FANDOM


Bakınız

Şablon:Yurtdışı Türkler - d


YURTDISI TÜRKLER BASKANLIGI TESKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI : Dosya:YURTDISI TÜRKLER BASKANLIGI TESKiLAT VE.pdf

http://www.ytb.gov.tr
YTB - YDTveATB
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı/BAŞKAN - Kemal Yurtnaç
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı/Başkan yardımcıları -Gürsel Dönmez Kültürel ve Sosyal İlişkiler Daire Başkanlığı
Kurumsal İlişkiler ve İletişim Daire Başkanlığı
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı
Hukuk Müşavirliği
İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı
Dış Türkler ve Akraba Topluluklar
Dış Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı

Türk - Turk
Türkler - Etrak
Yurdışı Türkler
Akraba Topluluklar
Yurdışı Türkler ve Akraba Topluluklar

5978/Gerekçesi
YURTDISI TÜRKLER BASKANLIGI TESKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI
5978/Kanunlaşma süreci
5978
5978 sayılı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı/ALINTILAR Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı/HABERLER
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı/PROJELER
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı/İLGİLİ KURUMLAR
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı/ELEŞTİRİLER

http://www.ytb.gov.tr

BaşkanEdit

Kemal Yurtnaç'ın öz geçmişiEdit

MİA göreviEdit

Kaymakam AdaylığıEdit

KaymakamlığıEdit

Dikmen kaymakamlığıEdit

Solhan kaymakamlığıEdit

[1]

Ladik kaymakamlığıEdit

Vali YardımcılığıEdit

Erzincan vali yardımcılığıEdit

Giresun vali yardımcılığıEdit

Denizli vali yardımcılığıEdit

26 Şubat 2010 tarihli Deniz SİPAHİ'nin "Kamu İhale Kurumu ne iş yapar?" yazısı[2]Edit

ARŞİVİMİ karıştırırken, 2005 yılında Dünya Gazetesi’nde yayınlanan bir yazı elime geçti.

Recep Yazıcıoğlu’nun Denizli Valiliği döneminde Vali Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Kemal Yurtnaç’ın 2005 yılında kaleme aldığı bir makaleydi bu. “Kamu İhale Kurumu ne iş yapar?” başlığının hemen altında, parantez içinde ikinci bir başlık daha bulunuyordu: “Türk bürokrasisi yapılanma modeli.”

Algıda seçicilik olsa gerek, hemen makaleyi arşiv içinden çıkarıp özenle ayırdım. Son günlerde İzmir gündemindeki “1 numaralı” devlet kurumu olan Kamu İhale Kurumu’nun o tarihlerde “ne iş yaptığını sorgulayan” ve üstelik bir vali yardımcısının yazdığı bir yazıyı es geçmek olmazdı. Sayın Yurtnaç yazısında, Avrupa’da uygulanan sistemle Türkiye’dekini karşılaştırarak çarpıklıkları özetlemiş. Örneğin demiş ki:

“Avrupa’daki işlevi ve çalışması ile ülkemizdeki görünümü aynı olmakla birlikte işlev açısından tamamıyla farklıdır. Bizde oluşan Kamu İhale Kurumu’nun yapısıyla, aynı kurumun AB ülkelerindeki yapısını değerlendirmek gerekir. Onlardaki çalışan sayısı 10 ile 40 arasında değişirken, bizde 300 civarındadır. Bizdeki kurum o kadar ağır çalışır ki, itirazlara cevap onlarda iki ile beş gün arasındayken, bizde 45 güne kadar uzayabilmektedir. (İzmir’e ilişkin KİK kararında biz üç ayı bile gördük.) Ayrıca, yöneticilerimize ulaşılamamaktadır. Kolay ulaşılamamak ve çözüm üretememek, bizim bürokrasi kültürümüzün önemli bir özelliğidir zaten.”

Yurtnaç’ın makalesinde bahsedilen “ücret ve araç saltanatı” kısmını pas geçip “Peki yapılması gereken nedir?” kısmına geçiyoruz: Özerk kurulların saltanatı

“Bu eleştirilerin sonucunda, yanlış nerededir diye sistemi sorgulamamız gerekir. Diğer ülkelerle karşılaştırma yaptığımızda, performansımızın düşük olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, ülkede uygulanan sistemin parçalarıyla oynamanın çözüm olmayacağı, sistemi baştan aşağı kurgulamanın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. AB ülkelerinde olduğu gibi, belirli sınırın üzerindeki ihaleleri bu yasaya tabi tutarak uluslararası rekabete açık hale getirmek gerekir. Alt limitlerdeki ihaleler, yerel bazda ilan edilerek pazarlık usulüyle yapılmalıdır. Kamu İhale Kurumu’nun personel sayısı, AB üyesi ülkelerin aynı kurullarındaki sayıya indirilmelidir. Bu kurum, kamu gücüyle oluşturduğu kaynakları kamu vicdanını yaralamayacak şekilde harcamalıdır. Yeni yasanın ortaya konmasındaki amaç, ihalelerde ulusal ve uluslararası rekabetin sağlanmasıdır. Özerkliği sorgusuzluk sanan yeni bürokratik kurumların oluşması değildir. Eğer bu yapılanma gözden geçirilmez ve hizmet standardını AB ülkeleri seviyesine çıkaramazsak, yeniden yapılanmaya kötü bir örnek sunmuş oluruz. Bunun sonucunda da, devlet idaresinden soğuyan, sisteme yabancılaşan kitlelerle karşılaşırız. Ve gücünü yeniden yapılanmadan alan, sorgulanamayan özerk kurulların saltanatı ortaya çıkar. Hizmet ederken misyonumuz, güçleştirmeden kolaylaştırmak olmalıdır.”

Bu satırları dikkatle okurken, hemen aklıma son dönemde KİK’in iptal kararlarından çok çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun sözleri geldi:

“Kanunla kurulan bir kurumun hem yetkisinin hem de o yetkisi oranında sorumluluğunun olması gerekir. KİK’te sorumluluk, sadece ve sadece oraya seçilen kurul üyelerinin vicdanıyla sınırlıdır. Yasal en ufak bir sorumlulukları yoktur. Biz herkesi anayasal çerçevede, bir hukuk devletinde sağlıklı karar vermeye çağırıyoruz.”

Bu gerekçeler çok tartışılır

Biliyorsunuz KİK, bir süre önce Üçyol-Üçkuyular Metrosu’nda “iptal” kararı vermişti. İstanbul ve Ankara’daki benzer durumlarda idareyi haklı bulan Kurul, İzmir’in ihalesini ise iptal etmeyi uygun bulmuştu. Davet usulüyle yapılan bir ihalede, iş bedelinin ancak 1/173’ü kadar sermayeye sahip olan “davetsiz” bir firmanın yasal süre dışında yaptığı itirazın KİK tarafından kabul edilmesi Başkan Kocaoğlu’nu çileden çıkarmış, “adalet istiyorum” söylemi de işte buradan çıkmıştı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yargıya taşıdığı bu konuda “müjdeli haber” beklerken, bir iptal şoku da Bornova Metrosu’nda yaşandı.

KİK’in gerekçeli kararı daha yeni geldi.

Okuyunca anladık ki, bu iptal kararı da önceki gibi çok tartışılacak.

Bizi böyle düşünmeye iten birkaç gerekçeyi hemen sıralayalım:

Birincisi, KİK üyeleri bile iptal kararını verirken kendi içinde uzlaşamamış. Karar 4’e karşı 6 oyla alınmış.

Kurul’da çoğunluk, ancak bir üyenin ikinci oylamada görüş değiştirmesi üzerine alınabilmiş.

Kamu İhale Kurul Başkanı Dr. Hasan Gül imzalı gerekçeli kararın son sayfasındaki, “İhalede tek geçerli teklif bulunsa bile, ihaleyi yapan idarece ihalenin iptali mümkün olmakla birlikte, Kamu İhale Kurumu’nca idarenin yerine geçilerek ihalenin iptaline karar verilmesinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır” cümlesi de çok enteresan.

Sizce de değil mi?

Hukuk müşavirliğiEdit

Bakan danışmanlığıEdit

YDT ve ATB - Başkanlık göreviEdit

YDTve ATB Kemal Yurtnaç'ın atanmasıEdit

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

22 Haziran 2010 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 27619

ATAMA KARARLARI

Devlet Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2010/413

1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 7000 ek göstergeli Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığına, Kemal YURTNAÇ’ın atanması, 657 sayılı Kanunun 71 ve 74 üncü maddeleri ile 5978 sayılı Kanunun 22 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2 – Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür. 21/6/2010

  • Abdullah GÜL - CUMHURBAŞKANI
  • Recep Tayyip ERDOĞAN - Başbakan
  • Faruk ÇELİK - Devlet Bakanı

YazılarıEdit

Tokat Vali Yardımcısı Hüseyin Avcı'nın vefatı üzerine yazısı [3]Edit

Ağa

Alim Avcı / 22 Şubat 2010 17:02

Hüseyin’le tanışıklığımız 1990 yılına dayanır. Kaymakam adayı iken İngiltere’de geçirdiğimiz ortak günler ve sonrası yıllar dostluğumuzu daha da pekiştirdi.

Her zaman güler yüzlü, dost canlısı, fedakâr ve neşeli tavırlarıyla hatırlanırdı arkadaş gurubumuzda. Hep AGA diye hitap ettiği için, onun kod adı AGA gibiydi aramızda…

Kaymakamlık yaptığı yerlerde hiçbir zaman Anadolu çocuğu olduğunu unutmamış ve halkla iç içe olmaktan zevk almıştır. Görevinde pratik ve detaya takılmazdı.

Doğu görevimiz esnasında aynı ilin farklı ilçelerinde görev yaptık. Benim görev yaptığım yer, terör yönüyle sorunlu olarak bilinen ve Kaymakamı savcısı hakimi şehit edilmiş bir ilçeydi..,Onun ilçesi ise, daha küçük, pek adı duyulmamış bir ilçemizdi. Benim tayini duyunca; Allah Kemal’e yardım etsin, ben orada çalışmak istemezdim dediğini bana kendisi söylemişti. Ancak zaman gösterdi ki benim çalıştığım ilçenin adı çıkmıştı, ancak onun görev yeri bir hayli mahrum ve tehlikeli bir bölgeydi.

Değerli eşi, büyük oğlu sevgili Furkan’a hamileydi ve vilayete geldiklerinde bize uğrarlar, 1-2 gün bizde misafir kalırlardı. Buraya geldiğimde, Paris’e gelmişim gibi hissediyorum derdi. Zor günler geçirdi o ilçede…

Demek ki hayatın bir bölümüne bakarak hayatın geneli hakkında hüküm tesis etmek çok doğru değildi. Bizim de yaşadıklarımızdan çıkaracağımız şeyler olmalı. Hayatta, ölümde, uzun bir yaşamda bir gerçek… Biz, bizi yaradanın iradesine teslim olmuş insanlar olarak, hayatın bu gerçeğine saygı duyup iman etmeliyiz. Ama bu dünyada da iyi izler bırakabilmek için gayret etmeliyiz.

Son görev yeri, benim memleketim oldu. Bana; hayatımda geçirdiğim en güzel Ramazanı, Tokatta yaşadım demişti. Umarım Tokat ona, ebedi hayatında güzel yerlere gitmesinde vesile olmuştur. Memleketimde vefat etmesi beni ona ve onun aile efradına daha da yakınlaştırmıştır. Onun sevdikleri önce yaradan sonra da bize emanettir.

Mekânı cennet olsun. ÂMİN.

KEMAL YURTNAÇ

HaberleriEdit

Erzincan haberleri[4]Edit

Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu ve Halil İbrahim Altınok 'un dönemlerinde uzun süre Erzincan'da Vali Yardımcılığı görevinde bulunan Devlet Bakanı Faruk Çelik'in danışmanı olan Kemal Yurtnaç, 17 Kasım 2007 tarihinde hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gidiyor.

Devlet Bakanı Faruk Çelik'in Danışmanlığını yapan, Kemal Yurtnaç hac farizasını yerine gitmeden önce geçmişte görev yaptığı, Erzincan'daki tüm dostlarından, kamu personelinden ve Erzincan halkından helallik istedi.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.