FANDOM


Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi Hakkın Sesleri Mehmet akif ersoy
Mehmet Akif Ersoy
Fatih Kürsüsünde (4.Kitap)→


4'lü Tablo Sunumu Edit

Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok Mu Sabahı ?
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercümesi
Osmanlıca Tercüme
M

M. Akif Ersoy - Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok Mu Sabahı

M. Akif Ersoy - Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok Mu Sabahı

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme
"İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helak eder misin, Allah´ım?.."
"İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helak eder misin, Allah'ım?"
İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya

Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Yâ Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?

Mahşere mi kaldı yoksa çaresiz insanların kurtulması!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya

Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

"Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

Nur istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

" Yandık!" diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,

Esmezse eğer bir ezelî esinti, yakında,

Yâ Rab, o cehennemle bu tufan arasında,

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!

Toprak kesilip, kum kesilip İslam âlemi;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki putlar!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i,
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!...

Korkarım Cedd-i Hüseyin'i incitecektir

Sonunda, haç ormanı görmek Harameyn'i.

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın

Bin üç yüz otuz beş senedir, Hicaz toprağının

Ateşli çevresindeki yanık yakarışın,

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?

Dalgaları taşıp çıkarken melekler âlemine;

Çan sesleri boğsun da, gömülsün mü sessizliğe?

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet,
Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?

Sönsün de, Allah'ım, şu yanan birlik meş'alesi,

Teslis ile çöksün mü bütün âleme karanlık?

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?
Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?
İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya

Enfâshabisiyle beş on rûh-u leimin,

Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?

Olsun mu beş on sersemin dinsizliğine kurban?

Solsun mu o parlak yüzü hikmetli Kur'an'ın?

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?
Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?

İslâm ayak altında sürünsün mü sonunda?

Yâ Rab, bu ne büyük acıdır, Allah'ım, bu ne kötü alçalma?

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya

Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?

Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!

Mazlumu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?

Hani adaletin zalimleri öldürmedi hâlâ!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm!
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?
Katil geziyor dipdiri... Suçsuz can vermektedir!
Suç başkasmındır da niçin başkası mahkûm edilir?
İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!

"Lâ-yüs'el" emrine binlerce soru olsa da kurban,

Bütün bu bilmecelere dehşetle bakmakta insan.

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!
Eyvah! Beş on kâfirin inancına kandık;

Bir uykuya daldık ki: Cehennemde uyandık!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya

Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...

Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın!

Madem ki, ey İlâhî adalet, yakacaktın...

Yaksaydın a lânetlileri... Tuttun bizi yaktın!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:
Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi!

Küfrün o alçak elleri ayetlerini sildi:

Binlerce cami yıkılıp toprağa serildi!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya

Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:

Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!

Kalmışsa eğer bir iki mabet, o da din değiştirdi:

Göğsündeki haç,

küfrünün sağlam delili
İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,

Bir göz yaşında bin ailenin matemi çağlar!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya

En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,

Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!

En kanlı vahşilikle kovulmuş vatanından,

Milyonlarca hayatın yüreğinden gidiyor kan!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...
Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!

İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...

Boş yere feryat ediyor: Güçsüze hak yok!

İngilizce Tercüme Buraya
Osmanlıca Tercüme Buraya
Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!

Yetmez mi başımıza gelen bunca felaket?

Ağzım kurusun... Yok musun ey İlâhî Adalet!

"You have won" call ... to strangle you send blood!

Esmezse if an eternal breeze, soon,

O Lord, from hell, this flood,

Soil cut, cut and sand the Islamic world;

Always under the idols of places will be revealed!

-I 'm afraid Cedd Hussein incitecektir

In the end, cross the forest to see the Harameyn'i

Thousand three hundred and thirty-five years, the territory of Hijaz

Moved around the burn burn,

Waves taşıp exiting the world of angels;

Full of the bell sounds, disappear the silence

Put out also, my God, this burning torch of unity,

Trinity is covered with dark entire world?

Three hundred million of that portrayed the faith,

Does the victim get five to ten suckers?

Is itwise Qur’an flare bright side?

Did you let it touch the end of Islam under foot? Lord what a great pain, my God, what a bad pitch?


What is oppressed, crushing a small vision, meaning?


Behold, justice still did not kill those who do wrong!

Killer browsing the energetic ... Life is not guilty!


Why someone else is convicted of crime to someone else? "La-yüs'el" (5) the orders of the question even though thousands of victims, Caring for all these riddles of human horror.

Alas! I was down five on the belief that infidels; We dived in a sleep that: woke up in hell!


Now that you, divine justice, crime, you will find…


Signs ofa bad word she wiped her handson a low





Thousands of the mosque fell down and buried! Has been a two, if the temple, and he changed religion:

Cross on his chest,solid evidence of a bad word Widowed women remained, left fatherless children, Lament of the family through the ages in a thousand years old! Most were expelled from the bloody brutality homeland, Millions of blood goes to heart of life! To hold the hands of Islam, do not remove ... Is far cry in vain: the weak do not deserve! From all this disaster on our heads is not enough? My mouth is dry … Divine Justice, No Deal! 10 April, 1913

Osmanlıca Tercüme Buraya

4'lü sütun halindeEdit

Şiir Metni
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Osmanlıca

"İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helak

eder misin, Allah´ım?.."


Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

" Yandık!" diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,

Yâ Rab, o cehennemle bu tûfân arasında,

Toprak kesilip, kum kesilip âlem-i İslâm;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!

Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn´i.

En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn´i!..

Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicâz´ın

Âteşli muhîtindeki sûzişli niyâzın,

Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta;,

Çan sesleri boğsun da, gömülsün mü sükûta?

Sönsün de, İlâhî, şu yanan me,s´al-i vahdet,

Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?


Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman

Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?

Enfâs-ı habîsiyle beş on rûh-i leîmin,

Solsun mu o parlak yüzü Kur´ân-ı Hakîm´in?

İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?

Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhî, bu ne zillet?

Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede ma´nâ?

Zâlimleri adlin, hani, öldürmedi hâlâ!


Cânî geziyor dipdiri... Can vermede ma´sûm!

Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm´

Lâ yüs´el´e binlerce suâl olsa da kurban;

İnsan bu muammâlara dehşetle nigeh-ban!


Eyvâh! Beş on kâfirin îmânına kandık;

Bir uykuya daldık ki: Cehennemde uyandık!

Mâdâm ki, ey adl-i İlâhî, yakacaktın...

Yaksaydın a mel´unları... Tuttun bizi yaktın!

Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:

Binlerce cevâmi´ yıkılıp hâke serildi!

Kalmışsa eğer bir iki ma´bed, o da mürted:

Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,

Bir giryede bin âilenin mâtemi çağlar!

En kanlı şenâ´atle kovulmuş vatanından,

Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!

İslâm´ı elinden tutacak kaldıracak yok...

Nâ-hak yere feryâd ediyor. Âcize hak yok!

Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhî?

Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!

"İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden,bizi helak

eder misin, Allah'ım?" (1)


Yâ Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?

Mahşere mi kaldı yoksa çaresiz insanların kurtulması!

Nur istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

" Yandık!" diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî esinti, yakında,

Yâ Rab, o cehennemle bu tufan arasında,

Toprak kesilip, kum kesilip İslam âlemi;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki putlar!

Korkarım Cedd-i Hüseyin'i (2) incitecektir

Sonunda, haç ormanı görmek Harameyn'i. (3)

Bin üç yüz otuz beş senedir, Hicaz toprağının

Ateşli çevresindeki yanık yakarışın,

Dalgaları taşıp çıkarken melekler âlemine;

Çan sesleri boğsun da, gömülsün mü sessizliğe?

Sönsün de, Allah'ım, şu yanan birlik meş'alesi,

Teslis (4) ile çöksün mü bütün âleme karanlık?


Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran iman,

Olsun mu beş on sersemin dinsizliğine kurban?

Solsun mu o parlak yüzü hikmetli Kur'an'ın?

İslâm ayak altında sürünsün mü sonunda?

Yâ Rab, bu ne büyük acıdır,

Allah'ım, bu ne kötü alçalma?

Mazlumu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?

Hani adaletin zalimleri öldürmedi hâlâ!


Katil geziyor dipdiri... Suçsuz can vermektedir!

Suç başkasmındır da niçin başkası mahkûm edilir?

"Lâ-yüs'el" (5) emrine binlerce soru olsa da kurban,

Bütün bu bilmecelere dehşetle bakmakta insan.


Eyvah! Beş on kâfirin inancına kandık;

Bir uykuya daldık ki: Cehennemde uyandık!

Madem ki, ey İlâhî adalet, yakacaktın...

Yaksaydın a lânetlileri... Tuttun bizi yaktın!

Küfrün o alçak elleri ayetlerini sildi:

Binlerce cami yıkılıp toprağa serildi!

Kalmışsa eğer bir iki mabet, o da din değiştirdi:

Göğsündeki haç, küfrünün sağlam delili!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,

Bir göz yaşında bin ailenin matemi çağlar!

En kanlı vahşilikle kovulmuş vatanından,

Milyonlarca hayatın yüreğinden gidiyor kan!

İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...

Boş yere feryat ediyor: Güçsüze hak yok!

Yetmez mi başımıza gelen bunca felaket?

Ağzım kurusun... Yok musun ey İlâhî Adalet!


10 Nisan 1913

(1) A 'râf suresi 155. ayetin bir kısmı.

(2) Cedd-i Hüseyn: Hz. Muhammed (s.a.v.) kastedilmektedir.

(3) Harameyn: Kabe'nin bulunduğu Mekke ve

Hz. Peygamber'in kabrinin bulunduğu Medine şehirleri.

(4) Teslis: Üçleme. Hıristiyanlığın, Allah'ın Baba,

Oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üç kişiliği

bulunduğu seklindeki birlik fikrini yok eden temel inancı.

(5)Lâ-yüs'el: Enbiyâ Suresinin 23. ayetine

işaret edilmektedir.


Do not have stayed forever and desperate to get rid of people!

We want ... You give us light the fire!

"You have won" call ... to strangle you send blood!

Esmezse if an eternal breeze, soon,

O Lord, from hell, this flood,

Soil cut, cut and sand the Islamic world;

Always under the idols of places will be revealed!

-I 'm afraid Cedd Hussein incitecektir

In the end, cross the forest to see the Harameyn'i

Thousand three hundred and thirty-five years, the territory of Hijaz

Moved around the burn burn,

Waves taşıp exiting the world of angels;

Full of the bell sounds, disappear the silence

Put out also, my God, this burning torch of unity,

Trinity is covered with dark entire world?

Three hundred million of that portrayed the faith,

Does the victim get five to ten suckers?

Is itwise Qur’an flare bright side?

Did you let it touch the end of Islam under foot? Lord what a great pain, my God, what a bad pitch?


What is oppressed, crushing a small vision, meaning?


Behold, justice still did not kill those who do wrong!

Killer browsing the energetic ... Life is not guilty!


Why someone else is convicted of crime to someone else? "La-yüs'el" (5) the orders of the question even though thousands of victims, Caring for all these riddles of human horror.

Alas! I was down five on the belief that infidels; We dived in a sleep that: woke up in hell!

Now that you, divine justice, crime, you will find…

Signs ofa bad word she wiped her handson a low

Thousands of the mosque fell down and buried! Has been a two, if the temple, and he changed religion:

Cross on his chest,solid evidence of a bad word Widowed women remained, left fatherless children, Lament of the family through the ages in a thousand years old! Most were expelled from the bloody brutality homeland, Millions of blood goes to heart of life! To hold the hands of Islam, do not remove ... Is far cry in vain: the weak do not deserve! From all this disaster on our heads is not enough? My mouth is dry … Divine Justice, No Deal! 10 April, 1913

örnek osmanlıca مقدمة

3lüEdit

Latin harflerine transkriptli metin Sadeleştirilmiş metin İngilizce Tercümesi
"İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden,
bizi helâk eder misin, Allah’ım?
"(A’râf/155)Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!


Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

"Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!


Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,

Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,


Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!


Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i,

En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!...


Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın

Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın


Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta?

Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?


Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet,

Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?


Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman

Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?


Enfâshabisiyle beş on rûh-u leimin,

Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?


İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?

Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?


Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?

Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!


Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm!

Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?


Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;

İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!


Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;

Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!


Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...

Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın!


Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:

Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi!


Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:

Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!


Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,

Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!


En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,

Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!


İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...

Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!


Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?

Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!


4 Cemaziyelevvel 1331 - 28 Mart 1329 (1913)

"İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden,
bizi helâk eder misin, Allah’ım?
"(A’râf/155)

Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi çaresizlerin, yoksa kurtuluşu!


Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

"Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!


Esmezse eğer bir ezelî soluk, yakında,

Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,


Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki putlar!


Bîzâr edecek, korkuyorum, Hz. Hüseyn'in dedesini,

En sonra, haçlı ormanı görmek Harameyn'i!...


Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın

Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın


Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta?

Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?


Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet,

Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?


Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman

Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?


Enfâshabisiyle beş on rûh-u leimin,

Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?


İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?

Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?


Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?

Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!


Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm!

Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?


Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;

İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!


Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;

Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!


Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...

Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın!


Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:

Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi!


Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:

Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!


Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,

Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!


En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,

Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!


İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...

Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!


Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?

Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!


4 Cemaziyelevvel 1331 - 28 Mart 1329 (1913)

M

M. Akif Ersoy - Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok Mu Sabahı

M. Akif Ersoy - Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok Mu Sabahı


--Mehmet Düzgün 18:41, Mart 2, 2011 (UTC)

Şiir Metni
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Osmanlıca
Aslı
Güncel Türkçesi Buraya
İngilizce Tercüme Buraya













أتهلكنا بما فعل السفهاء منا











ايچمز ده كي بينسز لرك ايشلد كلرى يوزندن بزى


هلاك ايدر ميسين، اللهم ؟...

يارب، بواوغورسز كيجه نك يو قمى صباحى؟

محشرده مى بيچاره لرك، يوقسه فلاحى!

نو رايسته يورز.. سن بزه يانغين ويرييو رسين!

ياندق! دييورز.. بوغمايه قان كوندرييو رسين!

اسمز سه اكر برازلى نفخه، ياقينده،

يارب، اوجهنمله بوطوفان آره سنده،

توپراق كسيلوب، قوم كسيلوب عالم اسلام؛

هپ فيشقيره جق يرلرك آلتنده كى اصنام!

بيزار ايده جك، قورقيورم، جدّ حسينى،

اك صوكره، صليب اورمانى كورمك حرمينى!

بيك اوچ يوز اوتوز بش سنه در، ارض حجازك،

اتشلى محيطنده كى سوزشلى نيازك،

امواجى خروش آوراولوركن ملكوته؛

چاك سسلرى بوغسون ده، كومولسو نمى سكو ته؟

سونسون ده، الَهى، شو يانان مشعل وحدت،

تثليث ايله چو كسونمى بوتون عالمه ظلمت؟

اوچ يوز بوقدر ميليونى جانلا نديران ابمان،

اولسو نمى بش اون سر سمك لحادينه قربان؟

انفاس خبيثيله بش اون روح لئمك،

صولسونمى او پارلاق يوزى قرأن حكيمك؟

اسلام آياق آلتنده سورو نسو نمى نها يت؟

يارب، بونه خسراندر، الَهى، بونه ذلت؟

مظلو مى نه در ازمه ده، ازديرمه ده معنى؟

ظالملرى عدلك، هانى، أولدورمه دى حالا !

جانى كزييور ديب ديرى.. جان و يرمه ده معصوم!

صوچ باشقه سنكدرده نيچون باشقه سى محكوم؟

لا يسله بيكلر جه سؤ ال اولسه ده قربان؛

انسان بو معمالره دهشتله نكهبان!

ايواه! بش اون كافرك ايما ننه قاندق؛

براويقو يه طالدق كه: جهنمده اوياندق!

مادام كه، اى عدل الَهى، ياقه جقدك..

ياقسه يدك آملعو نلرى.. طوتدك بزى ياقدك!

كفرك او سفيل اللرى يَاتكى، سيلدى

بيكلرله جوامع ييقيلوب خاكه سريلدى

قالمشسه اكربر ايكى معبد، اوده مرتد:

كوكسنده كى خاچ كفرينه فتواى مؤيد!

طول قالدى قادينلر؛ باباسز قالدى چوجقلر؛

بر كريه ده بيك عاءله نك ماتمى چاغلار!

اك قانلى شنا عتله قوغو لمش و طنندن،

ميليو نله حياتك يوركندن كيدييور قان!

اسلامى الندن طوته جق، قالديره جق يوق..

ناحق يره فرياد ايدييور: عاجزه حق يوق!

يتمز مى مصاب اولديغمز بو نجه دواهى؟

آغزم قوروسون.. يوقميسين اى عدل الَهى!




Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.