FANDOM


Arz (Erz) Yeryüzü, toprak, zemin, dünya.

Aşağı ve alçak.

Memleket, ülke.

Küre.

İklim.

Davarın ayağının altı.

Arz Farsça

Ardıç adı verilen bir ağaç.

Arz Bir büyüğe bir şeyi hürmetle vermek. Bir işi büyüğüne hürmetle anlatmak. İzâh etmek. Takdim etmek. Bir kimseye bir şeyi izhar etmek.

Kıymetli bir şeyi diğer bir şeyle değiştirmek.

Bir şeyin birden, âniden meydana gelmesi.

Altın ve paradan gayrı mal, metâ. Bir şeyin uzunluk mukabili olan genişliği.

Bir muamelede aldanmak.

Sağlam insanın hemen ölmesi.

Delirmek.

Coğ: Bir yerin yeryüzünde hatt-ı istivâdan (ekvatordan) olan uzaklığı. Koz: Bir yıldızın mıntıkatulbürucdan olan uzaklığı.


Arz Farsça

Sunma, gösterme, takdim etme.

KÜRE-İ ARZ

Dünya. (Yuvarlak olduğundan dolayı bu isim verilmiştir.)(Küre-i arz, küçüklüğüyle beraber semâvata karşı gelebilir. Çünki nasılki "Dâimi bir çeşme, varidatsız büyük bir gölden daha büyük" denilebilir. Hem, bir ölçek ile bir şey ölçerek başka yere nakledilen ve onun elinden geçmiş ve ona girmiş çıkmış bir mahsulâtla, zâhiren binler def'a ölçekten büyük ve dağ gibi bir cisimle o ölçek muvâzeneye çıkabilir. Aynen öyle de: Küre-i arz, Cenâb-ı Hak onu san'atına bir meşher ve icadına bir mahşer ve hikmetine medar ve kudretine mazhar ve rahmetine mezher ve Cennetine mezraa ve hadsiz kâinata ve mahlukat âlemlerine ölçek ve mâzi denizlerine ve gayb âlemine akacak bir çeşme hükmünde icad etmiş. Her sene kat kat ve katmerli yüzbin tarzda, masnuattan dokunmuş gömleklerini değiştirdiği ve çok def'a dolup mâziye boşaltarak gayb âlemine döktüğü bütün o müteceddid âlemleri ve arzın müteaddit gömleklerini nazara al; yani bütün mazisini hazır farzet; so a yeknesak ve bir derece basit semavata karşı muvazene et. Göreceksin ki: Arz, ziyade gelmezse, noksan da kalmaz. İşte $ sırrını anla. S.)

Günümüz ve Arzın Kutsallaştırılması Günümüz ve Arzın Kutsallaştırılması İnsan, belli bir yerde değil; tüm yeryüzünde halife olması için yaratılmıştır. İslam'ı, bulunduğu yerde yaşayıp oraya hâkim kılmak için çalıştığı gibi, dünyanın ulaşabildiği her tarafına da götürme zorunluluğu vardır. Bir insan, doğacağı yeri seçme hakkına sahip olmadığından, tercihinde olmayan bir konudan dolayı ne ayıplanır, ne de şereflenir. Allah, bizi bu topraklarda değil de; çok farklı hatta sevmediğimiz bir yerde dünyaya getirebilirdi; Diğer insanların oralarda dünyaya gelmesi gibi. O zaman o yaratıldığımız yerin mi, yoksa şimdi yaşadığımız yerin mi kutsal olması gerekecekti? Müslüman için tüm arz Allah'ın mülküdür. Hepsi aynı değerdedir. Bir yerin fazileti, orada inanılıp uygulanan inançla ilgili olmalıdır. Toprak, üstünde yaşayan insanların inançlarıyla bütün olarak değerlendirilmelidir. İnsanın ırkına, doğduğu yere göre bir toprak parçasına kutsallık atfetmesi, Allah için değil de; o toprak parçası için ölümü göze alabilecek hale gelmesi, vatanın -üzerinde hangi hükümlerin uygulandığına bakılmadan- yüceltilmesi bu açıdan değerlendirilmelidir. Vatan kelimesi Kur'an'da geçmez. İslamî açıdan yurt veya vatan "dâr" kelimesiyle ifade edilir. İslam toplumunun yaşadığı ve hâkim olduğu yerler için "dârulislâm", müslümanların idare ve hâkimiyetleri altında olmayan yerler ise "dârulharp" kabul edilir. Eğer bir kimse, yaşadığı ülkede dinî inanç, dinini koruma ve dinini yaşama hürriyetini kaybetmişse, gücü yetiyorsa cihad ederek bu temel haklarını yerli veya yabancı işgalcilerden geri alması veya gücü yetmiyorsa, bunları koruyup dinini yaşayabileceği yere hicret etmesi gerekir. Cihad ve Hicret'in Kur'an'da ve sünnette çok büyük önemi vardır. Ayrıca, içinde Kâbe'nin bulunmasından dolayı müslüman açısından dünyanın en kutsal yeri sayılmaya müsait olan bir vatanda, Hak dinin yaşanamadığı için oradan hicret eden Rasülüllah ve ashabının, aynı zamanda gerçek vatanları olan Mekke'deki yönetime karşı inanç savaşı yaptıkları unutulmamalıdır. Şu ayet; vatan, cihad ve hicret kavramları açısından değerlendirilmelidir: Nefislerine yazık eden kimselere, canlarını alırken melekler: 'Dünyada ne işte idiniz?' derler. Bunlar; 'biz yeryüzünde güçsüz bırakılmış çaresiz kimseler idik' diye cevap verirler. Melekler: 'Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!' derler. İşte onların barınağı cehennemdir; orası ne kötü bir gidiş yeridir." (4/Nisâ, 97) Medine için, oradaki hurmaları için savaşan kimsenin mücadelesinin Allah için olmadığı, ancak Allah yolunda savaşanların cennetle müjdelenen şehitler olabileceğini Rasülullah'ın hadislerinden öğreniyoruz.

ARZ VE SEMÂ (YER VE GÖK) ARZ VE SEMÂ (YER VE GÖK) "O Rab ki, arzı/yeri sizin için bir döşek, semâyı/göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın." (2/Bakara, 22)

Arz ve Sema Konusuyla İlgili Ayet-i Kerimeler Arz ve Sema Konusuyla İlgili Ayet-i Kerimeler A- Yer ve Gökler Göklerdeki ve Yerdeki Her Şey, Allah’ındır: Bakara, 255, 284; Al-i İmran, 109, 129; Nisa, 126, 131-132; Maide, 120; Yunus, 55; İbrahim, 2; Nahl, 52; Taha, 6; Hacc, 64; Nur, 64; Rum, 26; Lokman, 20, 26; Sebe’, 1; Şura, 4; Necm, 31; Hadid, 2, 5. Göklerin ve Yerin Tasarrufu Allah’ındır: Bakara, 107; Al-i İmran, 189; Maide, 40; Tevbe, 116; Nur, 42; Furkan, 2; Yasin, 83; Zümer, 62-63; Şura, 49; Zuhruf, 85; Casiye, 27; Feth, 14; Hadid, 2, 5; Büruc, 9. Yerde ve Göktekilerdeki Her Şey, İnsan İçindir: Bakara, 29; Ra’d, 2; İbrahim, 32-34; Nahl, 5-14, 80-81; İsra, 70; Hacc, 36-37, 65; Ankebut, 61; Lokman, 29; Fatır, 13; Zümer, 5; Zuhruf, 13; Casiye, 12-13; Mülk, 15; Naziat, 30. Göklerin ve Yerin Başlangıçta Bitişik Olması: Enbiya, 30. B- Arz (Yer) Yerin Yaratılışı: En’am, 101; A’raf, 54; Yunus, 3; Hud, 7; R’ad, 3; Hıcr, 19, 85; Nah, 3; Enbiya, 30; Furkan, 59; Secde, 4; Fussılet, 9-11; Kaf, 38; Zariyat, 20; Hadid, 4; Talak, 12; Nebe’, 6. Yerin YaratılışSebebi: Bakara, 22; Hud, 7; Mü’min, 64; Zuhruf, 10; Duhan, 38-39; Casiye, 22; Ahkaf, 3; Teğabün, 3; Talak, 12. Yerin Yaratılışında İbretler Vardır: Bakara, 164; Al-i İmran, 190; Yunus, 6; Enbiya, 16; Ankebut, 44; Rum, 22, 25; Sad, 27; Zümer, 5; Şura, 29; Duhan, 38-39; Casiye, 3; Kaf, 7-8. Yerin Yaratıcısı: Bakara, 117; En’am, 14, 73, 101; Fatır, 1; Şura, 11; Zariyat, 48; Teğabün, 3. Dünyanın Küre Şeklinde Oluşu: A’raf, 97-98; Zümer, 5; Naziat, 30. Dünyanın Dönmesi: Neml, 88; Yasin, 40; Nebe’, 6. Yer, Allah’ın Birliğine Götüren İşaretlerdendir: Fussılet, 39. Kıtaların Yaratılışı: Ra’d, 4. Yer, Bütün Canlıların Faydasına Verilmiştir: Rahman, 10-13; Mülk, 15; Nuh, 19-20. Yer, İnsanın Emrine Verilmiştir: Hacc, 65; Mülk, 15; Naziat, 30. Arz, Toplanma Yeridir: Mürselat, 25-26. İnsanın Yeryüzüne Dağılması: Rum, 20; Mülk, 24. Yeryüzünde Varlığını Sürdürmek, Mü’minlerin Hakkıdır: Enbiya, 105; Nur, 55. Mü’minler, Kâfirlere Üstün Gelmeseydi, Yeryüzünün Düzeni Bozulurdu: Bakara, 251. Mü’minler, Allah’ın Yeryüzündeki Halifesidir: Bakara, 30; En’am, 165; A’raf, 69, 74; Yunus, 14, 73; Neml, 62; Fatır, 39; Sad, 26. Dağların Denge Unsuru Olması: Nahl, 15; Enbiya, 31; Lokman, 10; Fussılet, 10; Mürselat, 27; Nebe’,7. Yer Üzerinde Rızık Sebepleri, Geçim Sebepleri Yaratılmıştır: Hıcr, 20. C- Gökler Astronomi (Gök ve Uzay İlmi) ile İlgili Ayetler: Bakara, 29, 189; En’am, 96-97; A’raf, 54; Yunus, 3, 5-6; Ra’d, 2; Nahl, 16; İsra, 12; Enbiya, 33; Hıcr, 16; Mü’minun, 17; Neml, 88; Lokman, 29; Fatır, 13; Yasin, 37-40; Saffat, 6, 88; Fussılet, 12; Necm, 1, 49; Vakıa, 75-76; Mülk, 5; Naziat, 27-32. Göklerin Yaratılışı: En’am, 101; A’raf, 54; Yunus, 3; Hud, 7; Ra’d, 2; Hıcr, 85; Nahl, 3; Enbiya, 30, 32; Furkan, 59; Lokman, 10; Secde, 4; Fussılet, 11; Kaf, 38; Zariyat, 47; Hadid, 4; Talak, 12. Göklerin Yaratılış Sebebi: Bakara, 22; Hud, 7; Mü’min, 64; Duhan, 38-39; Casiye, 22; Ahkaf, 3; Teğabün, 3; Talak, 12. Göklerin Yedi Gök Halinde Yaratılışı: Bakara, 29; İsra, 44; Mü’minun, 17, 86; Fussılet, 12; Talak, 12; Mülk, 3; Nuh, 15; Nebe’, 12. Göklerin Yaratılışında Hikmetler Vardır: Bakara, 164; al-i İmran, 190-191; Yunus, 6; İbrahim, 19; Enbiya, 16; Ankebut, 44; Rum, 22, 25; Sad, 27; Zümer, 5; Şura, 29; Duhan, 38-39;Casiye, 3;Kaf,6, 8. Göklerin Yaratıcısı: Bakara, 117; En’am, 14, 73, 101; İbrahim, 32; Hacc, 65; Fatır, 1; Şura, 11; Zariyat, 47; Rahman, 7; Teğabün, 3; Naziat, 27. Gökler (Dünya Seması), Yıldızlarla Süslenmiştir: Hıcr, 16; Saffat, 6; Fussılet, 12;Zariyat, 7; Mülk, 5. Göklerin Başlangıçta Gaz Halinde Oluşu: Fussılet, 11. Gökler, Eksiksiz Yaratılmıştır: Mülk, 3-4. Gökler, Şeytanlardan Korunmuştur: Hıcr, 17-18; Saffat, 7-10; Mülk, 5; Cinn, 8-9. Gök Gürlemesi: Bakara, 19; Ra’d, 13. Yıldırım: Bakara, 19, 55; Nisa, 153; Ra’d, 13; Nur, 43; Fussılet, 13, 17; Zariyat, 44. Güneş ve Ay’ın Zamanın Bilinmesi İçin Yaratılışı: En’am, 96; Yunus, 5. Güneş ve Ay’ın Belirli Bir Vakte Kadar Hareketlerine Devam Etmesi: Ra’d, 2; Lokman, 29-30; Fatır, 13; Yasin, 38-40; Zümer, 5; Rahman, 5. Güneş ve Ay’ın Hareketi: Enbiya, 33. Ay’ın Işığını Güneşten Alması: Şems, 2. Güneş ve Ay’ın insanların Hizmetine Verilmesi: İbrahim, 33; Nahl, 12; Lokman, 29-30; Fatır, 13. Yıldızların Yön Bulmak İçin Yaratılışı: En’am, 97; Nahl, 16. Yıldızların Uzayda Dönerek Yüzmeleri: Yasin, 40. Gece ile Gündüzün Uzayıp Kısalması: Al-i İmran, 27; Mü’minun, 80; Nur, 44; Fatır, 13; Zümer, 5. Yukarıya Çıktıkça Göğsün Daralması ve Hava Basıncı: En’am, 125. Yağmurla Gökten Rızık İner: Zariyat, 22. Arş: A’raf, 46, 48-49, 54; Tevbe, 129; Yunus, 3; Hud, 7; Ra’d, 2; Taha, 5; Enbiya, 22; Mü’minun, 86, 116; Furkan, 59; Neml, 26; Secde, 4; Zümer, 75; Mü’min, 15; Zuhruf, 82; Hadid, 4; Mearic, 3-4. Arş’ınSahibi Allah’tır: Neml, 26; Büruc, 15. Allah’ın Arş’a Hükümran Olması: Ra’d, 2; Taha, 5; Furkan, 59; Secde, 4; Hadid, 4. Arş’ı Yüklenen Melekler: Mü’min, 7; Hakka,17. Kürsî: Bakara, 255.

Arz ve Semâ Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti Arz ve Semâ Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti "Arz": Yer, yeryüzü, zemin, dünya demektir. Arz kelimesi Kur'an'da 461 yerde zikredilir. "Sema": Gök, gökyüzü, uzay, tavan, bir şeyin üst tarafı anlamlarında kullanılır. Kur'an'da semâ kelimesi, 190'ı çoğul (semâvât) şeklinde olmak üzere 310 yerde geçer.

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] Yer kabuğu.
[2] Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler.
[3] Dünya

Nuvola Turkish flag Türk Dilleri


|} | width=1% | |bgcolor="#FFFFE0" valign=top width=48%|

|} |}</div></div>

Disambig Bakınız: Dünya

Edit

Edit

Durum Tekil Çoğul
Yalın dünya dünyalar
Belirtme (-i) dünyayı dünyaları
Yönelme (-e) dünyaya dünyalara
Bulunma (-de) dünyada dünyalarda
Çıkma (-den) dünyadan dünyalardan
Tamlayan dünyanın dünyaların

Ico libri Anlamlar

[1] Çevre, ortam, dış mekan.
[2] Benzer özelliklere sahip insanlar topluluğu.
[3] Duygu, düşünce ve hayal âlemi
[4] Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü.

Balance icon Eş Anlamlılar

[1] çevre, ortam
[2] çevre, alem, grup
[4] acun
Nuvola apps bookcase Köken
[1] Nuvola apps bookcase Köken دُنْيا (ar) (dunyā)
<p style="margin-bottom: -0.5em;" title="Önemli sözcük birliktelikleri">Blue &amp; gray people Sözcük Birliktelikleri |} | width=1% | |bgcolor="#FFFFE0" valign=top width=48%|

|} |}</div></div>

<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Maddeyle ilgili atasözleri">Crystal Clear app Community Help Atasözleri

Başın sağlığı, dünya varlığı
Dünya bir gemi, akıl yelkeni, fikir dümeni, kolla kendini, göreyim seni
Dünya bir yağlı kuyruktur; yiyebilene aşk olsun
Dünya bir, işin bin
Dünya bol olmuş neye yarar, pabuç dar olduktan sonra
Dünya dört kulplu bir kazan, bir kulpundan tut da kazan
Dünya gençten gence, dinçten dince

<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Maddeyle ilgili deyimleşmiş sözler">Crystal Clear app Login Manager Deyimler

dünya kazan ben kepçe
öbür dünya
<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Diğer dillerdeki karşılıkları">Crystal Clear app internet Çeviriler

|} | width=1% | |bgcolor="#FFFFE0" valign=top width=48%|

|} |}</div></div>

Nuvola Turkish flag Türk Dilleri


|} | width=1% | |bgcolor="#FFFFE0" valign=top width=48%|

|} |}</div></div>

Lupa Zamir Edit

Ico libri Anlamlar

[1] el gün, herkes

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] dünya

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] dünya

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.