Yönüm Dosttan Yana


Zehî şirin huylu dilber, ki bu dem durağı canda,

Can evini o almıştır, çün dost sığar hemen anda.


Can içinde onu bilen, ayrık yerde ne istesin?

Onu taşra soranların ömrü geçti perakende.


Onun aşkının gözgüsü kendide gösterdi beni,

Gönül esrik Hakk’a âşık esir olmuş bu dermande.


Onu bana sorar isen; benim yönüm ondan yana,

Her ne hâle döner isem, mihrim arta durur günde.


Bu sûrette kim var daha? Yönün ayrık yöne döne,

Benim varlığım dost aldı, eserimdir kalan burda.


Onu bana soranlara nasıl tarif edeyim ben,

Diliyle kim edebilir? Bu aşkın durağı kanda.


Zehî ilâhî devlettir, kime yoldaş olur ise,

Kim dost ile sürdü aşkı bu arada bu mekânda?


Dost yüzünü gören kişi, kendi özünü koyandır,

Dünyaya tutunan harif, tutsak olur bu divanda.


Gör nice şirin durur ki; kocaları yiğit eyler,

Ayılmadı esrikliği ne şur eyler bu meydanda.


Yunus, gel gör âşıkları, nice yavı varıp durur,

Dünya ahret elden koyup, ne verende, ne alanda.


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.