FANDOM


Bir kimsenin vefatından sonraya bağlı olmak üzere bir malı veya menfaatini bir veya birkaç kişiye ya da bir hayır işine bırakmasına vasiyyet denir. Ayrıca bir kimsenin kendisinin ölümünden sonra veya yokluğunda yapılmasını istediği şeye de vasiyyet denir. Vasiyyette bulunana mûsî, kendisine vasiyyet yapılan şahsa mûsâ leh, vasiyyet edilen mala da mûsâ bih denir.

Mirastan payları belirlenen kişiler dışındaki kişilere vasiyette bulunmak mendûb olup, kişinin malının üçte birinde geçerlidir. Malının üçte birinden azını vasıyet etmek müstehaptır. Hz. Peygamber, malının tamamını, üçte ikisini, yarısını ve üçte birini vasiyyet etmek isteyip de kendisine soran kimseye; "Üçte birini ver. Hatta üçte biri de çok. Senin varislerini zenginler olarak bırakman, halka ihtiyaçlarını açan fakirler olarak bırakmandan, daha hayırlıdır." buyurmuşlardır (Buhâri, Vesâyâ, 2, 3, Ferâiz, 6; Müslim, Vesâyâ, 5).

Bununla birlikte bir kimse malının üçte birinden fazlasını vasiyyet ederse, bu vasiyyetin geçerli olması mirasçılarının iznine bağlıdır. Vârislerin, vasiyette bulunan kişinin sağlığında vasiyeti kabul etmeleri geçerli değildir; vefatından sonra kabul etmesi gerekir. Aynı şekilde, küçük yaştaki çocuğun icazeti de muteber değildir. Vasiyyet ancak teberruu sahih olan mallarda geçerlidir. (İ.P.)

Ahd Vâdetme. Söz verme. Vefâ. Yemin. And. Misak. Peymân. Asır. Devir. Tevhid. Mukavele. Vasiyet.

Akd Anlaşma. Sözleşme. Düğümleme. Düğümlenme. Bağ bağlama. Bağlanma. Huk: Nikâh, hibe, vasiyet, bey' u şirâ gibi şer'î bir muameleyi iki tarafın iltizam ve taahhüd etmeleridir, icab ile kabulün irtibatından ibarettir. Böyle bir muameleye mün'akid denir. Bunun böyle vücuda gelmesine de in'ikad denilir.

Ayasofya İstanbul'daki bu ilk kilisenin açılış resmi Mi: 325 tarihinde yapılmıştır. 513 senesi Ocak ayının 13-14. gecesi bir yangın esnası bina kâmilen yanmış. O zaman İmparator Justinyanus yeniden yaptırmış. 573 de binanın resm-i küşâdı yapılmıştır.Osmanlılarca 29 Mayıs 1453'de İstanbul fethedilince Fatih Sultan Mehmed yaya olarak Kiliseye girmiş ve müezzine ezan okutarak maiyeti ile beraber namaz kılmıştır. Ayasofyanın câmi halinde kıyâmete kadar devamını vasiyet etmiş, fakat maalesef câmi 1934 de bir müze haline getirilmiştir. Enderez Farsça


Nasihat, öğüt, vasiyet. Mektub.

Fâtih Sultan Mehmed Han (1432 - 1481) En meşhur Osmanlı Padişahlarındandır. ll. Murat Han'ın oğlu ve ll. Bayezid Han'ın babası ve 7. pâdişahtır. Edirne'de doğmuş ve Gebze'de vefat etmiştir. Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) medhine mazhar olmuştur. Peygamberimiz "İstanbul mutlak fetholunacaktır." müjdesini vermişti ve onu feth eden kumandan ve askerlerini medh ü senâ etmişti. Dört-beş lisan bilen Sultan Fâtih, saltanatı boyunca büyüklü küçüklü 17 devleti aldığı gibi 29 Mayıs 1453 Salı günü İstanbul'u fethederek İslâma kazandırdı ve orta çağa son verdi. En eski ve büyük Bizans Kilisesi olan Ayasofya'yı putlardan temizledi ve orasını sâdece Cenab-ı Hakk'a ibadet edilen camiye çevirdi ve kıyamete kadar câmi' kalmasını yazılı vasiyet ile vakfeyledi, Müslüman Türk milletine bıraktı. (R. Aleyh) (Meşhur İslâm seyyahı ve tarihçisi Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde diyor ki: "İlk İstanbul kadısı (hâkimi) olan Hızır Bey Çelebi'nin huzurunda, haşmetli padişah Fâtih ile bir Rum mimarı arasında şöyle bir muhakeme cereyan eder: Büyük bir âbidenin inşasında kullanılacak iki mermer sütunu Fâtih, bir Rum mimarına teslim eder. Mimar da, Fâtih'in arzusunun hilâfına olarak, bu sütunları üçer arşın kesip kısaltır. Fâtih, cezaen Rum mimarının elini kestirir. Rum mimarı da, Fâtih aleyhine dâva açar. Bunun üzerine mahkemeye celb edilen Büyük Padişah, baş köşeye geçmek istemiş. Birden bire, hâkimin şu ihtariyle karşılaşmış: - Oturma Beyim! Hasmınla mürafaa-i şer'i olacaksın; ayakta beraber dur! Hızır Bey Çelebi; bu koca şanlı padişah-ı maznuna, haksız el kestirdiği için, kendisinin de kısasa tâbi olduğunu ve elinin kesileceğni bildirir.Fakat mimar kısası istemediği için, Büyük Fâtih günde on altun tazminata mahkûm olur; ve hatta kısastan kurtulduğu için bu tazminatı kendiliğinden yirmi altuna çıkarır." İslâm mahkemesinin adâletinin şanlı misallerinden biri olan şu misal, bize en haşmetli hükümdarlarla en âciz ferdlerin huzur-u mahakimde müsavi olduğunu gösteriyor. İ.İ.) Musa Vasiyet olunan mal. Menfaat.

Musa-leh Kendine bir şey vasiyet olunan. Musî Vasiyet eden. Birisini vâsi gösteren. Tavsiye eden. Musiye Vasiyet eden kadın. Tavsiye Vasiyet bırakma. Ismarlama, sipâriş etme. Birini iyi tanıtma. Öğütleme.

Tevasi (Vasiyet. den) Vasiyetleşme. Birbirine tavsiye etme. Vasiyetnâme Farsça

Yazılı vasiyet. Bir kimsenin vasiyetini yazmış olduğu kâğıt. Vesaya (Vasiyet. C.) Vasiyetler. Öğütler. Nasihatlar. Vesayet (Visâyet) Vasilik. Vasiyet. Tembih, emir. Tavsiye. (Bak: Vasi)

Visaye Vasiyet etmek.


Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] Bir işi birisine havale etmek.

Emir. Fık: Bir malı veya menfaatı, ölümden sonrası için bir şahsa veya bir hayır cihetine teberru yolu ile (yani, meccanen) temlik etmek.


Nuvola apps bookcase Köken

[1]

Balance icon Eş Anlamlılar

[1]

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.