FANDOM


TEVVÂB (Kâbilü't-Tevbi)

Tevbe etmek, pişman olmak, dönmek, tevbesini kabul etmek, günahını silmek anlamındaki "t-v-b" kökünden türeyen tevvâb "tâib" isminin mübalağalı şekli olup, çok tevbe eden anlamında insanın, tevbeleri çok kabul eden anlamında Allah'ın sıfatıdır.

Tevbe kelimesinin asıl anlamı rücû etmektir. İnsanlar, tevbe ile günahı bırakıp Allah'a dönerler. Allah tevbeyi kabul ile cezalandırmaktan vazgeçip bağış ve affa döner.

Kur'ân'da insanlar hakkında "tâib" ve "tevvâb", Allah hakkında ise sadece "tevvâb" kelimesi kullanılmıştır.

Allah'ın ismi olarak tevvâb, Kur'ân'da 11 âyette geçmiştir. Allah'ın tevbeyi kabul ettiği bildirilirken "tâbe" fiili hep "alâ" harfi cerri (edatı) ile kullanılmıştır: "Ben tevbeleri çok kabul eden, çok merhametli olanım." (Bakara, 2/160).

Allah'ın tevvâb ismi; duadan veya tevbeden veya tevbe emrinden sonra zikredilmiştir: "Âdem Rabbından bir takım kelimeler aldı ve O'na tevbe etti. Çünkü O Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok merhametli olandır." (Bakara, 2/37), İbrâhim ile İsmail "... Bize ibadet yerlerimizi göster, tevbemizi kabul et. Çünkü sen tevbeleri çok kabul eden, çok merhamet edensin." diye dua etmişlerdir. (Bakara, 2/128); "Rabbını hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri kabul edendir." (Nasr, 110/3).

Allah'ın tevvâb ismi çoğunlukla (9 âyette) "rahîm" ismi ile birlikte kullanılmıştır ki bu, Allah'ın tevbe eden kullarını hem bağışladığını hem de onlara merhamet edip ihsanda bulunduğunu ifade eder. "?Çünkü Allah tevbe edenleri sever?" (Bakara, 2/222).

Allah'ın tevbeleri kabul eden olduğu "kâbilü'l-tevbi" tabiri ile de ifade edilmiştir ki bu, tevbeyi kabul eden demektir. Bir âyette geçmiştir (Mü'min, 40/3).

Allah'ın bu vasfı Kur'ân'da "tâbe - yetûbü" filliyle de ifade edilmiştir. Su âyetleri örnek olarak zikredebiliriz. "Şüphesiz Allah kullarından tevbeyi kabul eder." (Tevbe, 9/104); "O kullarından tevbeyi kabul eden ve seyyiatlarını affedendir?" (Şûrâ, 42/25); "Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder?" (Tevbe, 9/15); "Allah, sizin tevbelerinizi kabul etmek istiyor..." (Nisâ, 4/27), "Kim yaptığı zulmünden sonra tevbe eder, halini düzeltirse, Allah onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir." (Mâide, 5/39); "?Dönüş, yalnız O'nadır." (ve ileyi metab) (Ra'd, 13/30).

Şartlarına uygun tevbe ile Allah'ın affetmeyeceği hiç bir kulu yoktur. Kul ne zaman tevbe etse, Allah onun tevbesini kabul eder. (İ.K.)

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.