FANDOM


Durum Tekil Çoğul

Yalın takke takkeler

Belirtme (-i) takkeyi takkeleri

Yönelme (-e) takkeye takkelere

Bulunma (-de) takkede takkelerde

Çıkma (-den) takkeden takkelerden

Tamlayan takkenin takkelerin takke -si


Takke, Müslüman erkeklerin namaz sırasında başlarına taktıkları ve başın saç kısmını kaplayarak alnı açık bırakan aksesuardır.

İslam dininde sünnet olarak kabul edilir; dolayısıyla takke kullanmadan da namaz kılınabilir.

İşlevsel olarak, saçları bir arada tuttuğu için alnı açık bırakan takke, namazın farzlarından birisi olan secdeyi (alnın seccadeye teması) gerçekleştirmeye yardımcı olur.

Musevi inancında da, erkekler, takkeye benzer olarak ibadet sırasında kipa kullanır.

AnlamlarEdit

[1]. İnce kumaştan dikilmiş veya ipten örülmüş, çoğunlukla yarım küre biçiminde başlık:

"Yatarken beyaz gecelik entarisini giyer ve başına da küçücük gecelik takkesini geçirirmiş."- A. Ş. Hisar. (2) .

mimarlık Edit

Yarım küre biçimindeki kubbenin üst bölümü.

DeyimlerEdit

al takke ver külah takke düştü kel göründü takke düştü kel göründü

AtasözleriEdit

[1] Kelin ayıbını takke örter

Yarım küre biçiminde ince, hafif, siperliksiz başlık.

EtimolojisiEdit

Takke kelimesi Arapçadır. Aslı "takiyye"dir. Takiyye'nin kök harfleri "v-k-y"dir. O da korumak, düzene koymak demektir. Takke, başı terden koruduğu için, bu isimle isimlendirilmiştir .

Namaz takkesiEdit

Namaz için kullanılan takkeye namaz takkesi dendiği gibi,

Yatak takkesiEdit

yatarken kullanılan takkeye de, yatak takkesi ya da şeb takkesi denir.

Arakçin yada trr takkesiEdit

Eskiden külah, fes, kavuk vb. başlıkların içine, başlığın terden kirlenmesini önlemek için kullanılan takkelere de, arakçin ya da terlik denirdi.

İslâm aleminin çeşitli yerlerinde, değişik takkeler kullanılmaktadır. Genelde beyaz renk tercih edilmekle beraber, diğer renklerden de takkeler kullanıldığı olur. Ekseriyetle takkeler iplikten örme olurlar. Bununla beraber, çeşitli kumaşlardan dikilerek yapılanları da vardır.


Dini kaynaklarda kalansöveEdit

Dinî kaynaklarda adı geçen kalensöve hem takke ve hem de fes, kalpak, külah gibi başa giyilen diğer bazı giysiler için de kullanılır.

Hadislerde kalansöve ve sarıkEdit

Rukâne b. Abdi Yezid el-Haşimî'nin naklettiğine göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Müşriklerle aramızdaki fark, kalensövenin üzerine sardığımız sarıktır" (Tirmiz, Libâs, 42). İbn Kayyim'in dediğine göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) kalensövenin üzerine sarığı sarıp kullandığı gibi, sarıksız kalensöveyi ve kalensövesiz sarığı da kullanmıştır (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, Beyrut, tsz., II, 108).

Bu rivâyete göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) sarık sarmaya önem vermiştir. Takkeyi de kapsamına alan kalensöveyi hem sarıklı hem de sarıksız olarak kullandığı vaki olmuştur.

Bu ve benzeri rivâyetlerin bildirdiğine göre, hem namazda hem de namazın dışında sünnet olanı, sarık sarmaktır.

YorumEdit

Yalnız takke veya benzeri şeyleri kullanma alışkanlığı, müslüman olmayan milletlerden müslümanlara geçmişse de, bugün takke bir nevi müslümanlara mal olmuştur. Önemli olanı, namazı kılmaktır. Baş kısmı, erkekler için örtülü olması gereken avret yerinin dışındadır. Nitekim, hac veya umreye gidenler, ihramda iken başlarını örtemezler, başlarının açık olması gerekir. Bunun dışında takke kullanmak insana bir huşu ve huzur veriyorsa, kullanılması, bas açık namaz kılmaktan daha iyidir. Yukarıda işâret edildiği gibi, sarık kullanmanın sünnet olduğunu unutmamak gerekir.

Hz. Muhammed (s.a.v.)'in kalensöveyi kullandığı, çeşitli hadis kaynaklarında geçmektedir. Takke de bu kalensövenin kapsamına girmektedir (Bak. Buhârî, el-Amelu fi's-Sala, 1; Salat, 23; Tirmizî, Libâs, 10, 42; Fedâilu'l-Cihâd, 14; Müslim, Cenâiz 13; Ebû Davud, Salat, 102, 173; Libâs, 22, 51).

mumsemaEdit

Mumsema Yorum Gönder Konu: Erkeklerin namazda takke takmalarının hükmü nedir?

Sponsorlu bağlantılar


Kayıtsız 21 Aralık 2010 16:46 Cevap Yaz

hemen bulun lütfen acele Muhammed 21 Aralık 2010 17:56 Cevap Yaz



Sarık ve takke mübah şeylerdendir. Herkes sarık sarma veya takke giyme hususunda serbesttir. Zira İslam dini, müslümanlara sarık sarma veya takke takma mecburiyeti getirmemiştir. Yeter ki küfre Şi`ar olarak kabul edilen şey başa konulmasın (Papazlara has olan külah gibi).

Ancak namaz için başa sarık sarmak herkes için sünnettir. Allah`ın Resulü (sav) şöyle buyurmaktadır: "Sarıkla kılınan iki rekat namaz, sarıksız olarak kılınan yetmiş rek`attan daha hayırlıdır. Bunun için namazda sarığı ihmal etmemek daha uygundur. Sarığın kaç metre olması hakkında bir şey varid olmamıştır. O örfe bağlı bir şeydir. Takkenin, sarığın yerini tutup tutmadığı hakkında ihtilaf vardır. İbn Hacer`e göre, sarığın yerini tutmaz. Buğyetü`l-Müsterşidin isimli kitapta kayd edildiğine göre onun yerini tutar.

"Müşriklerle aramızdaki fark, kalensövenin üzerine sardığımız sarıktır" (Tirmiz, Libâs, 42). İbn Kayyim'in dediğine göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) kalensövenin üzerine sarığı sarıp kullandığı gibi, sarıksız kalensöveyi ve kalensövesiz sarığı da kullanmıştır. (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, Beyrut, tsz., II, 108)

Bu rivâyete göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) sarık sarmaya önem vermiştir. Takkeyi de kapsamına alan kalensöveyi hem sarıklı hem de sarıksız olarak kullandığı olmuştur.

Takke takmak o dönemde başı aşırı sıcaktan ve soğuktan korumak amacıyla da takılmıştır.

Peygamberimiz başına takke ve sarık koymayı ihmal etmemiştir. Ancak baş açık olduğu zamanlar da olmuştur. Mesela ihramda iken başına takke ve sarık koymamıştır. ehli-sunnet 21 Aralık 2010 17:58 Cevap Yaz

Yarım küre biçiminde ince, hafif, siperliksiz başlık.

Takke kelimesi Arapçadır. Aslı "takiyye"dir. Takiyye'nin kök harfleri "v-k-y"dir. O da korumak, düzene koymak demektir. Takke, başı terden koruduğu için, bu isimle isimlendirilmiştir .

Namaz için kullanılan takkeye namaz takkesi dendiği gibi, yatarken kullanılan takkeye de, yatak takkesi ya da şeb takkesi denir. Eskiden külah, fes, kavuk vb. başlıkların içine, başlığın terden kirlenmesini önlemek için kullanılan takkelere de, arakçin ya da terlik denirdi.

İslâm aleminin çeşitli yerlerinde, değişik takkeler kullanılmaktadır. Genelde beyaz renk tercih edilmekle beraber, diğer renklerden de takkeler kullanıldığı olur. Ekseriyetle takkeler iplikten örme olurlar. Bununla berâber, çeşitli kumaşlardan dikilerek yapılanları da vardır. Bunun en güzel görünümü, hac mevsiminde Mekke, Medine, Arafat vb. mukaddes topraklarda meydana gelmektedir. Değişik renk ve yapıda olan takkeler, oralarda bir arada görülmektedirler.

Dinî kaynaklarda adı geçen kalensöve hem takke ve hem de fes, kalpak, külah gibi başa giyilen diğer bazı giysiler için de kullanılır.

Rukâne b. Abdi Yezid el-Haşimî'nin naklettiğine göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Müşriklerle aramızdaki fark, kalensövenin üzerine sardığımız sarıktır" (Tirmiz, Libâs, 42). İbn Kayyim'in dediğine göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) kalensövenin üzerine sarığı sarıp kullandığı gibi, sarıksız kalensöveyi ve kalensövesiz sarığı da kullanmıştır (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, Beyrut, tsz., II, 108).

Bu rivâyete göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) sarık sarmaya önem vermiştir. Takkeyi de kapsamına alan kalensöveyi hem sarıklı hem de sarıksız olarak kullandığı vaki olmuştur.

Bu ve benzeri rivâyetlerin bildirdiğine göre, hem namazda hem de namazın dışında sünnet olanı, sarık sarmaktır. Yalnız takke veya benzeri şeyleri kullanma alışkanlığı, müslüman olmayan milletlerden müslümanlara geçmişse de, bugün takke bir nevi müslümanlara mal olmuştur. Yukarıda ifâde edildiği gibi hac mevsiminde, dünyanın her tarafından gelen hacıların ekseriyetinin bunu kullandıklarını görüyoruz. Önemli olanı, namazı kılmaktır. Baş kısmı, erkekler için örtülü olması gereken avret yerinin dışındadır. Nitekim, hac veya umreye gidenler, ihramda iken başlarını örtemezler, başlarının açık olması gerekir. Bunun dışında takke kullanmak insana bir huşu ve huzur veriyorsa, kullanılması, bas açık namaz kılmaktan daha iyidir. Yukarıda işâret edildiği gibi, sarık kullanmanın sünnet olduğunu unutmamak gerekir.

Hz. Muhammed (s.a.v.)'in kalensöveyi kullandığı, çeşitli hadis kaynaklarında geçmektedir. Takke de bu kalensövenin kapsamına girmektedir (Bak. Buhârî, el-Amelu fi's-Sala, 1; Salat, 23; Tirmizî, Libâs, 10, 42; Fedâilu'l-Cihâd, 14; Müslim, Cenâiz 13; Ebû Davud, Salat, 102, 173; Libâs, 22, 51).

Nureddin TURGAY Yaralı Melle 10 Aralık 2012 12:13 Cevap Yaz

Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashab-ı kiram, İslâm öncesinde olduğu gibi İslâm’dan sonra da günlük hayatlarında yöresel örf ve iklim şartları gereği başlarını örtmüşlerdir (Kenzü’l-ummâl, 7/121). Peygamberimiz (s.a.s.) günlük kıyafeti ile namazlarını kılmış, ibadet için ilave bazı özel giysiler giymemiştir. Takke üzerine sarık sardığı gibi, sarıksız takke ve takkesiz sarık kullandığı da olmuştur (Tirmizî, Libâs 12, 42; İbnü’l-Kayyım, Zâdü’l-meâd, I, 135). Bazı âlimler Peygamberimiz’in (s.a.s.) bu uygulamalarını göz önüne alarak namazda erkeklerin başını örtmesini sünnet kabul etmişler, baş açık namaz kılmanın sünneti terk etmek olduğundan tenzîhen mekruh hükmünü alacağını söylemişlerdir (Merâkı’l-felâh, s. 197). Diğer bazıları ise bunu örf gereği kabul ettiklerinden başı açık namaz kılmakta bir sakınca olmadığını belirtmişlerdir.

KipaEdit

Kipa ya da Kippa: Musevi erkeklerinin, dua esnasında, sinagogda ve dışarıda başlarını örtmekte kullandıkları, küçük takke.

Star of David.svg Menora.svg Yahudilik Yahudi felsefesi Dinî metinler Kutsal Şehirler Yahudi bayramları Önemli şahsiyetler Yahudi hayatı Okullar Dinî roller Dinî yapılar Yahudi ayin sistemi Yahudi dilleri Etnik bölünmeler Yahudi mezhepleri Dinî objeler Yahudi duaları Diğer dinler ve Yahudilik Portal.svg Yahudilik Portali g t d Başlığın diğer anlamları için Tesco Kipa sayfasına bakınız. Saten, kadife, deri, süetten yapılan kipa çoğu zaman örülerek de yapılır.

Gündelik hayatında her Musevi'nin günde 100 beraha (şükür duası okuması) gereklidir, bunlar belli eylemlerden sonra okunabileceği gibi (bir şeyler yiyip içmek, koklamak, tuvaletten çıkmak, vs.) bazen de ansızın karşılaşabilecek olaylar da olabilir, (şimşek çakması gibi). Bu sebepten dindar Museviler açık başla beraha söylenemeyeceğinden sürekli kipa ile dolaşırlar.

Kanun ya da yönetmeliklerle dini sembol olarak kabul edilebilecek kıyafetlerin sınırlandığı ülkelerde Museviler kipa takmayıp kipa yerine şapka takarlar.

Musevilikde evli olmayan kadınların sinagoglarda tören esnasında başlarını örtmeleri gerekli değildir

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.