bakanlık teklifi alır, kabul etmezler. Bunun üzerine Sosyal İşler Komisyonu kurarak orada kanunlar hazırlayıp ülkenin yeni idarecilerine yardımda bulunurlar. Zaim, uzun yıllar kendisini ve ailesini siyasetin dışında tutar ama son seçimlerde Fazilet Partisi'nin 'en ileri geleninin', İstanbul İl Başkanı ve eski talebesi Numan Kurtulmuş vasıtasıyla israrlı tekliflerine "Aileden illa birini istiyorsan serbest meslek sahibi Kerim'i alın" der. Cıngıllıoğlu ailesinden Ülya Hanım'la (Ülya Hanım Sabah'ı aldığı söylenen Halit Cıngıllıoğlu ile akrabadır. Ama Sabahattin Hoca'ya göre pek görüşmemektedirler) evlenen Sabahattin Bey'in beş çocuğundan üçüncü çocuğu olan Kerim Bey, İstanbul Büyükşehir'de Divan Katibi ve Ümraniye Belediyesi İmar Komisyonu Üyesi olarak Zaim 'ler adına siyasete girmiş olur. Diğer çocukları da babasının yolunda giderek üniversitelerde görev alırlar. Mehveş (Tarım) Hanım doktordur, ikincisi Selim Bey ise Fatih üniversitesi'nde İşletme Bölüm Başkanı, dördüncü Abdülhalim Bey de bilgisayar mühendisidir. Saint Benoit mezunu Abdülhalim Zaim'i ise YÖK Amerika'ya doktora yapmak üzere gönderir. Ülya--Zaim çiftinin son çocukları Halil Zaim ise babasının yolunda ilerleyerek onun üniversitedeki yerini almaya hazırlanmaktadır.

Kafkasya ve Konya'dan Balkanlar'a uzanan, oradan yeniden Türkiye'ye dönüş yapan Zaimler'in hizmetleri devam ediyor. Biz de beğenerek izliyoruz...


'Hocaların Hocası' Prof. Dr. Sabahattin Zaim vefat etti Hocaların hocası, Profesör Doktor Sabahattin Zaim (81) tedavi gördüğü SemaHastanesi'nde 04:15'te yaşamını yitirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de aralarında bulunduğu birçok ünlü ismin hocalığını yapan Zaim, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

İşte fotoğraflarla Zaim HocaEdit

<http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=622786#>

Lenf kanseriEdit

Lenf Kanseri rahatsızlığı nedeni ile 15 gün önce ameliyat olan Zaim'in rahatsızlanması üzerine tekrar hastaneye kaldırıldığı, saat 04:15'te yaşamını yitirdiği öğrenildi. Zaim'in hastaneye kaldırılması sonrası Cumhurbaşkanı Gül'ün hastaneyi ve yakınlarını arayarak, Sebahattin Zaim'in sağlık durumu hakkında bilgi aldığı belirtildi.

Sema Hastanesi morgunda bulunan Zaim'in cenazesinin Pazartesi günü öğle namazını müteakiben Fatih Camii'nde kılınacak cenaze nemazının ardından Edirnekapı'daki aile mezarlığına defnedileceği ifade edildi.

SABAHATTİN ZAİM KİMDİR? Edit

Hocaların hocası Prof. Dr. Sabahattin Zaim, 1926 yılında Makedonya'nın İştip kasabasında doğdu. Ailesi ile birlikte 1934'te İstanbul'a göç etti. Yüksek öğrenimini Ankara Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi İdari Şube kısmında (1947) tamamladı. 1953 tarihinde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Siyaset Kürsüsü'nde asistan oldu ve tam 40 yıl aralıksız bir şekilde bu üniversitede doktor, doçent, profesör ve kürsü başkanı olarak görev yaptı.

Suudi Arabistan'daki Melik Abdülaziz Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi, Sakarya Üniversitesinde de İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin kurucu dekanı olan Zaim, 1998 yılında emekli olarak yarım asırlık akademik hayatını tamamladı.

Zaim, 1998-2000 yıllarında da YÖK üyeliği yaptı. Çalıştığı süre boyunca binlerce öğrenci ve bilim adamı yetiştiren ve bu nedenle hocaların hocası olarak anılan Prof. Zaim'in akademi ve fikir dünyasındaki ünü tüm dünyaya yayılmış bulunuyor.


EĞİTİME ADANAN BİR ÖMÜRDÜ: SABAHATTİN ZAİM...Edit

Hocaların Hocası ve İktisadın duayeni olarak anılan ve 81 yaşında tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybeden emekli Prof. Dr. Sabahattin Zaim, ilerleyen yaşına rağmen emekliliğini konferans vererek, öğrenci yetiştirerek, yurt içi ve yurt dışındaki sosyal ve kültürel etkinliklere katılarak değerlendiriyordu.

İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Prof. Dr. Zaim, vefatından bir süre önce AA muhabiriyle görüşmüş ve hayatıyla ilgili bazı kesitler hakkında bilgi vermişti. Bugüne kadar binlerce öğrenci yetiştiren ve yetiştirdiği öğrencilerin bir kısmı bugün devletin önemli kademelerinde olan Prof. Dr. Sabahattin Zaim, hep mütevazi yaşamıyla dikkat çekmişti. Prof. Dr. Zaim'in verdiği bilgiler doğrultusunda hayatının ilginç kesitleri şöyle...

Makedonya'nın İştip kasabasında 1926 yılında dünyaya gelen ve burada Türklere yönelik baskıların ardından ailesiyle birlikte 1934 yılında Türkiye'ye göç eden Prof. Dr. Sabahattin Zaim, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde bitirdi. Okulun ardından 6 yıl kaymakamlık yapan Prof. Dr. Zaim, 1953 yılında asistan olarak girdiği İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde 40 yıl boyunca görev yaptı. 5 çocuk babası, 10 torun sahibi olan Prof. Dr. Sabahttin Zaim, bugüne kadar yetiştirdiği öğrenciler ve iktisat alanındaki duayenliği nedeniyle hep saygı gören bir isimdi.

-İÜ'DEKİ VE MTTB'DEKİ YILLARI-Edit

Özellikle İslam Ekonomisi üzerine yaptığı teorik çalışmaları sebebiyle pek çok ödül alan Prof. Dr. Zaim, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İktisat Fakültesi'nde görev yaptığı sırada aynı zamanda Milli Türk Talebe Birliği'nde (MTTB) Sosyal İşler Başkanlığı görevini yürütüyordu.

Üniversiteden öğrencileriyle MTTB'de görüştüğünü ve dernek çatısı altında iktisat konferansları verdiğini anlatan Prof. Dr. Zaim, İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır sözünü hayatına ilke edindiğini her gittiği yerde açıklıyordu.

Üniversitelerin insan yetiştirme müesseseleri olduğuna inanan ve selektif eğitimin her zaman çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Zaim, her devletin 5-10 kişi tarafından yönetildiğini bu nedenle de insan yetiştirmenin herşeyden önemli olduğunu açıklıyordu.


FİDANLIĞINA DİKTİĞİ FİDANLAR- Edit

Prof. Dr. Zaim, İstanbul Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptığı sırada öğrenci yetiştirmeye verdiği önemi şu şekilde anlatmıştı:

1970'li yılların sonlarına doğru Sakarya Üniversitesinde İktisat Akademisi kurulmuştu. Fakültelere asistan almak çok zordu. Ancak akademilere ise asistan almak daha kolaydı, ben de kendi üniversitemin yanı sıra burada da ders veriyordum. Buraya 24 kişiyi asistan olarak aldım ve kendime göre bir fidanlık oluşturmuştum. Aldığım bu asistanlar arasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AK Parti Konya Milletvekili Prof. Dr. Sami Güçlü gibi şu anda tanınmış birçok siyasetçi ve bilim adamı bulunuyordu. Sakarya Üniversitesi'ne aralarında sayın Gül'ün de bulunduğu 24 asistanı aldığım zaman 'Ne yaptın hocam bu kadar insan alınır mı?' diyenlere, 'ben bir fidanlık oluşturdum, bu fidanlar yarın büyüyüp meyve vermeye başlayacak' yanıtını vermiştim.

Yetiştirdiği öğrenciler arasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, İçişleri Bakanı [[Beşir Atalay]], Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile eski siyasetçilerden Ali Coşkun, Nevzat Yalçıntaş gibi çok sayıda isim bulunan Prof. Dr. Zaim, öğrencilerinin bugün ülkenin idarecileri olacağını hayal edemediğini, ancak onların ülkeye, millete güzel hizmetler edeceklerine inandığını dile getirmişti.

-SABAHATTİN HOCA'NIN MÜTEVAZİLİĞİ- Edit

Prof. Dr. Zaim, bugün ülkeyi idare eden ve bir zamanlar öğrencileri olan yönetici ve siyasetçilere ekiplerini iyi kurmaları yönünde tavsiyelerde bulunuyordu, Büyük Selçuklu Devleti'nin önemli vezirlerinden Nizamül Mülk'ün Siyasetname adlı eserinden öğrencilerine tavsiyede bulunmuştu.

Lider, devleti idare edecek yakın çevresini çok iyi belirlemelidir. Onlar da kendi çalışacakları arkadaşlarını çok iyi seçmelidirler şeklinde Nizamül Mülk'ün yöneticilere tavsiyelerine dikkati çeken Prof. Dr. Zaim, önemli başarıların ekip işi olduğunu vurguluyordu.

Prof. Dr. Zaim, devleti idare edenlerin ekiplerini iyi kuramadıkları halde başarı sağlayamayacaklarını belirterek, demokrasiyi kadrolar sistemi olarak nitelendiriyor, halkın getirdiği iktidarların da kendi ekipleriyle gelip, kendi ekipleriyle gitmelerini istiyordu.


-ÖĞRENCİLERİYLE ANILARI... Edit

Hayatındaki önemli anılar Şair ve Yazar İsmet Özel tarafından kitaplaştırılması çalışmaları yürütülen Prof. Dr. Zaim, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü beyefendi, sakin, azimli ve vefalı bir kişi olarak niteleyebileceğini, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın ise yaptığı şakalarla belleğinde önemli iz bıraktığını açıklamıştı.

Öğrencilerinden Cumhurbaşkanı Gül'ün kendisi için ayrı bir yeri olduğunu ve hayatının hiçbir döneminde kendisiyle irtibatını koparmadığını belirten Prof. Dr. Zaim, Başbakan olduğu zaman Ankara'ya geldiğim sırada Sayın Gül bana, 'Bir numara olmanın işi zor hocam' demişti. Şu anda işinin çok daha zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Ama dualarımızla onun yanındayız demişti.


-EMEKLİLİK YILLARI...- Edit

Prof. Dr. Sabahattin Zaim, kurucu dekan olarak görev yaptığı Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden 1998 yılında emekli oldu, ancak ilimle uğraşmayı bırakmadı.

Emeklilik yıllarını okuyorum, yazıyorum ve konuşuyorum şeklinde değerlendirdiğini anlatan Zaim, emekliliğini konferans vererek, öğrenci yetiştirerek, yurt içi ve yurt dışındaki sosyal ve kültürel etkinliklere katılarak değerlendirdiğini kaydetti.

Evinde ağırladığı öğrencileriyle görüş alışverişinde bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Zaim, ayrıca Deniz Feneri Derneği'nin gönüllüsü olarak da özellikle Balkanlar'a yönelik yapılan çalışmaları bizzat yerinde gidip görüyordu.

Doğduğu İştip'e 72 yıl aradan sonra ilk defa geçen yıl Deniz Feneri Derneği'nin yaptırdığı Hamidiye Medresesinin açılışı için giden Prof. Dr. Zaim, son olarak 17 Eylülde Bosna-Hersek'te yaptırılan Cemil Biyedç Üniversitesi'nin açılışına katılmış ve burada gördüğü manzara karşısında duygulu anlar yaşamıştı.

Prof. Dr. Zaim, aynı zamanda Uluslararası Sarayova Üniversitesi'nin kurucu rektörü olarak da 2003-2004 yıllarında görev yapmıştı.


*SABAHATTİN ZAİM'İ HASTA YATAĞINDA EN ÇOK MAKEDONYA'DAN GELEN ÖĞRENCİLER SEVİNDİRMİŞ Edit

Sema Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlyas Akdemir, lenf kanserinden dolayı vefat eden Prof. Dr. Sabahattin Zaim'in çok fazla ağrı çekmediğini belirtti. Zaim'in son anına kadar Kur'an-ı Kerim okuduğunu anlatan Akdemir, kendisini en çok mutlu eden durumun ise Makedonya'da kendi ismini taşıyan okuldan gelen öğrencilerin ziyareti olduğunu belirtti.

Sabaha karşı vefat eden Sabahattin Zaim ile ile ilgili bilgi veren Sema Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlyas Akdemir kendisini 10 aydan bu yana takip ettiklerini belirtti. Akdemir, "10 aydır lenf kanseriydi. Öncesinde de bir By-pass ameliyatı geçirmişti. Son 3 haftadır da hastanemizde takip edilmekteydi. Daha sonra böbrek rahatsızlığı da eklendi. Kanser yayıldığı için hocamızı kaybettik. Kanserin yayılmış olması, hastanın da yaşlı olması nedeniyle kemoterapi uygulanmadı. Sadece ağrı kesici ve beslenmeye yönelik bir tedavi uygulandı." dedi. Dün kalbi durunca elektro şok uyguladıklarını anlatan Akdemir, "O zamana kadar şuuru açıktı. 12 saattir de yoğun bakımdaydı. Lenf kanseri kemiklere kadar yayılmıştı. Ama çok şükür çok ızdırap çekmedi. Bu hastalık çok ağır şekilde ağrılı seyreder. Kendisi çok ağrı çekmeden vefat etti." şeklinde konuştu.

Çok önemli kişilere emek verdiği için hastanede kaldığı 3 haftalık dönemde çokça ziyaretçisi olan Zaim'i Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da ziyaret ettiğini belirten Başhekim Akdemir, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de sık sık arayarak halini sorduğunu kaydetti. Akdemir, "Son anına kadar Kur'an-ı Kerim okudu. Bazı kitapları okudu. Sohbetlerle vaktini geçiriyordu. Makedonya kökenli olduğu için bu ülkeye yönelik hizmetlerden övgüyle bahsediyordu. Kendi ismi verilen bu ülkedeki okuldan gelen öğrencilerin ziyareti hocamızı çok mutlu etti. Bütün dünyada açılan okullardan sitayişle söz bahsederdi." diye konuştu.

CİHAN <http://www.zaman.com.tr/ara.do?author=43C4B048414E>

Abdullah Gül'ün de aralarında bulunduğu birçok ünlü ismin hocalığını yapan Prof. Dr. Sebahattin Zaim, bu sabah hayata veda etti. Sebahattin Hoca, kanser tedavisi görüyordu.

[image:Prof. Dr. Sebahattin Zaim vefat etti]

Hocaların hocası, Profesör Doktor Sabahattin Zaim (81) tedavi gördüğü Sema Hastanesi'nde 04:15'te yaşamını yitirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de aralarında bulunduğu birçok ünlü ismin hocalığını yapan Zaim, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

Lenf Kanseri rahatsızlığı nedeni ile 15 gün önce ameliyat olan Zaim'in rahatsızlanması üzerine tekrar hastaneye kaldırıldığı, saat 04:15'te yaşamını yitirdiği öğrenildi. Zaim'in hastaneye kaldırılması sonrası Cumhurbaşkanı Gül'ün hastaneyi ve yakınlarını arayarak, Sebahattin Zaim'in sağlık durumu hakkında bilgi aldığı belirtildi.

Sema Hastanesi morgunda bulunan Zaim'in cenazesinin Pazartesi günü öğle namazını müteakiben Fatih Camii'nde kılınacak cenaze nemazının ardından Edirnekapı'daki aile mezarlığına defnedileceği ifade edildi.

*SABAHATTİN ZAİM KİMDİR? Edit

Hocaların hocası Prof. Dr. Sabahattin Zaim, 1926 yılında Makedonya'nın İştip kasabasında doğdu. Ailesi ile birlikte 1934'te İstanbul'a göç etti. Yüksek öğrenimini Ankara Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi İdari Şube kısmında (1947) tamamladı. 1953 tarihinde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Siyaset Kürsüsü'nde asistan oldu ve tam 40 yıl aralıksız bir şekilde bu üniversitede doktor, doçent, profesör ve kürsü başkanı olarak görev yaptı.

Suudi Arabistan'daki Melik Abdülaziz Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi, Sakarya Üniversitesinde de İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin kurucu dekanı olan Zaim, 1998 yılında emekli olarak yarım asırlık akademik hayatını tamamladı.

Zaim, 1998-2000 yıllarında da YÖK üyeliği yaptı. Çalıştığı süre boyunca binlerce öğrenci ve bilim adamı yetiştiren ve bu nedenle hocaların hocası olarak anılan Prof. Zaim'in akademi ve fikir dünyasındaki ünü tüm dünyaya yayılmış bulunuyor.

  • İLGİLİ HABERLER*

Sebahattin Zaim Hoca-İktisadın Duayeni.

Kayalar ve İştip ve Köprülü üzerine Kartal değerlendirmeleriEdit

Hoca Kayalara yakın sayılır.

İştipten.

Hocamız Lenf kanserinden(lenfoma) vefat etti.

Kayalar ahalisinin pek hastalığı olmaz.

Şeker kalp özellikle damar rahatsızlığı pek görülmez.

Sadece hastalık olarak az ve orta arası miyop gözükür.

Onlarda matematik mantığıyla kafası çalışnalarda olur.

Cahit Arf (el-Cabirden sonra en büyük matematikçi )gibi.

Birde basur hastalığı olur.

Yanlız Molla Halit Hocalarda vs bir rahatsızlık vardır ki o da (lenfoma) lenf kanseridir.

Şirpençe (sanırım Yavuz Sultan Selim'in hastalığı idi. Ona da kanser derler)gibi devasız hastalıktır.

Rahmetlik abimde o lenfoma hastalığından gitmişti.

Hocaların hocasıda lenfoma kanserinden gitti.

Allah gani gani rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

http://groups.google.com/group/kailar/web/sebahattin-zaim-hoca-iktisadn-duayeni

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.