Az nimeti az sanma kimden geldi Ona bak..
Az günahi az sanma kime karşi Ona bak !

Ya Rabbi!

Eğer
imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki
: Allah'tan başka yaratıcı yok Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve
sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden
Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam ...derim ki: Allah birdir Hz.
Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer
Allah'ı birlememe şirk girmişse ben de bunun farkında değilsem ihlasla
derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi
ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden
seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur
Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer
bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki:
Allah'tan başka ilah yoktur Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)
Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer farkında olmadan
kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir
Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

İmanımı
gönülden tazeleyerek ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur
Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ey diri olan!
Ey ebedi var olan!
Ey izzet ve ikram sahibi olan!
Ey gücün şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım!

Halimi
düzelt işlerimi güzelleştir beni bela ve fakirliğin acılarından koru
düşmanların şerrinden şeytanın aldatmasından nefsin arzularından
saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim!

Ya Rabbi!

Beni
çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle dini ve
dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir.

Ya Rabbi!

Ömrümün
son zamanlarında ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son
anda; şehadet ederim ki Allah birdir ve yine şehadet ederim ki Hz.
Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et.

Amin


Ey Allah'ımSana aşkımı ilan ediyorum..

Seni Seviyorum! Seni Seviyorum Allah’ım!

Ne olur, ne olur sen de beni sev! Ne olur sen de beni sev!...

Beni sevginle yaşat ve Sevginle canımı al!
Sevginle dağıt bedenimi, Tekrar sevginle bir araya getir!
Sevginle çıkayım kabirden,
Sana koşayım yüreğimdeki sevginle!


Bir dem ki Huzura ermek

Bir dem ki dertlerin yok olması

Bir dem ki aşığın maşuğuna kavuşması

Vuslatı


Mevlam istedimki bu sayfayı

sana olan özlemimi dindirebilecek bir hatırlatıcı yapayım,
istedim ki dağılan halimi toparlayabileyim,

istedim ki sana sevgimi

dem dem gelip anlatabileyim

hasbihal edebileyim ....



Senin aşkın öyle bir iksir ki Mevlam,

geldiği anda yürekte ne sızı,

ne hüzün bırakıyor....

Şiddetli bir kış geçiren yeryüzü nasıl ki

ilkbahar neşvünemasıyla dirilirse

senin aşkında

bela ile yoğrulan,

kışa dönen gönülleri

bahar gülleri ile dolduruyor...

Sarmaşık gülleri sarıyor tüm benliğimizi

öyle bir sarıyor ki

benliğimiz senin aşkında yok oluyor eriyor....



Aşk: “SARMAŞIK”

BAŞI; “Karışık”

ORTASI; “Karmaşık”

SONU; “Karmakarışık”

Aşk: “SARMAŞIK”

“Aşk, muhabbetin seveni kavraması, bütün vücûduna yayılması âdeta onu SARMAŞIK dalları gibi kucaklamasıdır.”

“Aşk yapışkan bir bitkidir. İnsanların sevgisine aşk denmesi, kalbe yapışmasındandır.”(Ferra)


Bu yapışkanın adı; “SARMAŞIK” tır. Ve “Işk” kelimesinden alınmıştır. SARMAŞIK sarıldığı yeri nasıl kaplarsa, aşk da girdiği kalbi öyle sarar, sarmalar, kök salar. Kalpte yeşerir, zamanla sararır ve sâhib-i kalbi de sarartır. Aşkın kolları öyle güçlüdür ki; ne aşka tutunanlar, ne de aşkta tutuklu kalanlar ondan kurtulamazlar. Karışan kafalarında aşka dâir sonu gelmeyen sorular belirir.



Aşk mıdır cân u dil mülkünü yağma eyleyen

Aşk mıdır sînemin içre gelip câ eyleyen

Aşk mıdır boynuma takıp belâ zincîrini

Gezdirip Mecnûnleyin âlemde rüsvâ eyleyen

(Muhibbî )




Aşk; âşıkların ışığıdır. Bütün yangınların âteşidir. Mansur’un celladı, Şîrin’in Ferhad’ıdır. Halîl’in “Verd” i, Züleyhâ’nın “Derd”idir.

Aşk imiş ışık veren âşıklara

Aşk imiş âteş veren yanıklara

Aşk imiş derde bırakan dem’i

Aşk imiş deva veren âşıklara

(Hicrânî )


VE İNCE BİR nimettir! Ve dahi hikmetle anlaşılmaya, şefkatle sevilmeye lâyıktır. İbrahimî “Lâ uhibbu’l-âfilîn” feryadının üç harf ve altı noktaya dökülmüş halidir aşk.



Güzelliğe iştiyaktır ve hakikî güzeli gösteren bir pusuladır.


Batıp yitenin sevgili olamayacağını haykıran bir dellâldır.


Kalbimin ebedî aşk için yaratıldığını ve sadece ama sadece Ona ayna kılınan o kalbe, kaybolup giden zeval mahkûmlarının giremeyeceğini anlatan bir işarettir.


Aşk ile ebede yönelirim ve aşk gözyaşlarıyla Ebedî Sevgili’yi ararım.

Geldim Mevlam kabul edermisin bu aciz kulunu


Ey Allah'ımSana aşkımı ilan ediyorum..

Seni Seviyorum! Seni Seviyorum Allah’ım!

Ne olur, ne olur sen de beni sev! Ne olur sen de beni sev!...

Beni sevginle yaşat ve Sevginle canımı al!
Sevginle dağıt bedenimi, Tekrar sevginle bir araya getir!
Sevginle çıkayım kabirden,
Sana koşayım yüreğimdeki sevginle!

Ya Nur! Alemleri ve gönülleri aydınlatan,
nur üstüne nur olan Allah’ım!
Nurunla nurlandır yüzümü,
Nurunla nurlandır bedenimi,
Nurunla nurlandır yüreğimi...
Ya Sultan! Kendine esir et beni!
Ya Canan! Kendine meftun et beni!

Ya Allah!
Ya Allah!
Ya Allah!
Ey En Büyük Sevgili!
Ben seni çok seviyorum yarabbi, ne olur sen de sev beni!
Varsın hiç kimse bilmesin beni,
Varsın hiç kimse sevmesin beni,
Yeter ki sen sev beni Allah’ım, yeter ki sen sev beni!....

Gece sabaha kadar bir şeyler okusanız, sabahleyin de onları kaleme alıp, bir eser meydana getirseniz ve bunu dünyanin her tarafına gönderme imkanına sahip olsanız, bunu okuyup da, imana ve İslama gelenler veya yaptıkları çirkin şeyleri terkedenlerin sevabı, hep sizlerin defterine eksiksiz olarak yazılır.


Allahım bizi hem affet hem adam et
Allah ım bizi hem affet hem adam et!!!

Duayı kabul eden, dilekleri veren, vermeyi murad edince el açtıran, ancak sevdiği kuluna dua ettiren, sevmediklerinin elini ve dilini bağlayan ve kendisine yönelmekten alıkoyan Allahım!..

Bizi affet!..

Biz, Sevgilinin nuruna lâyık olmaktan düştüğümüz için bu hale geldik.

O'na lâyık olabilmek kimsenin haddi değil... Fakat lâyık olunamayacağını bilmenin liyakati herkesin vazifesi... İşte bu son inceliğe lâyık olamadığımız için bu hale geldik.

O nur öyle bir nur ki, lâyık olmakta, topyekûn zaman ve mekâna, bu dünyaya ve ötekilere malik olmak var... Bu liyakatten düşmekte de, her türlü mahrumluk ve mahkûmluk...

Her türlü mahrum ve mahkûm olduk.

Bizi affet!..

O Nur'un vecd ve aşkı üzerimizdeyken, denizlere, yelkenleri ipekten ve çıpaları altundan kalyonlar indirdik; karalara da, yolunu viraneye çevirmek yerine mamureye döndüren ordular saldık. Padişahlara "Ayağa kalk, kanun huzurundasın" diye ihtar eden hâkimler yetiştirdik. Müspet bilgiler, medenî aletler, keşifler ve buluşlar, hep o Nur'un kendi fert ve cemiyet aynalarımızda tecellisinden... O Nur'u körleştirince de Şark'ın son 5 asırlık macerası içinde bir zamanlar yaban domuzu hayatı süren Garplının sürü hayvanı olduk.

Son yüz yıl içinde bizi bu halden kurtarmak isteyen hiçbir davranış şifa getiremedi. Zira o Nur'a yeniden liyakat ve bu liyakati yeni zaman ve mekâna tatbik etmek Şuurlaştırılmadı. Ters yollara sapıldı. Bu ilerinin ilerisi şuurun sahiplerine "mürteci" dediler; ve onları, asıl din gözünde suçlu, O Nur'a liyakati sıfıra indirici, vecd ve aşk mahrumu, din ve hikmet cahili kara yobazdan ayıramadılar.

Onları, bize böyle muamele ettikleri için değil, bizi, bu muamelenin altından kalkamadığımız için affet!..

Bizi, boynumuza geçirdikleri asırlık idam ipini kravat diye taktığımız için affet!.. Tek kelimeyle, "Müslüman" yaftası altında müslüman olamadığımız için affet!..

Ve bize; kendi öz yurdumuzda asırlardır lütfen iskâna tâbi muhacirlere benzeyen gerçek müslümanlara, O Nur'a liyakatin en ileri derecesini bahşet; ve ebediyet bestesinden şarkımızı ateşten ahenk helezonlariyle gönüllere nakşet!..

Duamıza öyle bir tesir ver ki, kezzabın mermeri yediği gibi nefsimizin bütün oyuncak mabutlarını yakıp erittiğini, senin mücerret ve münezzeh birliğin etrafında hiçbir inanış pürüzü bırakmadığını görelim; ve sun'î teneffüsle açılan bir baygın şeklinde bu milletin yavaş yavaş doğrulduğuna şahit olalım!..

Allah ım!.. Bizi hem af, hem adam et!.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.