FANDOM


Hasbihâl Safahat Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Merhum İbrahim Bey


4'lü sunumu :Aslı Edit

Şiir Metni
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
سلمى
"Hemşîrezâdemdir. Dört yaşında öldü."
"Kız kardeşimin çocuğudur. Dört yaşında öldü."
"My sister's child. She died at four
همشيره زاده مدر.درتياشنده أولدى.
"Bütün gün işte boğuştum, içim sıkıldı. Yeter!
"Bütün gün işte boğuştum, içim sıkıldı.

I got bored , fought at work all day .

بوتون كون ايشته بوغوشدم ، ايچيم صيقيلدى.يتر!
Yeter! Yarın da aynı mezâhimle uğraşıp duracak
Yeter! Yarın da aynı sıkıntılarla uğraşıp duracak
Enough! Am I not going to struggle again
يارين ده عينى مزاحمله او غراشوب طوره جق
Değil miyim? Bana öyleyse, Şimdilik ister,
Değil miyim? Bana öyleyse, şimdilik ister,
Tomorrow So I need
دكلمى يم ؟ بكا اوياله يسه ، شيمد يلك ايستر ،
Ferâğ içinde düşünmek, vücûdu yormıyarak.
Rahatlık içinde düşünmek, vücudu yormayarak.
To think in comfort without tiring my body
فراغ ايچنده دوشونمك ، وجودى يورمايه رق
Hayât, ceng-i maîşet; cihansa ma´rekedir;
Hayat, geçim kavgası; dünya ise savaş alanıdır;
Life is a struggle of living ,the world is a field of battle;
حيات ، جنك معيشت ؛ جهانسه معركه در؛
Zaman zaman bu sükûnlar birer mütârekedir.
Zaman zaman bu dinlenmeler birer ateşkestir"
“Sometimes having rest is truce
زمان زمان بو سكونلر برر متاركه در.
Dedim, zemîne uzandım. Fakat huzur o ne zor!
Dedim, yere uzandım.Fakat huzur o ne zor!
I said, I lied down but how difficult to have peace !
ديدم ، زمينه اوزاندم.فقط حضور او نه زور!
Dakîka sürmedi hattâ benim bu yaslanmam...
Dakika sürmedi hattâ benim bu yaslanmam...
Lying down lasted in a minute
دققه سورمدى حتّى بنم بو ياصلانمام..
Bir eski komşu gelip: "Vâliden selâm ediyor,
Bir eski komşu gelip:"Validen selam ediyor,
An old neighbor came and said: "your mum is greeting,
بر أسكى قومشو كلوب:والده ك سلام ايديور ،
Diyor ki: Hasta ağırlaştı, durmasın, akşâm
Diyor ki:Hasta ağırlaştı, durmasın, akşam
She says:” the patient is getting worse. Don’t loose time
دييور كه : خسته آغيرﻻشدى ، طورماسين ، آقشام ،
Hemen bizim eve gelsin" deyince davrandım,
Hemen bizim eve gelsin" deyince davrandım,

When your job finish come home immediately I

went to the disperse house
همان بزم أوه كلسين. ديينجه طاوراندم ،
O âşiyân-ı perişâna doğru yollandım.
O perişan yuvaya doğru yollandım.
My mother hugged me when I entered .
او آشيان پريشانه طوغرى يوللاندم.
Sarıldı boynuma annem, girince ben içeri.
Sarıldı boynuma annem, girince ben içeri.
My mother hugged me when I entered
صاريلدى بوينمه آننه م كيرنجه٬ بن ايچرى.
Diyordu ağlıyarak: Görme, Âkif'im çocuğu!
Diyordu ağlayarak: Görme Akif'im çocuğu!
Crying she said:-Don’t look at the chld Akif !
دييوردى آغلايه رق : -كورمه ، عاكفم٬ چوجوغى!
Senin değil, yedi kat ellerin yanar ciğeri,
Senin değil yedi kat ellerin yanar ciğeri,
Gras lights up your hands, not seven times
سنك دكل ، يدى قات ايللرك يانار جكرى ،
Ölüm döşekleri üstünde görse yavrucuğu.
Ölüm döşekleri üstünde görse yavrucuğu.
O my son sees death on mattresses
أولوم دوشكلرى اوستنده كورسه ياوروجوغى.
Şükür, bugün azıcık farklıdır, diyorduk dün..
Şükür, bugün azıcık farklıdır, diyorduk dün...
Fortunately, a little different today, said yesterday
شكر ، بو كون آزيجق فرقليدر ، دييوردق دون...
O pembe pembe yanaklar kireç kesildi bugün!
O pembe pembe yanaklar kireç kesildi bugün!
He was cut lime pink cheeks today
او پنبه پنبه ياناقلر كيرچ كسيلدى بوكون !
Filân hekim, dediler. Geldi, baktı, anlamadı.
Filan hekim, dediler. Geldi, baktı, anlamadı.
Filan doctors, they said. Came, looked, did not understand.
فلان هكيم ، ديديلر.كلدى ، باقدى ، آكلامادى.
Hayır, fılân daha bir anlayışlıdır, dediler.
Hayır, filan daha bir anlayışlıdır, dediler.
No, more than a anlayışlıdır blah blah, they said
خاير ، فلان داها بر آكلاييشليدر ، ديديلر.
Meğer yalan yere çıkmış o sersemin de adı!
Meğer yalan yere çıkmış o sersemin de adı!
It turned out that a lie out in the name of suckers!
مكر ياﻻن يره چيقمش او سرسمك ده ادى !
Bırak ki anlasalar var mı çâre hiç? Ne gezer!
Bırak ki anlasalar var mı çare hiç? Ne gezer!
Is there any remedy that anlasalar Drop? What travels
برق كه آكلاسه لر وارمى چاره هيچ ؟ نه كزر !
Hekim ilâçları, oğlum, bütün tesellîdir.
Hekim ilaçları, oğlum, bütün tesellidir.
Medicine physician, my son, all consoled
هكيم علاجلرى ،اوغلم٬ بوتون تسليدر.
İlâç yiyip iyi olmak, o bir tecellîdir.
İlaç içip iyi olmak, o bir tecellîdir.
Drug drink and be good, she is the emanations
علاج ييوب ايى اولمق ، او بر تجليدر.
Kesildi kardeşin artık yemekten, içmekten;
Kesildi kardeşin artık yemekten, içmekten;
Lost your sister is now eating, drinking
كسيلدى قاردهشك آرتق يمكدن ، ايچمكدن ؛
Lâkırdı dinlemiyor, kendini helâk ediyor.
Söz dinlemiyor, kendini helak ediyor.

It listens, is itself destroyed

ﻻقيردى ديكله ميور ، كندينى هلاك ايدييور.
O, hastadan daha şâyân-ı merhamet... Görsen...
O, hastadan daha acınmaya lâyık... Görsen...
He acınmaya patients deserve more ... See, ...
او، خسته دن دها شايان مرحمت...كورسه ك...
Dedikçe "Anne, çocuktan ümîdi kes... Gidiyor!"
Dedikçe "Anne, çocuktan ümidi kes...Gidiyor!"
Dedikçe "Mother, children, cut ... hope it going!"
ديدكجه آننه ، چوجقدن اميدى كس...كيديور!
Telâş içinde kalıp büsbütün şaşırmadayım.
Telaş içinde kalıp büsbütün şaşırmadayım.
Şaşırmadayım die altogether in a hurry
تلاش ايچنده قالوب بوسبوتون شاشرمادهيم.
Eğer yetişmese imdâda yok mu komşu hanım...
Eğer yetişmese imdada yok mu komşu hanım...
İngilizce Tercüme Buraya
اكر يتشمسه امداده يو قمى قو مشو خانم...
-Görünmüyor, hani hemşîre nerdedir? Gelsin.
-Görünmüyor, hani kızkardeşim nerdedir?-Gelsin.
-Invisible, you know, sister, O Muse?-come.
-كورونميور ، هانى همشيره نرده در ؟كلسين.
Benim sözüm ne kadar olsa başkadır, belki
Benim sözüm ne kadar olsa başkadır,belki
My word is different in how much though, maybe
بنم سوزم نه قدر اولسه باشقه در ، بلكه
Biraz bulurdu teselli...
Biraz bulurdu teselli...
Do not have a neighbor lady if you catch the breach
براز بولوردى تسلى...
-Nasıl da söylersin!
-Nasıl da söylersin!
How can you say that
--نصل ده سويلرسين!
Lâkırdı kâr edecek kim? Duyar mı hiç beriki?
Söz dinleyecek kim? Duyar mı hiç beriki?
-The Who will listen? -Have you ever beriki Duyar?
ﻻقيردى كار ايده جك كيم ؟ طويارمى هيچ بريكى؟
Kolay bir iş mi? Senin anne olduğun var mı?
-Kolay bir iş mi?-Senin anne olduğun var mı?
Easy toDid he work?-Do you have your parents are?
قوﻻى بر ايشمى؟ سنك آننه اولديغك وارمى؟
Çocuk o halde iken anne sözden anlar mı?
Çocuk o halde iken anne sözden anlar mı?
While the mother-child promise then you understand
چوجوق او حالده ايكن آننه سوزدن آكلارمى؟
Bu hem kaçıncı felâket? Beşinci! Yâ Rabbi,
Bu hem kaçıncı felaket?Beşinci? Ya Rabbi,
This is both a disaster-Which?-fifth? -Ya Rabbi,
بو هم قاچنجى فلا كت؟ بشنجى ! ياربى ،
Tamam beşinci seferdir ki kız ölüm görecek!
Tamam beşinci seferdir ki kız ölüm görecek!
Okay the fifth time it will see the death girl!
تمام بشنجى سفردر كه كيز اولوم كوره جك!
Bu son ümîdi de şâyed giderse dördü gibi,
Bu son ümidi de şayet giderse dördü gibi,
This is the last hope if it goes in like four of them,
بو صوك اميدى ده شايد كيدرسه دردى كبى ،
Zavallı kendini vaktinden evvel öldürecek.
Zavallı kendini vaktinden evvel öldürecek.
The poor will kill themselves prematurely
زواللى كندينى وقتندن اول أولدوره جك
Çıkıp da gör hele bir kerre şimdi Selmâ'yı
Çıkıp da gör hele bir kere şimdi Selma'yı...
Selma especially once ... now go out on
چيقوب ده كور هله بر كره شيمدى سلمايى...
Ne hâle koydu felek git de bak o sîmâyı!
Ne hâle koydu felek, git de bak, o simayı!
What become destiny laid, go look at that face
نه حاله قويدى فلك ، كيتده باق ، او سيم يى!
Sabahleyin dili, baktım, biraz ağırlaşıyor...
Sabahleyin dili, baktım, biraz ağırlaşıyor..
Language in the morning, I looked a bit heavy ..
صباحلين ديلى ، باقدم ، برآز آغيرلاشيور...
Melil melil bakıyor şimdi bülbül evlâdım!
Kederli kederli bakıyor şimdi bülbül evladım!
Now my son is looking mournful grieving nightingale
مليل مليل باقيور شيمدى بلبل اولادم!
Ne zâlim illet imiş: Bir çocukla uğraşıyor...
Ne zalim hastalıkmış: Bir çocukla uğraşıyor...
What a cruel hastalıkmış: dealing with a child ...
نه ظالم علت ايمش : بر چوجوقله اوغراشيور...
O olmasaydı da ben keşke hasta olsaydım.
O olmasaydı da ben keşke hasta olsaydım.
wish I wish that he not been ill
او اولماسه يدىده بن كاشكى خسته اولسه يدم.
Şikâyet olmasın amma tahammülüm bitti...
Şikâyet olmasın ama tahammülüm bitti...
The complaint is over or not, but bear it ...
شكايت اولماسين اما تحملم بيتدى...
Günaha girmedeyim durmuşum da bak şimdi!
Günaha girmedeyim durmuşum da bak şimdi!
See also the temptation has not entered durmuşum now!
كناهه كيرمه ده يم طورمشم ده باق شيمدى!
Ne manzaraydı ki bir kuş kadar uçan o melek
Ne manzaraydı ki bir kuş kadar uçan o melek
What scene is that as a bird flying angel
نه منظره يدى كه بر قوش قدر اوچان او ملك
Dururdu bî-hareket, kol kanad kımıldamıyor!
Dururdu hareketsiz, kol kanat kımıldamıyor!
Stood motionless, arms kımıldamıyor wing!
طوروردى بى حركت ، قول قاناد قيميلداميور!
Gözünde nûr-i nazar titriyor, hemen sönecek...
Gözünde bakışın ışığı titriyor, hemen sönecek...
Soil color of the silver into his forehead
كوزنده نور نظر تيترييور همان سونه جك...
Dudakta nâtıka donmuş; kulak söz anlamıyor!
Dudakta konuşma donmuş; kulak söz anlamıyor!
Soil color of the silver into his forehead
دوداقده ناطقه طونمش ؛ قولاق سوز آكلاميور!
Türâb rengine girmiş cebîn-i sîmîni;
Toprak rengine girmiş gümüşten alnı;
Soil color of the silver into his forehead
تراب رنكسنه كيرمش جبين سيمينى؛
Ölüm merâreti duydum, öpünce leblerini!
Ölüm acılığı duydum, öpünce dudaklarını!
I hear bitterness of death, öpünce lips!
أولوم مرارتى طويدم أوپونجه لبلرينى!
Başında annesi mâtem tecessüm etmiş de
Başında annesi matem cisimleşmiş de
Embodied at the beginning of the mourning mother
باشنده آننه سى -ماتم تجسم اتيش ده
Kadın kıyâfeti almış gibi durur mebhût;
Kadın kılığına girmiş gibi durur şaşkın;
Women dressed as confused as stops
قادين قيافتى آلمش كبى -طورور مبهوت؛
Yanında komşu kadınlar hurûşa âmâde,
Yanında komşu kadınlar coşup ağlamaya hazır,
Near neighbor women ready to cry, be successful,
ياننده قومشو قادينلر خروشه آماده
Eğerçi ortada dönmekte bir mehîb sükût.
Gerçi ortada korkunç bir sessizlik görünmekteyse de.
Though it appears to the middle of a terrible silence.
اكرچه اورته ده دونمكده بر مهيب سكوت.
Girince ben odadan hepsi kalktılar ayağa,
Girince ben odaya hepsi kalktılar ayağa,
I entered the room they all stood up,
كيرنجه بن اوطه دن هپسى قالقديلر آياغه
Kızıyla annesi mıhlıydılar fakat yatağa!
Kızıyla annesi mıhlıydılar fakat yatağa!
Mıhlıydılar daughter's mother, but the bed!
قيزيله آننه سى ميخليديلر فقط ياتاغه!
Dedim: Nedir bu senin yaptığın, düşünsene bir..
Dedim: Nedir bu senin yaptığın, düşünsene bir...
I said: What is it that you did, imagine a ...
ديدم: نه دربو سنك ياپديغك٬ دوشونسه كه بر
Bırak şu hastayı artık biraz da kendisine.
Bırak şu hastayı artık biraz da kendisine.
Drop in on a little bit patient with him now.
örnek osmanlıca مقدمة
Ne çâre, hükm-i kader âkıbet zuhûra gelir,
Ne çâre, kaderin hükmü sonunda gerçekleşir,
What remedy, fate takes place at the end of the provision,
براق شو خسته يى آرتيق بر ازده كنديسنه
Ne çare, hükm-i kader akibet zuhura gelir.
Ne çare ki kaderin yargısı bu,eninde sonunda ortaya çıkacaktır.
For entering the shape of the funeral so what?
نه چاره ، حكم قدر عاقبت ظهوره كلير٬

جنازه شكلنه كيرمكده بويله فائده نه؟

Cenâze şekline girmekte böyle fâide ne? Cenaze şekline girmekte böyle fayda ne?
Senin bu yaptığın Allah´a karşı isyandır;
Senin bu yaptığın Allah'a karşı isyandır;
I do this is rebellion against God
سنك بو ياپديغك اللهه قارشى عصياندر؛
Asıl felâkete sabreyleyenler insandır...
Asıl felakete sabreyleyenler insandır...
The real disaster is human sabreyleyenler
اصل فلا كته صبرايلينلر انساندر...
Şu yolda başlayan âvâre bir talâkatle,
Şu yolda başlayan âvâre bir talâkatle,
We started on the road in a stroller talâkatle
شو يولده باشلايان آواره بر طلاقتله
Devam edip gidiyordum ben ictihâdımda...
Devam edip gidiyordum ben anlayışımda...
I was going to go ahead and hükümlerime
دوام ايدوب كيدييوردم بن اجتهادمده..
Ne oldu, hastaya bir şey mi oldu, anlamadım...
Ne oldu, hastaya bir şey mi oldu, anlamadım...
What happened,Did he what happened to the patient, do not understand ...
نه اولدى ، خسته يه بر شيمى اولدى٬ آكلامادم..
O beht içindeki kızdan kemâl-i şiddetle,
O şaşkınlık içinde duran kızdan büyük bir şiddetle,
He is a big strong girl standing in a daze
او بهت ايچنده كى قيزدن كمال شدتله،
Şu sayha koptu ki hâlâ enîni yâdımda.
Şu feryat koptu ki hâlâ inleyişi hatırımda:
We still cry broke inleyişi I remember that
شو صيحه قوپدى كه حالا انينى يادمده:
"Ne taş yüreklisiniz... Âh gitti evlâdım!...
"Ne taş yüreklisiniz... Ah gitti evlâdım!...
"I went to the stone hearts ... Oh boy! ...
نه طاش يوركليسكز...آه كيتدى اولادم...



Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.