• Listen to تسبيحات شهر رمضان المبارك | الشيخ عبدالحي آل قمبر by Nafahat.Media on #SoundCloud

https://soundcloud.com/nafahat-media-1/38-08-27_hq_tasbihaat-ramadan_f

Şablon:Tesbihbakınız d


Tesbih Tesbihat Sübhanallah SübhanekeSübhanellezi Sabah tesbihatı İmam-ı Azam'ın tesbihi

Tesbih Sübhânallah demek. Cenab-ı Hakk'ı (C.C.) şânına lâyık ifadelerle yâdetmek.

Yâni: Allah'ın zâtında, sıfâtında ve ef'âlinde cemi' nekaisten münezzeh olduğunu ifade etmektir. (Bak: Sübhan)

Tesbih Tahfif etmek, hafifletmek.

Derin uyumak.

Tesbih Dâim olmak, süreklilik.

Bir kimseyi hayatında sena edip övmek. zikir

Etimoloji[düzenle | kaynağı değiştir]

Yüzmek, akmak, gitmek, bir işi bitirmek, geçimi için çalışıp çabalamak, koşuşturmak, uyumak, sakınmak, dinlemek, yeri kazmak ve çok söz söylemek anlamlarındaki "s-b-h" kökünden türeyen tesbih kavramı,

Din ıstılahı olarak;[düzenle | kaynağı değiştir]

"Sübhanallah" (Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim) demek ve namaz kılmak" (Tâ-hâ, 20/130; Rûm, 30/17) anlamına gelir.

Arap dilinde tesbih; bir şeyi tazim ederek kötülüklerden ve noksanlıklardan tenzih etmek demektir.

"Sübhanallah", eş ve çocuk isnadı, zulüm, âcizlik, ortağı bulunma vb. ilahlıkla bağdaşmayan her türlü noksan sıfatlardan Allah'ı tenzih ederim, demektir.

Kuran'da tesbih[düzenle | kaynağı değiştir]

Kur'ân'da bu kavram çeşitli formlarda 92 âyette kullanılmış ve bu kavramla bütün meleklerin (A'râf, 7/206), müminlerin (Secde, 32/15), akıllı insanların (Âl-i İmrân 3/191), göklerde ve yerde bulunan her şeyin (İsrâ, 17/44) Allah'ı tesbihleri söz konusu edilmiştir.

İnsanların tesbihi gibi meleklerin tesbihi de, sübhanallah diyerek Allah'ı takdis ve tenzih etmek (Müslim, Zikir, 84) ve namaz kılmaktır (Taberî, I, 1/211).

Tesbih kavramları,[düzenle | kaynağı değiştir]

Kur'ân'da "Sübhanallah", "sübhaneke", "sübhanehu", "sübhane Rabb'î", "sübhane Rabb'ina", "sübhanellezî..", ifadeleri ile; Allah'tan başka ilahları (Tevbe, 9/3, Enbiyâ, 21/22), Allah'a çocuk isnadını (Bakara, 2/116; Yûnus, 10/68), Allah ile cinler arasında soy birliği iddiasını (En'âm, 6/100; Saffât, 37/160), Hristiyanların İsa (a)'ı ve rahiplerini, Yahûdîlerin hahamlarını Allah'tan ayrı rab kabul etmelerini reddetmek (Tevbe, 7/31), maddî ve manevî nimetler karşısında Allah'a şükretmek ve O'nu yüceltmek için (Zuhrûf, 43/13); söylenmeyecek, yapılmayacak ve olmayacak bir söz, iş ve isnat karşısında "hâşâ", "hayır" anlamında `reddetme ifadesi' (Mâide, 5/116; İsrâ,17/90-93) ve dua cümlesi olarak (Tevbe, 9/10) kullanılmıştır.

Bir çok âyette Allah'ın tesbih edilmesi emredilmiştir (Ahzâb, 33/42). (İ.K.)

TESBÎH NAMAZI[düzenle | kaynağı değiştir]

Tesbîh namazı, her rekatinde yetmiş beş olmak üzere toplam üçyüz defa tesbîh okunan dört rekatli ve ömürde bir defa da olsa kılınması tavsiye edilen mendûb bir namazdır.

Hz. Peygamber, tesbîh namazı kılınmasını tavsiye etmiş, bu namazın pek çok günahın affına sebep olacağını haber vermiş; her gün kılınmasının zorluğu sebebiyle, haftada bir, ayda bir, yılda bir veya ömürde bir defa kılınmasının yeterli olacağını belirtmiştir (Ebû Dâvûd, Salât, 303; Tirmizî, Salât, 350).

Tesbîh namazının kılınışı şöyledir:

Namaz kılmaya niyet edilerek iftitah tekbîri ile namaza başlanır.

Sübhâneke duasını okuduktan sonra 15 defa "Sübhanallâhi ve'l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber" denir.

Sonra eûzu besmele çekilerek Fâtiha ve zammu sûre okunduktan sonra 10 defa daha bu tesbîh okunur.

Daha sonra rukûa eğilip ve üç defa sübhâne rabbiye'l-azîm dedikten sonra 10 defa aynı tesbih okunur.

Rükûdan doğrulunca 10 defa, secdede 10, iki secde arasında 10 ve ikinci secde de 10 defa aynı şekilde tesbih okunur.

Böylece bir rekatte 75 defa tesbih tamamlanmış olur.

İkinci rekate kalkınca 15 defa tesbîhle başlar ve kalanını birinci rekatte olduğu gibi kılar.

Bu şekilde 4 rekat namaz kılınır.

Tesbih namazı nafile bir namaz olduğundan, terâvih dışındaki diğer nafilelerde olduğu gibi tek başına kılınması gerekir. (İ.P.)

TESBİH Sübhânallah demek. Cenab-ı Hakk'ı (C.C.) şânına lâyık ifadelerle yâdetmek. Yâni: Allah'ın zâtında, sıfâtında ve ef'âlinde cemi' nekaisten münezzeh olduğunu ifade etmektir. (Bak: Sübhan)

TESBİH Tahfif etmek, hafifletmek. * Derin uyumak.

TESBİH Dâim olmak, süreklilik.

  • Bir kimseyi hayatında sena edip övmek.

TESBİHAT (Tesbih. C.) Cenab-ı Hakk'ı (C.C.) sıfatına lâyık ifadelerle yâdetmeler.

TESBİHFEŞAN f. Çok çok tesbihat yapan, tesbihat ifade eden.

TESBİHHAN f. Tesbih eden, tesbih okuyan.

(Zikir) Anmak, hatırlamak. Anılmak. * Allah'ı (C.C.) çok çok anıp azametini düşünmek ve esmâ-i hüsnâsını okuyup tefekkür etmek. * Kur'ân-ı Kerim'in bir ismi.(İ'lem eyyühel aziz! Tohum olacak bir habbenin kalbi yani içi delindiği zaman, elbette sünbüllenip neşvü nemâ bulamaz; ölür gider. Kezâlik, ene ile tâbir edilen enâniyetin kalbi, Allah Allah zikrinin şua ve hararetiyle yanıp delinse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. Ve Hâlik-ı Semâvat ve Arz'a isyan edemez. O zikr-i İlâhî sâyesinde (ene) mahvolur...Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celbeden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yâni şuurlara tâbi değildir.

ZÂKİR

Anan, hatırlayan, zikreden anlamına gelen zâkir, tasavvufta, zikir meclislerinde zikir âyinini idare eden, ilâhîler okuyup zikredenleri coşturan kimse demektir. (M.C.)


ZİKİR[düzenle | kaynağı değiştir]

Sözlükte "anmak, hatırlamak, yad etmek" anlamına gelen zikir, ıstılahta, Allah'ı anmak ve hatırlamak, O'nu unutmamak ve gaflet halinde olmamak, Allah kelimesini ve tekbir, tehlil, tesbih, tahmid cümlelerini tekrarlamak demektir. Zikir, Allah'ın yüceliğini dile getirmek ve manevî yetkinliğe ulaşmak amacıyla yapılır. Zikrin çoğulu ezkâr ve zükûrdür. Zikir, aynı kökten gelen kelimelerle birlikte, Kur'ân'da üç yüze yakın yerde geçmektedir. Bu âyetlerde "Allah'ı zikir" emredilmiş (Bakara, 2/152), Allah'ı zikreden müminlerden övgüyle söz edilmiş ve kendileri için mağfiret ve büyük mükâfatlar bulunduğu müjdesi verilmiştir (Ahzâb, 33/35). Hz. Peygamber de zikrin en faziletlisinin lâ ilâhe illallâh olduğunu (İbn Mâce, Edeb, 25) söyleyerek tevhid kelimesi ile zikirde bulunmanın önemine dikkat çekmiştir. Zikir, dil, kalp ve beden ile olmak üzere üç çeşittir. Dil ile zikir, Allah'ı güzel isimleri ile anmak, O'na hamdetmek, tesbihte bulunmak, dua etmek ve Kur'ân okumaktır. Beden ile zikir, bütün organların Allah'ın emirlerine uyması ve yasaklarından kaçınması ile olur. Kalp ile zikir ise Allah'ı gönülden çıkarmamaktır. (M.C.)

ZİKR-İ ALENÎ Aşikâr ve açıktan toplanıp Allah'ı zikretmek.

ZİKR-İ CEHRÎ Yüksek sesle yapılan zikir.

ZİKR-İ HAFÎ İçten ve kalbden yapılan gizlice olan zikir. Nakşilerin zikir şekli.

ZİKR-İ KALBÎ Kalb ile yapılan, sessiz zikir.

ZİKR-ÂREND f. Zikreden. Anan.

ZİKİR-HÂNE Allah'ın çok çok zikredildiği yer. Mescid, câmi. Ehl-i tarikatın toplanıp Allah'ı zikrettikleri yer. Tekke.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.